Sessiz kalmışa ses olmak bizim elimizde

Yüreği tertemiz, dünyaya meraklı gözlerle bakan masum çocuklarımıza yapılan ve hiç bir zaman seslerini bile duyamadığımız çığlıklarına ses olmak için üzücü, incitici, kırıcı, toplumca utanç verici olarak karşılaştığımız ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI ve PEDOFİLİ konuları üzerinde duracağım.

Sessiz kalmışa ses olmak bizim elimizde

Sessiz kalmışa ses olmak bizim elimizde

Yum usulca gözlerini,
Uzat üşümüş ellerini,
Sakla o masum yüreğini,
Zaman gibi sessiz uyu,
Bu dünya dipsiz bir kuyu.

Pamuktan kalbin solmadan,
Hayat yüzüne vurmadan,
Uyu yavrum uyu,
Bu dünya dipsiz bir kuyu,
Uyu melek yüzlüm uyu,
Bu dünya dipsiz bir kuyu.

Gündemin konusu belli. Toygar Işıklı’nın da dediği gibi bu dünya dipsiz bir kuyu. Yüreği tertemiz, dünyaya meraklı gözlerle bakan masum çocuklarımıza yapılan ve hiç bir zaman seslerini bile duyamadığımız çığlıklarına ses olmak için üzücü, incitici, kırıcı, toplumca utanç verici olarak karşılaştığımız ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI ve PEDOFİLİ konuları üzerinde duracağım.

Bugün bir çocuk cinsel taciz tecavüzden hayatını kaybetti.
Bir kadın mağdur oldu. Tecavüze uğradı, sesini duyuramadı.
Bugün bir kadın ister evli olsun ister bekar tecavüze uğradı ve istenmeyen hamilelik yaşadı.
Bugün bir kadın ve bir çocuk hunharca kemerle evde dövülüp şiddet gördü. Üzerlerine kızgın yağ ve kaynar su döküldü. Çığlıklarına rağmen sesi duyulmadı.
Bugün bu gece evde olması gereken saatte sokakta yürüyen bir kadına laf atıldı, taciz edildi.
Bugün bir birey cinsel kimliğinden dolayı tiksinilerek bakıldı, aşağılandı, hor görüldü.

Bugün sayısını bile bilemediğimiz kedi köpek tecavüze uğradı. Poşetlere konulup şiddet gördü ve öylece nefessiz bırakıldı. Sesini duyan olmadı.
Daha binlerce haber başlıklarından bunlar birkaçı… Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz diyoruz. Fakat yaşadığımız olaylar bizim kimleri seveceğimiz konusunda bile endişelendiriyor. Başta biz ve çocuklarımız kimin gerçek sevgiyle yaklaştığını, kimin bize zarar verebilir olduğunu anlayamaz olduk. Hal böyle olunca siz Kırşehir’deki değerli okurlarımla bu konudaki bilgileri paylaşmak ve sizleri aydınlatmak eğitimci ve yazar olarak bana düşüyor. İstismarın birçok tanımı ve çeşidi var. Fakat son zamanların gündeminden düşmeyen ve bizleri fazlasıyla üzen cinsel istismar üzerinde duracağım. Yine birbiri ile ilişkili pedofil konusuna değineceğim.
CİNSEL İSTİSMAR

