Yaşar Bahçeci ve Vizyon...

Bakmakla Görmek kavramını sanırım biliyorsunuz...

Yaşar Bahçeci ve Vizyon...

Yaşar Bahçeci ve Vizyon...

Bakmakla Görmek kavramını sanırım biliyorsunuz...

Şehircilik herkesi ilgilendiren bir alandır. Nerede doğmuş, yaşamış olursa olsun, bütün insanlar, yalnız yaşayanlar değil, ölüler bile şehirciliğin etkilerinden kurtulamazlar... Prof. Fehmi Yavuz (1962: 294) Yazıma böyle başlamak istiyorum. Kırşehir kabuğunu kırdı. Kırşehir klasik şehirleşme anlayışını kırdı. Daha modern, daha çağdaş yeşil alanları ile İç Anadolu'da göz dolduruyor. Bu değişimin tek mimarı var. Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci. 
Bahçeci kentin yeniden düzenlenmesinde, Planlama ve kamusal politikaları bir araya getirerek, var olan durumu da koruyarak, değişimi diğerleri gibi kolaylaştırmak için değil, dönüştürmek için uygulamıştır. Kırşehir'i alt ve üst yapısıyla yeniden dizayn etmiş ve yapılandırmıştır. Başarmıştır.
Bahçeci çalışmalarını kentsel sorunlarla politik, toplumsal, ideolojik süreçler arasındaki ilişkileri dikkate alıp eleştirel bir bakış açısından analiz ederek çalışmalarını sürdürmektedir. Kendisine yönelik eleştirilere ve sataşmalara cevap vermek yerine planlarını uygulamaya koymuştur. Başarının sırrı sanırım bu düşüncenin içinden çıkmakta.
Öte yandan Bahçeci “Şehrin fiziksel biçimine ya da işlevine karşı durmuş insanlar” da bulunabileceğini, bulunanları da gören, “toplum kalkınması, kent yönetimine çoğulcu katılımı, kentsel toplumsal hareketler” gibi yeni çalışma alanlarını ortaya koyarak kuramsallaşıyor... Kurumsallaşmayı da pekiştiriyor. Ben böyle düşünüyorum. Bahçeci artık Toplum adamıdır. toplum gözünün önündedir. Hataları yok mudur! Elbette vardır. Eleştiriye açık mı. Evet. Yaşar bahçeci çalışmalarıyla, üretim ve uygulamalarıyla  göz doldururken, kıskanılan bir adam haline geliyor.
Yaşanabilir şehir yaratmak çokta kolay değil. Vizyon gerektirir. Çok iyi bir planlama gerektirir. Uygulama, kaynak yaratma, takip, kontrol ve denetim. En büyüğü ise "RİSK" almaktır.  Kaybetmek veya kazanmak. Yaşar bahçeci bu riski almıştır. Akılcı projeler kendi çıtasını yükseltirken Kırşehir yeniden kimlik kazanmıştır. Yaşanabilir kent yaratmak sözle değil eylemle olur... Bahçeci başarmıştır.
Şehirler, ideoloji ya da siyasetten arındırılmış bilimsel ve teknik nesneler değildir. Bilim ve Tekniği insan odaklı kullanmak her türlü övgüye ve saygıya değer. Ben böyle görüyorum. Benim bu görüşüme binlerce insanın katıldığını da biliyorum. Şehirler Tarihsel, ve Doğal unsurlarla biçimlendirilerek çağdaş yaşanabilir bir hal alırlar. Bahçeci bu gerçeği Kırşehir'e taşımayı, birleştirmeyi başarmıştır. 
Ben gelecek kuşakların çok daha şanslı olduğuna inanıyorum. Modern ve yaşanabilir şehre sahip olmak. Bu sahipliğin bu şehrin mimarıyla olduğunu bilmekten, ahdi vefadan geçtiğini de unutmamak gerekir. Yaşar Başkanı bir kez daha kutlamak istiyorum.
