Gül, Hindistan’da
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Hindistan temaslarına başkent Yeni Delhi'nin tarihi ve turistik yerlerini gezerek başladı. Önce Hümayun türbesine giden Gül ve beraberindeki heyet daha sonra Kutup Minar'a (Kutup Minaresi) geçti. Hindistan'daki ilk İslam yapısı olan eserin güzelliği karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Gül ve beraberindeki heyet, rehberlerden yapılar hakkında ayrıntılı bilgi aldı. Gül, bu turistik gezi sonrası Hindistan'ın önde gelen siyasetçi, gazeteci ve diplomatlarından oluşan kanaat önderleriyle bir araya geldi. The Oberoi Oteli'nde basına kapalı gerçekleşen yemekli toplantıda, Türkiye'nin son dönemde izlediği dış politikadan övgüyle söz edildiği öğrenildi. Hint kanaat önderleri, Pakistan ile ilişkilerinde Türkiye'nin katkısını beklediklerini, özellikle Irak ve Afganistan'a yönelik Türk dış politikasını ilgiyle izlediklerini ifade ettiler. Toplantıda ayrıca Hindistan'ın "yükselen güç"lerden biri olduğu vurgulanırken, ülke içi ekonomik adaletsizliğin giderilmesinin önemi üzerinde duruldu.
Gül: ”Meclis yeni anayasa yapma fırsatını kaçırdı”
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin daha iyi bir anayasaya sahip olması yönünde büyük bir mutabakat olduğunu, ancak yeni bir anayasa için fırsatın kaçırıldığını söyledi. Resmi ziyaret için Hindistan yolculuğuna İstanbul'dan çıkan Abdullah Gül, uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, TBMM'nin küçümsenmemesi gerektiğini, çünkü Türkiye'deki bütün siyasi akımların ve fikirlerin parlamentoda temsil edildiğini söyledi. Yeni bir anayasa için de büyük bir mutabakat olduğunu ifade eden Gül, "Bu Meclis'e yeni bir anayasa yapmak yakışırdı ama çeşitli sebeplerden dolayı bu fırsat kaçırıldı" dedi. Gül, parça parça yapılan değişiklik girişimleri için de bir şey söyleyemeyeceğini belirtti.
Altan Balyoz sorgusu
"Balyoz Güvenlik Harekat Planı'' iddiasına ilişkin Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan askeri savcılıkta tanık olarak ifade verdi. Genelkurmay Başkanlığının başlattığı soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmek üzere 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'na davet edilen Altan, dün Selimiye'ye giderek, Askeri Savcılığa yaklaşık 30 dakika süre ifade verdi. Savcılığın ''Balyoz Güvenlik Harekat Planı'' iddiasına ilişkin belgelerin ne şekilde kendilerine ulaştığını sorduğu Altan'ın, ''Belgelerin kendilerine CD olarak geldiğini, doğruluğuna inandıktan sonra tarayarak yayınladıklarını, daha sonra da orijinallerini İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına teslim ettiklerini, kendilerinde bu konuya ilişkin bir belge bulunmadığını'' söylediği öğrenildi.
Adli Tıp Kurumu: Islak imza Çiçek'e ait
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Genel Kurulu, Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'in ıslak imzasını taşıdığı öne sürülen 'İrticayla Mücadele Eylem Planı' belgesinin "orijinal" olduğunu açıkladı. "İmza Dursun Çiçek'e aittir" kararı 4'e karşı 7 oy çokluğuyla alındı. Türkiye'yi sarsan belgenin 12 Haziran 2009'da yayımlanmasının ardından, altında imzası olduğu öne sürülen Çiçek, 30 Haziran 2009'da Ergenekon soruşturmasının yürütüldüğü Özel Yetkili İstanbul Adliyesi'nde ifade verdi. Belgenin ve imzanın sahte olduğunu öne süren Çiçek, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nce tutuklandı, 18 saat sonra serbest kaldı. Adli Tıp Kurumu'nun, "Islak imza Dursun Çiçek'e ait" kararı sonrası ikinci kez tutuklanan Çiçek, 43 saat sonra tahliye edildi. Bu kez Çiçek'in talebi üzerine belge Adli Tıp'a gönderildi. Kurum, geçen hafta 4'e karşı 7 oy çokluğu ile "İmza Çiçek'e ait" dedi.
