banner245

Yaşıyoruz ama nasıl? 

Bizi mutlu edebilecek çevremizdeki birçok şeyin farkında değiliz. Mesela küçük şeylerin…

Yaşıyoruz ama nasıl? 

Yaşıyoruz ama nasıl

Bizi mutlu edebilecek çevremizdeki birçok şeyin farkında değiliz. Mesela küçük şeylerin…

Küçük şeylerin farkındayız ama mutlu olmamız için illa büyük olayların mı meydana gelmesi gerekiyor diye sormuyor değilim. Aslında bu noktada hayat bize mesaj veriyor. Büyük şeylere giden yol küçük şeylerden geçer. Ve ekliyor diyor ki: “Beni yaşa. Ben ince ve küçük detaylarda gizliyim.”

Toplum olarak hayattaki birçok güzel şeyin farkında bile değiliz. Sürekli dile getirilen dertler, keşkeler ve pişmanlıklar var.  Eskilerde yaşamayı, yaşarken de dertler denizinde boğulmayı ne yazık ki seviyoruz. Ya da alışkanlık haline getirmişiz. Hayat bu kadar kısa, güzel ve küçük şeylerde saklıyken bu kadar dert neden diye sorarım. Çok uğraşmaya gerek yok mutluluk sadece küçük detaylarda saklı. Belki dilinizin belki de parmaklarınızın ucunda mutluluk dediğimiz şey… 

Sorarım o halde güne mutsuz, suratı asık başlamak niye? Belki dokunarak belki konuşarak mutsuz hallerimizi tersine çevirebiliriz. Hiç yoktan içinde yaşadığımız hoşnutsuzluğu bırakabiliriz. Ağızdan çıkan tek bir güzel sözcük anı, an ile birlikte hayatı nasıl tersine çevirebilir denemenizi tavsiye ederim. Mutsuz bir an da çok sevidiğiniz bir arkadaşınızla kardeşinizle ailenizle ya da sevgilinizle geçirdiğiniz mutlu ve eğlenceli bir anı aklınıza getirerek, o mutsuz durumdan kurtulabilirsiniz. Hepsinden önce güzel düşüneceksin ve güzel söyleyeceksin. Hayatın sana sunduğu olanakları iyi değerlendireceksin. Ve güzel bakacaksın en küçük detayı dahi önemseyeceksin.

Akışına bırakacaksın anı yaşayacaksın ama hepte takipte kalacaksın. Her anın hakkını layıkıyla vereceksin.Okuduğum bir kitapta,Üstün Dökmen hayatın enstantanelerinin yakalanması gerektiğini söylüyordu. Gerçektende öyle güzel enstantaneler yakalayacaksın. Evet, hayat bir yerde bize zor gelecek. Ama olsun, yaşam ne kadar zor olursa olsun, umutsuz olmadan en dipte olduğumuz zamanlarda bile ufacık bir umut ışığına tutunarak hayal kurmak ve hayata sımsıkı sarılmak en güzeli olacak. Ve şükredeceğiz. Burada size Tolstoy’un sevdiğim bir sözünü paylaşayım. “Şikayet ettiğiniz yaşam, belki de başkalarının hayalidir.” 

Bu noktada yaşamdan biz değil de yaşamın bizden şikayetçi olabileceğini düşünüyorum. Çünkü sen nasıl yaşarsan o şekilde biçimlenir hayat.Hem ne demiş şair  “Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecek gibi hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın, ucundan tutarak.” Ne güzel demiş. Bende bu küçük mısralarda mutlu olmayı yaşadım. Yaşarken de mutluluk ile gülümsedim… 
Ve son olarak cümleme şunları eklemek istiyorum. Yeter ki bu güzel ve değerli küçük şeylerin farkına varalım, her güzel günü sevgiyle gülümseyerek karşılayalım.Yaşamın sesine bir nebze de olsa kulak verelim ve diyelim ki seni küçük şeyler de yaşayıp büyük yerlerde mutlu olacağım.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.