Polisimize teşekkürler...

Kırşehir Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Şube Müdürlüğünce hayata geçirilen proje Anaokulundan, Liseye kadar ‘Çocuklara ve Gençlere’ Trafik kuralları yönünde eğitim veriyor.

Polisimize teşekkürler...

Polisimize teşekkürler...
GERÇEKTEN EĞİTİLMEYE İHTİYACIMIZ VAR



Kırşehir Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Şube Müdürlüğünce hayata geçirilen proje Anaokulundan, Liseye kadar ‘Çocuklara ve Gençlere’ Trafik kuralları yönünde eğitim veriyor. Öncelikle bu projeyi hazırlayıp topluma kazandıran Emniyet teşkilatını yürekten kutluyorum. Trafik konusunda ben o kadar çok dertliyim ki! Anlatamam. Polis 155 çağrı merkezini bu konuda aynı isim ve numara ile kaç kişi arar bilmiyorum ama ben bazen çıldıracak gibi olduğum trafikte üst üste arıyorum. Başvurabildiğim başka bir kurum yok.
Benim kadar kaç kişi dertli. Bilmem. Denetimlerin artırılmasını istiyorum. Çok kızıyorum bazen. Kavşaktan ana yola çıkacağım kavşağın ucuna ya bir minibüs ya bir kamyonet park etmiş. Aracımın burnunu çıkartmamla birlikte ya sert bir fren sesi ve küfür işitiyorum. Yâda kulakları yırtan klakson sesi. Trafik lambasının hemen altına park ede araçlar. Şehir içinde hız yapan kamyonetler, minibüsler, Şahinciler. Koca, koca otobüsler (servis) kavşaklarda çalışanları indirip bindirdiğinde kafayı bozasım geliyor. Kural tanımayan resmi plakalı araçlar. Belediye duraklar yapmış. Neden o duraklara yanaşmazlar. Oysa şehrin her yerinde kameralar var. Ya çalışmıyorlar. Ya da bu işte bir adam sendecilik var diyorum.  Mavi dolmuşlar ayrı bir rezalet. Öğrenci servisleri. AVM merkezlerine mal getiren kocaman TIR’lar. Cadde ortasına park eden araçlar. Yolda yan yana gelip sohbet eden serseri kılıklı sürücüler. Bu şehirde insanın delirmemesi mümkün değil diye düşünüyorum. Saygı yok. Kural yok. Polis yok. Ceza yok. Aldıran yok. Yok, yok, yok bu şehirde trafiğe dair hiçbir şey yok diyorum.
Düşünüyorum. Her sürücünün başına bir polis verseler. Elbette ki olacak şey değil. Sonunda bu işin eğitimle çözümlenmesi gerekliliğine inanıyorum. Kıyas yapmayı asla sevmiyorum. Yaşadıklarım kıyas yapmaya zorluyor beni. Niçin biz onlar gibi değiliz? Amerika’da (Newyork) trafik öyle bir sıkışıyor ki; evlere şenlik. İngiltere (Londra) daracık sokaklarda iç içe girmiş trafik. Hiçbir sürücü kural ihlali yapmıyor. Durak harici durup yolcu alan. Bindiren yok. Klakson dahi çalan yok. Herkes birbirine saygılı. Yangın musluklarının, çöp konteynırlarının, trafik lambalarının, yaya kaldırımlarının, kavşaklara, kaldırımlara çıkan, garaj çıkışlarına park eden araç yok. Sürücüler sinirlenmiyor. Küfreden yok. 
Azgelişmiş ülkeleri niteleyen temel göstergelerden en önemli öğe gelir dağılımından önce eğitim eksikliğidir. Öyleyse eğitim. 
“Eğitimdir ki bir ulusu ya özgür, bağımsız, onurlu, yüksek bir topluluk biçiminde yaşatır ya da bir ulusu tutsaklık ve yoksulluğa götürür. Çünkü: Eğitimde hızla yüksek bir düzeye çıkacak bir ulusun yaşam savaşımında maddi ve manevi bütün güçlerinin artacağı kesindir“. (Mustafa Kemal Atatürk 1928)
