Tekel'de kötü gidişat
Hükümet ile eylemlerinde 50'nci günü geride bırakan Tekel işçileri arasındaki anlaşmazlık derinleşiyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Türk İş Başkanı Mustafa Kumlu arasında yürütülen görüşmelerin önceki gün uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından, taraflar adeta birbirlerine rest çekti. Tekel işçileri tekrar açlık grevine başladı. Gelişmeleri değerlendiren Türkİş, Hak-İş, Memur- Sen, Türkiye Kamu- Sen ve KESK yöneticileri, üretimden gelen gücü kullanarak yarın 1 günlük iş bırakma kararı aldı. Başbakan Tayyip Erdoğan ise, sorunlarının çözümü için devreye girdiği Tekel işçilerine ve onlara destek verenlere adeta patladı. Tekel işçilerine "Kullanılıyorsunuz" diyen ve evlerine dönme çağrısı yapan Erdoğan, ay sonunda eyleme müdahale edileceği sinyalini verdi. Erdoğan, "Çetelerin, hukuk dışı örgütlenmelerin yapamadığını, kirli senaryoların başaramadığını bu türden olumsuz olayları kışkırtarak başaracaklarını zannediyorlar" dedi.
Türk-İş 4 Şubatta eylemde
İşçi ve memur sendikaları konfederasyonları ''üretimden gelen gücü kullanma'' eylemini 4 Şubat perşembe günü yapmayı kararlaştırdı. Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK yöneticileri, Türk-İş Genel Merkezi'nde bir araya gelerek, daha önce aldıkları eylem kararını gözden geçirdi. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, daha önce Tekel işçileriyle dayanışma amacıyla 3 Şubat Çarşamba günü yapmayı kararlaştırdıkları ''üretimden gelen gücü kullanma'' eylemini, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra 4 Şubatta uygulama kararı aldıklarını bildirdi.
AHİM’in kararı, Din hanesi kalkmalı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), dün Türkiye hakkında 11 karar alırken, bunlardan özellikle iki tanesi, siyasi etkileri açısından kritik önem taşıyor. AİHM, nüfus cüzdanlarında yer alan din hanesinin kaldırılmasına hükmederken, kimliklerde Kürtçe isim kullanılmasına olanak tanıyacak talebi, yerel mahkeme kararında bir ihlal olmadığı gerekçesiyle geri çevirdi. İzmir'de yaşayan Sinan Işık adlı Alevi kökenli bir vatandaşın başvurusuna yönelik karar, önceki gün açıklandı. 2004'te İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvuran Sinan Işık, nüfus cüzdanındaki din hanesine "Alevi" yazılmasını talep etti. Talebi inceleyen mahkeme, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan görüş istedi. Diyanet'in, "Alevilik, İslamın alt kültür grubu ve yorumlarından biridir" açıklamasını dayanak yapan Mahkeme, talebinin reddine karar verdi. Temyize giden ve Yargıtay'dan da beklediği sonucu alamayan Işık, 3 Haziran 2005'de AİHM'ye başvurdu. Işık'ın şikâyeti 5 yıl sonra, karara bağlandı. AİHM, kimlikteki din hanesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü düzenleyen 9'uncu maddesine aykırı olduğunu tespit etti.
Erdoğan'dan Demirtaş’a Tebrik mesajı
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş yeni görevine hızlı başladı. Başbakan Erdoğan da, AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla Demirtaş'a tebrik mesajı gönderdi. PTT aracılığıyla "acele" ibaresiyle gelen mesajda, "Kongrenin Türkiye demokrasisi için hayırlı olmasını diliyorum" denildi. BDP'nin 37 yaşındaki yeni lideri Demirtaş, “Hedef büyüttük, Türkiye'de sadece Kürtlerin hak sorunu yok. BDP bunu daha fazla öne çıkaracak. 'Türkiye hepimizindir' mesajı daha fazla verilecek. Sayın Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı'nı ziyaret etmekten mutluluk duyarız. Onların politik kimliği yok. Diğer siyasi partilerle görüş alışverişinin oluşması lazım ki bir araya gelelim. Açılım sokakta hissedilmiyor. Sokakta hissedilmesi için polisin, askerin de değişmesi lazım. Anadilin kullanılması çağrısı yasa dışı değil. Her şey dil, televizyon, işadamlarının yatırım yapması çağrısı herkesin evinde anadilini kullanması, eğitim alanına bunu yansıtmasına ilişkin Lozan anlaşmasında yasal dayanağı var” dedi.
