Üniversitenin başından eksik ol…

Rektörlük seçimlerine bir buçuk ayın altında bir süre kaldı. Kadrolar kavileşti. Atamalar tamamlandı. Muhalif olanlar dışlandı. Ulusala basın reklamı tamam. Yerel de ayarlamalar bitti. Son olarak MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak’a fahri doktora unvanı verdi.

Üniversitenin başından eksik ol…
ALPASLAN DEMİRBAŞ
ALPASLAN DEMİRBAŞ
01 Mart 2015 Pazar 18:21

Üniversitenin başından eksik ol
Rektörlük seçimlerine bir buçuk ayın altında bir süre kaldı. Kadrolar kavileşti. Atamalar tamamlandı. Muhalif olanlar dışlandı. Ulusala basın reklamı tamam. Yerel de ayarlamalar bitti. Son olarak MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak’a fahri doktora unvanı verdi. 


Efendi olmadan, efendilik taslayanlara küçük bir hatırlatma… “Millete efendilik yoktur. Millete hizmet eden o’nun efendisi olur.” Mustafa Kemal Atatürk.

 
Üniversiteler arası bilimsel araştırmalar sıralamasında ilk 50’ye girememiş bir üniversite ve onun rektörü. Adam akıllı. Adam zeki. Böyle ballı bir görevi bırakmak enayilik. Rektöre sormak gerekir. Aleyhinde onca yazılan çizilenlere rağmen, neden bu kadar direniyor, bir kelime olsun sesin çıkmıyor. Bu üniversiteye boy aptesti aldırdı mı? Bu sözleri hatırladın mı?



Ben açıkça söylüyorum ki; rektörün oturduğu makama saygısı yok. Kimliğine, kişiliğine saygısı yok. İçinde birazcık saygı olsa ortaya çıkar ve aleyhinde çıkan onca iddialara bir yanıt verir. Cevap vermeyeceksin. Dönüp, dönüp elif okuyacaksın. Milleti aptal yerine koyacaksın. İşte bu olmaz hoca. Amacım seni bir horoz dövüşü içine çekmek değil. Doğruları ortaya koymak.
Halefinizi hatırlarsanız benim onca eleştirilerime cevap vermek için ortaya çıkar ve cevap verirdi. Ya sen! Suskunluk ikrardan gelir. Onca eleştiriye rağmen bu denli suskun olmaya ben birçok anlam yüklüyorum.


Sanırım rektör onca iddia ve eleştirilere cevap vermeyi kendine ar ediyor. Belki de bizim bilmediğimiz başka bitli yorganların varlığı ortaya çıkar endişesi taşıyor. Mazlumların varlığı anlaşılır. Haksız yere verdiği kadrolar. Vekâleten atamalar. Görevlendirmeler. Bu kadrolara yönelik yapılan kirli anlaşmaların, pazarlıkların ahlaksız anlayış tacirlerinin varlığı ortaya çıkar. 



Davetler. Taktikler. Ayak oyunları. Paralel yapının uzantılarından alınan destek. Gizli toplantılar. Samsun’dan gelen özel konuk ve abinin talimatları… Tedavi Merkezinde yapılan gizli toplantıların içeriği belki ortaya dökülür. Yakın dostun Prof. Dr Nazmi Polat’ın buraya niçin gelip. Nerede ağırlanıp nerede hangi amaçla toplantılar yaptığı, toplantı içeriği ortaya dökülür. Katılanların ve özellikle zatıâlinizin görevlendirdiği kişilerin ismi bu kez noktalı değil açıkça anlaşılır hale gelir. Herkes kimin kim olduğunu öğrenir.



İşine son verilen mazlumlar. Görev yeri değiştirilenler. Haksız yere suçlanıp canından bezdirilenler. Sürgün edilenler. Kadrosuzluk nedeniyle işine son verilenler. Muhalefet olduğu, ya da öyle görüldüğü için dışlanan akademisyenlerin varlığı ortaya çıkar.