Çocuk cinsel istismarı, erişkinlik yaşının altında bulunan bir çocuğu bir erişkinin cinsel doyumu için kullanması veya kullanılmasına göz yummasıdır. Cinsel istismar; sözel istismar, açık-saçık telefon konuşmaları, teşhircilik, röntgencilik, cinsel ilişkiye tanık edilme ya da cinsel ilişkiye zorlama, bedene cinsel anlamda dokunulması, müstehcen yayınlara konu etme, fuhşa itme, ırza geçme, ensest gibi farklı durumlarda ortaya çıkabilmektedir. Cinsel istismar, %77 oranında aile bireyleri, %11 oranında akrabalar, %5 oranında çocuğun bakımından sorumlu olmayan kişiler ve %2 oranında çocuğun bakımından sorumlu olan kişiler tarafından gerçekleşmektedir. Kız çocuklarının erkek çocuklarından üç kat daha fazla istismara uğradıkları görülmüştür, ancak erkek çocuklarının fark edilme oranı kız çocuklarına göre daha azdır
Çocukta cinsel istismarın birçok nedeni vardır. Bu nedenlerin en başında ailenin ekonomik yetersizliği, ebeveynin kısıtlı bir sosyal çevreye sahip olması, ya da çevreyle uyumsuzluk yaşaması, ebeveynlerin kişilik yapıları, erken yaşta ebeveyn olma, alkol ve madde bağımlılığı, eşler arası uyumsuzluk, boşanma, hapis gibi nedenlerle parçalanmış aile yapısı gibi faktörler gelmektedir.
Cinsel istismarın çocuklar üzerinde olumsuz etkilerine baktığımızda, çocuğun cinsel duygu ve tutumları normal gelişiminden sapmaktadır. Bu çocukların sık sık cinsel içerikli oyunlar oynadıklarını, kontrolsüz mastrubasyon yaptıklarını ve cinsel figürlerle oyun oynadıklarını, cinsel ilişki taklidi yaparak sıklıkla genital organlarla oynadıklarını, cinsellik konularına aşırı ilgi gösterdiklerini; bunun yanı sıra uykuya dalamama, konsantrasyon güçlüğü, olayla ilgili kabusler görme, tacizi hatırlatan kişi veya nesnelerden kaçınma gibi semptomlar gösterdikleri fark edilebilir. Ayrıca, cinsel istismara uğramış çocukların yetişkinliklerinde %70-80 oranında. Borderline (sınır) kişilik bozukluğu ve %85-90 arasında çoğul kişilik bozukluğu görülmektedir.
Cinsel istismar, insan eliyle gerçekleştirilen psikolojik travma türlerinden biridir. İstismarın türüne, sıklığına, süresine ve kimin yaptığına göre ruhsal yapıda farklı etkiler bırakır. Şüphesiz ki aileden birinin, uzun süre ve sıklıkla yaptığı cinsel istismarın etkisi çok büyük olacaktır. Yetişkinlikte; depresyon, cinsel işlev sorunları, öfke kontrol problemi ve kaygı (anksiyete) problemi sıkça görülen problemler arasındadır. Ayrıca çocukluğunda cinsel istismara uğramış ebeveynler, ileriki yıllarda çocuk sahibi olduklarında çocuklarına yönelik aşırı korumacı bir tutum içerisinde olup evhamlı ya da kaygılı bir ruh hali içerisinde bulunabilmektedirler.
PEDOFİLİ
Pedofili normaldışı bir davranştır. Cinsel sapma davranışı olup ruhsal bir bozukluktur. Cinsel isteklerin çocuğa yönelmesini tanımlayan bir terimdir. Karşı cinsten olduğu gibi kendi cinslerinden çocukları da seçebilirler. Pedofil erkeklerin bir bölümünde cinsel güçlük te söz konusudur. Böyle durumlarda gerçek bir cinsel eylemden çok masturbasyonun eşlik ettiği göstermeci davranışlarda bulunur. Hangi biçimde olursa olsun pedofil eylemlere maruz kalan çocuklar onarılması güç bir hasarın yaşam boyu sürebilen izlerini taşırlar.

Pedofililer üzerinde yapılan bir araştırmada üç örüntü türü saptanmıştır.

1-Ruhsal ve cinsel yönden olgunlaşmamış oldukları için yalnızca çocuklara yaklaşa bilen kişiler.

2-Normal sayılabilecek bir gelişim sürdürebildikten sonra sevdiği kadından terkedilme gibi düş kırıklığı yaratan bir olay sonucu önceki gelişim dönemlerine gerileyen kişiler.

3-Saldırgan eğilimli ve cinsel obje konusunda ayrım yapmayan psikopat kişiler.

Pedofililer kendi çocukluk imgesini yansıtan çocukları seçer. Cinsel güçlükleri ve cılız benlik yapılarından ötürü yetişkinlerden daha dirençsiz olan ve daha az anksiyete yaratan çocukları cinsel obje olarak seçerek kastrasyon anksiyetesinden kurtulmaya çalışırlar. Çocuklara yönelik cinsel eylemlerin pedofili kişinin kendine olan yetersiz güvenini onarıcı bir işlevide vardır. Bu işlev böyle eğilimleri olan kişilerin çocuklarla ilgili işleri sseçmelerine neden olur ve çocuklardan gelen idealleştirme tepkileri kendilerin daha değerli bulmalarını sağlayabilir. Buna karşılık ve özellikle kendi cinsine yönelen pedofililer de bu çocukları idealize ederler. Dolayısıyla bu çocuklarla yaşanan cinsellik bilinç dışında sürdürülen ideal obje ile ya da idealize edilmiş benliğin genç imgesi ile bütünleme düşlerinin gerçekleştirilmesini sağlar.

Bütün travmatik yaşantıların bıraktığı olumsuz etkilerden kurtulmak mümkün olduğu gibi cinsel istismarın etkilerinden arınmak da psikoterapi sayesinde mümkündür.

SEVGİLİ OKURUM,

SESSİZ KALMIŞA SES OLMAK YİNE BİZİM ELİMİZDE.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.