EMASYA için şartlar yeni oluştu
Başbakan Tayyip Erdoğan, darbe iddiaları ve EMASYA’nın kaldırılması konuları başta olmak üzere bugün tartışılan konuların üzerine gidilmesi için neden 7 yıl beklendiği eleştirilerine, “Türkiye bu demokratik olgunluğa ancak bugün ulaştı. Şartlar bugün oluştu” diye yanıt verdi. Erdoğan, “Kimse rengi, etnik kökeni, din ve mezhep tercihleri dolayısıyla suçlu addedilip cezalandırılamaz, tehlike olarak görülemez. ‘Bu Alevi’dir, bu Türk’tür, bu Roman’dır, bu Müslüman’dır, Hıristiyan’dır, bu başını örter, bu alkol kullanır’ diye kimse potansiyel suçlu ilan edilemez. Adının yanına da not düşülemez, fişlenemez. Elbette istihbarat faaliyetleri olacak. Hukuku, insan haklarını çiğneyerek, hele hele kendi vatandaşını potansiyel tehdit olarak görerek yapılamaz. Bu konuda geçmişte yanlışlar yapılmış olması teamül haline getirilemez. ‘Neden bugün, neden şimdi, neden 7 yıl beklediniz’ diye soranlara diyorum ki; Türkiye bu demokratik olgunluğa bugün ulaşmıştır. Şartlar bugün oluşmuştur. Buraya kolay gelmedik. Onun için bugün bu konuları ele alıyoruz” dedi.
'Tavrın, tarihe kara leke olarak kazınacak'
Başbakan Tayyip Erdoğan, Balyoz darbe planı iddialarıyla ilgili, "ortada çirkin, kirli bir senaryo bulunduğunu" belirterek, "Ancak bu vahameti umuda dönüştüren, bu senaryonun açık açık tartışılması, özgürce eleştirilebilmesi, en önemlisi de hukukun konusu olabilmesidir'' dedi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, "skandal, fiyasko, safsata, tuzak, pusu, intikam operasyonu, Cumhuriyet ile hesaplaşma, abuk subuk işler, deli saçması, masal bunlar, geri zekalıların bile inanmayacağı şeyler, Aşk-ı Memnu dizisi" sözlerini anımsatan Başbakan, CHP liderine, "Tavrın tarihe kara leke olarak yazılacak" diye seslendi. Erdoğan, “Sayın Baykal, maşallah bir kalemde çözüyor, 20 bin öğretmenin ataması yapıyor, her aileden 1 kişiyi işçi yapıyor, 4-c'yi kaldırıyor. Bu, kim ne veriyorsa ben 5 mislini veriyorum anlayışının tezahürüdür. Bu, CHP Grup başkanvekillerinin söylediği, "o sağcı, o popülist siyasi söylem" dir. Baykal, kendisini Ergenekon'un avukatı ilan etti. Arkadaşları gidip avukatların sırasında duruşma izledi. Danıştay'a saldıran saldırganın savunulduğu tarafta CHP'nin ne işi var. Atatürk'ün partisini o sıralara taşımaya ne hakkınız var. Sanki demokrasinin, sivil siyasetin, hukukun tarafı değilmiş gibi perdeleme yapmaya, çarpıtmaya devam ediyor. Sayın Baykal, bu planların tek hedefi AK Parti değildir. Türk siyasetidir; milli iradedir” dedi.
Vekiller Meclis'te birbirini yumrukladı
TBMM'de sonunda kan aktı. Peygamber ve başörtüsü tartışması yapan AK Parti'li ve MHP'li vekiller birbirine girdi. Yumruklar havada uçuştu. AK Parti'li İdare Amiri Orhan Erdem'in kaşı patladı. Sinir krizi geçiren milletvekilleri oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer hakkındaki gensorunun ön görüşmeleri sırasında söz alan MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş, AK Parti'li bir il yönetim kurulu üyesinin Başbakan'ı 'peygamber' olarak gördüğünü iddia etti. AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ise, MHP iktidarında Nesrin Ünal'ın milletvekiliyken başını açtığını ifade etti ve 'peygamber yakıştırmasını yapan densizin' isminin verilmesi istedi. Tekrar söz alan Durmuş, Başbakan'a peygamber diyen kişinin konuşmasını cep telefonundan göstererek, "Nesrin Ünal'ın başı açık oturmasını kınarken, başka istismarlar yapıyorsunuz. Dışarıda başınızı örtersiniz, burada açarsınız, ayıptır ayıp. Kız kardeşimin, bacımın, eşimin başörtüsünü kimseye tartıştırmayız. Bakanlarınızın eşlerini basının önüne çıkarıyorsunuz" dedi.
