'Vallahi ben siyaseti bırakırım'

Ne güzel bir söz...

'Vallahi ben siyaseti bırakırım'

'Vallahi ben siyaseti bırakırım'

 Ne güzel bir söz...

Bizde bir laf vardır yapmayacağın sözü söyleme, gün gelir altında kalırsın.  

Kılıçdaroğlu bu sözünde duracak mı dersiniz.

İnsanoğlu es gaza seçilince koltuğa oturunca, sonsuza kadar o koltukta oturmak istiyor.
Karşısına çıkan muhalif adayların hiç birine şans tanımak yok.

Koltuk belası nedir bu insanların çilesi.

Sen ben koltuk davası.

Neymiş bu koltuk merakı.

Vekil, belediyeye başkanı, il ve belediye encümenleri, il başkanları, Muhtarlar, binaya yöneticiler, odalara, derneklere seçilenler bırakmıyor neymiş bu koltuk.

Ülke çapında ya da küçük çapta siyaset yapanların koltuk hastalığı bitmiyor.

Seçilip koltuğa oturduktan bir süre sonra gitmeyi bilmemek ve koltuğa adeta tutkalla yapışmak üzere oturuyor.
Başarı ya da başarısızlık hiç fark etmiyor. 

Kurultayda genel başkanlık görevi için Kılıçdaroğlu ile yarışan Yalova Milletvekili Muharrem İnce, sonuçların ardından “delegelerin baskı altına alındığını savunarak usulsüzlüklere dikkat çekmişti.”

Parti içerisinde Kılıçdaroğlu'nun liderliği hala tartışılırken, Kılıçdaroğlu’ndan cevap geliyor.

“Vallahi ben siyaseti bırakırım”

Sakın ha bu sözlere inanmayın bıraksaydı bugüne kadar çoktan bırakırdı.

CHP Lideri, Muharrem İnce'nin iddialarına; "Bir tane delege bulursanız 'Kılıçdaroğlu telefon edip bana oy verin dedi' diyen vallahi ben siyaseti bırakırım" sözleriyle cevap verdi.

Girdiği tüm seçimleri kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu, son olarak 16 Nisan referandumundan sonra partisinin genel merkezinde yuhalanmıştı.

Seçim mağlubiyetlerine rağmen koltuğunu bırakmayan CHP Lideri, başta Muharrem İnce olmak üzere birçok CHP'li tarafından eleştiriliyor.

Kılıçdaroğlu'nu eleştirenler, Avrupa'da seçim kazanamayan liderlerin istifa ettiğini örnek gösteriyorlar.

Batıda siyaset liderlere dayı değil halka dayalı, bizde tam tersi liderlere dayalı siyasetin sonu bu.

Seçilmişler beceriksiz ve başarısızda olsalar ne istifa ederler nede koltukları bırakırlar.

Bizde mümkün natı var mı, ya kasetle giderler ya da ölünce.

Bugüne kadar siyasi parti liderlerine bir bakınız kim genel başkanlığı bıraktı, birkaç özle isimlerin dışında ben bu yaşımda Kırşehir’de hiç görmedim duymadım.

Parti kan kaybetse de, barajı altında kalsa da, liderler hiç kendilerini toz kondurmazlar.

Bu benim acizliğim, beceriksizliğim seçmen artık benim yüzümü görmek istemiyor demiyorlar.

Delegenin oyuyla seçildim diye hava basıyorlar.

Ama her nedense bizde başarısızlığı başarı gibi sunanlar bir türlü bırakıp gitmeyi öğrenemediler.

Küçük olsun benim olsun, mantığının, başında bulundukları kurum ve kuruluşlara ne kadar zarar verdiğini acaba göremiyorlar mı?

Nasıl görsünler etrafları yalaka dolu, alkış içinde kayboluyorlar.

Bu Sadece siyasi parti genel başkanlar için değil seçilmişlerin hepsi için geçerli.

İktidarı olsun, muhalefeti olsun, aday gösterilen vekillere şöyle bir bakın, bir dönem seçiliyor bir dönem dinleniyor tekrar aday oluyor.

İnsanlar küçücük bir oda başkanlığına, sivil toplum kuruluşlarına seçilmeye görsünler bir daha kaldırmanız mümkün değil.

Bizdeki bu zihniyet kalkmadan ne liderlik sultası nede koltuk belası biter.



 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.