Rektör iddialara asla açıklama yapamaz zira oturduğu koltuğun ahşabını kurtlar kemirirken, koltuğun derisine bit düştü.  Bunu çok iyi biliyor. Eğer açıklama yaparsa aşağıdaki sorulara cevap aranır. Koltuk altından kayıp gider. Mülakat verdiği, Türkiye gazetesi de, pof, pofçu yerel basında, fahri doktora verdiği TÜSİAD Genel Başkanı da, rehabilitasyon merkezinde ağırladığı YÖK temsilcileri de, Paralel ağabeylerde çakma kadrolar verdiği akademisyenlerinde kurtaramayacağını çok iyi biliyor.



Mahkeme koridorlarını arşınlamamak için yapılan çiğköfte partileri, kuzu çevirmeler. Kutu, kutu gelen baklavalarda kurtaramayacak. Sadabat eğlencelerini aratmayan yılbaşı geceleri de çözüm olmayacak. Yanıp sönen fırıldaklı lambalı araç. Bir ev ederi kadar iç mefruşata harcanan paralar. Fahiş fiyatla kiralanan konut. Bekçiler, hizmetçiler, aşçılar. Çocuğunu, eşini okula ve işe götürüp getiren özel araçlar. Belki bir insaflı savcı çıkar bu milleti kurtarır diyorum. 


Promosyonların nerelere harcandığı. Jet kart marifetleri ortaya çıkar. Rehabilitasyon merkezinde özel harcamaları hesabını tutan adama 500 TL zamla verilen kadro ortaya çıkar. Hangi yandaşlarla iş birliği yapıldığı. Kendisine gaz veren akıl hocaları ve beslemeleri ortaya çıkar. Ayarlamacılar. Ayarcılar ortaya çıkar. Şam şebeklerinin varlığı anlaşılır. Soytarıların elleri böğürlerinde kalır. Birileri utanır. Yanlış yaptım, der. Beni rektör değil. Bu millet besliyor der. Adam olduğunu ortaya koyar. Ya da kimin adamı olduğu ortaya çıkar. Ben kimin, kimin adamı olduğunu biliyorum ancak bu millet Alçakları öğrenir. 



Vekâletle yönetilen bir üniversite. Asaleten atamaları yapılmamış. Bir kişi, birkaç yere vekâleten dekanlık, başkanlık, müdürlük yapıyor. Anlaşılır gibi değil demiyorum. Bu işin böyle olması karşılığında kişiler para alıyor. Devleti âlileri çakmalara ek para ödüyor. Bunlar çıkar olan her alanı kullanıyorlar. Bu anlayışta asla ahlak sorgulaması yapmam. Zaten mal meydanda.



Petlas bölgesinde terk edilen bölümün rezalet hali unutuldu mu? Sen unutmuş olabilirsin. Biz unutmadık. Atatürk’ün yerlere atılmış posterini unutmadık. İktidarın milletvekilleri ortaya dökülen onca iddialarla zatıâlinize halen referans olurlar mı bilemem. Ancak onları da haziranda bir sınav bekliyor. Onlarda kendilerini riske etmezler umarım. 


Cevap verirsen!


Sayıştay kararlarına yönelik ne yaptın. Kirli işler veya ilişkiler yapanın yanına kâr mı kaldı! Çöpe atılan 3 bin fidanın, Mucur Belediyesi ile yapılan ancak bir çöp dikilmeyen Seyfe gölü projesi rezaleti farklı bir boyutta ortaya çıkar. Bir türlü hayata geçirilmeyen Tıp Fakültesi gerçeği ve olmayan fakülteden alınan döner sermaye payı. Bu pay hakkım diyerek yiyen haram lokma yediğini bilen, suskun duran diğer çakma Müslümanların varlığı ortaya çıkar.



Anjiyo ünitesi olmayan, kalp anjiyosu için Kayseri’ye; anlaşmalı hastanelere gönderilen hastaların nasıl soyulduğu rezaleti ortaya dökülür. Bu rezaletleri benim kadar sende biliyorsun ammmaaaa velâkin. Diyeceğin söz: ‘ben o işlerden anlamam.’ Kısaca; tavuk mu yumurtadan. Yumurtamı tavuktan çıkar sorusuna en güzel cevap senden gelir. Sen bu sözün bilim adamısın! Olmayan Tıp Fakültesinin Dekanı Üroloji uzmanı olunca haliyle Böbrek taşı kırma ünitesi öncelik alıyor! 