Çok paslaşmayın kendi kalenize gol olmasın
CHP lideri Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile ilgili olarak “Biz paslaşıyoruz” sözlerine yanıt verdi. Baykal “Çok paslaşmayın, kendi kalenize gol olabilir. Dar alanda paslaşmak çok tehlikelidir” dedi. Partisinin dünkü grup toplantısında konuşan Baykal özetle şu görüşleri dile getirdi: “Balyoz operasyonu ne oldu? Artık günümüzdeki sorunlar bitti, yavaş yavaş tarihten, geçmişten tutamak aramaya başladılar. 2002-2003 yılında böyle bir planlama yapılmış diye 7-8 yıl öncesinden medet umar hale geldiler. Ne oldu? Bakıyoruz, inceliyoruz. Bakıp inceleyeceğiniz hiçbir şey yok. En son nereye geldiler ‘biz paslaşıyoruz’ dediler. Çok paslaşmayın, kendi kalenize gol olabilir. Öyle kale önünde, dar alanda paslaşmak çok tehlikelidir. Ne olacağı belli olmaz... ‘Geçmişi ben suçlayayım, sen bunu anlayışla karşılayacaksın’ mutabakatı mı yapmaya çalışıyorlar? Balyoz planının olduğu DVD kırıldı, Ergenekon’la Danıştay’ın bağlantısını kuran CD de kayıp. Sanıklar diyor ki, ‘biz de görelim’. ‘Kayıp, vallahi billahi yok bizde, olsa niye göndermeyelim’ diyorlar. Böyle yargılama bize yakışıyor mu? ” dedi.
'Baykal ve Erdoğan ile ruh ikizi oluruz'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 30 Ocak 2010'da, Resmi Gazete'de yayımlanan bir genelgeyle Başbakanlık Başmüşavirliği sorumluluğunda "Kamu Diplomasi Koordinatörlüğü" kurulduğunu belirterek, "Darbe söylentileriyle ilişkilendirilen psikolojik harekat faaliyetlerinin 'kamu diplomasisi' adı arkasına gizlenerek yeniden ülke gündemine sokulmasının nedenleri nelerdir?" diye sordu. Bahçeli, grup konuşmasında şunları söyledi: “ Başbakan bize bir ikiz olma hali yakıştıracak ise Sayın Baykal'la ve Sayın Erdoğan ile ruh ikizi olmaya razı olabiliriz. Ancak, bir başbakan olarak Türk düşmanlarının, İmralı canisinin, peşmerge reislerinin, Müslüman katillerinin, küresel zalimlerin, İslam karşıtlarının, soykırım iddiacılarının, sömürgeci zihniyetlerin ruh ikizi olmaktan utanç duyarız. Allah, böylesi çürümüşlüğün, bu rezaletlerin ve bu alçalmaların ikizlerinden de ve eş başkanlarından da stratejik ortaklarından da ve onlarla kucaklaşan idarecilerden milletimizi korusun” dedi.
Çuvalcı General Ankara'da
Irak’taki Amerikan Kuvvetleri Komutanı General Raymond Odierno, üçlü istihbarat toplantısı için Ankara'ya geldi. 2003'te Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde görev yapan 11 Türk askerinin başına çuval geçirilerek tutuklanması emrini veren Odierno Ankara'ya gelir gelmez yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Terörle mücadele konusunda geniş kapsamlı çözümler üzerine konuşmayı umut ediyoruz. Şiddetin kökenleri üzerinde ortak bir anlayış birliğinin geliştirilmesi önemlidir; bu sayede Türkiye ve Irak'ın güvenliğini ve emniyetini arttırmaya katkı sağlayabilecek siyasi, ekonomik ve güvenlik önlemlerinin belirlenmesi hususunda yardımcı olabiliriz. Katılacağım toplantıları ve görüşmeleri sabırsızlıkla bekliyorum."ABD Büyükelçiliği tarafından duyurulan yazılı açıklamasında Odierno, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ ile de görüşeceğini açıkladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Türkiye ABD'nin güçlü bir müttefikidir; terörizmle mücadelede birlikte çalışma taahhüdümüz devam ediyor. Kongra Gel'in (KGK/PKK) Türk şehirlerine ve Türk halkına karşı gerçekleştirdiği terörist eylemleri şiddetle kınıyorum. ABD terörizmle mücadelede ve Türk vatandaşlarını korumak için Türkiye'nin yanındadır” denildi.
