Üniversitemizde 7. yılımız...

Ahi Evran Üniversitesi'nin kuruluşuna şahit olan birisi olarak bunları kaleme alırken; aradan geçen yılların ardından üniversitemizde nelerin yaşandığını siz değerli okuyucularımızla paylaşmak istedim...

Üniversitemizde 7. yılımız...

Ahi Evran Üniversitesi'nin kuruluşuna şahit olan birisi olarak bunları kaleme alırken; aradan geçen yılların ardından üniversitemizde nelerin yaşandığını siz değerli okuyucularımızla paylaşmak istedim...

Yıl 2006 ve Ak Parti hükümetinin yaptığı açıklamayla Kırşehir yıllarca özlemini duyduğu üniversitesine kavuştu. Üniversitemizin adı AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ idi... Haber tez duyuldu ve binlerce Kırşehirli bir araya gelerek adeta karnaval havasında üniversitemizin kuruluşunu kutladı. Bir yandan davullar-zurnalar çalınırken, diğer yanda Ahi elbiseleri giyen Esnaf Odaları çalışanları ile mülki erkan, Ankara Caddesinde kortej düzenledi. Halayların çekildiği, davulların çalındığı üniversitemizin kuruluşunun ardından tam 7 yıl geçti. Kurulduğu günden bu yana Kırşehirlilerin bağrına bastığı Ahi Evran Üniversitesi, yaklaşık 5 yıl Prof. Dr. Selahattin Salman tarafından yönetildi. Üniversite kampüs alanlarının oluşması için gecesini gündüzüne katan Selahattin Hoca, yani öğrencilerin hayal arkadaşı, Dekan Babası Selahattin Salman, tam 5 yıl ömrünü verdi Ahi Evran Üniversitesine...

Bağbaşı'na yapılacak üniversitenin alt yapısı için kepçelerin, kamyonların başından ayrılmayan Salman Hoca, bir yandan çöplük temizlerken diğer yanda öğrencileriyle zamanını geçiriyordu. Salman Hoca, temizlik çalışmaları sırasında enfeksiyon geçirdi ve yaklaşık 2 hafta hastanede tedavi gördü. Ama, hastaneden çıkar çıkmaz yine Bağbaşı'nda temizliğe koyuldu. Üzerinden iş elbiseleri çıkmadı Selahattin Hoca'nın... Yemeğini dahi kampüs alanına inşaatların arasında yedi yıllarca... Salman'ın hocanın hayaliydi aslında ' İçerisinde güllerin koktuğu, kuşların öttüğü ve öğrencilerin kardeşçe yaşadığı bir üniversite'... Bunun için yeri geldi akademisyenleriyle yeri geldi öğrencileriyle halay çekip, onlarla güldü, onlarla eğlenip, sorunlarına ortak oldu... Kapısı sonuna kadar açıktı Selahattin Salman'ın... Üniversitede çalışan müstahdeminden tutunda öğrencisine kadar herkese kapısı açıktı Salman hocanın...

5 yılda üniversitenin temellerini atan, yolunu yapan, imarını hazırlayan, binalarını yükselten Selahattin Salman, görevden ayrıldığında 13 bin öğrenci, yüzlerce akademisyen, modern binalar ve neticede hoş bir seda bıraktı Kırşehirlilerde...

Kırşehirliler onu hep ' Dekan Baba' olarak bildi ve halen konuşulur dilden dile...

Ancak gün geldi hemşerimiz dediğimiz bir adam gelip makama talip oldu. Deyim yerindeyse tam bir memleketçilik oynandı bu dönemde! Kudret Saylam'a hemşerimiz diye sahip çıkan herkes, bu adamın arkasında durdu ve makama gelmesini sağladı. Vekilinden, Başkanına, hocasından öğrencisine tüm kesimler Kudret Hoca'yı destekledi ve göreve getirdi.

Kudret Hoca ne yaptı dersiniz!

Neler yapmadı ki üniversitemizin adını şaibelerle duyurmak için!

Saygın ve kariyerli onlarca hocamız üniversiteyi terk etti ve gitti. Hoca, göreve gelir gelmez Rektörlük konutunu baştan aşağı yenileyip içindeki mobilyalarına kadar sıfır aldı. Bu da yetmezmiş gibi konutuna üniversite bünyesinde çalışan temizlikçi ve güvenlikçileri görevlendirdi. Milyarlarca lira verip bakım yaptırdığı konutuna birde öğrencilerin sırtından makam otosu aldı. Saltanatın başlangıcıydı aslında bu ilk hareketler!

Daha neler olmadı ki Üniversitemizin 7. yılında!