'Kaos günleri tekrar gelmez'
Başbakan Tayyip Erdoğan, Ankara'da 127 okulun toplu açılış törenin yapıldığı 2009- 2010 eğitim öğretim yılı ikinci yarıyılının açılış gününde öğrencilere öğüt verdi. "Kendinize güvenin" diyen Erdoğan, gençlere "Demokrasi idealine sahip çıkacak, onu cumhuriyet gibi koruyacak olan sizlersiniz" diye seslendi. Erdoğan'ın mesajları özetle şöyle: “Türkiye demokrasi ve hukuk yolunda kat ettiği yoldan geriye dönemez. O eski kaos günleri, hukukun, demokrasinin ve insan haklarının çiğnendiği o karanlık günler Türkiye'de tekrar yeşerme imkanı bulamaz. Bunu sağlayacak olan sizlersiniz. Bu ideallere, bu ilkelere sahip çıkacak, demokrasiyi cumhuriyet gibi kollayacak olan sizlersiniz. Ben sizlere yürekten güveniyorum. Şikâyet ettiğiniz her şeyi gelecekte değiştirmek sizlerin elinde. Şikayet etmek yerine karanlığa bir mum yakmak sizlerin elinde. Hükümet olarak son 7 yılda demokratikleşme alanında tarihi adımlar attık. Anayasamızda ifadesini bulan demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti ideali için çaba sarf ettik” dedi.
Erdoğan’dan vekillere seçim startı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletvekillerine seçim startı verdi. Seçimlerin zamanında yapılacağını belirten Erdoğan, milletvekillerine, “Bölgelerinize gidip çalışmaya başlayın” dedi. Erdoğan, demokratik açılım sürecine devam edeceklerini ve hız kesmeyeceklerini de söyledi. Erdoğan, dün Ak Parti milletvekillerinin birçok konuda görüşlerini aldı. Seçimlerin ne zaman yapılacağının da konuşulduğu toplantı Ak Parti Genel Merkezi’nde basına kapalı olarak yapıldı. Erdoğan seçimlerin ne zaman yapılacağını soran milletvekillerine “Seçimler zamanında yapılacak” dedi. Erdoğan, “18 ay var. Şimdiden bölgelerinize gidip çalışmaya başlayın” diyerek seçim startı da verdi. TBMM’deki kavgayla ilgili olarak MHP’nin seviyesine inmek istemediğini belirten Erdoğan, “Onlar siyasi rant peşinde. Muhalefete gereken ders verilecek” dedi
Barışma değil çalışma yemeği
TBMM'de yaşanan kavgalı oturum sonrası devreye giren TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, parti temsilcileri ile buluştu. CHP'nin katılmadığı yemekte, partiler arası diyalogun artırılması ve iktidarın muhalefete daha tahammüllü olması konusunda fikir birliğine varıldı. TBMM Sabit Osman Savcı tesislerinde gerçekleşen yemeğe CHP dışında Meclis'te grubu bulunan partilerin grup başkanvekilleri ile TBMM Başkanlık Divanı üyeleri katıldı. Yaklaşık 4 saat süren yemeğin ardından açıklama yapan Şahin, CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'un kendisini arayarak "vazgeçtiklerini" bildirdiğini belirterek, "Sayın Mumcu yanlarında mıydı bilmiyorum. Kendisi beni aramadı. CHP'nin takdirleridir. Ama birlikte olsaydık, aynı sofrayı paylaşsaydık çok memnun olurduk. Yemek barış yemeği değil çalışma yemeğidir" dedi.