Garnizon fişlemesi tarihe karışacak
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın EMASYA protokolünün kaldırılacağını açıklamasından sonra gözler bu konuda İçişleri Bakanlığı'nda yapılan çalışmaya çevrildi. Bu çalışmaya göre EMASYA protokolünün Garnizon komutanlarının bulundukları bölgelerde iç tehdit tanımlamasına dayalı yürüttüğü istihbarat faaliyetlerine neşter vuruluyor. Böylece Genelkurmay'ın "EMASYA Bölge Komutanlıkları önceden bilgi verilerek kademeli hazırlık yapmak zorunda" gerekçesine dayandırdığı sivil hayata ilişkin bilgi ve raporlama faaliyeti tarihe karışacak. Buna karşılık 5442 sayılı İller İdaresi Kanunu gereğince valiler bulundukları yerde asayiş ve güvenlikten birinci derecede sorumlu olma yetkisini etkili bir şekilde kullanacak. EMASYA protokolünün atıfta bulunduğu 5442 sayılı İller İdaresi Kanunu'nun 11/d maddesinde valilerin yetkileri artırılacak. Buna göre İl ve ilçe güvenlik koordinasyon komisyonları gerektiğinde can ve mal emniyetinin sağlanması amacıyla önleyici ve caydırıcı önlemleri alacak.
İrtica tehdidi algılamasına devlet kurumları karar verir
Emekli Orgeneral Edip Başer, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde, irticanın tehdit olmaktan çıkarılmasına, devletin kurumlarının karar vereceğini belirtti. Başer, “Devletin uzman kurumları böyle bir tehdit yok diyorsa yapacak bir şey yoktur, ama kişisel kanaatim olarak ben bu tehdidi derinden hissediyorum” dedi. Başer, Ben tehdidi çok derin hissediyorum. Tehdit algılaması kişilerin görüşleriyle değil ülkenin gerçekleriyle bağlantılıdır. Bu işte uzman devlet kurumları, tehditlerle ilgili olarak aralarında anlaşmaya varıyorsa ve böyle bir tehdit yok, diyorsa sorun yoktur. Bana sorarsanız ben bu tehdidi çok derinden hissediyorum. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, siyasi ilkeleri gösterir. Buradaki temel bilgiler ismi verilen örgütlere çevrilemez. Belli örgütlerin isimlerini sayarak onları iç tehdit olarak saymak doğru olmaz. Ana tehdit alanlarını belirlemek gereklidir. Bugün ‘A’ örgütü vardır yarın ‘B’ ve ‘C’ örgütü gelir. Bu temel siyaset belgesi olma niteliğini ortadan kaldırır. Bu basit bir talimat konumuna getirilmiş olur. Bence yanlış uygulama olur” dedi.
Mobilya sektöründe hedef Afrika pazarı
Mobilya sektörü vergi indirimlerinin etkisiyle krizi fırsata çevirdi ve büyüklüğünü 9 milyar dolara çıkardı. 2010 yılında ihracat hedefini de artıran sektör yüzünü Afrika, Libya, Suriye, İran ve Irak'a dönecek. İstanbul Fuarcılık tarafından MOSDER (Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği) desteğinde düzenlenen İMOB İstanbul Mobilya Fuarı, dün İstanbul Fuar Merkezi'nde başladı. 170 ülkeye ihracat yapan Türk mobilya sektörü de yeniliklerini İstanbul Mobilya Fuarı'nda görücüye çıkardı. 300 firmanın katıldığı fuara, 6 bini yabancı toplam 80 bin ziyaretçi bekleniyor. 7.5 milyar dolar iç pazar, 1.5 milyar dolar da ihracat olmak üzere 9 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan sektör, 2009'da KDV indirimi sayesinde küçülmedi. İç pazarda KDV indirimiyle nefes alan üretici de yeni ihracat pazarlarına odaklandı. Hedef pazarlar arasında Orta/Güney Afrika, Libya, Suriye, İran ve Irak geniş yer tutuyor.
