Terzi Zeynep'in 50 yıllık meslek hikayesini yazdık

KIRŞEHİR’DE, Yeraltı Çarşısı esnaflarından 62 yaşındaki Zeynep Kaplan, annesinden öğrendiği terzilik mesleğini yarım asırdır devam ettiriyor.

Terzi Zeynep'in 50 yıllık meslek hikayesini yazdık

Terzi Zeynep'in 50 yıllık meslek hikayesini yazdık

KIRŞEHİR’DE, Yeraltı Çarşısı esnaflarından 62 yaşındaki Zeynep Kaplan, annesinden öğrendiği terzilik mesleğini yarım asırdır devam ettiriyor.

Terzilik mesleğine çok küçük yaşlarda başlayan  Zeynep Kaplan, yıllarca  çeşitli yerlerde dokumacılık, giyim ve terzilik dersleri verdi ve mesleğinin tüm inceliklerini yüzlerce kadına anlattı.
Zeynep Kaplan, ‘Ahi Yurdu Kırşehir Gazetesi’ne şu açıklamalarda bulundu: “ İlkokulu bitirdikten sonra istanbul’a gittim. Sonra  evlendim ve evlendiğimde 18 henüz yaşındaydım. Daha ortaokul ve lise yüzü görmedim. Sonraları açıköğretim sınavlarına girerek ortaokulu ve liseyi bitirdim. Sonra oğlumla beraber üniversiteye hazırlandım ve büyük bir heyecanla üniversite sınavlarına girdim”

Malatya İnönü Üniversitesi Geleneksel Türk El Sanatları bölümünü kazandığını ve sonrasında bu bölümü bitirdiğini söyleyen Kaplan, sadece terzi ve dokumacılık işiyle uğraşmadığını aynı zamanda boş vakti olduğunda takı tasarımı yaptığını ve bu işi büyük bir zevkle yaptığını anlattı. 

“EMEK OLMADAN YEMEK OLMUYORMUŞ”

Boş vakitlerinde dokuduğu halı ve tasarladığı takıları Kırşehir Yeraltı Çarşısı’nda işlettiği dükkanda sattığını söyleyen Kaplan, “ Yıllarca Mucur Halk Eğitim Merkezi’nde çalıştım. Daha sonrasında Kırşehir Belediyesi’nde sonrasında da Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası’nda çeşitli dersler verdim. 
Yüzlerce kadının belge almasında benim de bir katkım oldu. Öğrencilerime bu mesleğin detaylarını öğretirken çok emek verdim. Üzerlerine çok titriyordum çünkü iyi öğrensinler istiyordum. Bende ilk başladığımda hiçbir şey bilmiyordum zamanla üstüne düştüm ve öğrendim. Çünkü emek olmadan yemek olmuyormuş onu anladım.  Yunus Emre’nin de dediği gibi ilk önce bende hamdım sonra piştim sonra da yanarak çıktım. Bu şekilde öğrencilerime öğretmeye çalıştım. 

ANNEANNEDEN ANNEYE, ANNEDEN KIZINA... 

Ailesinin 3’üncü kuşak temsilcisi olduğunu ve bu meslege 10 yaşında büyük bir heyecan ve istekle başladığını Ahi Yurdu Kırşehir Gazetesi’ne anlatan Kaplan, şu ifadeleri kullandı:
“Ben 10 yaşında  annemden öğrenerek büyük bir ilgiyle, dikiş dikmeye ve halı dokumaya başladım. O günden bugüne tam 50 yıldır bu meslekle uğraşıyorum.İlk başlarda ihtiyaçtan dolayı çalışıyordum sonraların da alışkanlık haline geldi. Az önce bahsettiğim gibi uzun yıllardır bu mesleğin içindeyim ama meslek yavaş yavaş ölüyor diyebilirim çünkü dikiş-nakış ve dokumacılığı çoğu kimse devam ettirmiyor. Ve şimdilerde bilen bile yok. Tabi burada konfeksiyonların ucuz olmasının da payı var. Ama parasız emek olmuyor. Çünkü biz alın teri döküyoruz.Bu yüzden de bu mesleğin devam ettirilmesini istiyorum. Bunlar bizim geleneklerimiz.

“MESLEĞİM BENİ, BENDE MESLEĞİMİ SEVDİM”

Mesleğinin kendisine moral ve motivasyon sağladığını ve çok şey kattığını ifade eden Kaplan, son olarak şunları kaydetti:
“Mesleğim beni, bende mesleğimisevdim. İkimizde birbirimizi bırakamıyoruz. Sabahları dükkanı açmak, bir işimin olduğunu bilmek bana moral ve mutluluk veriyor. Zaten bu kadar çok sevmesem kimse beni burada tutamazdı. Başardıkça sevdim bu mesleği ve  iyi ki de öğrendim diyorum. Ben annemden öğrendim o da kendi annesinden öğrenmiş. 3 çocuğum 10 tane torunum var. Elimden geldiğince başkalarına öğrettiğim gibi kızlarıma da öğrettim. Kızlarım da torunlarıma öğretiyor.Torunlarım da aynı benim gibi çok hevesli bir şekilde makinenin başına oturuyorlar. Tabi bu durum beni hem mutlu ediyor hem de duygulandırıyor. Onlar oturduğunda sanki gençliğim geçiyor gözlerimin önünden” dedi.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.