Seçilmişlerin mutfağı...

Sırtı berk, cebi sıcak, karnı dolu ne bilir asgari ücrete, köle olmuşun halini.

Seçilmişlerin mutfağı...

Seçilmişlerin mutfağı...

Sırtı berk, cebi sıcak, karnı dolu ne bilir asgari ücrete, köle olmuşun halini.
Karnı tıka basa dolu olan, sıcak odalarda, lüks binalarda oturan nerden bilir soğuktan donanı, karnı aç olanı. 
İnsan bir fakir, yetim yolda kalmış, ihtiyaç sahibi birlerini gördüğü zaman üzülmeyen insan yoktur ama üzüntüsü o an için olur ve kısa süre sonra unutur gider. 
“Tok açın halinden ne anlar” atasözümüz burada aklımıza geliyor.
Tok açın halinden anlar mı?
Anlamazlar tabii hiç anlarlar mı?
Masada aç kalmıyor, mutfaktan dert yanıyor.
Sayın seçilmiş karın altında aç yatanları görmüyor, meclisin mutfağını beğenmiyor.
E bu kadar çeşidin içerisinde bırakında seçici olsunlar.
Ekonomisi sıkıntıda olan, etrafı savaşlarla çevrilmiş içerisinde hainlerle uğraşan bir ülkede seçilmiş yemek derdinde.
Meclisin seçilmiş vekil twitteri hesabında paylaşıyor meclisin mutfağında dert yanıyor.
Hani gariban sanayi mutfağından bahsetse anlarım.
Türk mutfağının en deneyimli aşçılarının hazırladığı bir mutfaktan dert yanıyor. 
Ne yapsın adamın aklı midesinde.
Halkın sorunları var, halk dertliymiş, dolar yükseliyormuş, anayasa paketi hazırlanıyormuş, nesine gerek yediği yemeğe sevinenler bakın kimleri temsil ediyor.
Seni, beni temsil ediyor.
Bilmem meclis lokantasında yemek yiyeniniz oldu mu?
Kırşehir’de seçilmiş vekillere misafir olup, meclis mutfağında yemek yeğenlerin anlattıklarına göre her yörenin damak tadına uygun yemeklerin hazırlandığından bahsederler.
Biz meclis lokantasında yemek yiyenlerin şahidiyiz.
Gariban sofrasında aç kalkarken, beyefendi meclisin lokantasını beğenmiyor. 
Gariban buz gibi karların, sobası yanmayan mutfakların, soba üzerinde hazırlanan makarnayla karnını doyuruyor.
Mevcut şahıs etli, kebaplı, köfteli, börekli, Antep baklavalı kuşun sütü eksik mutfaktan dertli.. 
İşçi, esnaf, örgenci her vakit yemeklerde karnım doysun diye bol sulu, az deneli çorba ve kuru fasulye mutfağı değil burası.
Seçilmişlerin mutfağı.
Devletin seçilmişleri böyle uygun görmüşler mutfağı da ona göre yapmışlar.
Seçilmiş vekillerin gelenleri, gidenleri, misafirleri çok olduğunda elbette meclisin içerisinde lokantada bulunmalı.
Seçilmişlerin misafirleri ve kendileri de orda karınlarını doyurmalı.
Elbette seçilmiş vekillerin mutfağı bir sanayi mutfağı gibi değil. Osmanlı mutfağından eşsiz lezzetlerin sunulduğu meclis lokantası burası.
Öğle yemeğini simitle geçiştiren asgari ücretlileri unutma vekilim”  “Bu millet kuru ekmek ve hoşafla savaştı” meydanlarda, cephelerde savaştı diyen sizlersiniz.
Milletvekillerinin aldığı maaşla yediği yemeklerin fiyatları, öğle yemeğini simitle geçiştiren asgari ücretli kıyas götürmeyecek kadar büyük bir uçurum olan bir dünyadayız. . 
Her türlü imkâna sahip, bir eli yağda bir eli balda insanların açlık sefalet içerisinde hayatını devam ettirmeye çalışanların halini anlaması mümkün değildir. 
Hepimizin yaptığı gibi bir fakir, yetim, düşkün insan gördüğümüzde " ah ne kadar yazık!" vb. cümleler söyler üç beş kuruş verir, uzaklaştıktan sonra bir vitrin camında gördüğümüz harika bir elbise ile o fakiri unutur gideriz. 
Oysaki o insanın sıkıntıları her Allah'ın günü aynıdır.
Nasrettin Hoca daldan düşünce herkes bir şeyler söyler de Nasrettin Hoca bana daldan düşen biri getirin der ya işten aynen durum budur. 
Yani bir insanın halinden anlamak için onunla benzer duygular yaşamamız gerekir. 
Bol kepçe hayat yaşayan, nerden bilsin çay kaşığıyla yaşamaya çalışanların halini.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.