banner245

Önüne fare çıktığında...

Bazen etrafımıza baktığımızda insanların neden bu kadar çabuk değiştiğini görüyorsunuz.

Önüne fare çıktığında...

Önüne fare çıktığında...

Bazen etrafımıza baktığımızda insanların neden bu kadar çabuk değiştiğini görüyorsunuz.
Kırşehir sokaklarında, caddelerin karşılaştığınız, muhabbet etiğiniz, fakat zaman içerinde bu insanların çok değiştiğini görmektesiniz.
Bunları bir kısmı ya seçilmiş, yâda atanmış, seçilmiş olmakla, atanmış olmakla insanları ne çabuk değiştirmekte dersiniz.
Mal, mülk, diploma, atanmışlık, seçilmişlik neden insanları bu kadar değiştiriyor diye üzülüyorsunuz.
Neden insanlar aynı gömleğin içerisinde durmuyor.
Anlaşılan o ki, hangi elbiseyi üzerinize giyseniz de, içinizdeki fare duygusu her zaman öne çıka biliyor.
Müslümanlık elbisesini giydiğini söyleyenleri dahi değiştiğini fark ediyorsunuz.
Bunların Müslüman olmadıklarını sadece öyle göründüklerini fark ediyorsunuz.
Zamanın iktidarlarına ve onların siyasi görüşlerine göre mevzi aldıklarını görüyorsunuz.
Okudu ilim aldı, adam oldu derken, sadece diploma aldığını, ilimde nasiplenmediğini adam olmadığını görüyorsunuz.
Zengin oldu insanları tanımıyor derken, aslında zengin değil adam olmadığını görüyorsunuz.
Makama geldi, yetkiyi eline aldı dediğinizde hiçte öyle olmadığını fark ediyorsunuz.
Seçildi halkın yükünü üzerinde taşıyacak dediğinizde, hiçte öyle olmadığını görüyorsunuz.
Seçildi halkının yanında olacak, sorunlarına çözüm üretecek dedikleriniz önce kendi menfaatini, sonra en yakınlarını, daha sonra parti yandaşlarına hizmet etiklerini duyuyorsunuz.
Bunları gördükçe, Mehmet Akif’in dediği akla geliyor “ikiyüzlüleri özler oldum, yirmi yüzleri gördükçe” deyişi.
Hayat bazen bize çok kötü davranıyor sanabilir insan.
Aslında hayatın bir suçu yok.
İçinde yaşayan insanların yüzünden hayatın anlamı yitirilip hayat kötü sanılıyor.
İnsanlar yaradılışları itibariyle zaman zaman çok değişik kişiliklere bürünebiliyor.
Bu yüzden insanları bazen anlamak ve tanımak çok zordur.
Bir bakmışsın çok iyi tanıdığını sandığın sevdiğin, güvendiğin bir kişi bambaşka biri olarak karşına çıkıveriyor.
Şimdiki zamanın koşullarını ve yirmi yüzlü insanlarını gördüğünüzde ikiyüzlü insanlara bile şükrediyorsunuz.
İşte o an o insanın bilinmeyen yüzü karşısında kendinizi suçlayıp neden onu iyi tanımadım diyebiliyorsunuz.
Oysa siz ne yapabilirisiniz ki.
Siz onun size ihtiyacı olduğu anda hep onun yanında olmuşsunuz. Sonra işler birden değişmiş sizin onun desteğine ilgisine ihtiyacınız olduğu zaman işte o anda dost bildiğiniz kişinin fareyi görünce gerçek yüzü ortaya çıkmış oluyor.
Fareyi görünce değişmeyin, ikiyüzlü olmayın, insanları kandırmayın unutmayın başkasını kandıran aslında kendini kandırır.
Ne olacak yani insanları ne zamana kadar kandıracaksınız.
Bir gün mutlaka gerçek yüzünüz ortaya çıkıyor.
Gerçi bunların yüzlerinde insan derisi değişmiş, Bukalemun, derisine dönmüş.
Yazımla ilgili bir hikâye anlatayım sizlere.
“Padişah bir gün vezirine sormuş;
Vezir! Demiş.
Eğitim mi önemli? Cibilliyet (soy, sop, nesep) mi?
Vezir düşünmeden cevap vermiş,
Cibilliyet önemli padişahım demiş!
Padişah da bence eğitim demiş,
Padişah memleketin dört bir yanındaki tellallara çağrı yaptırmış,
"Duyduk duymadık demeyin! En iyi hayvan eğiticisine yüz kese altın !"veriyorum.
En iyi hayvan eğiticisi padişahın karşısına çıkartılmış;
Padişah hayvan eğiticisine sormuş;
Bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretebilirsin?
Altı ayda öğretirim padişahım demiş eğitici...
Altı ay süre geçtikten sonra eğitici huzura alınmış.
Sormuş padişah;
Eğittin mi?
Evet padişahım eğittim ve öğrettim demiş eğitmen.
Saray erkânı toplanmış; kedi elinde tepsiyle servis yapmaya başlamış.
Tam vezirin önüne gelmiş padişah yine sormuş vezire,
Vezir! Demiş, eğitim mi önemli cibilliyet mi?
Vezir henüz padişahın sorusuna cevap vermeden önce cebinde sakladığı fareyi yere bırakmış...
Kedi elindeki tepsiyi fırlattığı gibi farenin peşinde koşmaya başlamış...
Tabii ki altı aylık eğitim de boşa gitmiş...
Vezir cevap vermiş;
Ben demedim mi? Cibilliyet Padişahım!
İşte burada demek lazım ki önüne bir fare çıktığında, yani eline bir fırsat geçtiğinde çıkarları için kişiliğini, öz değerlerini ve hatta kutsal olan her şeyi satmaktan, harcamaktan, tereddüt etmeyecek, ikiyüzlü, yüksek eğitimli kedilerden Allah bizleri dost ve arkadaş etmesin.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.