Sevdanız makamlar olmasın!

Dostlar Sakın Unutmayın. Hayat yokuşunu tırmanırken rastladığınız insanlara iyi davranın. Çünkü. İnişte yine onlara rastlayacaksınız.

Sevdanız makamlar olmasın!

Sevdanız makamlar olmasın!

Dostlar Sakın Unutmayın.
Hayat yokuşunu tırmanırken rastladığınız insanlara iyi davranın. Çünkü.
İnişte yine onlara rastlayacaksınız.
Ne kadar yükseklerden uçsanız da ayaklarınız tekrar Kırşehir’e basacak.
Nerde yükseldiyseniz oraya ineceksiniz unutmayın.
Bir arkadaşımız seçilmiş başkan olmuştu etrafını tanımıyor, söz dinelmiyordu.
Ne desek fayda vermiyordu.
Sanıyordu ben biliyorum, ben yapıyorum, ben seviliyorum.
Sevilen, sözleri dinlenen kendisi değil kurulduğu koltuk olduğunu bilmiyordu.
Ne desek fayda vermiyordu.
Kerameti kendinde görüyordu.
Bak arkadaşım bu koltuk senin sanma emanet olduğunu unutma.  Koltuk bu birden dönüyor biri giderken diğeri geliyor. 
Ne zaman arkadaşımız o koltuğu kaybettikten sonra. 
Zafer hoca sen haklı çıktın meğer demişti.
Onun görmediğini biz görüyorduk onun duymadığını biz duyuyorduk.
Koltuk sevdası aşka dönüşmüş, gözler kör olmuştu. 
Yalnızca bir koltuk deyip geçmeyin. 
Çok önemlidir birçok insan için. 
Kimileri üzerinde oturur, düşünmeyi öğrenir, karar vermeyi, insanları değerlendirmeyi, plan program yapmayı, olumlu işlere imza atmayı. 
Kimileri üzerinde uzanır, düşünmeden yargılamayı,  yapmadan yıkmayı, insanları harcamayı, dostlarını eleştiriyi öğrenir.
Koltuk değip geçmeyin, koltuk vardır rahat, oturunca kalkası gelmez insanın. 
Etrafınızı ören tayfa ayaklarınızı yerden keser. 
Kalkarsam kaptırırım korkusuyla sıkı sıkı sarılırsınız kolçaklara.
Cumartesi, Pazar, tatil demez koltuk gidecek diye eşi, dostu unutturur insan.
Anlayamazsınız çoğu zaman, itibar, sahte tebessümler, yatırımlar size mi, koltuğa mı? 
Belki de işinize gelir anlamamak, lakin anlamış olursanız, koltuktan feragat etmeniz gerekebilir. 
Ama sevda ya bu, vaz geçmek olmaz. 
Yavaş yavaş akıp giden kişiliğiniz, bununla birlikte sarsılmaz sandığınız karakteriniz, prensipleriniz, doğrularınız, sizi siz eden en önemli kriterleriniz usulca giderken koltuk sevdanız sizi kör eder, sağır eder, dilsiz eder.
Sizi uzaklaştırır dostlardan, dünden, bugünden, yarınlardan. 
Canım dediklerinizden uzaklaştırır, dostlarınızdan, ailenizden çocuklarınızdan. 
Sizi sizden alır götürür, ne olduğunu anlamadan kendinize yabancı olursunuz.
Bir süre sonra oturan, içi boşalmış bir figür olursunuz sadece.
Korku sarar içinizi. 
Koltuk çok rahat ya hani. 
Bırakmamak gerek, kaptırmamak asla. 
Size uzanan basit ellere sarılırsınız. 
Yeter ki, sizin koltuğun üzerinde kalmanızı sağlasın, bir çift el yakalasın sizi, o muhteşem koltuğunuzdan.
Gün gelir güvendiğiniz eller bırakıverir sizleri, kara sevdanız koltuğunuz gider altınızda.
Etrafınızda ne makamınız kalır, ne makam şoförlü arabanız kapınız açacak korumanız.
Her sabah hoş geldin başkanım, müdürüm diye kapılarda bekleyen yalaka memurlarınız.
Görkemli makam kapılarınız da sizleri bekleyen dostlarınız.
Anladınız mı şimdi saygı, sevgi, hürmet kime olduğunu.
Kara sevdan koltuğun nasıl terk etti sizleri.
Sevdanız makamlara, koltuklara değil dostlarınıza olsun. 
Öğüt verenlerin sözleri kulaklarınıza küpe olsun.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.