Bağış: AB Kıbrıs'ı feda edecek kadar önemli değil
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış AB'nin Türkiye için önemli bir süreç olduğunu, "ama Kıbrıs'ı feda edecek kadar da önemli olmadığını" söyledi. Bağış, "Görünen şu ki, Türkiye'nin artan siyasi ve ekonomik gücü Londra'da da önemseniyor" dedi. Bağış İngiltere'deki temaslarına ilişkin dün basın toplantısı düzenlendi. Türkiye'nin Kıbrıs konusunda "Biz şu anda bir adım değil, binlerce adım öndeyiz" diyen Bağış, Türkiye ve KKTC'nin her zaman çözümden, barıştan, entegrasyondan yana adım attığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ama her önerimize itiraz eden, her girişimi engellemeye çalışan tarafın da kim olduğunu bütün dünya gördü. Çok şükür adadan tek bir askerimizi bile çekmeden, bir karış da toprak vermeden bütün uluslararası algıyı değiştirebildik. AB, Türkiye için önemli bir süreçtir ama Kıbrıs'ı feda edecek kadar da önemli değildir” dedi.
'Kozmik oda' raporu tamam
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddiasıyla başlatılan soruşturmada kozmik odadaki aramaları bir süre önce bitiren Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Hakim Kadir Kayan raporunu tamamladı. Kayan'ın raporu soruşturmayı yürüten özel yetkili savcı Mustafa Bilgili'ye verdiği öğrenildi. Savcı Bilgili'nin, raporu incelemeye başladığı belirtilirken, raporda delil bulunması halinde olayla ilgili iddianame hazırlayıp dava açabileceği gibi, takipsizlik kararı da verebilecek. Bu arada Seferberlik Ankara Bölge Başkanlığı'nda Kayan ve Genelkurmay Başkanlığı'nın talebi üzerine mühürlenen odalar soruşturma tamamlanınca açılabilecek. Kayan, aramaları tamamladıktan sonra bazı belgeleri bir odaya toplatmış ve odanın mühürlenmesini istemişti. Genelkurmay Başkanlığı da "deliller kayboldu" suçlamasıyla karşılaşmamak için arama yapılan iki odanın mühürlenmesini talep etmişti.
Danıştay katsayı ısrarı
Üniversitelere girişte "eşit katsayı" uygulamasını durduran Danıştay'dan, birbirine yakın katsayı uygulamasına da veto geldi. Danıştay 8. Dairesi, meslek liseleri ile düz liseler arasındaki katsayı farkını azaltan YÖK kararının yürütmesini oybirliğiyle durdurdu. YÖK'ün son katsayı kararının da yürütmesini durduran Danıştay 8'inci Dairesi, yargı kararlarının bütün kurumları bağladığını hatırlattıktan sonra şöyle dedi: "Yürütmenin durdurulması kararının (önceki karar) hukuki gereklerine uygun bir işlem tesis edilmesi Anayasal ve yasal zorunluluktur. Kararların 'değiştirilemeyeceği' belirlemesi yapılarak, şeklen değil içeriğine uygun olarak yerine getirilmesi gereğine işaret edilmiştir." Danıştay böylelikle, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın "gerekirse hukuku dolanabilecekleri" sözüne de yanıt vermiş oldu. Ayrıca, "0.8 ve 0.3" formülünden farklı bir katsayı getirilmesi halinde kabul edilmeyeceğinin açık sinyallerini verdi.
Kadınların faili meçhul çığlığı
İstanbul'da 3 yıl önce suikaste kurban giden Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in duruşmasına faili meçhul kurbanlarının yakınları da katılarak destek verdi. 'Hrant için Adalet Platformu, yargı sürecine ve çözümsüzlüğe ilişkin protesto eylemi yaptı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 5'i tutuklu 20 sanıklı davanın 12. duruşmaya, tutuklu sanıklardan Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ahmet İskender ve Ersin Yolcu katıldı. Aralarında Osman Hayal ve Mustafa Öztürk'ün bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar da duruşmada hazır Duruşmayı izlemek için BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, Brüksel ve Paris Barosu başkanlıklarını temsilen avukatlar da Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne geldi. Duruşma öncesinde ise Türkiye'deki siyasi cinayetlerde hayatını kaybedenlerin yakınları, bir arada "Daha büyük bir aile olmak istemiyoruz" mesajı verdi. Hrant için Adalet Platformu, Beşiktaş Meydanı'nda protesto gösterisi düzenledi.
