banner245

Seçilmişlerin ineceği yok...

Bazı insanları bir yerlere taşırsınız.

Seçilmişlerin ineceği yok...

Seçilmişlerin ineceği yok...


Bazı insanları bir yerlere taşırsınız.

Yükseklere çıkardığınız insanlar geldikleri yerleri unuturlar.

Yanında olanlarla değil yeni bulduklarıyla yakın olurlar.

Yeni dostlar arkadaşlar edinirler.

Yeni dostluklar mezara kadar değil çıkarlara kadar olduğunu unuturlar.

Çıkarlar bitiğinde ne dostluklar kalıyor ne yakınlıklar.

Çünkü dostluklar çıkarlara endeksli olmuştu.

Bir dönem ben tepelerdeyim diyenler bugün neredeler.

Ben seçildim, atandım, makamlara kurulanlar.

Koruma ordusuyla gezenler, insanları tepeden süzenler.

Ben cumhurum başbakanım, başbakanım, bakanım, generalim beldeyi başkanıyım diyenler, hep yükseklerde kalınmıyormuş değil mi?

O zaman sizleri o yükseklere taşıyanlara oradan bakmayın.

Çocukluğumuzdan beri Nasrettin hocanın o güzel öğütlerini büyüklerimizde ve öğretmenlerimizde dinledik.

Bakın yine hocadan bir kıssa.

“Nasrettin Hoca günün birinde büyük bir çaba ve gayretle eşeğini hava alsın diye evin damına çıkarır!

Bir müddet sonra indirmek istediğinde bakar ki, eşek bir türlü inmiyor!

Yer çok hoşuna gidiyor, yüksekten bakıyor.

Hoca şaşkın kalır ve ne yapacağını bilmez!

Dama çıkan eşek, aşağı inmekte direniyor!!!

Hoca bir süre daha uğraşır ama nafile.

Eşeğin ineceği yok!!!

Hoca yorulur ve mecburen tek başına iner.

Kendisini özgür hisseden eşek, zevkten damda koşturmaya ve çifteler atmaya başlar.

Ama dam bu baskılara dayanamaz ve neticede çatlar da delinir ve eşek de düşer ve enkaz altında kalıp bacağı kaburgaları kırılmış

Hoca bu hali görünce düşünmeye başlar ve şöyle der:

"Allah beni kahretsin!

Bir eşeği yüksek bir mevkie çıkardığında, eşeğin hem o mevkii tahrip edeceği, hem de kendi zarar vereceğini bilemedim.”

Bugün öyle değil mi yükseklere seçilenler, makamlara gelenler ne oldum delisi olmuyorlar mı?

Ne demişler anlaya sivrisinek saz, anlamayana davul zurna bile az.

Gerçekten bugün öyle hak etmediği halde o yükseklere çıkarılanlar var ya.

Yükseklerin havası dayanamayanlar çarpılıyorlar.

Havasına alışanlarda onlar gibi yaşamaya devam ediyorlar.

Ne kadar yazsak da, desek de, bunlar bu ülkede, bu şehirde hep  oluyor olmaya da devam ediyor.

Kendini seçilmiş görenler birden değişiyor bir başka havalara giriyorlar.

Bilmiyorlar ki her zaman yükseklerde kalınmıyor.

Yükseklerin manzarası güzel görünüyor olsa da oralarda her zaman durulmuyor, hep yükseklerde olunmuyor.

Bugün yükseklerde olana bir gün geliyor ayakaltında inliyorlar.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.