Türkiye'de 81 vilayet var. Bu şehirlerin daha %18'de arıtma, katı atık bertaraf tesisi var. Kırşehir bu %18'lik dilim içinde. Modern pazar yerine sahip on ilden birisi Kırşehir. Sokak hayvanları rehabilitasyon merkezine sahip 39 ilden birisi Kırşehir.  Modern park ve dinlence alanlarına sahip. 20 ilden birisi. Bu rakama İstanbul Ankara gibi imkan ve kabiliyetleri yüksek olan şehirler dahil. Kırşehir En büyük alt yapı sistemlerine sahip oldu. İçme suyunu taşıyan Kanser riskinin ana nedenlerinden olan asbest borulardan bu şehri kurtardı. Yağmur ve atık su kanalların her biri bağımsız hale geldi. Kent içi trafiği yeniden düzenleniyor. Ana ve ara yollarla yapılan çalışmalar beni büyülüyor. Yürüyüş yolları, bisiklet yollar. ve peyzaj. Ah birde yürüyüş yapan hanımefendiler, beyler, gençler, bisiklet süren gençler ve çocuklar kendilerine ayrılmış yolları bir karıştırmasalar. Kırşehir kendini 100 yıl ileriye taşıyacak vizyona sahip oldu.
Ankara'dan Kayseri'ye giden devre arkadaşım beni aradı. 'Mustafa Kırşehir ne kadar değişmiş. ben yıllar önce geçmiştim. Köhne bir yerdi. Harika olmuş ya'! Dedi. Kırşehir'in baharı, yazı, Kışı, Sonbaharı bir başka güzel. Kimlikli ağaçlarla donatılmış cadde ve sokaklarımız "Bulvar" görünümünde... Çiçekli yollar.  Doğanın kentleşmesi bu şehirde. Mimarının kim olduğunu sordu. Söyledim. Genç ve idealist bir başkan. Adı yaşar Bahçeci.
Yaza, yaza dilim de tüy bitmişti. Belediye kavşağındaki Atatürk anıtının yerinin değiştirilmesi. Ben anıt yerinin değiştirilmesi için kaleme aldığım yazılarımda bana yapılan hakaretlerin, küfürlerin haddi hesabı yok. Bunların hiçbirisini ciddiye almadım. İstanbul'da yaşayan bir beyefendi. Çok galiz ve ahlaksızca bir mesaj göndermiş. O yazının bir terbiye meselesi olduğunu düşünüyorum. Sözde Atatürkçüler. Sözde vatan severler, önce şunu bilmeli ki Mustafa Kemal Atatürk boş laflarla, gereği yapılmamış, ben yaptım oldu felsefesini kendine şiar edinmiş kalem efendilerinin ideolojisi olamaz. Bunların arasında, dönemin tekerine takılıp giden sözde aydınlar. Sizler hormonsal beslenmenin ürünü olmaktan öteye geçemezsiniz. Geçmeniz mümkün değildir.
Kırşehir'de Atatürk. Cumhuriyet tarihinde Atatürk büstüne ilk saldırı Kırşehir'de yaşanmıştır. Bunu biliyor musunuz? 
Atatürk Cumhuriyetin kurucu değeridir. İnkar edilemez. Atatürk'e sahip çıkmak o'nun heykelinin O'nun yüceliğine yakışır bir meydanda olması birilerini niçin rahatsız eder ki! Bir kavşakta trafik memuru gibi olmasından rahatsızlık duyan yok. Kaidesine saatler çakılmasından rahatsızlık hiç duyan yok. Etrafına asılan pankartlardan birborda dönüşmesinde oluşan saygısızlığa aldırış eden yok. Yağışlı havalarda kaidenin üzerine sıçrayan kirli su ve çamurla ortaya çıkan rezaleti görmezden geleceksiniz... Döner kavşakta kafanızı kaldırdığınızda neyi gördüğünüzü dahi bilmediğiniz (Aslında biliyorsunuz) Anıtın tüm bu kepazelikler içinde kalmasına Atatürkçülük diyeceksiniz,  Anıtın daha göreceli bir alana taşınması Atatürk düşmanlığı olacak. Yazıklar olsun. Kısaca Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün heykeli ayak altından kaldırılmış, layık olduğu alana taşınmıştır. Projesi olmayanlar sadece eleştiri olsun diye konuşuyorsa. Diyecek sözde yok.