Bu güzel girişimi şekillendiren projenin ismi “Gençliğe Önem, Geleceğe Güven”… Bir atasözümüz der ki; ‘Ağaç yaş iken eğilir’… Bu şehirde Asayiş ve Trafik konularının denetleyicisi olan Kırşehir Emniyet Müdürlüğü Trafik Eğitimini bir proje kapsamında okullarda vermeye başladı. Tek kelimeyle harika.
Eğitim insanın doğduğu günden, öldüğü güne kadar devam ediyorsa, o toplum çağdaş yaşam standardına ulaşmış demektir. Elbette ki her konuda eğitim. Dedim ya harika bir proje. Bugün bu konuyu yazacağım. Mesai mefhumları olmayan Trafik Polisi Dostlarımızı yazacağım.
Trafikte yaşadığımız problemlerin birçoğunun trafik eğitimi eksikliği yüzünden oluştuğunu sanırım bilmeyen yoktur. Öyleyse bu işin rayına oturması için mutlak eğitim şart. Trafik konusu okul öncesi, dönem dâhil alınacak eğitim ile daha bir pekişmiş olacaktır. Bu eğitimleri alacak olan bireyler hayata bir adım önde başlayacakları kesindir. Trafik hayatın her aşamasında bizimle iç içe. 
Bireylerin yaşamlarının her evresinde alacağı eğitim kendisine ve çevresine bir şeyler kazandırmakla kalmayacaktır. Doğru bilinen onlarca yanlış ortadan kalkacaktır. Doğrular doğru adresten alınırsa neyin daha doğru, neyin daha yanlış olduğu analizini yapmak sanırım daha kolay olacaktır. Çocukların okul öncesi dönemde alacağı bilinçli trafik eğitimi, bireyin trafik kurallarına uymasını bir alışkanlık ve yaşam tarzı olarak görebilmesini sağlayacaktır. Umarım bu eğitin projesi yıllara göre yayılır. Okul öncesiyle başlayan eğitim sürecini lise çağında olgunlaştırmış olurlar.
Ülkemizde “Trafik Haftası” Mayıs ayının ilk cumartesi gününü izleyen hafta içinde kutlanır. Trafik haftası sadece bir uyarı, hatırlatma haftası değildir. Bu hafta emniyet teşkilatına havale edilmiş bir hafta olmanın ötesinde yurttaşlık bilincinin gelişimini hedefleyen önemli günlerdendir. İçeriğinde konferanslar, sergiler, gösteriler vardır. Etrafa pankartlar asılır. Tüm bunların tek bir anlamı vardır. “Kurallara uymak”. Kural ihlali insan bedeniyle doğrudan ilgilidir. Sorumluluk kişinin kendi bedeninin ötesinde yanındaki, karşısındaki kişiler için çok önemlidir.
Şehir içinde veya şehirlerarası yollarda sürüş emniyeti çok önemli. Ancak sıkıntılar, endişeler taşıyoruz. Çok iyi bir sürücü olabilirsiniz. Kurallara uyarak araç kullanabilirsiniz. Ya karşınızdan gelen araç sürücüsü! Ya arkanızdan gelen araç sürücüsü. Ya manyak bir adamın kullandığı araç. Ya da alkollü birinin üzerinize, üzerinize gelmesi. Yada yanlış yere park etmiş bir aracın önünden çıkacak olan bir yaya. Yol üzerindeki çizgiler, kenarlarda duran uyarı levhaları… Bunlar yol veya kaldırım süsleri değildir. Kuralların yazılı ve görsel uyarılarıdır. Sormak gerekir yaya çizgisinde bekleyen bir yayaya durarak hiç yol verdiniz mi? Sanmam. Bisikletlinin ve yayanın geçiş üstünlüğünü biliyor musunuz? Ambulansla yarışmanın manası nedir? Eğitim bunları ortadan kaldıracak en güzel yapı taşıdır.
