Rektörlük seçimleri…

Seçimler üzerine kurulmuş bir ülkede yaşıyoruz.

Rektörlük seçimleri…
ALPASLAN DEMİRBAŞ
ALPASLAN DEMİRBAŞ
17 Mart 2015 Salı 12:54

Rektörlük seçimleri


Seçimler üzerine kurulmuş bir ülkede yaşıyoruz.
Mahalli seçimler, genel seçimler derken, birde buna cumhurbaşkanlığı seçimleri eklenince seçimler ülkesi olduk.
Bunlar bitmeden birde bakıyorsunuz sivil toplum kuruluşlarının seçimleri başlıyor. 
Her gün, her yerde, her mekânda bir seçim sandığı kuruluyor.
Anlayacağınız seçimsiz günlerimiz yok.
Ülkemizde seçilecek adaylar seçim derdinde, vatandaş günlük asgari ücretle geçim derdinde. 
Seçimle başladık seçimle bitirelim.
Milletvekilliği aday adaylarının heyecanı Ankara da genel merkezlerde atarken.
Aday adayları, parti genel merkezlerinde uykusuz geceler yatarken.
Adaylar Ankara’da genel başkanlarına görüne bilmek için, kaldırımlarda beklerken, merdivenlerde koşarlarken, mülakata alınmak için, umutlu bekleyişleri sürerken? 
Aslında bunların hepsi dünyalık işler.
Seçimler olmaz ise olmazlarımızdan oldu.
Ahi Evran üniversitemizde rektör seçimi olacak, giderayak vekiller rektörleri belirlemede rol alacaklar.
Malum Nisan ayı içerisinde Ahi Evran üniversitemiz de rektörlük seçimi var. 
İlimizde mevcut rektörün dışında aday adayları görülmeye meydanlarda dolaşmaya, basının önüne, çıkmaya başladılar.
Birçokları dışarıda gelme adaylar, Kırşehirliler tarafın da fazla tanımıyorlar.
Ahi Evran Üniversitesine talip olan rektör aday adaylarımızla iliği yazımı haftaya bırakıyorum.
Adaylık konusunda bazı dedikodular dolaşıyor ortada ama ortalık henüz tam netliğini kazanmış değil desek de.
Ahi Evran Üniversitesi yeni rektörünü seçmek için şimdiden guruplaşmaların, kaplaşmaların başladığını gözlüyoruz.
Rektörlük adayların ziyaretleri, isimleri ve resimleri şimdiden kamuoyunda paylaşılmaya başlandı.
Bundan dört yıl önce dönemin cumhurbaşkanı Üniversitemizi dört yıllığına yönetecek bir rektör atamıştı.
Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sebati Kudret Saylam, 42 oy alarak birinci olmuş ve AK Parti Kırşehir Milletvekillerinin referansı ile de Cumhurbaşkanlığından onay alıp, göreve gelmişti.
Yıllar nasıl geçiyor değil mi?
Seçilenler tarafında bitemeyecek gibi görülüyordu, yıllar geçti yeni seçim geldi.
Seçilmiş kadronun yaptıkları da, yapamadıkları da ortada.
Ülkemizde olsun ilimizde olsun rektör seçimine, rektör seçimi demek zaten bir komedi olduğunu öğretim görevlilerinde dinliyoruz.
Aslında buna seçim demek ne denli doğru bilemiyorum. 
Rektörlük seçiminde aranılan kriter çok enteresan, aday oylamada birinci çıksa da, en az oy alan cumhurbaşkanı tarafında rektör olarak atanabiliyor.
Dün böyleydi, bu günde böyle, sanırım yârinde böyle olacak.
Cumhurbaşkanın ağzında çıkacak söz, altına atılacak imza, ülkemizde rektörü belirliyor.
Rektörlük seçimlerinde aranan ölçü, seçimde sandıkta en çok oy alan değil, cumhurbaşkanın seçeceği şahıslar önemli.
Rektör adayları derslerine ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar, ne kadar adam ayarlarlarsa ayarlasınlar, notu cumhurbaşkanı veriyor.
Rektörlerde aranan özelik kariyer, ilim, irfan, duruş, vizyon, çalışkanlık değil.  
Siyasi duruşu nedir, bizim partiye yakınlığı ne durumda, hatta namaz kılıp kılmadığı, cuma namazına gidip gitmediği dahi bir adayın atanmasında bir rol oluyor.
Ak partiye yakın olmayan, namaz kılmayan, cuma namazına gitmeyen, bir adayın atanma şansı yok gözükmekte! 
Eminim bu nedenle cuma namazını bırakın, vakit namazlarını kaçırmayan, Ak partiye yakınım diye ortalarda gezenler çok olacak.
Üniversitemizin mevcut rektörü tekrar aday, dışarıda gelen adaylarda var. 
Bir üniversitede rektör, bir vilayette vali, bir ilçede kaymakam, ya da “il, ilçe milli eğitim müdürlüğü” yapacak kişilerin, ilk önce “sivil toplum kuruluşlarıyla barışık” olması, son derece önemlidir. 
Rektör iliyle, öğretim görevlileriyle, çalışanlarıyla, ögrencileriyle barışık olmalı.
Burnu, kafası havalarda olmamalı.
Rektör adayı seçileceği üniversitenin netür eksiği, hangi konularda ihtiyacı var, bunu çok iyi bilmeli.
Birlerinin getirdiği aday, üniversitenin adayı değil, birlerinin rektörü olacaktır.
Birilerinin rektörü üniversiteye ne kadar katkısı olur bunu da ilerleyen zamanlarda göreceğiz.
Bana göre rektörlük seçimlerinde akademisyen (!) dediğimiz insanların tutumu, davranışları adaylardan daha çok önemli… 
Hatta bu akademisyenler kendilerine bir de bilim adamı diyorlar.
Bilim adamları dediklerimiz onun bunun, taraflı değil, adil davranmalılar.
Rektör adaylarının öneminden çok, seçeceklerin önemi çok! 
Önemli olan kendisine Üniversitedeki öğretim üyeleri, “Mevcut Rektör gitsin mi, kalsın mı?” tercihinde bulunmak için “oy” kullanacaklar.
Öğretim üyeleri yeni rektör gelsin diye yine oy kullanacaklar.
Son kararı, elbette YÖK ve Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan verecek. 
 Sayın cumhurbaşkanı “Erdoğan’ın son kararı vermesi”nde, adayların aldığı oylarda belki dikkate alınacaktır. 
Herhangi bir adayın “en fazla oyu” almış olması, elbette ülkemizde “rektör” olarak atanacağı anlamına gelmiyor! 
“Birinci” olmaz da, belki “ikinci veya üçüncü, dördüncü sonuncu da”  atanabilir.
Sayın cumhurbaşkanı Erdoğan, “rektör” atarken, herhalde “başka kriterler” de arayacaktır.
Bu kriterleri sanırım adaylar çok iyi bilmekteler.
En önemli kriter de;
Rektör adaylarından herhangi birinin geçmişte“paralelci” olmaması ya da “paralelin dümen suyunda” hareket etmemesi olacaktır!..
Zaman Ak parti zamanı.
Adaylar içerisinde kim daha çok geçmişinde milli görüş çizgisinde geldiyse bence en çok tercih hakkı ona verilecektir diye düşünüyorum.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.