Günümüzde ot,çöp satanlar ve Dr.Ziya Özel


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 25 Kasım 2013, 14:30

Televizyon ve basında  günümüzdeki gibi  anlık  haberleşmenin  yaygın olmadığı dönemlerde “koca karı ilacı” olarak adlandırılan ot-çöp,bitki vs.den tedavi yöntemleri vardı.Ancak çok sınırlı idi.İlaca ulaşmak da zor olduğundan  kullanılırdı.Ama sadece o beldede veya o bölgede bilinirdi. 

 Günümüzde öyle mi ? Dünya artık küçük bir köy haline geldi.Ticari amaçlı kurulan televizyonlardan ot-çöp satanlar, piyasayı  adeta işgal etti.
Bitkisel tedavi, hastalıkları önleyici destek tedavi adı altında –bilim ve akıl aşağılanırcasına- köşeyi dönen tüccarlar,güya sağlığına kavuşturduğu seçme destekçileriyle halkı  kandırmaya devam ediyorlar.

Zarar görenleri televizyonlara çıkarıp  program yapan bir televizyon kanalına rast gelmedim. 

 İddia ettikleri tedavi yöntemine yarayan –ilaç gibi- şey, neden eczanelerde satılmaz.Neden Sağlık Bakanlığı ile  Gıda Tarım  Bakanlığı tavsiye etmez.Aksine bilinen bazılarını yasaklığını görüyoruz. 

 Tabii ki bitkilerle tedavi vardır. Ancak bunun  uzun süren deney ve deneklerle analiz edilip,nerede nasıl kullanılacakları,etki ve etkinleri belli edilip  ilaç ruhsatını aldıktan sonra piyasaya sürülmesi gerekmektedir.Bu çalışma bilim ve aklın yanında yüklü bir maliyet de gerektirmektedir. 

  Mesela Dr.Ziya Özel,1988 yılında ‘zakkumdan elde ettiğim ilaç kansere iyi geliyor’ dediğinde başta ilaç firmaları olmak üzere bir çok yetkili ve hatta meslektaşları karşı çıktığından ve Türkiye’de bu ilacı tahlil edecek ortam bulamadığından veya bir şekilde değerlendirilemediğinden ABD’ye gitti.Ancak 8 yıl sonra 1996 yılında adına tescil ettirdi.

Dört aşamalı testten henüz ikisini geçen Türkçe ‘ANVİRZEL’ isimli ilaç ancak çeyrek asır sonra kanser hastalarının umudu olmaya başladığı belirtiyor.
İlaç, yapılması gereken  4 aşamalı faz bitirilmediğinden henüz eczanelerde satılmıyor, el altından ve internet üzerinden 1500-2000 dolara alınabiliyor. Görüldüğü üzere 25 yıldır üzerinde çalışılsa da henüz serbest satılma iznini almış değil.

Adına ister ot-çöp,ister hap,ister kapsül ne dersiniz deyin.Hiçbir testten geçirilmeden  Uluslar arası inanırlığı ve kabulü olmadan sadece komşunun ‘hastalığıma iyi geldi ‘ tavsiyesi ve satanların reklamı  üzerine yan tesiri olmadığı tıbben belirtilen 100’lük coraspin mi ki alıp kullanasın !..Dr Ziya Özel’e o yıllarda gösterilen tepki,günümüzde ot-çöp satanlara neden gösterilmez ? 

  Peki ama neden Sağlık ve Gıda Tarım Bakanlıkları RTÜK’e ot-çöp satanları bildirip televizyon kanallarından  satış ve reklamını kaldırmaz.Türk Eczacılar Birliği neden bu tip satıcıların işyeri açmasını görmezden gelir ? Ecza değil,aktar  oldukları bilinir ama,yine de derde düşen dermanını buralardan arıyor.
Üniversiteler ve basın neden suskun ?  Satılan ot-çöp aslında ilaçtan da pahalı.Yoksa vatandaşın  eski yıllara göre maddi durumu iyileşti de ota-çöpe para vermeye mi başladı !.

Sağlık Bakanlığı   insanların sağlıkları üzerine düzen kuranların karşısına “Bitkilerle Tedavi Merkezi/ Fakültesi” kurmak suretiyle ipliklerini pazara çıkarmalıdır. Kurulan bu merkezden ve uluslar arası ilaç merkezlerinden ruhsat almayanlara satış izni verilmemelidir. Ayrıca  ruhsatı alınmayan ürünler  ‘sağlığa zararlıdır ‘ şeklinde kamu spoto olarak televizyon kanallarında  yayınlanmalıdır. Geçmiş yıllarda TRT ‘de ‘Bir Dakika ‘ adı altında kısa,sesli ve görüntülü aydınlatıcı bilgi verilirdi.

Denemek için her derde deva şeklinde reklamını yaptıkları sadece gıda takviyesi olarak üretim izni bulunan bir ilaca ihtiyacım olduğunu belirterek aradığımda hastalığımı hiç sormadan,tahlil ve tetkik olmaksızın görevlinin ‘kaç kutu istiyorsunuz,hemen gönderelim ‘ sözü karşısında, ‘Bu ilaç Sağlık Bakanlığınca yasaklandı’ cevabım üzerine telefonu yüzüme kapattı.Demek oluyor ki ilaç denilen şeyi çaresiz insanlar  ekmek gibi,su gibi sormadan satın alabiliyorlar. Yazık çok yazık !..
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.