Proje Yönetimi belirli bir projenin hedef ve amaçlarına ulaşıp bitirilmesi için kaynakların planlanması, organize edilmesi, tedarik edilmesi ve yönetilmesi disiplinidir. Projeler belirli özgün hedef ve amaçlara ulaşmak amaçlı uygulanır. Genellikle faydalı bir değişim getirmek ya da değer katmak için. Projelerin esneklik  payı ile birlikte belirli başlangıç ve bitiş tarihi vardır. Projelerin geçici olması; onları kalıcı, sürekli tekrarlanan, üretim ve servis amaçlı her zamanki işletme operasyonlarından farklı yapar. Pratikte, bu iki tür sistemin yönetimi oldukça farklıdır ve farklı teknik beceriler gerektirmektedir. Bu proje esas görevi olan bir kurum tarafından yürütülüyorsa sorun olması mümkün değildir.
Projenin en zor yanı ise o proje yönetiminde gösterilen temel çaba, proje hedef ve amaçlarına ulaşmaya çalışırken önceden belirlenmiş proje kısıtlarının dışına çıkamamaktır. Zamana, konuya ve hedef gruplara bağlı kalmak  en zorlayıcı başlıklardır.
Projeler birer amaç taşırlar. Gerçek hayatta tüm projeler düşünüldüğü gibi hedeflenen gruplar için istenilen değişimi sağlayabilmekte midir? Hayır!!! Çünkü birçok proje hedef grupların ihtiyaçlarını dikkate almadan geliştirilmekte, beklenen sonuçlar elde edilmemekte ya da elde edilen faydalar kalıcı olmamaktadır. “Gençliğe Önem, Geleceğe Güven”…  Bu proje yerinde. Hedef kitlesi uygun seçilmiş. Geleceğe güvenle bakmanın yolu gençlik.
Polislerimiz.
Bu yazıyla rahmetli babamı rahmetle anmadan edemeyeceğim. Ben rahmetli babamla gurur duyuyorum. O bir polis şefiydi. 1962 yılında emekli oldu. Ben ve üç kardeşim polis ekmeğiyle büyüdük. Bizleri vatanına, devletine bağlı; milletine saygılı bireyler olarak yetiştirdi. Bizler babamızla hep gurur duyduk. Nurlar içinde yatsın.
Akşam mesai bitimi. Dükkânları kapatanlar. Araçları park ettikleri yerden kaldırıyor ve trafiğe çıkıyor. Mesaisi bitmemiş polisler kavşaklarda. Okul önlerinde. Onlarında bir ailesi var. Babalarını, annelerini bekleyen Çocukları var. Ama onlar hemen yanı başımızda. Seni, ben evlerimize ulaştığımızda onlar kentin sokaklarında asayiş için ayaktalar. 
Demek ki Trafik polisleri hata yapanlara, kural ihlali yapanlara sadece ceza yazmıyorlar. Sizlerin can ve mal emniyetini almak ve korumak. Kural hatası yapıp ceza almamanız için sizlere gerekli eğitimi veriyorlar.
Benim 25 yaşımda ilk otomobilim oldu. 24 yaşında Polis gözetiminde girdiğim yazılı ve tatbiki sınavlarla çok zor ehliyet aldım.   (E) sınıfı… Yurt dışında ve Yurt içinde yıllardır otomobil kullanırım. Hiç kaza yapmadım. Kural hatası yaptım.  Hayatım boyunca 4 kez trafik cezası aldım. Hepsi kural hatasıydı. Hiçbir trafik görevlisi ile tartışmadım. Beni uyaran, ceza yazan bir trafik polisine Karakurt yolunda hız limitini (50+2) 2 km aşmanın cezası ‘bu olmamalı’ diyerek serzenişte bulundum. Bana 76 Türk Lirası cezayı yazdı. Bu cezayı ödedim. Bana bu cezayı yazan trafik polisi halen Kırşehir Emniyet Müdürlüğünde görevli. O’na asla kırgın değilim. Kendisiyle arada bir karşılaşırız. Hal hatır sorarız. Ben çok iyi biliyorum ki başım sıkıştığında çalacağım kapıdır. O benim güvenebildiğim hakemdir. 
Ben bu güzel projenin çok faydalı olacağına. Toplumun trafik anlayışına çok şey katacağına inanıyorum. Keşke benim öğrencilik yıllarımda da böyle eğitimler verilebilseydi…

MUSTAFA BAĞ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.