Yaşar Bahçeci çiçeği burnunda Belediye Başkanıydı. Mustafa Kemal Atatürk'ün Kırşehir'e geliş etkinliklerini Belediyenin karanlık koridorlarından sokağa, halka taşıdı. Bana ve başkana saldıranlar Atatürk'ün karanlık koridorlarda üç beş şiirle geçiştirilmesinden rahatsız olmayacak. Anıt yerinin kent meydanında yer almasına Atatürk düşmanlığı diyecek.
Eleştir yapıcı olmalıdır derim. Onların en büyük maharetleri de, bilimsel olarak ve özgürce yazdıkları yazılara izlenimi vermeleri. Dışarıdan bakarak büyük tespitler yapmak, bilgiye dayalı olmayan yorumlar getirmek ideolojik saplantıdan öte değil. Görmek gerekir. Bakmak yetmez. Oysa birikimleri, objektif düşündükleri, bilgiyi konuşturdukları, siyah, beyaz diye bakmak yerine çok renklilikten yana olduklarını göstermek için işe yaramalıdır. Donanımları, yazdıklarının yönünü de, sınırlarını da bir dolu bilgi, belge arkasına saklamak için kullanmak mahirlik olmamalı. Saklıyorum, sırası geldiğinde ortaya çıkartacağım demek ancak iftira olur.
Yenice Mahallesinde bulunan "Gazi" İlkokulu yıkıldı. Arsasına göz dikenler sıraya girdiler...  TV programlarım, yazılarım çözüm getirmedi. O günlerde kendimi Donkişot gibi hissediyordum. Ne Siyasetçisi, ne Atatürkçü kuruluşlar. Nede tatlı su solcularının; ağızlarından bir kelime çıkmadı. Oysa o yıkılan okul, bu ülkenin makus talihinin yenilmesinde çağdaşlığa döşenmiş bir adımdır. O okul yüzlerce bürokratın okumayı anlamayı öğrendiği okuldur. Okulun yıkıldığı o günler de nerelerdeydiniz, sözde  Atatürkçüler? 
Başkan Bahçeci; "Mustafa abi okuldan boşalan o alanı Atatürk'ün adına yakışır bir park haline getireceğim. Hiç kimseye o alanı yedirtmem, senden bir ricam var. Atatürk'ün Kırşehir halkına seslendiği taşın yerine konacak sembolik taşın granit olmasını istiyorum. Bu taşı sen seçer misin"... Benim başkan yardımcısı ile granit ocağına gitmemi rica ettiler. Bugün o parkın önünde bulunan ve üzerinde plaket takılı taş granit ocağından başkan yardımcısı tarafından özel alındı. O günlerde Atatürkçü geçinenlerin boğazı düğümlenmişti. Şimdi neden olumsuz düşünüyorsunuz demiyorum. Şekilciliğin tavan yaptığı anlayışı ve düşüncelerinizi bir Kemalist olarak reddediyorum.
"Kaman ilçesinde Ana caddeden Atatürk'ün ismini söktüler. O zaman nerelerdeydiniz ulan"! Demek onlara yakışacak tek cümle.
Yazacak çok şeyler var. Bu sayfalara sığdırmak mümkün değil... Başarı mutlak taçlandırılmalıdır. Diye düşünüyorum. Bu yazıyı kaleme almamın nedeni tarafsız ve objektif olmanın gereği ve bir Kırşehirli, makro milliyetçi ve Kemalist olduğumdandır. 
Başkanıma gönül dolusu teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum. Fikrine, yüreğine sağlık. Şehrimize hayırlı olsun.
Siz bu şehri ağlayan nar olmaktan gülen ayva olmaya çevirdiniz. Teşekkürler.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.