banner245

Reis, Ahi diyarında coşkulu karşılandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahilik Haftası kutlamalarına katılmak üzere Kırşehir'e geldi.

Reis, Ahi diyarında coşkulu karşılandı

Reis, Ahi diyarında coşkulu karşılandı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahilik Haftası kutlamalarına katılmak üzere Kırşehir'e geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, helikopterle Kırşehir Ahi Evran Stadyumu'na indi. Kırşehir protokolü ve vatandaşlar tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra otobüsle Kırşehir Belediyesi'ne gitti. Yol boyunca halkı selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyede Başkan Yaşar Bahçeci'den brifing aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 300 metre uzaklıktaki Hoca Ahmet Yesevi Camii'ne Cuma namazı kılmak için yürüyerek gitti. Erdoğan, yol buyunca Kırşehirli vatandaşlarla özçekim yaptı ve çocuklara oyuncak dağıttı. Erdoğan, Cuma namazının ardından Ahi Evran Külliyesi'nde gerçekleştirilecek olan ahilik kutlamalarına katıldı.

Erdoğan, Kırşehir'de düzenlenen Ahilik Haftası töreninde konuştu. Binlerce Kırşehirlinin kendisini görmeye ve dinlemeye geldiği Ahi meydanında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, " Biz bu güne kadar hiçbir faninin önünde eğilmedik. Biz sadece rüküda Rabbimizin önünde eğildik. Bundan sonra da hiçbir fanini önünde eğilmeyeceğiz. Bize de yakışan, olması gereken budur. Biz ecdadımız nasıl mücadele verdiyse öyle mücadele vereceğiz." diyen Erdoğan, terör operasyonlarına değinerek, şunları vurguladı: "Şehitlerimiz bu toprakları vatan yapma uğruna bir mücadeleyi sürdürüyor. Kırşehir, ülkesinin ve milletinin bekası için gereken fedakarlığı yapıyor. Bu ülke bin yıldır şehitlerinin, gazilerinin hürmetine ayaktadır" dedi. 

Erdoğan, "Bu topraklar uğrunda ölmeyi göze alanlar, ölenler olduğu için vatanımız olmayı sürdürüyor. Bu coğrafya ne saldırılar, ne fitne teşebbüsleri, ne tuzaklar gördü. Hamdolsun milletimizin birliği, beraberliği, karalı duruşu sayesinde hepsinin de üstesinden gelmeyi başardı. Bugün Türkiye'nin önüne engel üstüne engel çıkartmaya, çevremizi kuşatmaya, bizi boğmaya çalışanlara kalsa 100 yıl önce tarihe gömülmüş bir devlet ve millet olacaktık. Ama işte sene 2016 ve biz dimdik ayaktayız. Küresel krizlere karşı giderek daha dirençli hale gelen ekonomimizle, gelişmiş ülkelerin dahi gıpta ile takip ettiği büyük projelerimizle, yatırımlarımızla içinde bulunduğumuz zor şartlara rağmen taviz vermediğimiz demokrasimizle, 'veren el alan elden hayırlıdır' diyerek dünyadaki tüm mazlumlara ve mağdurlara yönelik yardımlarımızla ayaktayız. En önemlisi birliğimizle, beraberliğimizle, uhuvvetimizle 2023 hedeflerine doğru ilerliyoruz"

Erdoğan, "Nerelerden nerelere geldik? Nasıl uçuyoruz. Bizim hayata geçirdiğimiz projeleri bunlar hayal dahi edemezler. Farkımız bu. Bunlar Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi'nde cumhurbaşkanına ve milletvekillerine küfredecek kadar alçaldılar. Bunlarda ahlak, haysiyet diye bir şey yok. Çünkü bunlar haysiyet celladıdır, bunlar kan emicidir. Kalkıp o parlamentonun şanına uymayacak şekilde cumhurbaşkanına ve iktidar partisinin mensuplarına küfredecek kadar alçalanlara ben artık diyecek bir şey bulamıyorum. İnanıyorum ki bunlara en büyük bedeli en kısa zamanda milletim ödetecektir. Bunların bölücü terör örgütü ile ne farkı var? Bunlar parlamentonun içinde siyasi terör estiriyorlar. Yaptıkları bu..." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, konuşmalarına şöyle devam etti: "Dokunulmazlıklarla ilgili teklif geldi. Ne oldu? Birinci ve ikinci turda kaçamak yaptılar. Ondan sonra baktılar ki bu iş iyi gitmiyor, bir kısmı geldi onlar da katıldı. ve 376 ile bu dokunulmazlıkların kaldırılması değil, adeta fezlekelerin dokunulmazlığının kaldırılmasıdır. Bu fezlekeler yargıya gönderecek, yargı yargılayacak. Niye korkuyorsunuz? Suçu olan gocunur, suçu olmayan niye gocunsun? Zaten toplamda 168 milletvekili var. Diğerlerinin böyle bir sorunu yok. Biz dürüstlüğün savunucusuyuz ve bu 168'in de hepsinin fezlekesi illa suç teşkil ediyor diye bir şey yok. Ama bunların içinde arabalarının arkasında silah taşıyanlar da var, teröre yardım yataklık yapanlar var, banka soyguncusu da var, görevi kötüye kullananlar da var. Yargı bunlarla ilgili fezlekeleri parlamentoya gönderdi. Bana göre parlamento yargı mahalli değildir. Onun için milletvekillerimiz 4 parti için bu kararı aldı. Zaten er veya geç bunlar yine yargılanacaktı; ama kalkıp da yıllar yılı beklemeye gerek yok. Çünkü millet 'Bunlara durup dururken maaş ödemeye biz tahammül edemiyoruz' diyor. Biz eğer bu adımları atmazsak millet bunun hesabını sorar. Onun için de bu adımı atacağız."

Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka bir devlet tanımıyoruz. Ne o ya, paralel devlet... İşte dün yeni bir karar daha aldık. 'Legal görünüm altındaki illegal terör örgütü' dedik; Fetullahçı Terör Örgütü olarak tavsiye kararını aldık ve hükümete gönderdik. Şimdi hükümetten de Bakanlar Kurulu kararını bekliyoruz ve bunların terör örgütü olarak tescilini de gerçekleştireceğiz. Yani bunlar PYD, YPG, PKK ne ise bunlar da aynı kategoride yargılanma süreci içerisine girecekler. Zira bu millete çok çektirdiler, bu milleti böldüler. Ümmeti parçaladılar. Bunların ümmeti parçalamasına fırsat veremeyiz. İşte ne oldu, bir kısmı kaçıp gidiyor. Bir kısmı cezaevinde. Şu anda Avrupa'nın değişik ülkelerinde Türkiye'yi yalan yanlış haberlerle, o ülkelerde çevirdikleri dolaplarla o ülkelerin yetkililerine şikayet edecek kadar bunlar gayri milli... Onun için de bu bedeli ödeyecekler" dedi ve terör operasyonlarında teslim olan teröristlere de değinerek, şöyle konuştu: "İşte bakın şimdi toplu olarak gelip kendileri diyorlar 'Bizi aldattılar. Biz şimdi geldik. Sizin şefkat elinize biz uzandık. Ölmektense teslim olmayı tercih eden bu kişiler, örgütün içindeki diğer kandırılmış gençlere de örnek olmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kendisine silah çekene, amansızca teslim olana ne kadar müşfik davrandığını göstermiştir. Bizim inancımız, bizim töremiz bunu gerektirir" dedi. 

' ERDOĞAN'A ŞED KUŞATILDI '

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29. Ahilik Haftası münasebetiyle düzenlenen kutlama törende şed kuşandı.

Erdoğan, tören alanındaki konuşmasının ardından Ahilik kültürüne desteklerinden dolayı 4 esnaf ve sanatkara 'yılın ahisi' ödüllerini dağıttı. Ardından Erdoğan'a günün anısına 'Ahilik onur ödülü' verildi, şed kuşatıldı.

' ERDOĞAN'A FAHRİ DOKTORA UNVANI VERİLDİ '

Kırşehir’de Ahi Evran Üniversitesi’nde düzenlenen Fahri Doktora tevcih törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs 1960 darbesinin utanç yıl dönümü olduğunu söyleyerek, “27 Mayısçıların ana karargahının CHP Genel Merkezi olduğunu herkes biliyor” dedi.



Kırşehir'de Ahi Evran Üniversitesi'nde düzenlenen Fahri Doktora tevcih törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs 1960 darbesinin utanç yıl dönümü olduğunu söyleyerek, "27 Mayısçıların ana karargahının CHP Genel Merkezi olduğunu herkes biliyor" dedi.

Ahi Evran Üniversitesi tarafından kendisine verilen Fahri Doktora tevcih törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmasında "Milletle hiçbir bağı olmayan çevreler yeni üniversitelerin tabela üniversite olacağını iddia etti ama aradan geçen zaman bunun öyle olmadığını gösterdi. Öğrencilerin gittikleri illere taşıdığı ekonomik güç var. Şehir hayatını da hareketlendiriyor" dedi.

