Rüzgar eken, fırtına biçer...

“Kazanmak koca bir ömür ister, kaybetmeye ise anlık gaflet yeter” diyor Mevlana. Yapmak zor, yıkmak ise bir o kadar kolaydır. Bir binayı yaparken tonlarca demir, çimento, kum gerekir; yıkmak içinse bir dinamit yeter de artar bile. Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmaz, yapılan her şeyin mutlaka bir karşılığının olacağını her insan bilir. Önemli olan sonunda biçilen fırtına olmasın. Neticesinde pişman olmamak için sonunu düşünerek hareket etmek gerekir.

Rüzgar eken, fırtına biçer...

Rüzgar eken, fırtına biçer...

“Kazanmak koca bir ömür ister, kaybetmeye ise anlık gaflet yeter” diyor Mevlana. Yapmak zor, yıkmak ise bir o kadar kolaydır. Bir binayı yaparken tonlarca demir, çimento, kum gerekir; yıkmak içinse bir dinamit yeter de artar bile. Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmaz, yapılan her şeyin mutlaka bir karşılığının olacağını her insan bilir. Önemli olan sonunda biçilen fırtına olmasın. Neticesinde pişman olmamak için sonunu düşünerek hareket etmek gerekir.

Hani böyle havadan bir yerlere gelip de memur, amir olan veya sonradan zengin olanlar için “Ne oldum delisi olmuş” derler ya, işte bu söz geldiği yeri unutanlar için söylenir. Bazı insanlar var ki öyle hep günlük yaşarlar, yarınını hiç düşünmezler. Oysaki geçmişi olmayanın yarını hiç olmaz. Bu durum, devlette de, ailede de, normal yaşamda da böyledir. Bu dünyada günlük yaşayan, belli bir projesi olmayan, akşam aklına ne geldiyse, sabah kalktığında onu uygulayan, bu nedenle de yarına sunacağı doğru dürüst hiç bir eseri olmayan, laf söz dinlemeyen, kafasına göre takılan kişiler kendileri dahil kimseye hayrı dokunmayan insanlardır. Böyle kişilerin ailelerinde huzur, evlerinde bereket olmaz.
 
Bizler millet olarak haksızlığa tahammülü olmayan insanlarız ama birileri menfaatleri doğrultusunda bir makama ya da hile ve hurda ile devletin en güzel yerlerinde iş güç sahibi olmuşsa bana göre böyle kişilerin kazandığı paralar haksız kazançtır. Bunun en güzel örneği ise 40–45 yıldır süre gelen ve yıllardır bu devletin kanını emen Fetöş olayıdır. Sen tutacaksın yetimin hakkını gasp edeceksin, yiyeceksin, içeceksin ve gezeceksin. Kusura bakmayın buna Allah da razı olmaz kul da. Ben de bu vatanın bir evladı olarak hakkımı alana, haram zehir zıkkım olsun derim. Ne ektilerse de onu da biçmiş oldular.

Üzerinde yaşadığımız topraklar hepimizindir. Onun bunun babasının malı değildir. Mazlumların, mağdurların hakkı çok. Hele ki yetimlerin hakları için umut olmak ve ülkemizde kalıcı barışı, huzuru, refahı ve adaleti sağlamak adına herkesin elinden geleni yapması gerektiğini düşünüyorum. Şu şartlarda bir memleketin büyüyüp gelişebilmesi için en önemli olan burada insanların merhamet ve vicdan rahatlığı ile yapacağı işleri en güzel bir şekilde ortaya koymasıdır. Bunu yanında da vicdanlarını bastıran insanların başına da olmadık şeyler, eninde sonunda gelir. Vicdanımızı ne kadar dinlememeyi tercih edersek edelim, o ses bir gün gelir bize ulaşır. Sonunda da iyilik yapan iyilik bulur, kötülük yapan da kötülük bulur. Anlayacağınız rüzgâr eken fırtına biçer.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.