Sen konuşursan bilimsel araştırmalar için Üniversiteye verilen 5 milyon liracığın kuruş, kuruş araştırılması ortaya çıkar. Bu ülkede; olmayan tıp fakültesinden haksız olarak aldığınız döner sermaye paylarını devleti zarara uğrattığınız gerekçesiyle sizlerden faiziyle geri alacak bir yargıcın varlığı ortaya çıkar.



Hiçbir gelişim yapmadığınız bu şehre attığınız kazık ortaya çıkar. Belki utanırsınız ama. Utanmaktan öte pişkinliğiniz öne çıkar. Rektör aynı zamanda Eğitim Fakültesi dekanlığına vekâlet ediyor. Vekâlet ücreti alıyon mu? Kaç liracık? Sorusunun cevabı; konuşursan alınmış olur.


AEÜ Araştırma hastanesi bodrumuna gizlenen üç GSM operatörlerine ait baz istasyonlarının varlığından habersiz olduğunu dahi söyleyebilirsin. Çok merak ediyorum Hastalandığında veya sağlık kontrolleri yaptırdığında,  doktor mu senin ayağına geliyor. Yoksa sen mi doktorun ayağına gidiyorsun? Hani sen özel adamsın ya! Biz sıradan adamlar olduğumuz için baz istasyonlarının üzerindeki koridorlarda sıramızın gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Birde sen beklesen. Çok değil,  biraz radyasyon alsan nazik bedenin incinir mi?



Sen iddialara cevap versen. Belki de Kayseri’deki hastalar üzerinden hastanelerle yapılan, kirli pazarlık rezaletleri ortaya çıkar. Anjiyo ünitesinin Kırşehir’de kurulmasını engelleyen perde açılır. Suratsızlar, kuklalar, maşalar, beslemeler, çıkarcılar ortaya çıkar. Sen nasıl Kırşehirlisin ki? Bu rezaleti bilmezden gelirsin.  


Bunun içindir ki sen hiçbir şey katmadığın, çok iyi nemalandığın bu üniversitenin başında olma. Sen eksik ol. Sen aday bile olma.


Onlarca iddialara cevap veremezsin. Cevap verirsen!


Fiziki yetersizlikten Kırşehir’i terk eden öğrencilerin varlığı, alttan ders alan öğrencilere kayıt parası kazığı ortaya çıkar. Rehabilitasyon merkezinin özel dinlence merkezi yapıldığı ortaya çıkar. Halka kapalı olan, ancak ayrıcalıklı kişilere açık olan ve bu merkezde kimlerin ağırlandığı hangi kaynaktan para aktarıldığı, harcama kalemlerinin varlığı ortaya çıkar. Kangalın tuttuğu hesap defterinden kişisel harcamalar dâhil üniversite parasının nasıl harcandığı hangi kalemler üzerinden gider gösterildiği gerçeği ortaya çıkar. Sizlerin dindar gözüküp ne dinsiz olduğunuz ortaya çıkar. Velhasıl ortaya binlerce rezalet çıkar. Konutun; Elektrik, Su, Isınma, bekçi, aşçı, hizmetçi para ve maaşlarını kim ödüyor. Sigortalarını kim yatırıyor sorusu çıkar… Sen kral mısın sorusu yanıt arar.



Cevap verirseniz, bu üniversiteye onlarca kadro ihsas ederken birimlerin yönetimi için YÖK’ten neden kadro alıp fakülteleri, bölümleri, müdürlükleri vekâleten yönetilmekten kurtarmıyorsun? Bu anlayışa bir mazeretin var mı?  Buna da bir kulp takabilir misin? Sorusu karşına çıkar.  Üniversite içinde, senin için nerede para varsa içinde mutlaka ‘Saylam’ ismi vardır diyorlar. Bu dedikodu koskoca!!!! Bir rektöre yakışıyor mu? Aylık ne kadar para senin hesabına giriyor. Vicdanın varsa açıkla. Bu millet senin bu parayı hak edip, etmediğini kendi diliyle sorgulasın. Üniversitenin Maliye Bütçe Daire başkanı ahlaklıysa bu milletin sırtından alınıp sana ödenen paranın toplamını açıklar. Sen Bu şehrin kanalizasyonunu, elektriğini, suyunu, gazını kullandın. Protokollerde boy gösterdin. Ne Üniversiteye, nede bu şehre bir şey kattığını söylemek mümkün değil.



