Doktor İlker Arslan, süt dişlerinin birinci görevinin çocuğun düzgün beslenmesini sağlamak olduğunu belirterek,” Çocuklarda konuşmanın düzgün gelişimi de süt dişlerinin varlığına bağlıdır. Süt dişleri kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için korumakta ve kalıcı diş sürerken ona rehberlik yapmaktadırlar. Süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal yer tutuculuk fonksiyonu da ortadan kalkmaktadır “ dedi. Süt dişinin çürümesi halinde hemen tedavi edilmesi gerektiğini kaydeden Arslan,” Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri, ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve çirkin görüntüye yol açar. Bu dönemdeki tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve romatizma ve kalp hastalıkları gibi genel sağlık problemlerine sebep olabilecektir. Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler, nasıl olsa yerine yenileri gelecek yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir. Süt dişlerindeki çürükler; ağrı ile çocuğun çok küçük yaşlarda tanışmasına ve gelecekte bazı fobileri olmasına neden olabilir. Ayrıca, bu çürükler süt dişlerinin çok erken kaybına neden olabilir “ dedi. Bebeklerin, en az ilk dört ay anne sütü ile beslenmeleri ağız çevresindeki yumuşak doku ve kas fonksiyonlarının normal gelişimini sağlayacağını söyleyen Arslan,” Anne sütünün yetersiz olduğu durumlarda fizyolojik başlıklı, damaklı, kesik uçlu biberon kullanımı gerekir. Bebekler 1 yaşından itibaren bardak ve kaşıkla beslenmeye alıştırılmalıdır. Biberonla beslenme en fazla 2 yaşına kadar devam edebilir. Parmak emme, yalancı emzik kullanma gibi alışkanlıklara 2 – 2,5 yaşına kadar izin verilebilir. Eğer parmak emme alışkanlığı mevcutsa, bunun sebebi araştırılarak 3 – 6 yaş arasında bu alışkanlık mutlaka giderilmelidir. Solunum problemleri, çene gelişmesi üzerine olumsuz etki eder. Burundan değil de, sadece ağızdan soluma durumu mevcutsa bu durum uykuda daha iyi anlaşılır, muhakkak kulak burun boğaz uzmanına danışılmalıdır “ dedi.