Madımak, kültür merkezi ya da park olacak
Devlet Bakanı Faruk Çelik başkanlığında geçen hafta sonu Kızılcahamam’da yapılan son Alevi çalıştayında, 37 aydına mezar olan Sivas’taki Madımak Oteli’yle ilgili, “Yıkılsın, yerine müze, kültür merkezi, anıt ya da ölen her bir aydını simgeleyen 37 gül fidanının bulunacağı park yapılsın” önerileri ortaya atıldı. Ancak bunlardan müze ve anıt önerilerinden, yaşanan acı olayın anısını hep canlı tutup kin ve nefreti körükleyebileceği endişesiyle vazgeçilirken, kültür merkezi ve park önerileri öne çıktı. Çelik’in önceki günkü Bakanlar Kurulu’na taşıdığı ön raporda da bu iki öneri yer aldı. Bakan Çelik, çalıştay katılımcılarına yaptığı değerlendirmede, Madımak Oteli’yle ilgili kararı Sivas’ta Sivaslılarla birlikte alıp hayata geçirmek istediğini söyledi. Karar öncesinde Sivas’a giderek kentin Sünni kanaat önderlerinin de aralarında bulunduğu kişilerle görüşeceğini belirten Çelik, “Sivas’a, bu çalıştaya katılan sizlerin de gelmesini istiyorum. Oradaki barış ortamını oluşturup kararımızı vali, belediye başkanı ve müftünün de bulunduğu kentin önde gelenlerini de yanımıza alarak birlikte açıklamak istiyorum” dedi
THY'nin Avrupa dördüncüsü olduğu resmen kabul edildi
Avrupa Hava Yolları Birliği (AEA), dün, internet sitesinde yayımladığı bülteninde Türk Hava Yolları'na (THY) övgü yağdırdı. THY'nin geçen yıl yaşanan küresel ekonomik krize rağmen yolcu sayısını artıran üç şirketten biri olduğuna vurgu yapıldı. Avrupa Hava Yolları Birliği'nin yayımladığı 2010 trafik verileri raporunda ekonomik durgunluğa rağmen yolcu sayısını artıran ve yüzde 12,3 oranında büyüme kaydeden THY, üç basamak yükselerek dördüncülüğe yükseldi. Avrupa Hava Yolları Birliği Genel Sekreteri Ulrich Schulte- Strathaus, hava yolu endüstrisinin durumunu değerlendirmek için 25 Ocak'ta THY Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyesi Temel Kotil ve diğer meslektaşlarıyla bir araya gelmişti. Ulrich Schulte-Strathaus, yılda 25 milyonun üzerinde yolcu taşıyan Türkiye'nin, ABD'den sonra Avrupa'daki şirketler için Avrupa havacılığı alanı dışında önemli bir pazar olduğunu belirterek, İstanbul'un, Avrupa'daki dokuzuncu en büyük havaalanına sahip olduğunu ve 2010 Avrupa Kültür Başkenti olarak bu konumunu pekiştireceğini söyledi.
YKB tek kullanımlık şifreyi cepten değil, karttan verecek
Yapı Kredi, tek kullanımlık şifre üreten kredi kartı ''Visa World Pin Kart''ı hizmete sunuyor. Visa Europe ile işbirliği ile hazırlanan yeni kredi kartıyla ilgili bilgi veren Visa Europe Türkiye Ülke Direktörü Nur Öztin Kurak, mevcutlara göre kredi kartlarının mevcutlara göre daha güvenli olma üzerine kurulu. Arka yüzünde 10 rakamdan oluşan bir klavye ve küçük bir LED ekran bulunan, 3 yıl civarında şifre tasarlayacak kadar pil ömrüne sahip Visa World Pin Kart tüketicilerin pin kodunu ekrana girmesiyle ek bir cihaza gerek kalmadan tek kullanımlık şifre üretebilme özelliğine sahip. Kartın, sadece ödeme sürecinde değil, tüm şube dışı bankacılık hizmetlerinde ve online işlemlerde de ek güvenlik sağlaması hedefleniyor. Kartın tanıtımı için düzenlenen basın toplantısında konuşan Kurak, uygulamayı Türkiye'de ilk kez Yapı Kredi ile gerçekleştirdiklerini, çalışmanın ayrıca Avrupa'da en büyük pilot çalışma olma özelliği taşıdığını söyledi.
