Solan yaprak gibi..

Mevsimlerin baharı yazı derken sonbahara geldik bir yıl bitiyor.

Solan yaprak gibi..

Solan yaprak gibi..
 
Mevsimlerin baharı yazı derken sonbahara geldik bir yıl bitiyor.
Yazın boğucu sıcakları artık geride kaldı.
Tatil biti,  okular açıldı, örgenciler yeniden eğitimle buluştu.
Okul bahçeleri şenlendi sınıflar çocukların cıvıltılarla doldu.
İnsan ömrünün bir baharı yazı sonbaharı kışı var.
Mevsimlerde insan ömrü gibi doğuyor, büyüyor, soluyor ve ölüyor.
Tabiatta da hayat ve ölüm’ sahnesi cereyan etmektedir.
Yemyeşil, cıvıl cıvıl, hareketli bir bahardan, yazdan sonra bir anda yeşillik sararıp solmakta, canlılığını kaybetmekte, dallar boynunu bükmekte, yapraklar sararıp solmakta (beslendiği) toprağa düşmekte, yeşil rengi yerini sarıya bırakmakta.
Tabiatta yaşayan canlılar doğuyor, gelişiyor, büyüyor ev ölüyor.
Sonbaharda böyle doğan gelişen büyüyen her canlının sonu gibi.
Onun için sonbahara hüznün ve ayrılığın mevsimi demişlerdir. Sonbahar rüzgârının yerlerde sürüklediği dalından kopmuş sararan bir yaprak gördüğümüzde, hangi insan ‘ölümü’ ve ‘ayrılığı’ hazırlamaz ki?
Allahın kanunları geneldir.
Hiç bir kişiye, zümreye veya güç sahibine ayrıcalık tanımaz. Zengin, fakir, dindar, dinsiz ayırt etmediği gibi, demokrat, diktatör, faşist, sultan, zalim ayrımı da yapmaz.
Allah Adildir!
Yeri gelmişken, önemli bir kanunundan daha söz edelim.
“Her sistem kendisini yok edici unsuru da içinde barındırır…”
İlk anda ters gibi gelse de, kanun geçerlidir; hem doğada, hemde toplumda…
Mikrobu besleyen bünyedir, bünyeyi yok eden mikroptur.
Demiri çürüten kendi pasıdır.
Kömür yanıcıdır, yanma ürünü söndürücü gaz karbondioksittir.
Ne mikrop suçludur ne de onu besleyen bünye, ne demir suçludur ne de demiri çürüten unsur.
Suçlu yoktur ortada!
Allahın koyduğu hüküm icra edilmektedir oluşan şartlar gereği…
Bir ay kadar önce dalında meyvesiyle bize hayatın ve canlılığın en keskin müjdecisi gibi gülümseyen yemyeşil ağaçlar ve ormanlar, acaba bize şimdi, sonbaharda hangi mesajı vermektedir?
Etrafımızda olup biten mevsimsel hadiseler, her yıl hiç aksamadan sürüp giden inişler çıkışlar kime neyi anlatmaktadır?
Ölümün habercisi sonbahardan ve ölümün kendisi kıştan sonra gelecek olan bahar, aslında ‘ölümden sonra yeni bir başlangıç’ı bize haber veriyor olmasın?
Doğumları ilkbahara, ölümleri de sonbahara benzetmemiz boşuna değildir aslında…
Oysaki insanoğlunun bir kere yaşayacağı doğumu ve yine bir kere yaşayacağı ölümü, tabiat her yıl yaşamaktadır.
Yaprakların sararıp dökülmesi de insanlığa mesaj vermektedir.
Sonbahar mevsimi Allah’ın bir uyarısıdır.
Kendini ölümsüz görenler, ben bilirim diyenlere, ben seçilmişim, ben zenginim diyenlere bir uyarı.
Hiç bakmazsısınız mevsimlere onlardan ibret almazsısınız.
Allahın kanunların da değişiklik bulamazsınız.
Allahın adaleti yeri geldiğinde hiç durmaksızın devam eder.
Ey insanlık, işte sen de bu ağaç gibi kuruyup gidecek, bir yaprak gibi solup can vereceksin!
Dön bir Allahın yaratışına bak, doğumdan sonra ölüm, ölümden sonra dirilişe şahit ol!
Mevsimlerin dönüşümü sonbaharın yaprak dökümü insana bir şeyi hatırlatsın.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.