Seyfe Gölü tamamen kurudu

Kırşehir ilinin çok önemli Sulak Alanlarından olan Seyfe Gölü, 2013 yılında tamamen kurudu.

Seyfe Gölü tamamen kurudu

Kırşehir ilinin çok önemli Sulak Alanlarından olan Seyfe Gölü, 2013 yılında tamamen kurudu.

Göl'de incelemelerde bulunan KIR-ÇED Başkanı Mustafa Bağ, " Bu kuruma 2005 yılındaki göstergeyle aynı. Seyfe Gölü bir Dünya mirası. Seyfe Gölünün tanımını dahi yapamayanlar acaba bugünlerde devasa bir tuz gölü görünümünde olan bu gölün tamım ve tarifini nasıl yapacaklardır? Günlük yaşantımızda bataklık ya da sazlık olarak tanımlanan sulak alanlar aslında ekolojik özellikleri ve barındırdıkları canlı toplulukları nedeniyle büyük bir öneme sahiptir. Gerek ekolojik gerekse de ticari değeri yüksek, değişik türden canlıların yaşamasına olanak sağlayan sulak alanlar, tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir. (Williams, 1990) Sulak alanların başta su kuşları olmak üzere çok zengin yaban yaşamını barındırmalarının yanı sıra, doğa için önemli işlevleri ve insanlar için ekonomik değerleri vardır. Sulak alanların korunmasına hiç katkı yapmamış bazılarında da sadece lafla olan koruma anlayışı Ramsar sözleşmesinin sulak alanları korumadaki yetersizliklerini öne sürmüşlerdir. Ramsar alanlarında doğa koruma ile ilgili önemli sorunlar varken, uluslararası öneme sahip olup da halen Ramsar listesine dâhil edilmemiş olan sulak alanlara yönelik nasıl çözümler üretecektir. İç Anadolu’da özellikle bizim yaşadığımız coğrafyada bu sorunlar daha da fazladır. Türkiye’de de sulak alanların ortalama olarak yarısı kurutulmuştur. Türkiye’de 8 ha.’dan büyük sulak alanların kurutulması ancak 2005 yılında revize edilen Sulak Alan Yönetmeliği ile yasal olarak durdurulmuştur. Bu yasaya rağmen kurutmaya endike olan tehdit unsurları olduğu gibi bırakılmıştır. Sulak alanlarda yapılan düzenlemeler ve doğa korumaya yönelik etkinlikler, yerel coğrafi koşullar ve alanın geleneksel kullanımı bilinmediği, ya da yeterince dikkate alınmadığı veya birbiriyle ilişkileri anlamında düşünülmediği için çoğu kere istenen sonuçları üretilememiştir. Bu bağlamda sulak alanların bütüncül bir yaklaşımla çalışılması ve bu ekosistemlerin hem ekolojik işlevlerinin hem de insanlarla ilişkilerinin derinlemesine anlaşılması boyutunda birçok eksiklerine rağmen Seyfe Gölü Yönetim Planı hazırlanmış, Kültürel ekoloji, bu anlamda gerekli olan derinliği sağlayabilecek bir yaklaşım oluşturulamamıştır.  Çalışmanın kavramsal çerçevesini oluşturan Kültürel ekolojik perspektif anlayışla Dünya örnekleri yerine farklı uyarlamalar öne sürülmüştür. Bu gölün kurumamasından herkes sorumlu. Bölge halkı sorumlu. Bölge de bir nimet olan bu alana sahip çıkmak yerine parçalayıp yok etmeyi evla gördü. Çevrede bulunan ilçe ve beldeler gölü besleyen ana kaynaktan su almayı sürdürdüler. Bölge çiftçisi “Ben Kurtaracağım” anlayışı içinde işine baktı. Hem devleti dolandırıp ÇATAK projesinden para aldı. Hem de Seyfe Gölünün suyunu almaya devam etti. Aşırı ilaç kullanımı ile suyun niteliğini bozdular. Göl Alg baskınına uğradı. Yanlış ve yanlı açıklamalar devletin bölgeye umarsız kalmasını sağladı. Doğrular rafa kalktı. Sadece fotoğraflarda kaldı Seyfe Gölü. İşimiz Allah’a kaldı. Yağmur ve kar yağmalı ki Seyfe Gölü birkaç yıl daha idare etsin.
Seyfe Gölünü el birliğiyle öldürenler kim bilir ne kadar mutludurlar. Şu gerçek ki; doğa öfkesini sizlerden misliyle alacak güce ve kine sahip. Devlet devasa kanallarla Seyfe gölünün boğazını kesti. Devlet denetim yapmadı. Devlet düzeltme yönünde sadece yandaşa yazdırılan bir kitabı kütüphaneye yerleştirip adım atmadı. Keson kuyular kapatılamadı. Yüzey sularını Devlet açtığı kanallara, bölge çiftçisi açtığı Keson kuyulara doldurdu. Seyfe Gölünden nemalanları saymıyorum. Üzerinden prim alanları, proje oluşturanları yazmıyorum. Halkı kandıranlar bu yazı sonrası hangi suratla bu milletin yüzüne bakacak doğrusu merak ediyorum. 18 Ağustos 2013 günü aracımla Göle girdim. 2005 yılında da araçla göle girmiştim. Aradaki tek fark sadece otomobillerin tipinde. Çevresel Etkinin en büyük düşmanı yalan. Zira yalanlar çok şeyi saklar ve gizler. Hele ki gerçeği görmemek gibi uçuk kaçık söz ve lakırdılar gerçekte her şey düzgün gidiyor da sanki birileri tarafından saptırılıyor imajını ortaya koyar. İşte bu anlayış, bilgi kirliliğini ortaya döker. Seyfe’ Gölüne dair gerçekler neden hep saklanır. Neden insanlar hep birbirinin sırtını sıvazlama gereği duyar işte bunu anlamıyorum. Yalan ve gerçeği birbirine karıştırıp sürüm yapanlar. Belki çokta şirin gözüküyor olabilir. Çok daha doğru söylüyor anlaşılabilir. Zira onlar böyle konuşulsun istiyor. Diğeri de böyle konuşuyor. Biz, KIR-ÇED olarak her fırsatta dile getiriyoruz. Seyfe Gölü ölüyor. Gölünün dip faunasında ve özelliğinde azami kirlilik var… Dediğimizde kulaklarını tıkayanlar. Mevcut değerleri korumak yerine İlahiyat Fakültesi açma derdine düşmüş bir Üniversite. Ahi Evran Üniversitesinin bu şehre katkısını ben duymuş değilim.  Bu şehri yönetenleri. Ahi Evran Üniversitesini, Çevreciyim diyenleri göreve davet ediyorum. Valiliğin konuya yönelik çalıştay hazırlamasını önemsiyoruz. Bu şehirden nemalanmak. Nimetlerinden istifade ederken korumayı ve koruma tedbirlerimin de alınması gerekliliğini savunuyorum "

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Demirel - 5 yıl önce
göl ölüyor birileri artık dur deesin devlet el atsın üniversite çalışmalar başlatsın halk bilinçlendirilsin seyfe gölü kırşehir için bir cennetti cehennem olmasın
Avatar
mehmet mutlu - 5 yıl önce
değerli bağ,izmirde yaşıyorum.kirşehirliyim.16-17 yaşlarinda kirşehir'den ayrildim.çok iyi hatirlarim seyfe de avlanmaya giderdik ne güzeldi doğası ve manzarası.buraları kurutan bozan kirleten her kim varsa allah cezasını versin.elinde imkan olupta görevini kullanmayanlara da aynı bedduayı yapıyorum.