Gizli tanık unutuldu
Gazeteci Hrant Dink suikastının 12. duruşmasına 'gizli tanık' skandalı damga vurdu. Duruşma sırasında gizli tanığın evinde polisi beklediği ve duruşmaya getirilmediği ortaya çıktı. Mahkeme Başkanı 'ben ne yapayım' diye isyan etti.
BDP'ye saldırdığı iddia edilen kişiler yakalandı
Barış ve Demokrasi Partisi'ne (BDP) 8 Şubat Cuma günü pompalı tüfekle gerçekleştirilen saldırının şüphelileri Balıkesir'de yakalanarak, Ankara'ya getirildi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "Olayla ilgili olarak 3 kişi otomobilleri ve bagajda silahlarıyla beraber yakalandı. Sorguları devam ediyor" dedi. BDP kameraları ile partinin hemen yanında bulunan Kanal 7 televizyonunun güvenlik kameraları görüntülerine göre saldırganların "10" plakalı siyah Peugeut 307 marka bir araçla geldiği, iki kişinin bir ayağı araçta kalacak şekilde sarkarak parti binasına 15 el ateş ettiği belirlendi. Polis saldırının gerçekleştiği gece 10 plakalı siyah renkli dört Peugeut 307 marka şüpheli araç tespit etti. Araçlardan üçünden asker, birinden sivil vatandaş çıktı. Bilkent kavşakta durdurulan araçtan çıkan iki uzman çavuşun, polisin arama yapmak istemesi üzerine, "Sizin arama yapmaya izniniz yok. Merkez Komutanlığı'ndan gelsinler" diyerek karşı çıktığı öğrenildi. Polis, bu tartışma sonrasında araçlarda arama yapmadı.
Ayda 2 görüş
İmralı Adası’nda yargılanarak ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılan bölücübaşı Abdullah Öcalan ve yanına gönderilen aynı cezaya çarptırılmış olan Bayram Kaymaz, Hasbi Aydemir ve Şehmuz Poyraz’ın yakınları dün adaya gitti. Yapılan düzenleme ile Öcalan ve diğer beş hükümlünün yakınları her ay iki kez pazartesi günleri görüştürülmeye başlandı. Öcalan’ın kardeşi Fatma Öcalan, Bayram Kaymaz’ın annesi Medine Kaymaz, Şeyhmuz Poyraz’ın kardeşi Halil Poyraz, Cumalı Karsu’nun kız kardeşi Pervin Oduncu, Hasbi Aydemir’in annesi Ayser Aydemir, İmralı’daki yakınlarıyla dün görüştü. İmralı’daki yeni düzenleme ile Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla çarşamba günleri yaptığı açık görüşme günü değişmezken altı hükümlü, birinci derecedeki yakınlarıyla her ayın iki ve dördüncü pazartesi günleri cam bölme arasında 45’er dakika konuşabiliyor.
Borsa, 50 binin altında
Borsada sınırlı kalan toparlanma çabaları sonrası, satış tarafı yeniden ağır bastı. Endeks, günü 1521 puan düşüşle 49.933 puandan kapandı. Hisse senetleri ise yüzde 3 daha değer yitirdi. Gün sonunda 2.9 milyar lira işlem hacmi kaydedildi. Serbest piyasada dolar 1.5225 TL’den alıcı bulurken, euro ise 2.0837 TL’den alıcı buldu.
Sanayi üretiminde rekor moral
Ekonomik büyümenin öncü göstergesi niteliği taşıyan sanayi üretimindeki canlanma umut veriyor. 2009'un ilk 10 ayında sert daralma yaşayan, ekimde ise yalnızca yüzde 6.41 oranında artan sanayi üretimi yılın son ayında adeta patladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Aralık'ta sanayi üretimi yüzde 25.2 oranında artarak rekor kırdı. Ekonomistler sanayi üretimindeki artışın yüzde 18 olmasını bekliyordu. Böylece yılın son çeyreğine ilişkin pozitif büyüme umutları da güçlenmiş oldu. Sanayi üretiminin beklentilerin çok üzerinde artmasında baz etkisi ve çalışma günü sayısındaki artış da etkili oldu. Ancak, mevsimsel ve takvim etkisinden arındırılmış verilere bakıldığında da sanayi üretimindeki artış dikkat çekiyor. Arındırılmış verilere göre üretim yıllık bazda yüzde 8.3 oranında arttı. Yıl geneline bakıldığında ise son yılların en ciddi daralmasını yaşadığımız görülüyor. 2006'da yüzde 7.78, 2007'de yüzde 6.9 artan sanayi üretimi 2008 yüzde 0.9, 2009'da ise yüzde 9.6 küçülmüş oldu.