Kudret Hoca, göreve gelir gelmez Kırşehirli hemşerimiz Rüştü Yeşil'i Genel Sekreterlik görevine getirdi. Ardından kendisine destek veren akademisyenlere birer birer görev dağıttı. Kimi asaleten kimi vekaleten! Daire Başkanlarını tek tek görevden aldı. Bunu yaparken de Rüştü Hoca'yı kullandı ve elini bile vurmadan bu memleketin evlatlarını birer birer görevden aldı. Bu da yetmedi ve temizlikçisi, güvenlikçisi bırakmayıp bir gecede hepsini işten attı. Yetmedi, hükümete ve cemaate yakın isimleri birer birer tasfiye etti. Kendi hükümranlığını kurdu adeta Kudret Saylam!

Samsun'dan öğrencilerini, mesai arkadaşlarını Üniversite'ye doldurdu. Genel Sekreterini, Danışmanını, Yardımcısını Samsun'dan getirdi. Anında bilgi işlem daire başkanlığı görevine Mersin'den birini atadı ve tüm iletişim ağlarını kontrol altına alıp, şeffaflık adına ne varsa tamamen ortadan kaldırdı. Yetmedi gözünü üniversite öğrencilerinin paraları dikti. Bu paraları kendine çıkar için kullanmak üzere Halk Bankası ile anlaştı. Bankayla yaptığı bir icat ile JETKAR üretildi. Öğrenci bu JETKART'lara mahkum edildi. Bu kartlara yatırılan paralar karşılığında altına milyarlarca lira değerine makam otosu aldı. Bu da yetmedi makam otosunun önüne pat pat taktırıp ordan oraya ordan oraya sürdü durdu. Ama polis engeli çıktı ve pat patları söktürmek zorunda kaldı. Bu da yetmedi pat patlarla ilgili YÖK'e resmi yazı yazıp, yasak mı değil mi onu sordurdu!

Bitmedi!

Kudret Hoca, göreve gelir gelmez lojmanlara el atıp kendi yandaşlarını lojmanlara yerleştirdi. Hak hukuk tanınmadı... Bu da yetmedi hastane, üniversite bünyesine alınarak döner sermayeden milyarlarca lira hem kendine hem yandaşlarına rant sağladı. Evet! Bunlar sadece 2 yılda oldu! Daha neler olmadı ki bizim üniversitemizde!

Kudret Hoca, makamında otururken gariban öğrenci dolmuş kuyruklarında saatlerce soğukta ve yağmur altında bekledi! Dolmuşlar çalışmadı, öğrenciler perişan halde o soğukta yürüyerek çarşıya inmek zorunda kaldı! Öğrenciye ' Kapım sonuna kadar açık ' diye kantinlerde açıklama yapan Kudret Hoca, kapısına gelen öğrencilere randevu dahi vermedi. Öğrenciler, aylarca güvenlik görevlisini geçemedi bu üniversitede! Akademisyenler Kudret Hoca'ya ulaşmayı bırakın, randevu istekleri dahi kabul edilmedi.

Kudret Hoca, bir yandan personel alımlarında yaptığı hüllelerle uğraşırken; diğer yanda personel alımları ile ilgili açılan davaları tek tek kaybetti ve üniversiteyi tazminat ödemeye mahkum etti. Görevden uzaklaştırdığı daire başkanları tek tek mahkeme kararları ile görevlerine iade olurken; Kudret Hoca'nın ekibinden Ercan Soydan hakkında onlarca hakaret davası açıldı. Ercan Soydan, bu memleketin evlatlarına küfredip gezerken, hakkını arayanlara karşı adeta savaş açtı. Ama, davalar tek tek kaybedildi ve bugün üniversite tazminat ödemeye mahkum edildi.

Üniversite'de bir tane bile bina inşaatına başlanmadığı gibi itirazlar ve şikayetler nedeniyle üniversitemizin geleceğine ipotek konuldu adeta...

Kudret Hoca, verdiği sözleri unuttu ve kendisi ile ilgili yapılan haberlere karşı dava üstüne dava açtı. Kendisi hakkında yazanlara iftira atan Kudret Hoca, gazete bile kurmaya kalktı. Yandaş gazeteci oluşturmak için hareket geçen Kudret Hoca, bir kısım basın mensuplarının çocuklarını işe almaya başladı!

Kudret Hoca'nın maharetleri bitmedi bunlarla! Üniversiteyi Ziraatçı hocalarla doldurdu. Yandaş personelinin maaşlarını iyileştirmek için bilgisayar programcılığı sertifikası dahi aldıran Kudret Hoca, bu da yetmezmiş gibi üniversiteye kesilen program bakım ve onarım faturaları ile milyarlarca lira Mersin firmalarına ödeme yaptırdı!

Kendinden önceki başarılı yönetime dil uzatan Kudret Saylam, göreve gelir gelmez basın mensupları toplayıp binaları gezdirdi ve bir önceki Rektör Selahattin Salman'ın yaptırdığı binaları kötüledi de kötüledi! Kendisi de içinde otururken, önceki yönetimin çalışmalarına dil uzattı ve hakaretler ederek, adeta önceki yönetimi küçümsedi! Ama, kendi göreve geleli 2 yıl oldu ve çevre duvarını bile eline yüzüne bulaştırdı. Personeline güvenmediğini resmi yazıyla belgeleyen Kudret Hoca, bu da yetmezmiş gibi kurum içinde soruşturmalar açtırdı. Soruşturma sonuçları Hoca'nın yüzüne birer birer çarpılırken; kaybedilen davalar nedeniyle hoca'nın psikolojisi bozuldu!

