Orman Müdürü, müdahaleyi Tayland mı yapacak!

Ahlak’tan belirli bir grupta belirli bir zamanda geçerli olan değer yargıları sistemi, ‘iyidir’, ‘kötüdür’, anlaşılır. Meslek ahlakı bağlamındaki ahlak’tan kastedilen, belirli bir meslekte, - özellikle doğrudan doğruya insanla ilgili bir meslekte uyulması gereken davranış kuralları anlaşılır.

Orman Müdürü, müdahaleyi Tayland mı yapacak!

Orman Müdürü, eserinle öğün...
MUSTAFA BAĞ, KURUYAN ÇAMLARI FOTORAFLADI


Ahlak: Bir kişinin, bir grubun, bir halkın, bir toplumsal sınıfın, bir ulusun, bir kültür çevresinin belli bir tarihsel dönemde yaşamına giren ve eylemlerini yönlendiren inanç, değer, norm, buyruk, yasak ve tasarımlar topluluğu ve ağıdır.

Ahlak’tan belirli bir grupta belirli bir zamanda geçerli olan değer yargıları sistemi, ‘iyidir’, ‘kötüdür’, anlaşılır. Meslek ahlakı bağlamındaki ahlak’tan kastedilen, belirli bir meslekte, - özellikle doğrudan doğruya insanla ilgili bir meslekte uyulması gereken davranış kuralları anlaşılır.

Kırşehir Kuzeyinde Özbağ kasabası bölgesinden başlayıp Kayseri yönünde yaklaşık 43 km uzunluğa sahip, en yüksek noktası 1707 metre, Orta Kızılırmak havzası içinde tek sıra dağ zinciridir. Sıra dağ olarak sınıflandırılan; aslında tepe yapısına sahip olan uzantı üzerinde 12 milyon karaçam ve ağırlıklı çalı türlerin yanı sıra onlarca endemik tür barındıran bu dağların. Üzerinde bulunan orman ağaçları nedenleri belirsiz bir şekilde hızla kurumakta olup bugüne kadar Kırşehir valiliğince yeterli bir açıklama yapılmamıştır. 
Çevre hakkı: Ekolojik açıdan dengeli bir çevre; toprak, su, hava, iklim, bitki örtüsü, biyolojik çeşitlilik, kültür ve tabiat varlıkları başta olmak üzere çevrenin tüm öğelerinin doğal yapılarının korunduğu; kirlilikten uzak tutulduğu bir çevredir. Anayasa’nın 56. maddesinde çevre hakkı herkes için öngörülmektedir. Dolayısıyla, herkes ekolojik açıdan dengeli ve temiz bir çevrenin alacaklısı konumundadır. 

Konuya yönelik olarak Türk Anayasa Hukuku, muhatabı olarak ise devlet ve vatandaşlar gösterilmiştir. Çevre hakkının öznesi olarak ‘herkes’ belirlenirken hakkın muhatapları arasında devletle birlikte vatandaşlara da yer verilmiştir. Çevrenin korunması, kirliliğin önlenmesi ve çevrenin geliştirilmesi ancak herkesin katılımı ve ortak çabasıyla mümkün olabilir.

Bizler Kırşehir’de Kurulu “Sivil Toplum Kuruluşu” olarak, basın açıklamalarını laf olsun diye yapmıyoruz. Bunun içindir ki Kırşehir valiliğinin denetim mekanizmasını çalıştırmasını istiyoruz.  Dayanışma hakkı olarak; “yurttaşların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı”, başta Anayasa ve Çevre Kanunu olmak üzere, ilgili diğer yasa hükümlerinde de karşımıza çıkan; çevre hakkının özneleri ile yükümlüleri arasında “hak-ödev” biçimindeki diyalektik ilişkinin varlığını sorgulamakla, insan hakları ile yurttaşlık statüsü arasındaki “gerilim”i de yansıtmaktadır.