Avrupa çalkalandı, Koza umduğunu bulamadı
Koza Altın'ın halka arzı, geçen hafta yurt dışı piyasalardaki dalgalanmanın kurbanı oldu. Yüzde 68'ini yurt dışı yatırımcılara satacağını açıklayan şirket, yabancıların taleplerini geri çekmesi nedeniyle sıkıntı yaşadı ama yine de arzı tamamladı. Taban fiyat olan 36.80 liradan yapılan satışlarla yüzde 30'luk talebi toplayan Koza Altın 689.8 milyon liralık talep toplamayı başardı. İMKB'nin ilk altın şirketi olacak Koza Altın, 3-5 Şubat tarihleri arasında yaptığı talep toplamada umduğunu bulamadı. Avrupa'da Yunanistan ve Portekiz'de yaşanan sıkıntılara cuma günü ABD'de istihdam verilerinin eklenmesiyle hızla düşen borsalar yabancıların Koza'ya ilgisini düşürdü. Halka arz öncesi açıklanan rakamlara göre, şirket yüzde 68'ini yabancılara, yüzde 2'sini yurt içi kurumsal, yüzde 30'unun ise yerli yatırımcılara satılması planlandı. Koza Altın Genel Müdür Yardımcısı Hayri Ögüt'ün verdiği bilgilere göre, yabancılar taleplerini Cuma günü geri çekince arz yerli yatırımcıya kaydı.
"Türkiye'nin likidite ihtiyacını IMF bile karşılayamayabilir"
Dünyanın en önde gelen kredi derecelendirme kuruluşlarından Japon JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Ökmen, Türkiye için faiz riski ve enerji maliyetlerindeki artış riskinin önemli bir likidite ihtiyacı doğuracağını ve bu sıralarda Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Türkiye'ye aktarabileceği büyüklükte bir kaynağı, o tarihlerde fonun dahi bulamayabileceğini söyledi. Ökmen yaptığı yazılı açıklamada Avrupa Birliği'nin (AB) çevre ülkelerinin zafiyetinin yanında, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) uzun süredir swap penceresini dünyaya kapatmış olması nedeniyle doların ileride oluşacak arz açığı riskinin de doların yükselmesinin ana nedenlerinden birisi olacağını belirtti. JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Ökmen, doların yükselmesinin reaksiyonu olarak dünya genelinde petrol ve altın fiyatlarının dolar bazında düşmesine rağmen önümüzdeki dönemlerde düşecek olan euro ve yükselmesi beklenen dolar karşısında TL'nin çapraz paritelerindeki volatilitelerin Türkiye açısından enerji maliyetlerini daha da ağırlaştıracağını dile getirdi.
Tersanelere belgesiz ihracat kredileri müjdesi
Türkiye'nin bir dönem parlayan yıldızı olan ancak krizdeki talep daralmasından oldukça fazla etkilenen gemi inşa sektörü bir süredir Ankara'yla temastaydı. İstihdam kaybının yaşandığı ve gemilerin birçoğunun kızaklarda kaldığı sektör teşvik ve canlandırma paketleri yaratılması yönünde taleplerini dile getirdi. Finansman konusunda ilk adım atıldı. Gemi inşa ve ihracının finansmanı amacıyla 1 Ocak 2007-31 Aralık 2008 tarihleri arasında alınan belgesiz ihracat kredilerine ilişkin ihracat taahhütleri 2011 sonuna kadar kapatılabilecek artık. Resmi Gazete'nin 6 Şubat sayısında yer alan Bakanlar Kurulu kararına göre, dünya genelindeki kriz nedeniyle, belirtilen tarihler arasında gemi inşa ve ihracının finansmanı için alınan ve henüz ihracat taahhüt hesabı kapatılmamış belgesiz ihracat kredilerine ilişkin ihracat taahhütleri 31 Aralık 2011'e kadar yapılacak ihracatla kapatılabilecek.
