19 Mayıs 2012 Cumartesi 03:01 Haber Arşivi | Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Ekle | Künye
   
Anasayfa
Güncel
Politika
Eğitim
Ekonomi
KırşehirSpor
Kültür
Sağlık
Yaşam
Boztepe
Mucur
Akçakent
Kaman
Çiçekdağı
Akpınar
Karakter Boyutu   
A A A A

Bir başkadır Kırşehir düğünleri

25 Haziran 2009 Perşembe 11:44

Davulu, zurnası, ince sazı ve oyunları ile bir başkadır Kırşehir düğünleri…
Davulu, zurnası, ince sazı ve oyunları ile bir başkadır Kırşehir düğünleri…
 
Düğün sezonunun açılması ile birlikte Kırşehir’de bir hareketlilik yaşanırken, müzik ustalarından çeyiz düzülen şehir esnafına kadar her kesimde bir canlılık ve moral göze çarpıyor.
 
Kırşehir düğünlerinde gelin ve damadın mutluluğu ise adeta göğe yükseliyor. Arkadaşları ve sevenleri ile mutluluğunu paylaşan damatlar, toprağa konmuş davulun üstüne çıkarak elinde kaşık doyasıya oynarken, gelinler ise yine gelin olmayı bekleyen arkadaşları ile kına odasında eğlenmektedir.
 
Gelenek, görenek ve müzik kültürünün son derece baskın olduğu Kırşehir’de, yöre düğünleri şu şekilde olmaktadır:
 
Yöre evlenmelerinde görücülük,   başlık,   gelinlik etme, çokeşlilik gibi geleneksel yöntemler geçerlidir. “gelinlik etmede” yeni gelinler belirli bir süre büyüklerinin yanında konuşmaz, kaş göz işaretleriyle ya da fısıldayarak anlaşırlar, sofraya oturmazlar. Merkezlerde bırakılan bu gelenek kırsal kesimlerde geçerliliğini korumaktadır. Gelin belli bir süre doğurmazsa (1–2 yıl) kocası yeniden evlenmeye hak kazanır. Özellikle kırsal kesimlerde doğal olan bu durumlarda gelinde görümcelere katılır. Kocasına yeni bir eş arar. Yakın köylerden beğenilen 14–15 yaşlarındaki yeni eşe “ferik” denir.
 
Evlenme çağında oğlu olanlar için nişan, düğün törenleri, hamamlar kız beğenilecek yer arasındadır. Mucur’da ise bu amaçla ilkbahar, yaz aylarında “köme” denilen kır gezisine çıkılır.  Buralarda beğenilen kızlar, bir bahaneyle oğlana da gösterilip, görüşü alındıktan sonra görücü gidilir.
 
İlk görüşmeden sonra ailenin ya da çevrenin saygınlarından birkaç dünür gider.  Kız istemede tekerlemeye dönüşmüş şu sözler kullanılır. “ Yedik içtik,  ölçüp biçtik,  gelene niye geldin denilmez, Allah’ın emrine hiç karşı gelinmez, bizim buraya gelişimizin bir maksadı vardı, kerimenizi Allah’ın emri peygamberin kavliyle bizim mahduma istemeye geldik. Sen bu işe ne dersin?”  Kız babası ya da evin büyüklerinden biri de danışıp görüşmek için zaman ister.  Kimi yörelerde yanıt olumsuz olursa kızın evde kalması için,  evin bir yerine çivi çakılarak büyü yoluna başvurulduğu da görülür.
 
“küçük şerbet”   denen söz kesiminde şerbetler içildikten sonra kolye ya da altın takılır. Buna “bellilik etme” denir. Başlık kesilir. Ailenin durumu uygunsa  “iki başın görülmesi” yoluna gidilir. Başlık alınmaz kız evinin tüm harcamaları nişan ve düğünde alacağı eşya ve takı, erkek evince karşılanır.  Kırsal kesimde iki başın görülmesi yanında başlık alındığı da görülmektedir.  Başlık kararlaştırıldıktan sonra kız evince konuklara ağız denilen şeker, lokum ya da şerbet sunulur.
 
Nişan kimi zaman 2 aile arasında yapılır. Evlerdeki takı ve yüzük takma işlemine “küçük nişan” denir. Ev dışında “okuntu yeri” denen konuklarında çağrıldığı nişanlar merkezlerde salonlarda yapılır. Nişanlılık döneminde bayramlarda geline armağanlar götürülür. Bu genellikle boyalı koçtur. Gelinin anasından ya da kendisinden armağan alınmadan koç verilmez.
 