Koza, halka açılıyor
Koza-İpek Holding AŞ. krizden bu yana borsadaki önemli halka arzlardan birine imza atmaya hazırlanıyor. Elinde toplam 1.9 milyon onsluk (bugünkü altın fiyatlarıyla 2.1 milyar dolar) rezerv bulunan Koza Altın, şirketin yüzde 30'unu halka açacak. Bugünden itibaren üç günlük sürede talep toplamaya başlayacak olan Koza Altın'da halka arz fiyat aralığı hisse başına 36.80-46 lira arasında belirlendi. Şirket ek satış yapma kararı alırsa halka arz edilecek kısım yüzde 34.5'e çıkacak. Koza Altın Genel Müdür Yardımcısı Hayri Ögüt'ün arzla ilgili verdiği bilgilere göre, Mart 2005'te Kanadalı Normandy Madencilik'ten devraldıkları madenlerle altın madenciliğine başlayan KozaAltın'ın yüzde 60'ı grup şirketlerinden ATP İnşaat'a yüzde 40'ı ise hisseleri İpek ailesinin elindeki Koza-İpek Grubu'na ait.
Ali Babacan'dan iş dünyasına konuşma yasağı
IMF Başkanı Dominique Strauss Kahn'ın "Bu iş uzadı" sözlerine Türk iş dünyasından da destek geldi. Devlet Bakanı Ali Babacan'la bir araya gelen patronlar IMF anlaşması konusundaki belirsizliğin kalkmasını istedi. Babacan'ın ise sürece ilişkin "renk" vermediği belirtildi. Başbakan Yardımcısı Babacan, dün TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TİSK Başkanı Tuğrul Kutadgobilik, MÜSİAD Başkanı Ömer Cihad Vardan, TUSKON Başkanı Rızanur Meral, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ile bir araya gelerek genel ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ve YASED Başkanı Piraye Antika ise yurtdışında oldukları için toplantıya katılmadı. Beş saati aşkın süren toplantıda iş dünyasının sorunları, 2010 hedefleri, işsizlik konuşulurken ana gündem maddesi ise IMF ile ilişkiler oldu. Bakan Babacan, patronları toplantının içeriğine ilişkin bilgi verilmemesi konusunda uyardı. Bakan Babacan, IMF ile olası anlaşmaya ilişkin patronların görüşlerini dinledi. İşte, toplantıda dile getirilen bazı görüşler: “Yapılacak anlaşma üretimi, istihdamı, ihracatı desteklemeli. IMF anlaşması dünya piyasalarında güvenirliliği güçlendirecek. Fon'dan kredi kullanılmasına karşı değiliz. Anlaşmayla birlikte Merkez Bankası da destekleyici politikalar üretmeli. Faizleri aşağı çekmeli. Merkez Bankası Fon'dan gelecek paranın bir bölümünü rezervde tutmalı. Piyasada döviz arzı yaşanmasının önüne geçilmeli.”
Visa ve Yapı Kredi şifre sorununu pilli kartla çözdü
Visa Europe ve Yapı Kredi, klavyeli, ekranlı ve pille çalışan Visa World Pin Kart'ı haziranda tüketicilere sunacak. Ek cihaza gerek kalmadan tek kullanımlık şifre üretecek olan kartın pilot uygulaması nisanda başlayacak. Kart, yakında Yapı Kredi'nin dışındaki bankalarda da olacak. Visa Europe ve Yapı Kredi Bankası, arka yüzünde klavye ve LED ekran bulunan, pille çalışan Visa World Pin Kart'ı Türkiye'de kullanıma sunmak için işbirliği imzaladı. Ek bir cihaza gerek kalmadan tek kullanımlık şifre üretebilecek olan Visa World Pin Kart'ın 1.000 kişiye ulaşması beklenen pilot uygulaması nisan ayında başlayacak. Ticari tanıtımı ise yılın ikinci yarısının başında yapılması planlanan Visa World Pin Kart sayesinde tüketiciler, ek bir cihaza gerek kalmadan tek kullanımlık şifrelerini üretebilecek. Arka yüzünde 10 rakamdan oluşan bir klavye ve küçük bir LED ekran bulunan, 3 yıl civarında şifre tasarlayacak kadar pil ömrüne sahip Visa World Pin Kart, tüketicilerin pin kodunu ekrana girmesiyle ek bir cihaza gerek kalmadan yasal zorunluluk haline gelen tek kullanımlık şifre üretebilecek.
