Üniversite ile sürecimiz...

Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kudret Saylam ve ekibi ile ilgili yaptığımız haberler ve yazdığımız eleştiri haberlerine ilişkin hakkımızda söylenen iddialara yönelik bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayım...

Üniversite ile sürecimiz...

Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kudret Saylam ve ekibi ile ilgili yaptığımız haberler ve yazdığımız eleştiri haberlerine ilişkin hakkımızda söylenen iddialara yönelik bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymaktayım...

1 NİSAN'DA AÇIKLAYACAĞIM dediğim konulara değinmeden önce, okuyucularımızın yazacaklarımı iyi okumasını ve anlamasını istiyorum.... Çünkü, yazdıklarımdan bir takım kişi ve kuruluşlar, kendi çıkarlarına ters düşmesinden dolayı rahatsız oluyor ve farklı anlamlar üretebiliyor... Ben, samimi ve içtenlikle okuyucularımızın bu yazıyı iyi analiz etmesini, düşünmesini ve ona göre kimlerin rant peşinde olduğunu, kimlerin rant peşinde olmadığını sorgulamasını istiyorum...


SÜRECİN BAŞLAMASI

Kudret Saylam ve beraberindeki Genel Sekreter Ercan Soydan ve Koordinatör Özkan Görgülü, göreve geldiklerinde Kırşehir24 ailesi olarak olumlu ve yapıcı haberler yaparak, bu isimlerin üniversitemizle ilgili önemli çalışmalar yapmasını arzu ediyorduk. Haber sitemizin arşivine girildiğinde Üniversite ve şimdiki yönetimi ile ilgili ne kadar olumlu haber yapıldığını göreceksiniz...

Üniversitemizin gelişmesi ve büyümesi adına Kudret Saylam'a 'Hemşehri' duyarlılığı ile sahip çıkarken; ekibin göreve geldikten 3 ay sonra farklı amaçlar güttüğünü görüp, şahit olduk. Kudret Hoca, göreve gelmeden önce gerek basın kuruluşları gerekse akademisyenlerle birilerinin vasıtasıyla diyalog sürecine girdi. Bu süreçte biz de kendisine destek verdik ve hemşerimiz gelirse üniversitemize daha bir içten sahip çıkılır dedik. Ve neticede birilerinin desteği ile Kudret Saylam göreve getirildi ve Saylam ilk olarak söz verdiği cemaat ve siyasi oluşumların önerdiği isimleri göreve getirdi. Ardından, daire başkanları görevden alındı ve daha sonra siyasi oluşumların ve cemaatin refere edip göreve getirildiği isimler de bir çırpıda görevlerinden alındı. Çünkü, üniversitede yeni bir süreç başlıyordu. Bu süreçte daha rahat çalışmak ve kararları daha rahat alabilme adına bu uzaklaştırmalar gerekiyordu. Nitekim, AK Parti ve cemaate yakın isimler görevden uzaklaştırılınca, üniversitede 'Samsun Gurubu' olarak anılan isimler göreve getirildi ve tam yetkilendirildi.

Kırşehir24 olarak bu süreci yakından takip ettik ve Kudret Hoca'nın kendi ekibini oluşturabileceği ve daha etkin çalışabileceği bir ekip oluşturuyor dedik. Dolayısıyla sürece müdahil olmadığımız gibi bizde kadrolaşma anlamında tarafsız kalıp, seyrettik...

Bunlar kısaca Kudret Saylam'ın göreve gelmesi sonrasında yaşanan gelişmelerdi. Ancak, sonradan ortaya çıkan tablo, ekibin üniversitenin büyümesi değil sorunların daha da kangren olmasına sebep olduğunu gördük. Öyle ki; üniversitemizde konusunda uzman ve son derece başarılı hocalarımızın birer birer Kırşehir'i terk ettiğini gördük. Bunun yanında haksız işten atılmalar, haksız işe almalar, haksız harcamalar, ihalesiz alımlar, geçmiş yönetim ve ekibine yönelik linç girişimi, özel harcamalar ve konut harcamaları, makam saltanatı, lojman saltanatı, mahkemeler ve şikayetler, öğrencilerin perişanlığı, Kudret Hoca'nın randevu vermemeleri, hocalarla görüşmemesi, öğrencilerle görüşmemesi gibi o kadar çok şikayet geldi ki üniversitemizden bunları duyup, gördükçe bizler de rahatsız olduk...

Üniversitemize alımların Samsun ve Tokat nüfusuna kayıtlı olan akademisyenlerle dolduğuna şahit olurken; üniversite içerisinde yükselen adeta sessiz çığlığa ve isyana tercüman olduk. Kırşehirli diye sahip çıkılan Kudret Hoca, birilerinin yönlendirmesi ile öyle atamalar yapıyordu ki hem haksız hem de baskıcı bir ortam yaratılıyordu!