Kiralanan bir okuyucu kadın konu komşuyu düğüne çağırır. Düğünler genellikle perşembe günü başlar, Pazar günü biter.  Düğün evinin belli olması için çatıya bayrak dikilir.  Köylerde bayrak direğinin ucuna soğan ve elma takılmaktadır.  Kırşehir düğünlerinde davul zurna yanında genellikle köçekte olur. Kadın kılığına girerek keman, saz ve davul eşliğinde oynayan erkeğe köçek denirdi. Kentin Bağbaşı mahallesinden tutulan müzik ustaları, bir ekip oluşturur. Cuma günü öğleden önce gelin, öğleden sonrada güvey hamamı yapılır. Cumartesi öğle üzeri de kız evi, komşularıyla birlikte düğün evine “hayırlı olsuna” gider, yemek yenir. Düğün evinin erkek konukları da onları izler, davul zurna eşliğinde kız evine gidilir, 2 saat kalınır. Dönüşte gündüz kınası yapılır. Bu törende kına yakılmaz, gelinin yeni giysileri konuklara gösterilir.
 
Köçekler kadınların önünde oynar, gelin bahşiş verir, orada bulunanlarda alınlarına para yapıştırır. Gelin, kınacı kızlara akşam yemeği verdikten sonra akşam kınasına geçilir. Konuklar toplanır. Gece köçeklerin oyunu ile başlar. Gelin yeniden giyinir. Kına bir tepsi içinde kırılırken “kına özenmiyor” diye bir söz atılır. Gelin bahşiş verdikten sonra kına sulandırılır. Önde tefçi kadın, arkada gelin, onun ardından da mumlar, kına tepsisini taşıyan kızlar kına türküleri söyleyerek konukların bulunduğu odaya girer.
 
Gelin kaynanası armağan verdikten sonra avucunu açar ve kınası yakılır. Eli sarılmadan önce evin bir duvarına basarak iz bırakılır. Sonra konuklara çerez dağıtılır. Tef eşliğinde türküler söylenir, oyunlar oynanır.
 
Kimi yörelerde kına gecesi dağıldıktan sonra ana-kız ağıtı yakılır. Yüzü tülbentle örtülen gelin ortaya oturtulur. Anası kız kardeşleri ve akrabaları  “sen bana dert arkadaşıydın, seninle dertleştim. İşlerime şimdi kim bakacak? Hasta olsam sen bakardın bana şimdi kim bakacak?” gibi sözlerle onu ağlatırlar. Aynı gece kız evinin delikanlıları, oğlan evine baskın yapar. Buna “kayın gitme” denir. Masalar kurulur.  “dokuz butlu tavuk”  istenir, içkiler içilir. Sabaha doğru “dam pilavı” denilen tavuklu pilav yenildikten sonra herkes dağılır.
Sabah gelin adayı hazırlanırken gelin bir odaya kapatılır. Yakınlarına “gardaş - emmi dayı yolu” gibi armağanlar alındıktan sonra dışarı çıkılır.  Babası gelini kayınbabasına teslim eder. O da “ yengesi” denen gelinin arkadaşı ya da akrabalarından biriyle gelin arabasına bindirilir. Geçmişte atlı araba, fayton ya da yalnız atlılardan oluşan gelin alayının yerini günümüzde otobüs ve minibüsler almıştır. Köylerde alay gömütlük, ziyaret yeri gibi kutsal yerlerden geçerek, kentte tüm çevreyi dolaşarak düğün evine gelinir.
 
Arabanın sürücüsü güveyden bahşiş almadan gelinin indirilmesine izin vermez. Güvey gelini koltuğunun altına alarak eve girer. Eşikte cebindeki bozuk paraları ve çerezleri gelinin başına saçar.
 
O akşam komşulardan 5–10 genç “güvey başı” yemeğine çağrılır. Hoca dua okuyarak gelin ve güveyi odalarına götüreceği sırada gençler güveyi bir odaya kapatır.  Tavuk baklava gibi armağanlar almadan bırakmazlar. Güvey kurtulunca dini nikâh kıyılır…
 
Kaynak: Kırşehir24.com – kirsehir.web.tr

6084 defa okundu...
 Yorumlar Tüm yorumlar (2)
homurlu    ellerınıze saglık    25 Haziran 2009 Perşembe 18:03
cok guzel bi yazı olmus ins hep oyle devam eder geleneklerımızı koruruzzz
İlgili başlıklar
 KIRŞEHİRHABER YAZARLARI Tüm yazarlar   Dr. İ.Hakkı Yıldırım
Ahmet Dulkadiroğlu
Alparslan Demirbaş
Zafer Çam
Said Sargın
Tahsin Sağlam
Mahmut Sami Doğancı

Yine INCOTERMS Yeni INCOTERMS

17.05.2012

Bankalar, müşterilerini soyarken...