TMSF’de kaldı, şimdi 2 yıllık başkan oldu
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanlığı’nı 6 yıldır sürdüren Ahmet Ertürk’ün görev süresinin 29 Ocak’ta dolmasının ardından, yeni başkan olarak Şakir Ercan Gül atandı. 2004’ten bu yana TMSF’de ikinci başkanlık görevini yürüten Gül’ün, 6 yıllık görev süresini doldurmuş olmasına karşın başkanlık koltuğuna oturması dikkati çekti. Kurul’un ‘şanslı’ üyesi olan Gül’ün, üyelik başlangıç tarihinin 2006 kabul edilmesi, ona TMSF’de 2 yıl başkanlık yapma olanağı sağladı. Atama kararı, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanan Şakir Ercan Gül, 1967 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. 1984 yılında Rize Lisesi’nden, 1988 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Memuriyete Halk Bankası Müfettiş Yardımcısı olarak başlayan Gül 1993 yılında Maliye Müfettişi oldu. 2004’te TMSF İkinci Başkanlığı görevine getirildi. Yani ‘6 yıllık görev süresi dolduğu için başkanlığı bırakmak’ durumunda kalan Ahmet Ertürk ile aynı dönemde göreve başladı. Aynı koşullarda işe başlayan iki isimden biri başkanlığa veda ederken, diğeri onun yerini aldı.
Sigaranın dumanı kaçak tütüyor
Hükümet, bütçeye kaynak yaratmak için yeni yılla birlikte akaryakıt ve sigaradaki vergi oranlarını artırdı. Ancak aradan kısa bir süre geçmesine rağmen her iki sektörde kaçakçılık adeta patladı. Sigarada vergi artışıyla birlikte fiyatların yüzde 40'a varan oranlarda zamlanması, kaçak sigara kullanımını artırdı.
Silvio Berlusconi'nin İsrail temasları
İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin önceki gün başlayan üç günlük İsrail temasları sürüyor. Dün yapılan heyetlerarası görüşmelerden sonra İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Berlusconi'den Ankara ile gerilen ilişkilerin düzeltmesi için yardım istedi. Netanyahu, yerli ve yabancı gazetecilerin hazır bulunduğu basın toplantısında, konuyu İsrail ve Türkiye arasındaki ilişkilere getirdi. Türkiye ile ilişkilerinin çok önemli olduğunu vurgulayan Benyamin Netanyahu, Başbakan Tayyip Erdoğan ile kişisel dostluğunu bildiği Berlusconi'den iki ülke arasında arabulucu olması ricasında bulundu. Son zamanlarda iki ülke arasındaki ilişkilerde bir düşüş olduğunu kabul eden İsrail Başbakanı, sözlerine "Bu bizim tercihimiz değil. İtalya gibi, Türkiye ile ilişkilerimizin düzelmesine yardım edebilecek ülkelere minnettar kalırız. Silvio Berlusconi bize yardım edebilir mi, ben edebileceğini umuyorum" diye devam etti.
ABD: Protokoller hayata geçirilmeli
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa ve Avrasya işlerinden sorumlu üst düzey yetkilisi Philip Gordon, Türkiye ve Ermenistan'ın, geçen ekim ayında imzaladıkları protokolleri onaylayarak hayata geçirmesi ve bu sürecin diğer konulardan bağımsız olarak ilerlemesi gerektiğini söyledi. Washington'da düzenlediği basın toplantısında bir soru üzerine Gordon, "Bildiğiniz gibi, protokoller geçen ekimde imzalanmıştı. O zaman da söyledik, şimdi de söylüyoruz; her iki ülkenin bu protokolleri hayata geçirme yolunda ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu her iki ülkeye de yarar sağlayacaktır" diye konuştu. Bu arada, Washington Büyükelçiliği'ne atanan Namık Tan da, ABD Kongresi'ne gelmesi beklenen Ermeni iddiaları için, "ABD'li müttefiklerimizden sadece bu sene değil, bundan sonraki senelerde de bir menfi adım beklemiyoruz" açıklamasında bulundu.
AB'de Beşparmak polemiği
Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'in, Avrupa Birliği'nin Beşparmak Dağları'nda bulunan KKTC ve Türkiye bayraklarının çevreye zarar verip vermediğinin tespit edilmesi için araştırma başlatacağını belirtmesi kriz yarattı. Rum Fileleftheros gazetesinin haberine göre Avrupa Parlamentosu'ndaki Rum milletvekili Antigoni Papadopulu'nun yazılı soru önergesini yanıtlayan Rehn, "Avrupa Komisyonu, Beşparmak Dağları'ndaki bayrağın tahrik edici olup olmadığına veya verdiği siyasi mesaja önem vermemektedir" dedi. Komisyonun sadece işin çevresel boyutuyla ilgilendiğini belirten Rehn, "Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak ise sadece müzakerelerde müdahil olan taraflardan biri veya BM herhangi bir müdahale talebinde bulunursa Avrupa Komisyonu o zaman müdahale edebilir" diye konuştu. Rehn'in açıklamasına ilk tepki sivil toplum kurumlarından geldi. Rum yönetimi, KKTC bayrağını geçen aylarda da "hilkat garibesi" olarak nitelemişti.