İtiraz eden, şikayet eden, konuşan, yorum yapan, eleştiren kim varsa ya görevinden uzaklaştırılıyor ya da görevden alınıyordu!

Üniversitemizde yaşanan bu olumsuzluk, bu şehre ve üniversiteye yıllarca emek veren hocaların gitmesine ve öğretmen yetiştirmesi ile Türkiye'nin önde gelen üniversitemizde ziraat, bıldırcın ve tavuk bilimcilerinin kol gezdiği görüldü. Nereye başınızı çevirseniz, hangi makama baksanız sanki Türkiye'de işsiz ziraatçi bırakılmamacasına hepsi Ahi Evran Üniversitesi'ne dolmuştu! Çocuk Gelişiminin başına bile ziraatçi ve biyoloğun atandığı üniversitemizde, çevre mühendisliğine dahi biyolog atanır olmuştu!

Kudret Hoca, bir yandan ziraat kökenli öğretim görevlisi atamalarını yaparken, diğer yandan da Kırşehir basınına üniversite gezisi düzenliyor ve önceki Rektör Selahattin Salman'ın yaptırdığı binaları gezdirerek, " BU BİNALAR OLMAMIŞ, BUNU BEĞENMEDİM, BU DA OLMAMIŞ ' söylemlerini ayyuka çıkartıp, geçmişi kötülemekle uğraşırken; diğer yanda Salman'ın yaptırdığı binaların önüne geçip ekibiyle poz vermeyi bildi!

SELAHATTİN HOCA FARKI

İşte tam bu söylemler ve rahatsızlıkların yaşandığı ortamda, Üniversitemizin 2011 ve 2012 yılı yatırım bütçesi onaylandı. Bütçe, üniversitemize yeni binaların yapılması ile ilgiliydi ve nitekim bütçeye konu yaklaşık 55 trilyon (milyon lira) lira onaylandı ve üniversitenin kullanımına sunuldu.

Bu parayla ne mi yapılacaktı? Bu parayla üniversiteme ek binalar, derslikler, sosyal alanlar, binalar yapılacaktı. Bu para bunun için verilmişti. Daha önce de böyle olmuştu ve üniversitemizi kuruluş aşamasında yatırım bütçesinden üniversitemize para gönderilmiş ve bu para ile binaların yapılıp, dersliklerin oluşturulması istenmişti. Ki daha önceki Rektör Selahatin Salman, bu paranın iade edilmemesi için ihaleler yapmış ve binaların temellerinin atmıştı bile...  Yani Selahattin Salman, üniversiteye bina yapın diye gönderilen parayla binaları yapmaya başlamış, üniversitemizde öğrenci sayıları artmıştı.

Bu binaları yapanlar Kırşehirliydi! Ve yaptıkları binaların tüm malzemelerini Kırşehir'den alıp, üniversitemize gönderilen paraların şehre yansımasını sağladılar.

Bina yapım ihalelerini başka kişilerde alabilirdi tabi ki... Burada önemli olan paranın üniversitenin tasarrufunda bulunması ve ihaleyi alan firmaya gerektiğinde ' ALIŞVERİŞLERİNİZDE ÖNELİĞİNİZ KIRŞEHİRLİLER OLSUN' diyebilmeleriydi...

Nitekim Selahattin Salman hoca, bu süreçte Kırşehirli müteahhitlere bunu önerdi ve ' MADEM Kİ PARA KIRŞEHİR'İN ÜNİVERSİTESİNE GELİYOR. O ZAMAN MALZEME ALIMLARINDA KIRŞEHİR ESNAFINA ÖNCELİK VERİLMESİ GEREKİR ' söylemi son derece önemliydi... Bu söylemle üniversitenin betonu Coşar'dan, demiri yada bilmem hangi malzemesi Eraslan'dan yada Ahi Güven'den yada bilmem hangi esnaftan alınıyordu.

İşte burada Kırşehir'i seven Rektör'ün farkı ortaya konuyordu... Selehattin Hoca'nın böyle bir özelliği vardı ve Kırşehir esnafını destekleme gibi bir özelliği bulunuyordu...

AHİ ESNAFI, GENEL SEKRETER'İN UMURUNDA DEĞİLDİ

Güya Kırşehirli Kudret Hoca ve Samsunlu Genel Sekreter Ercan Soydan, öyle bir karar almıştı ki, aslında bu karar şehrin esnafına zarar vericiydi... Bu karar, yapılacak binaların ihalelerinin TOKİ tarafından yapılmasıydı ve bu anlamda TOKİ ile görüşmeler başlamıştı.