15.05.2012

Çekiliyoruz!

12.05.2012

Eleştiride ölçü...

07.05.2012

Yunus Emre'ye...

13.04.2012

Erdoğan, Urumçi ve beklenmedik hareketler bunlar

09.04.2012

Yeşilçam neslinden Fatihler nesline

02.04.2012
Deneme
Deneme
Kırşehir'de 1 ayda 3 mağazasını açarak alışveriş mağazalarına yenilerini ekleyen Aslan Kardeşler, 40 EKSPRES mağazalarının 3.nü Saraycık Mahallesi Dinakbağı-Ortaköy yolu üzerine açtı.Kırşehir'in Mucur İlçesinde, belediye tarafından 2012 yılı sonuna kadar önemli projelerin altına imza atılacak.AK Parti Kırşehir Milletvekilleri Abdullah Çalışkan ve Muzaffer Aslan, yayımladıkları mesajda ‘Engelliler Haftası’nı kutlayarak, engelsiz bir hayat dilediler. Kırşehir'de başlatılan 'Koşabiliyorken Koş' kampanyasına ilgi her geçen gün artarken, yüzlerce vatandaş, Ahi Stadyumuna akın ediyor. Kırşehir Organize Sanayi Bölgesinde, şehrin yetkililerin sürekli bürokrasi oyunu oynamaları nedeniyle sahipsizlik deyim yerindeyse diz boyu...Kırşehir Ülkü Ocakları İl Yönetimi “Engeliler Haftası” dolayısıyla Şirin Kırşehir Bedensel Engelliler Derneği’ne nezaket ziyaretinde bulundu.Kırşehir’de bir hayvan besicisi, çobanı tarafından av tüfeğiyle vurularak öldürüldü. Cinayet zanlısı çoban, öldürdüğü işverenin arabasını da alıp kayıplara karıştı.Türkiye’deki tüm camiler bundan böyle en az 12 saat boyunca açık kalacak. AK Parti Kırşehir Milletvekilleri Abdullah Çalışkan ve Muzaffer Aslan, yaptıkları yazılı açıklamayla tüm hemşirelerin “12-18 Mayıs Hemşireler Haftasını” kutladılar.SGK haftasının ikinci gününde SGK İl Müdürü Mehmet Ali Fırat ve SGK personeli, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Birlik Başkanı Bahamettin Öztürk’ü makamında ziyaret etti. Kırşehir Organize Sanayi Bölgesinde, şehrin yetkililerin sürekli bürokrasi oyunu oynamaları nedeniyle sahipsizlik deyim yerindeyse diz boyu...Kırşehir'in Mucur İlçesinde, belediye tarafından 2012 yılı sonuna kadar önemli projelerin altına imza atılacak.Bank Asya 1. Lig'de mücadele etmeye başlayan ve tek sezonda Süper Lig'e çıkmayı başaran Akhisarspor, önümüzdeki sezon, tarihinde ilk kez Süper Lig'de mücadele verecek. Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu ile kulüplerin anlaşarak 2012-2013 sezonunda Bölgesel Amatör Lig ile 3.liglerin statüsünü değiştirmek için atağa geçtiği öğrenildi.Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde yeni kurulan Eğitim, Kültür ve Araştırma Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına hemşerimiz Hakan Dulkadiroğlu atandı. Kırşehir'de öğle saatlerinde başlayan sağanak yağış, şehir içi yollarda sel oluşmasına neden oldu. Sportif faaliyetlerle Kırşehir’e gelen binlerce sporcular, antrenörler, idareciler bacasız fabrika gibi şehrin ekonomisinde adeta bacasız fabrika görevi yapıyor. Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde MÖ 2. yüzyıla ait olduğu sanılan Roma dönemine ait kayıp şehir bulundu. Kırşehirspor da kayyum yönetimi görevini bırakıyor. Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Müfit Göçen, amatör spora desteklerinden dolayı EN11 ödülü aldı.

Facebook


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz
© 2008-2012 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Eposta: bilgi@kirsehirhaber24.com
REKLAM VER | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | KULLANIM ŞARTLARI