Üniversitede yıllardır spiker alımı, temizlikçi alımı, güvenlikçi alımı ile uğraşan Kudret Hoca, bu alımları da eline yüzüne bulaştırdı ve mahkemelerde açılan davaların ardı arkası kesilmedi!

Hangi bilim araştırmalara verildi bilinmez ama 2 yılda 2.5 trilyon para dağıtan Kudret Saylam, bu paraları kime hangi projesi karşılığında verdi bir türlü açıklamadı!

Üniversite'de öğrenci sayısının artmasına kendi yönetimi ile ilişkilendiren Kudret Hoca, Selahattin Salman Hoca'nın yaptığı binalara ve dersliklere gelen öğrencileri de istismar ederek, bu anlamda da kendine çıkar sağlamaya çalıştı. Bir yandan öğrenci sayısının artmasıyla övünen Kudret Hoca, diğer yandan geçmiş yönetimin arkasından atmaya devam etti ve Salman Hoca'nın yaptığı binalara elini dahi vurmadı. Binaların çatısından öğrencilerine başına damlayan suya, kovalı çözüm bulan Kudret Hoca, bırakın yeni binalar ve derslikler yapmayı, akan çatıya çare bulamadı ve koridorlara kovalar yerleştirdi!

Kudret Hoca'nın bitmek tükenmek bilmeyen maharetleri anlatmakla bitmez! Bir yandan mahkemelerde hakkını arayan ve davaları kazanan personeller; diğer yanda Sayıştay denetçilerinin aylar süren incelemeleri!

Üniversitemizin bu anlamda 7. yılını kutluyor; bu söylemler ışığında Kudret Hoca ve ekibini Kırşehir halkının vicdanına havale ediyorum!

Kurşun Kalem: Alparslan DEMİRBAŞ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kırşehirli - 6 yıl önce
siz imam hatip mezunu olduğunuza eminmisiniz bu insanların bu kadar günahını alıp haklarını yedikten sonra nasıl can vereceksiniz hiç düşünmüyormusunuz. bu yazdıklarınıza siz bile inanmazken kırşehir halkının inanmasını mı bekliyorsunuz. kurşun kalem ucuz olur fakat kudret hoca ve ekibinin kurşun kalem satın almadıkları için tebrik ediyorum.
Avatar
saçma - 6 yıl önce
neyin derdindesin bilmiyorum ama yeni rektörü eleştirirken eskisininde ondan kalır yanı kalmadığını kırşehirde herkes bilir
Avatar
YETER ARTIK - 6 yıl önce
si̇z ne yapmaya çalişiyorsunuz neyi̇n derdi̇ndesi̇ni̇z arkadaşim
Avatar
40şehirli - 6 yıl önce
aşağıda yorum yapanlarında neması sağlam yerden galiba yoksa boşa avukatlık yapmazlar hocalarının avukatlığını yapacaklarına işten çıkarılan onlarca insanın durumlarına bir baksalar dilerim kudret(siz) hoca ve saz ekibinide allah bildiği gibi yapar
Avatar
mdr - 6 yıl önce
kırşehirli sen bu yazılanlara yalan demen karşılıgında sana da mı teknikerlik sözü verdilr biz inanıyoruz helal sana demirbaş bu işi onurunla gururunla yapıyosun. beni memurlarla muhattap etmeyin diyen hoca
Avatar
nemçög - 6 yıl önce
parayla bag ları bahceleri almak kolar ama onurlu bir gazetecinin kalemini satın almak öyle bag bahce almaya benzemez .
Avatar
KIRŞEHİR SEVDALILARI - 6 yıl önce
salmandan bu yana neyin değiştiğini kör olsa görür. nemi değişti? kocaman bir sifir. iki yilda yapilan tek yapi, bağbaşindaki kapi. giden hoca gelenden çok. salman zamaninda kaç prf. kaç dç. dr. vardi şimdi kaç tane. üniversiteyi öğretim görevlisi uzman ve okutmanlarla doldurduç ortaokul yapti ortaokul. az şey yapmamiş dememkki iki yilda.
Avatar
ali-veli - 6 yıl önce
bu arada sayın mustafa kurt diğer dönem aday. henüz kendisinden bile gizlediği durum. sebati saylam bir dönem sonra aday olduğunda ; yanlışlarımız oldu. yanlışlarımız ercan soydan ve güray erener yüzünden oldu diyerek kendini savunacak. ama artık kimse kanmaz. sayın mustafa kurt rektör olduğunda ne yapacak bakalım. bekleyelim ve görelim....