Susma...!!!

Ey insanlar doğru bildikleriniz karşısında neden susarsınız.

Susma...!!!

Susma...!!!

Ey insanlar doğru bildikleriniz karşısında neden susarsınız.
Haksızlığın karşısında dilsiz olursunuz.
Doğru bildiğiniz halde konuşmazsınız.
Değer mi üç kuruşluk menfaat ve çıkar uğruna haksızlık karşısında dilsiz olmaya.
Bırakınız haksızlık karşısında susmayı, kendi çıkarı, makam, para ve istikbali için en bariz yanlışı ve haksızlığı görmeyen, hatta onu meşrulaştıran, güç ve kuvvet sahibi haksız ve zalim karşısında eğilip bükülen, kırk takla atan.
Sadece rakiplerinin ve karşıtlarının yanlışını gören,  karşısındaki siyasi muarızının toplu iğnesi kadar yanlışını  dahi gördüğü halde, kendi tarafının dev kazığını bile görmeyen, görmezden gelen, yalnız kendine demokrat, kendine adalet ve kendine olduğunda haksızlığa karşı koyan bir Müslüman tipleriyle karşı karşıya bulunmaktayız
 Peygamber efendimiz “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır ”demiyor mu?
Peygamberin efendimizin tavsiyeleri sözde kalmayıp, hayatımıza yansımış olsa sorunlarımızın  çoğunu aşabileceğimiz, adil bir dünya kurabileceğimiz temel  İslami referansların en başında gelmekte. 
Hz. Ali ( r.a ) “Haksızlık önünde eğilmeyiniz, çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.”  “Bedeli ölüm bile olsa, zalime boyun eğmeyiniz” demekte.
Hz. Hüseyin“En büyük cihad, zalimin karşısına çıkıp;  Sen ‘haksızsın’ demektir” diye buyurmakta.
 “Menfaat için göz yumduğun haksızlık, sanma ki yanına kalır..!  
O haksızlık bir gün dayanır kapına, senin de hakkını elinden alır…!”
 “Susma, susarsan sıra sana gelecek.” “Sana sıranın gelmeyeceğini bilsen de susma.”
 İslam’ın temel esası“haksızlık karşısında susmamayı” ihtiva ediyor. 
Yani “adil ve adaletli” olmayı emrediyor.
 Kitabımız Kuran bu konuda ne diyor, bir de ona bakalım:
 “Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendini, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız ( biliniz ki ) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” Nisa, 13)
Kuranda birçok ayette, çarpıcı, açık ve net bir şekilde, hayatın her alanında haksızlığa, zalime ve zulme karşı durmamızı, daima hakkı ve doğruyu söylememizi, “adaleti” temel ölçü almamızı emrediyor. Öyle ki, kuran bırakınız partinizi, cemaatinizi, hocalarınızı, liderlerinizi, müdürlerinizi, başkanınızı,  haksızlığı babanız yapsa bile, şiddetle karşı durmamızı emrediyor.
Hz. Peygamberimizi “Muhammedül emin” yapıyor ve “müşrikler” yani O’na düşman olanlar bile “emanetlerini” yine O’na “emanet” ediyor. ” 
Günümüze geldiğimizde, Kırşehir’de ve ülke genelinde olsun en alttan en tepeye kadar emanetlerin kendisine teslim edilebileceği, karşıtlarının bile güveneceği kaç Müslüman rastlarsınız.
Müslümanlar arasında güven kalmadı, adalet kalktı, saygı, sevgi yok oldu.
İlişkiler çıkar ve menfaat işlerine dayalı oldu.
Geçen gün bir arkadaş aynen şöyle söylüyor “hocam yanlışta yapsa benim menfaatime geliyor rüzgâra karşı neden işeyeyim de üzerime sıçratayım” diyor.
Menfaat çeteleri karşı taraf yanlış yapsa bile sen doğruları bilirsiniz gazını veriyorlar.
Seçilmişler, başkanlar, atanmışlar, müdürler yanlış yapar mı havaları veriliyor.
Gaza gelenlerin ayakları yerden kesiliyor, ne zaman yere düşüyorlar o zaman akılları başlarına geliyor iş işten geçmiş oluyor.
 

Etiketler; #Susma...!!!
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.