İTO uyardı: Rötarlar işadamlarını zorluyor
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, Atatürk Havalimanı'ndan yapılan uçuşlarda yaşanan gecikmelerin sona ermesi için sektörün ve hava trafik kaynaklarının yeniden organize edilmesi gerektiğini belirtti. Yalçıntaş yaptığı yazılı açıklamada, gecikmelerin, 'zamanla yarışan işadamları' için önemli sorun haline geldiğini ve işadamlarının birçok ihaleye, toplantıya, fuara katılamamalarına neden olduğunu kaydetti. Son 5 yılda Atatürk Havalimanı'ndaki hava trafiğinin 4 kat arttığını, artan yolcu ve uçak sayısı gibi birçok faktörün gecikmelerin nedeni olduğunu belirteen Yalçıntaş, bu gecikmelerin yol açtığı ekonomik kayıpların prestij ve zaman kaybına neden olduğunu hatırlattı. Yalçıntaş, sıkıntıların havacılık sektörünün gösterdiği büyümenin doğal sonucu olabileceğini ancak bunun gecikmeler için gerekçe olamayacağını vurguladı.
"Kendin üret kendin sat dönemi bitiyor"
Koç Grubu gıda ve hızlı tüketim ürünlerinin satış ve pazarlamasında grup dışı şirketlere yönelik açılıma hız veriyor. Koç Grubu’nun gıda ve hızlı tüketim ürünleri alanındaki satış, dağıtım ve pazarlama şirketi Düzey Pazarlama A.Ş. Koç Grubu tarafından üretilen ürünlerin yanı sıra diğer üretici kuruluşlara da satış ve dağıtımda daha yoğun hizmet vermeye hazırlanıyor. Düzey Pazarlama Genel Müdürü Metin Yılmaz, ekonomik konjonktürün, tüketim eğilimlerinin ve pazardaki rekabet ortamının sürekli ve hızlı değiştiği bir dönemde satış, pazarlama ve dağıtımın uzman kuruluşlara devredilmesinden yana olduğunu belirterek, “Böyle bir işbirliğine giden firmalar bu rekabetçi ortamda diğerlerinin bir adım önüne geçecektir. Zincirin bir halkasında yapılacak bir liralık tasarruf bile artık çok önemli. Bu ticari bir çağrı değil, piyasanın içinde yıllardır bulunan bir profesyonel yöneticinin bizzat piyasa içinden yaptığı samimi ve objektif bir çağrıdır. Bu alanda güç birliği yapmak için en ideal zamanın içindeyiz” dedi.
Ukrayna’da sandık devrimi
Ukrayna’da kıran kırana bir mücadeleye sahne olan başkanlık seçimlerini, Rusya ile yakınlaşmayı savunan ve NATO üyeliğine karşı çıkan Viktor Yanukoviç’in kazandığı kesinleşti. Ukrayna Merkez Seçim Komisyonu, geçici sonuçlara göre seçmenlerin yüzde 48.7’sinin oyunu alan Yanukoviç’in yüzde 45.6’da kalan rakibi Yuliya Timoşenko’yu geride bıraktığını açıkladı. Komisyon temsilcisi Mihail Ohendovskiy, oyların yüzde 99.3’ünün sayıldığını belirterek, Timoşenko’nun artık öne geçme şansının kalmadığını söyledi. İki aday arasında önceleri yüzde 13 olan oy farkının bir ara yüzde 3’ün altına inmesiyle nefes kesen bir yarış yaşandı. Zaferini sandıkların açılmasından sonra kutlamaya başlayan Yanukoviç, Timoşenko’nun başbakanlık görevini sürdürmesine izin verebileceğini ima etti. Seçim öncesinde hile yapılması halinde taraftarlarını sokağa dökeceği tehdidinde bulunan Timoşenko’nun ilk açıklaması kamuoyunda merakla bekleniyor.