"Önümüzdeki süreçte üniversite ve şehir arasındaki bağı güçlendirerek sürdürmemiz gerekiyor. Şehrine faydası olmayan bir üniversitenin ülkeye de faydası olmaz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Demokrasi tarihimiz açısından son derece acı bir yıl dönümünü yad ediyoruz. Türk siyasi hayatına utanç verici 27 Mayıs 1960 darbesinin utanç yıldönümüdür. Vicdanları kanatan kararlarla idam edilen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'a Allah'tan rahmet diliyorum" diyerek şu şekilde konuştu: 

"Hem geçmişi devam etmek isteyenlere sizin atalarınız bunu yaptı, biz ise bunu yaptık diyeceğiz. Onlar darbeciler tarafından darağacına gönderilmiş olsalar da eserleri ile milletimizin gönlünde müstesna bir yer sahiplendiler.

27 Mayıs 1960 darbesi aslında 14 mayıs 1950 demokrasi ihtilalinin rövanşıdır. Verilen ve infaz edilen idam cezaları gelecekte aynı göreve talip olanlara verilen bir göz dağıydı. 27 Mayısçılar bu gün yok mu onlar da var. Şimdi biz o beyaz kefenimizi giyerek yola çıktık ve bu yolda özgürlük mücadelemizi vereceğiz. 27 Mayısçılar Menderesin akıbetinin demokrasi savunucularının ensesinde demokrasi kılıcı gibi sallanmasını sağlamışlardır. Ana karargahın CHP genel merkezi olduğunu artık herkes biliyor. CHP 1958 yılından itibaren sokakları karıştırarak toplumun belli kesimlerini harekete geçirmiştir. Bazı üniversitelerdeki akademisyenler de öğrencilerini harekete geçirerek bu sürece destek olmuşlardır. CHP'nin 1959 da 14. Büyük kurultayında kabul edilen ilk hedefler beyannamesinde dile getirilen hususların tamamı bir yıl sonra 27 Mayısçıların programı haline dönüşmüştür. Milletimiz darbecilerin tüm tehditlerine rağmen kendilerini savunanlara sahip çıkışmıştır. Aynı şekilde CHP çıkar ve güç odakları ile birlikte iktidar devşirme çabasındadır. İçinden kan geçen cümlelerle milleti tehdit etmesi bundandır. Eskiler can çıkar huy çıkmaz derdi. Ana muhalefet partisinin genlerine sirayet etmiş bu darbeci huyun aradan geçen 56 yıla rağmen eksilmediğini görüyoruz. Her ne kadar kendileri değişmese de milletimiz ve ülkemiz çok büyük değişim yaşadı. Türkiye artık 1960'ların Türkiye'si değil. Milletimiz kendi iradesinin bir avuç azınlık tarafından gasp edilmesine sessiz kalmayacağını defalarca gösterdi. Kan üzerinden sokak üzerinden hatta terör üzerinden milleti terbiye etmeye yönelik tüm girişimlerden netice alınamayacağını bilmeniz gerekiyor. TBMM parlamento binasında bir siyasetçi konuşmasını yapıyor ve topladığı kendi tabanını Cumhurbaşkanı'na küfrettiriyor. Bu bir küfür, bir eleştiri demiyorum. Bir partinin genel başkanı olarak bu küfürler arka arkaya devam ederken 'lütfen ne yapıyorsunuz' demiyor. Çünkü senaryo kendisi tarafından hazırlanmış. O da bu senaryonun başrol oyuncusu. Şahsım da dahil olmak üzere, parlamento üyeleri dahil olmak üzere davamızı açtık ve bunu sürdüreceğiz. O çatkı atında küfretmeye hiçbir milletvekili, hiçbir partilinin hakkı yoktur. Şu anda maalesef parlamentomuzun havasında bir siyasi terör estiriliyor. Buna müsaade edemeyiz. Onun için de yeni düzenlemelerin çok farklı olması gerekiyor. 27 Mayıs darbesinin etkileri sadece o günlerle sınırlı kalmamıştır. Bu darbe her 10 yılda tekrarlanacak başka müdahalelerin de kapısını aralamıştır. Yol yöntem ve hedef itibariyle 27 mayıs ile alakalıdır. Bürokratik vesayeti merkeze alan yeni bir sistem kurmuştur. 'Çoğunluk azınlığa tahakküm edemez' diyor Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı. Yönetimi beraber paylaşacağız diyor. Millet sana vermişse yönetme iradesini sen onu kullanmazsan bu rey'i veren halkına sen saygısızlık yapmış olursun. Azınlıkların hakkını korumak başka, onlarla birlikte yürütmek başka bir şey. Bizim kanımızı dökmeleri lazım' diye çevirme yapıyor. Manevra yapmayı çok iyi biliyor. Milletimizin yeni 27 Mayıslar yaşamasına razı olmayız. Gençlerimizin iktidar mücadelesinin piyonu olmasına müsamaha etmeyeceğiz. Kan tutkulu siyaset vampirlerinin elinde heba olmasına göz yummayacağız" dedi. 



















Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.