Partizanlık nereye kadar!

Yıllardır Türkiye partizanlıkta bir türlü kurtulamadı.

Partizanlık nereye kadar!

Partizanlık nereye kadar!

Yıllardır Türkiye partizanlıkta bir türlü kurtulamadı.
Seçilmiş iktidarlar kendi, yakınlarına, yandaşlarına iş, aş verdi.
Seçilmiş hükümetlere yakın olanlar zengin oldu.
Her seçilmiş iktidarlar kendi zenginlerini oluşturdu.
İktidarların safında olup da hiç fakir olanlar olmadı.
Bazen askeri cuntalar iktidar oldu yine değişmedi.
Partiler değişti, iktidarlar değişti, partizanlık hiç değişmedi.
Gelende aynı, gidende aynı yöntemi benimsedi.
Aslında birbirlerinde farkları yoktu.
On beş yıllık ak parti içerisinde bile aynı işler oluyor.
Bugün baktığımızda Kırşehir de bile ak parti saflarında olmak bir ayrıcalık.
Parti rozetini takanların il, ilçe yönetiminde olanların resmi kurumlarda işleri daha kolay yürüyor.
Seçilmiş encümen üyelerinin havasında yanına varılmıyor.
Parti içerisinde bile partizanlık sürüyor.
Vekillere, başkanlara kimler daha yakınsa onların işleri daha çabuk oluyor.
Ak parti teşkilatının atamış olduğu müdürünü yeni seçilmiş vekil ya da bakan hemen değiştiriyor.
Bir başka partiden olsa anlarımda aynı partinin müdürünü neden aynı parti seçilmişleri alır.
Bakan değişiyor, yeni bakan atanıyor komple bir değişim yaşanıyor.
Yeniden yeni bakanın yakınları devreye giriyor.
Yeni vekiller seçiliyor il başkanları atanıyor komple değişimler yaşanıyor.
Partili olmak devlet kurumlarda ihale almak mı?
Partili olmak yakınlarına partililerine iş bulmak mı?
Partili olmak iş takipçiliği mi?
Parti teşkilatlarında görev alanların, belediyelerle iş yapmaması ve belediyelerde bireysel olarak görev almaması yönünde partinin aldığı bir prensip kararı var.
Karara uyan var mı?
Bazı teşkilat ve belediyeler zaman zaman bu karara uymuyor, parti teşkilatında çalışanlar, belediyelerin çeşitli kademelerinde görev alabiliyor.
Rozetli seçilmişlerin ihale işleri, iş takipler kolaylaşıyor. 
Bunu normal karşılamıyorum.
Bugün ülke genelinde liyakat sahipleri hak ettikleri noktalarda değiller.
Kul hakkında korkanlar kenarda duruyor.
Gün bugün diyenler teşkilatın içerisinde her türlü işe koşuyor.
Benim itirazım bunlara.
Böyle yapanları doğru bulmuyor, etik görmüyorum.
Her şeyin başında hak, hukuk, adalet olmalı.
Her nerde olursa olsun hak eden hak etiğini almalı.
Yoksa partizanlık nereye kadar.
Bugün ona yârin bir başkasına olmamalı.
Yıkılmayan taht, ölmeyen canlı var mı?
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.