İhaleler tabi ki TOKİ tarafından da yapılabilirdi. Bunda kesinlikle bir sakınca yoktu. Ancak, sorun, ihaleyi alacak TOKİ müteahhitlerinin Kırşehir esnafından alışveriş yapmama özellikleriydi! Ki daha önce bunun örnekleri vardı ve dönemin siyasileri, TOKİ yatırımlarından Kırşehir esnafının gerektiği kadar faydalanamadığına dönük sitemleri vardı. Bu sitem Kırşehir esnafının dillendirdiği bir sitemdi. Çünkü TOKİ müteahhidi, çalıştırdığı elemanı bile başka illerden getiriyor, malzeme alımları ile ilgili de Kırşehir esnafına teklif dahi vermiyordu. Bazı TOKİ müteahhitleri de Kırşehir esnafından aldığı malzemelerin parasını da ya ödemiyor yada geciktiriyordu. Yani Kırşehir esnafı bu konuda mağdur ediliyordu.

İşte tam bu süreçte, ben Genel Sekreter Ercan Soydan'ı ziyaret ettim ve ziyarette yapılan sohbette konu üniversitenin bundan sonra yapacağı binaları kendisinin ihale etmeyeceğini ve sorumluluğun TOKİ'ye atılacağı konusuna geldi. Ercan Soydan, 'KIRŞEHİR ESNAFI PARA KAZANACAK DİYE KENDİMİ RİSKE ATMAM BEN KARDEŞİM ' söylemini dillendirince, ben de bu konuda düşüncemi kendisine ilettim ve aynen şunları söyledim:

* İHALELERİNİ BASIN HUZURUNDA ŞEFFAF VE DÜZGÜN BİR ŞEKİLDE SİZ YAPARSANIZ, İHALEYİ KAZANAN KİM OLURSA OLSUN, ALIŞVERİŞ NOKTASINDA SİZİN KIRŞEHİR ESNAFINI TERCİH YÖNÜNDE ÖNERİLERİNİZ OLABİLİR.

* FİRMAYA, ALIŞVERİŞTE ÖNCE KIRŞEHİR ESNAFINI TERCİH EDİN DİYEBİLİRSİNİZ. TOKİ'DE BUNU DİYEMEZSİNİZ VE KIRŞEHİR ESNAFINA ÜNİVERSİTEMİZİN BU ANLAMDA KATKISI OLMAZ. BUNUN İÇİN SÜRECİ ÜNİVERSİTE OLARAK SİZ YÜRÜTÜN " diye öneride bulundum. Benim bu önerim sonrasında Genel Sekreter Ercan Soydan, ' BEN RİSK ALMAM VE KENDİ EKİBİME GÜVENMİYORUM. KIRŞEHİR ESNAFI PARA KAZANACAK DİYE KENDİMİ RİSKE ATMAM ' dedi ve konuyu kapattı.

Görüşmemiz bu söylemlerle son buldu ve ben Üniversiteden ayrıldım. Bu anlamda kendimce bir karar aldım ve madem ki bu yönetim Kırşehir için bir şey yapmayacak ben de bir Kırşehir evladı basın kuruluşu olarak bu yönetimin neyi yapıp neyi yapmadığı ile ilgili tarafsızca haber ve eleştiri sunacağıma ve kendi çıkarları için aldıkları kararları sorgulayacağıma söz verdim.

Hem bu şehrin üniversitesinde maaş ve döner sermaye alıp, makam sahibi olacaksınız hem de ' BEN BU ŞEHRİN ESNAFI PARA KAZANACAK DİYE RİSK ALMAM KARDEŞİM' diyeceksiniz!

Risk almayacaksanız, proje üretmeyecekseniz, Kırşehir'e ve esnafına katkıda bulunmayacaksınız neden o makamları işgal ediyorsunuz? diye sormaya başladım ve yazıyorum...

Bir yandan haksız personel çıkarmaları, haksız eleman alımları, yersiz harcamalar, makam saltanatı, koordinatörlükler oluşumu ve milyarlarca lira maaş alıp hayatın keyfini süreceksiniz kafanıza göre; diğer yanda bu şehir için risk almamak için topu başkalarının üzerine atacaksınız ve kurtulduğunuzu zannedeceksiniz! Bu kadar kolay değil elbette!

Hakkımda ' para istedi vermedik yazıyor, basın müşavirliği istedi vermedik yazıyor, abonelik istedi vermedik yazıyor ' söylemlerinin aksine haberlerin ve eleştirilerin tüm nedeni budur...

Para isteyen, abonelik isteyen, makam isteyen şerefsizdir... Alpaslan Demirbaş, bunları istedi deyip de ispatlamayan da şerefsizdir, alçaktır...

Bizimkisi tamamen bir DELİ DUMRULLUK...

Kudret Hoca ile sürecimizin nedeni budur... Ben o makamlarda rahat oturmamaları için, hizmet üretmeleri için, Kırşehir'e ve esnafına faydalı olmaları için, üniversitemizin gelişip büyümesi için, konusunda uzman hocaların gelmesi için, haksız işten atmalarının önüne geçmek için, haksız alımların önüne geçmek için yazıyorum...