Yasa emrediyor olabilir. Senin öncelikle Üniversitenin ve ülkenin çıkarlarını korumakla yükümlü olduğun bir sorumluluğun var. Adil ve dürüst olman gerekir. Üniversite bütçesinin talan edilmesini görmezden gelmek sence ahlaki mi? Sınavlara belli kişilerin görevlendirilerek ek ücret almasını sağlamak. Üniversiteye bağlı İlçe MYO’larına görevli gidenler, günü birlik gidip gelenler hem resmi araçla gidecek hem de görev yolluğu alacak. Yahu sizler harami misiniz?



Tüm bunlara rağmen. “Sen iyi adamsın be hoca” demeyi çok isterdim. Artık gölge olma.
Bunca olumsuzlukları bilecek. Ancak bilmezden gelen çakma kadrocuların kendilerine uzatılan kadro rüşvetinin karşılığı olarak, vicdanlarını. Ahlak anlayışlarını bir kenara itip sana oy vereceklerse! 
Mart ayının ikinci haftası başında adaylar ortaya çıkacak. Seni biliyoruz. Ya diğerleri? Kim veya kimler?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
He-Man Karun - 7 yıl önce
Çok detaylı
ve üniversitede olan olayları özetleyen çok şahane bir yazi olmuş. Her istediğini söyleyen istemediğini işitir ama bunlarda yazilariniza bir dirhem bile cevap yok.tekrardan helal olsun.
Avatar
Pişli - 7 yıl önce
rektör efendi geçen perşembe günü ziraat fakültesini gezdi o nun geldiği anda şahmurat hocada geldi aynı anda pişli oldular rektör koşarak odaları gezip hocaları tekdit etti sakın haaa şahmurata destek vermeyin dedi, oysaki bir zamanlar o koridorlarda şahmurat hoca senin için oy isteyip çalışıyordu bunun adınan nankörlük denir rektör hocaaaa
Avatar
Rektör adayları - 7 yıl önce
bu gün itibariyle rektör adayları belli olmaya başlandı;
prof.dr. vatan karakaya - prof.dr. ni̇yazi̇ kahveci̇ - prof.dr. h. i̇brahi̇m yalin - prof. dr abdulvahap yi̇ği̇t - prof.dr. şahmurat arik ve mevcut rektör efendi̇ sebati̇ efendi̇
i̇şte şi̇mdi̇ dananin kuyruğu kopacak büyük yariş başladi sebati̇den hesap sorulacak yedi̇ği̇ i̇şti̇ği̇ ve saltanati sorulacak yandaşlari yanindan kaçacak
Avatar
SİYAH İNCİ - 7 yıl önce
sebati kudret saylam alacagı oya güveniyor ama o oylar içinde boğulacak o oylar sana kar etmeyecek git marketlerden koli topla o lojmanı boşalt odanı falan toplamaya başla hadi gülüm gülüm yandan yandan ettiğini çekme zamanın geldi
Avatar
Seçim - 7 yıl önce
rektörlük seçimini bir türlü anlamıyorum, öğretim üyeleri oy kullanıyor diğerleri kullanamıyor yani yrd. doç. ler, doçentler ve prof lar kullanıyor diğer akademik personelle idari personel oy kullanamıyor yaa kardeşim rektör bizim amirimiz değilmi? bu nasıl bir iş saçma bir seçim rektör bir sürü akademik personel alıyor elbetti o aldıkları kendisine oy verir ama bizler öyle kadro için kendimiz satmayız bizler oy kullansak ben o zaman sebatiye oy veririmiyim ????
Avatar
calisma - 7 yıl önce
4 yildir odasinsan çıkmayan her işi ercana yaptiran adam nasilsa simdi piyasaya cikip heryerde kahvalti yapiyor ve burada vaatlerde bulunuyormuş ama nafile insanlar artik sana inanir mi sen en iyisimi simdiden konutu bosalt ama kendi esyalarini çünkü oraya harcadığınız milyarlar devletin kesesinden senin degil....
Avatar
Kelebek - 7 yıl önce
vatan beyin adayligindan yok un haberi yok henüz. keşke gelirken yok e bir ugrayip gelseydi
Avatar
akademik - 7 yıl önce
bu seçimin sonunda prof.dr. vatan karakaya kesinlikle galip gelecektir. benden söylemesi.