Pekin yönetiminden sert yaptırım tehdidi
ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin Tayvan'a silah satma kararı almasıyla gerginleşen Çin-ABD ilişkilerinde, son olarak dün yaşanan Dalai Lama krizi nedeniyle savunmadan ticarete kadar birçok alanda sorunlar yaşanıyor. Pekin yönetiminden Washington'a hem Tayvan, hem de Dalay Lama uyarısı geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcülerinden Ma Zhaoxu, ABD'yi Tayvan'a silah satma konusunda hem uyardı hem de silah satışını yapacak ABD'li şirketlerin Çin yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabilecekleri tehdidinde bulundu. ABD ise, Çin'in bu tehditlerine karşın silah satışının yapılacağını açıkladı. ABD'nin Tayvan'a 6,4 milyar dolar değerinde Patriot füzeleri, Black Hawk helikopterleri, denizaltıları ve diğer askeri malzemeleri satma planları bulunuyor.
İsrail plajlarında panik
İsrail sahillerinde bomba dolu iki varil bulundu. Sorumluluğu Filistinli militanlar üstlenirken, İsrail güvenlik güçleri plajları halka kapattı. İsrail polisi, her biri 10 kilogram patlayıcı içeren iki varilin, güneydeki Aşkelon ve kuzeydeki Aşdod şehirleri yakınlarındaki plajlarda birkaç saat arayla bulunduğunu açıkladı. İlk bomba fünyeyle patlatıldı. İkinci bomba ise robot incelemesi sırasında infilak etti. Yaralanan olmadı. Hamas’ın kontrolündeki Gazze’de bulunan üç militan grup birden, toplam 8 bombalı varili denize bıraktıklarını açıklayarak sorumluluğu üstlendi. Hamas açıklama yapmazken, İsrail 40 km uzunluğundaki kumsallar güvenlik kordonuna alındı. Savaş gemileri ve helikopterler denizde bombalı varil avına çıktı. Bölgede seyreden gemiler de uyarıldı. Hamas’ın Gazze’nin silahlanmasından sorumlu üst düzey askeri komutanı Mahmud Mebhu, 20 Ocak’ta Dubai’de öldürülmüştü. Hamas, Mebhu’nun İsrailli ajanların düzenlediği suikastta öldüğünü ileri sürmüş ve intikam alacağı tehdidini savurmuştu.
Vali Güler İstanbul'dan gidiyor
İstanbul Valisi Muammer Güler, Ankara yolcusu. TBMM'de bugün yasalaşması beklenen Kamu Düzeni ve Müsteşarlığı tasarısıyla oluşturulan 'Süper Müsteşarlık' makamına Vali Güler'in getirilmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Şube müdürü amirini kurşunladı
KİLİS Emniyet Müdürlüğü'nde şok. Koruma Şube Müdürü İl Emniyet Müdür Yardımcısını ayaklarından vurdu. Olay dün saat 15.15 sıralarından yaşandı. Emniyet Müdürlüğü binasında, iddiaya göre personel atamasından dolayı Koruma Şube Müdürü S.D. ile İl Emniyet Müdür Yardımcısı A.G. arasından tartışma çıktı. Beylik silahına sarılan S.D., müdür yardımcısı A.G.'ye 3 el ateş etti, ayaklarından vurdu. Silah sesleri üzerine Emniyet binası hareketlendi. A.G., ambulansla hastaneye kaldırıldı, S.D. gözaltına alındı.
Santralistanbul Meg'e bağlanıyor
İSTANBUL'da Meg Ryan rüzgarı... ABD'li oyuncu, İstanbul Moda Haftası kapsamında bugün Santral İstanbul'daki açılış törenine katılacak. Arzu Kaprol ve Gizia defilelerini izleyecek olan Meg Ryan, hiçbir TV programına katılmayacağını, tüm medya kuruluşlarına eşit davranmak için 'özel röportaj' vermeyi reddetiğini söyledi.
6 Şubat'ta ülkesine dönecek olan Ryan, Ortaköy Four Seasons Otel'de kalacak. Ryan'ın hiçbir özel talepte bulunmadığı öğrenildi.
Basın Takip Merkezi – Kırşehir Haber24