Yazdıklarımı ve eleştirilerimi şahsım için para ve ranta bağlayanlar alçaktır, şerefsizdir...

Bu da 1 Nisan'ın gerçeğidir...

Gazeteci-Yazar: Alparslan DEMİRBAŞ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
rıfat şahin - 6 yıl önce
çok güzel yazmışsınız sizi tebrik ediyorum yazdıklarınızın hepsi doğru bizler esnaf olarak hep yanındayız doğruları yazmaya devam
Avatar
Şaşkın vatandaş, - 6 yıl önce
gerçeklere ne denir ki!!!!
Avatar
ugur - 6 yıl önce
üniversiteden biri olarak ifade ediyorum: şu yazılanları kim inkar edebilir:
son derece başarılı hocalar üniversiteyi terk etti doğru (yaklaşık 40 hoca)
• bunların yerine işsiz, dışarıda bekleyuen bir çok ziraatçi alındı, doğru
• üniversite hastanesine bir tane hoca alınmıyor, rektörlük seçiminde rekabet olmasın diye, doğru
• rektörden randevu alamama, görüşememe, doğru

• haksız işe almalar, haksız harcamalar, ihalesiz alımlar,
• geçmiş özel harcamalar ve konut harcamaları,
• makam saltanatı,
• lojman saltanatı,
• mahkemeler ve şikayetler,
• öğrencilerin perişanlığı, kudret hoca'nın randevu vermemeleri,
• hocalarla görüşmemesi, öğrencilerle görüşmemesi gibi

bunların hangisi inkar edileblilir?
Avatar
M Furkan - 6 yıl önce
çabalar boş değil ama sanıyorum şehirimizin üniversitesi bu kadar geri kaldıktan sonra anlaşılacak. 10 yıl sonra anlaşılacak rezalet
Avatar
ahmet ak - 6 yıl önce
sebati hoca bu devlet bu millet bu mahkemeler sana bunun hesabını soracak bende soracam merak etme belkide beni çok merak ediyorsun ama merak edecek birşey yok..kimin senin belegini yenecegini sen biliyorsun ben senin o belini bükecek delikanlı benim sende herkeste görecek..
Avatar
dogru söyledi için sürülen - 6 yıl önce
“ Haksızlığın önünde asla boyun eğme.eğer boyun eğersen hakkınla birlikte şerefinide kaybedersin.” Bu haksızlığa daha nekadar dayanacaksınız.Hep içinizden bir kişi çıksın mücadele etsin istiyosunuz.dogruyu söyleyince sürgün olanlar,tehdit edilenler burası devletin kurumu burda herkes devlet için çalışıyor ,kimseye ceketi omza attırmayın,kimseye hakkınızı yedirmeyin,bunu kendiniz için yapmıyosanız tüyü bitmemiş yetim hakkı için yapın.devletimiz için yapın milletimiz için yani Kırşehir halkı için yapın…Alparslan beykırşehir için Kırşehir esnafı için Kırşehir halkı için kendi adıma çok çok çok teşekkür ediyorum……
Avatar
mavi - 6 yıl önce
istesen ne olacak alparslan.sana yapılmayabilir ama yapılanların ahını kim odetecek.isin ucu yaradan tarafında sana degecek degilmi? bizim haklarımızı yiyen yonetim aynı zamanda 115000 kisinin hakkını aynı zamanda bir sehrin halihazırda memleketin senelerini yiyor.millletvekilleri bunları okumuyorlarmı acaba.yarın nasıl oy isteyecekler acaba.bu universitede mutlu olan kac kisi var acaba?ercan soya yı soylemene gerek yok.kuduret cok aramıs bulmus belasını.koltugu altından yavas yavas gidiyor haberdar degil.kendi kuyusunu hazırlıyor.ne yazıkki gorunen koy klavuz istemiyor.akılla yonetilmeyen universite bu duruma dusmemeliydi.zamanımızı gelecegimizi calanlardan elbet birileri hesap sorar.
Avatar
enes mehmet polat - 6 yıl önce
kırşehire tıp fakultesı geldı ama haala acılıpta hızmete sokamaılar yozgata kırsehırden sonra ggeldı adamlar neredeyse mezun verecelekler aynı sekılde ılahıyat fakultesı yozgata acıldı ama kırşehıre haaala acılmadı yozgatı kucumsedımden degıl ama kırsehır yozgattan daha ileriydı ama bu rektor denen ne denır bu kısiye oda bilinmez ya işte onun yuzunden kırsehır su anda kann aglıyor eskı devlet hastanesı su anda ayyaşlarınn mekanı olmuş ve çürümeye terk edilmiştir... rektorrrrr ahirette gorusuruz aslanımm...