Parti rozeti sorulmamalı...

İnsan bir makama geldiğinde Kırşehir’de geçmişte gelme bir söz söylenir.

Parti rozeti sorulmamalı...

Parti rozeti sorulmamalı...

İnsan bir makama geldiğinde Kırşehir’de geçmişte gelme bir söz söylenir.
“Mahkemenin kadıya mülk olmadığı” atasözlerimizde söylene gelmiştir.
Burada anlaşılan şu ki makamlar kimsenin babasının tapulu malı, dedesinin mülkü olmadığı.
Dünyanın düzeni ve insanların yaşam biçimi olan şan, şöhret, mal, mülk, zenginlik makamlar bunlar olacak fakat bunların Allahın insanlara ikramı olduğunun bilincinde olmalıyız.
Şan, şöhret, mal, mülk, zenginlik, makamlar dünyanın bir eğlencesi ve oyalanması diye buyuruyor Allah. 
Her ne olursak olalım bu dünyada faniyiz.
İnsan olarak bunun farkında olmalıyız.
Atanmışlar, seçilmişler olsun bu görevin bir gün biteceğinin bilincinde olmalı.
Herkim olursa olsun oturduğu makamın hakkını vermeli.
Atanmışlar ve seçilmişler siyasi düşüncesini bir kenara bırakmalı.
Bulunduğu konumda ve kurumda adaletin, hakkın, hukukun temsilcisi olmalı. 
O halde ömrün bile geçici olduğunu, mevki ve makamların ise haydi, haydi geçici olduğunu bilmeli ona göre hareket etmeli veya etmeliyiz. 
Şunu iyi bilmemiz gerekir ki; ne seçilmişler nede atanmışlar için oturdukları makamlar geçici olan makamlardır.
Makam sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi, makamda yalan, mülk de yalan, var birazda sen oyalan. 
Diye boşa dememişler.
Kırşehir’de kimler geldi, kimler geçti, kimisi yaşıyor, kimisi ahir ete göçtü.
Bir gün gelir bu gün oturduğumuz makamlarda başkaları oturur ve oturabilir. 
Bugün siz oturuyorsunuz.
Yârin kim oturacak beli mi?
Çünkü sizden öncede başkaları oturmuştu…
Atanmışlar da, seçilmişlerde hangi yolla yönetime gelmiş olursa olsun bulundukları makama geldikleri andan itibaren kendilerini o makama getiren partinin memuru, müdürü, başkanı veya üyesi değil seçildiği bölgedeki bütün halkın, başkanı, müdürü, memurudur.
Bugün bakın etrafınıza ya da kurumlara hangi parti hangi siyasi iktidarsa seçilmişlerde atanmışlarda onun.
Dünde böyleydi, bugün de böyle.
Türkiye’de hiç değişmedi atanmışlara her zaman iktidarın adamı dendi.
Kurumlara alınacak çöpçüsüne kadar partide bir referans istenirdi.
Geçmişte de böyle oluyordu, bugünde böyle yürüyor.
Genç üniversiteyi bitirmiş, devletin açtığı imtihanlara girmiş iş, aş derdinde.
İlk soru senin partide kaydın var mı?
Yok, o zaman sana işte yok.
Bu sözleri çok etik bulmuyorum bu topraklarda yaşayan tüm insanların farklı görüşleri düşünceleri olacaktır.
Tüm insanları aynı düşüncede toplayamazsınız.
Aynı çatı altına toplaya bilirisiniz fakat insan bu farklı düşünecek.
Nasıl bu ülkede her yirmi yaşına gelmiş gence mezhebi, meşrebi, dini, siyasi görüşü sorulmadan askere alınıyorsa.
O zaman bu insanlarda rozet sorulmamalı.
Parti görüşü, siyasi duruşu, mezhep anlayışı aranmamalı.
Hak eden hak etiğini yerde olmalı.
Müslüman’ım diyenler adil ve adaleti yeryüzünde koruyanlardan olmalı.
İnanalar yaşadığı topraklara üzerinde adaleti ne zaman yitirdi o zaman başına geleceğe de razı olacak.
Müslüman yeryüzünde bulunduğu yerde ve hangi konumda olursa olsun güvenilir ve adaleti koruyandır.
Hakkı ve hakikati üstün tutandır.
Yeryüzünde mazlumların umudu adaletin temsilcisi olandır.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
elvan ardic. - 3 ay önce
harika yazmisin elerine Salik kardesim zafer bey mükemel. malsahibi mülk sahibi hani ilk sahibi elbede ilk sahibide son sahibida Allah ama makam yeri sen güzel yorumlamisin