Yağcılıkta sınır yoktur

Her çağda, her dönemde ve her coğrafyada mutlaka yalakalık, dalkavukluk yapılmış ve yalakalar türemiştir.

Yağcılıkta sınır yoktur

Yağcılıkta sınır yoktur

Her çağda, her dönemde ve her coğrafyada mutlaka yalakalık, dalkavukluk yapılmış ve yalakalar türemiştir.

Yalakalık: kendi beceri ve kabiliyetleri sınırlı, az veya hiç olmayanların hak etmedikleri bir yerlere gelmek, bir şeyler elde etmek veya ulaştıkları yerde tutunabilmek için göstermiş oldukları abartılı davranış serisi olarak tanımlanabilir.

Dün köpek dediğine bugün öpek diyen.

Kaldı ki, bu "salyalı" kişilere, ne kadar hakaret ederseniz edin, siz onlara "köpek" diye seslendiğinizde, onlar sizin "öpek" dediğinizi zanneder.

Tedavisi zor bir hastalık yalakalık.

Yalakalık kula kulluk etmenin adı.

Yalakalığın her zaman müşterisi olmuştur, her devirde itibar gören bir meslek haline gelmiş.

İşadamından gazetecisine, bakanından milletvekiline kadar; her meslekten, her yaştan dalkavuk...

Birbirleri ile yarışıyorlar.

Hepsinin amacı farklı…

Sloganları aynı:
“Yağcılıkta sınır yoktur.”
O ne derse, ne yaparsa; sallıyorlar başlarını ve işlerini yürütüyorlar.

Camileri doldururlar günde kırk defa Allah’a “yalnız sana kulluk ederim yalnız senden yardım dileriz” derler sonrada kula kulluk ederler..

Kulları kandırıyorsunuz yalakalık da üstünüze yok bari Allah’a yalvarırken doğru olun desek de.

Gerçekten de çevremize dikkatle bakınca, gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgemeyen, karakterli ve dürüst insan sayısının azalıp, buna karşın,  kendini üç kuruşa satan, arsız, yüzsüz, onursuz ve boşboğaz,  insanların fazlasıyla çoğaldığını görebiliyorsunuz.

Ülkemizde ve Kırşehir’de dalkavuk ve yalaka enflasyonu yaşanıyor.

Yalakalığın ırkı, dini, dili, mezhebi yok.

Her ırkın, dilin, dinin, mezhebin bir yalakası var.

Sadece bize has bir meslek değil yalaklık dünyanın değişmeyen eskimeyen mesleklerinden.

Lütfen şöyle bir çevrenizi kontrol ediniz, her şart altında doğru bildiğini söyleme cesaretini gösteren kaç kişi var?

Yalakalık, riyakârlık, dalkavukluk, zamana ve zemine göre davranma toplumun sanki değerler sisteminin en önemli unsurları haline gelmiştir.

Eğer bir toplumda farz edelim Kırşehir’de, yalakalık, riyakârlık, dalkavukluk yapmayan bir elin parmakları kadar insan olsa inanın bu toplumda çok şeyler değişir.   

Yönetenler, amirler eğer kendi yaptıkları uygulamaları, birileri çıkıp da “yanlış yapıyorsunuz” deme cesaretini göstereceklerine inansa yanlışlar mutlaka azalacaktır.

Etrafı yalakalarla çevrelenmiş yöneticiler, bir zaman gelir bu yalakaların söylediklerini sorgulama gereği bile duymadan gerçek sanmaya başlar.

Her yaptıklarını doğru kabul ederler.

Etrafında yaptığının yanlış olduğunu söyleyenler olmayınca.

Çevrelerinde yalakalardan duvar oldukça.

Hep yapa geldiklerini doğru bilirler.

Şimdi onlara rantçı, yandaş, işbirlikçi, yalaka v.s diyoruz.

Çünkü bunlar sıkıştıkları anda düzene ayak uydurup, beraber olduğu kişileri bile satarlar.

Yalakalık kimlere yapılır?

Herhalde sokaktaki dilenciye, seyyar satıcıya yapılmaz.

Güce yapılır, güce!

Bu güç nedir?

Para gücü, makam gücü, mevki gücü, v.s.

Eğer bunlardan birine sahip değilseniz, size kim yalakalık yapar? Onun için rahat olun.

Eğer, bu güçlerden birine sahipseniz, koruyun kendinizi koruyabilirseniz.

Belki de bir müddet sonra bu ortama alışıp, çevreniz tamamen yalakalarla dolacak...

Nasıl ki; bataklıklar kurutulmadıkça sivrisinekler bitmez, bitmediği sürece, bu meslekte ölmeyecektir.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.