Çevre ve Orman bakanlığı Teşkilat ve görevleri hakkında kanun açıkça görev yetkileri açıklamaktadır. Adam sendeciliğin ve sahipsizlik örneği Seyfe Gölü Yönetimindeki sorumsuzluğun bir diğer yansıması olarak Kervansaray dağları Orman Ekolojisi içinde açıkça görülmektedir.

Yıllarca Kırşehir Kervansaray dağları üzerinde yapılan ağaçlandırma çalışmaları sonucu bölgeye 12 milyon civarında Kara Çam dikimi gerçekleştirilmiştir. Devletin milyarlarca para harcayarak yatırım yaptığı bir projeyi yine devletin takipsiz ve kontrolsüz bırakması kadar sorumsuz bir davranış biçiminin Dünyada bir örneğini görmek mümkün değildir. 
Kırşehir Doğası sahipsiz değildir. Bunun içindir ki; şarlatanlarla işbirliği yapmak bizim kuruluş felsefemize aykırıdır. 

İlgili Müdürlüklerin konuyla ilgili bir araştırma içinde olmadığını biliyoruz. Oysa “Kanun” Orman Ekosistemleri ile ilgili olarak Üniversite ve Sivil Toplum kuruluşları ile ilgili işbirliğini mutlak kılmıştır. İlgili Müdürlüğün konuya yönelik bugüne kadar kurumlar arası çalışma ve iş birliği talebi yoktur.

Halk lafazanlıktan öteye icraat ve sonuç almak istemektedir. Ağaçların kuruma nedenlerini küresel ısınmaya, yağış rejimine veya herhangi bir mantar hastalığına bağlayarak geçiştirmek en küçük tarifiyle aymazlıktır. 

Bunun içindir ki;
İlgili kurum yöneticilerini görevi savsaklamak dâhil. Sorumsuzluktur. “Yazdık. İnceleme talebinde bulunduk. Bildirdik”. Gibi kısır oyalamaya yönelik açıklamalar kişileri sorumluluktan kurtarmaz. Kırşehir valiliğinin ilgili kurumlar hakkında soruşturma açması gerekmektedir. Bu sorumsuzluk kamu malına zarar vermenin ötesinde açıkça görev ihlalidir. 

Kurumalar başladığı andan itibaren gerekli önlemler alınmamıştır. Buda gösteriyor ki bölge denetimden uzak ve adamsendeciliğin içine itilmiştir. Kuruma seyredilmiş veya haberleri dahi yoktur. Aksi olmuş olsaydı önlem alınır, kurumanın yayılmasını önlemek için gerekli tedbirler alınmış olurdu.

Kurumanın son bir ay içinde hızla yayılması, bölgesel olarak büyük bir alana yayılması bir hastalığın işareti olduğu açıkça belli iken mücadele ne hikmetse yapılmamıştır.
“Orman kaynaklarını; ekolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel faydalarını dikkate alarak, bitki ve hayvan varlığı ile birlikte, ekosistem bütünlüğü içinde idare etmek, katılımcı ve çok amaçlı şekilde planlamak, usulsüz müdahalelere, tabii afetlere, yangınlara karşı korumak, muhtelif zararlıları ile mücadele etmek ve ettirmek, ormancılık karantina hizmetlerini yürütmek, geliştirmek, orman alanlarını ve ormanlara ilişkin hizmetleri artırmak, ormanları imar ve ıslah etmek, silvikültürel bakımını ve gençleştirilmesini sağlamak”. Kırşehir’de Kurulu kurumların ana görevidir.

Kervansaray dağları açık genelev olarak, Açık hava meyhaneleri olarak görev yapmasının nedenlerini birileri mutlaka açıklamalıdır. Bölgede oluşan atık (Kâğıt, evsel, cam, teneke vb) yığınlarının varlığını ortadan kaldırmak için günlerce çalışma yapmak gerekmektedir.
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.