İran uranyum zenginleştirme planını UAEK'ye bildirdi
İran'ın uranyum zenginleştirme planını Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'na (UAEK) bildirdiği belirtildi. UAEK sözcüsü Gill Tudor yaptığı açıklamada, İran'ın uranyum zenginleştirmeye başlama niyetini kuruma bildirdiğini söyledi.UAEK Başkanı Yukiya Amano'nun İran'ın kararından kaygı duyduğunu açıklayan Tudor, Başkanın, bu kararın, özellikle Tahran Araştırma Reaktörü için nükleer yakıt sağlanması konusunda devam eden uluslararası çabaları etkileyebileceğini düşündüğünü ifade etti.Tudor, Amano'nun UAEK'nın Tahran Araştırma Reaktörü konusunda aracı rol oynamaya hazır olduğunu yinelediğini de vurguladı.Tahran'ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum üretmeye başlama kararının, İran ile büyük güçler arasındaki atom yakıtı sağlanmasıyla ilgili teklifi tehlikeye atacağı belirtiliyor.İran'ın son adımının, Batı'da, Tahran'ın atom bombası geliştirmek için arayış içinde olduğu konusundaki kaygıları artıracağı bildiriliyor.
46. Münih Güvenlik Konferansı bitti
Almanya'nın Münih kentinde düzenlenen 46. Münih Güvenlik Konferansı, Afganistan konulu panelle sona erdi. Panel öncesinde konuşan Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai, ülkesindeki uluslararası çabalar için teşekkür ederek, "Afgan halkının acılarını dindirmek için en önemli müttefikimiz olan ABD'nin liderlik rolü üstlenmesini istiyoruz. Türkiye, Hindistan ve Pakistan'ın çabaları da çok önemli" dedi. Ülkesindeki barışma sürecinin çok önemli olduğunu, barış ve istikrarın sağlanabilmesi için silahlı çatışmalara karışmayan ve kendi ideolojilerine karşı olmayan ılımlı Taliban yöneticileri ve diğer grupların temsilcileriyle uzlaşmaları gerektiğini belirten Karzai, bunun için de komşu ve çevredeki ülkelerle ilişkileri ve işbirliğini geliştirmeleri gerektiğini ifade etti.
Türkiye çabalıyor ama AB Bosna’yı yalnızlığa itiyor
Son dönemde izlediği aktif dış politikayla dikkatleri üzerine çeken Türkiye, yarın Balkanlarla ilgili önemli bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Ancak Türkiye’nin desteği ve diplomatik çabaları, bir süredir siyasi krizin pençesinde bulunan Bosna Hersek’i istikrara kavuşturmaya yetmeyebilir. Hem yurtdışı hem de yurtiçi basında çıkan haberlere göre, Bosna Hersek ile Sırbistan dışişleri bakanlarının yarın Ankara'daki toplantının ardından diplomatik ilişkileri canlandırmaya ve karşılıklı büyükelçi göndermeye karar verdiklerini açıklaması bekleniyor. Balkanlar'daki normalleşme süreci için bu adım oldukça önemli. Üstelik işlerin bu noktaya gelebilmesi için Türkiye beş aydır çok ciddi bir diplomasi yürütüyordu. Ancak Türkiye'nin devreye girmesiyle Balkanlar açısından böylesine önemli bir karar alınması bekleniyor olsa da normalleşme ve Bosna Hersek'in istikrara kavuşmasının önünde çok ciddi engeller bulunuyor. Burada en kilit rollerden biri de Avrupa Birliği'ne (AB) düşüyor. Bosna Hersek geçtiğimiz yılın sonbaharından bu yana ciddi bir anayasa kriziyle mücadele ediyor.
Filistin'de ilk kadın vali
Eski bir istihbarat subayı olan Leyla Gannam, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından Ramallah Valiliği'ne atanarak tarihe geçti. Filistin istihbaratında yüzbaşı olarak görev yapmış, psikoloji doktorası sahibi Gannam (35), ülkede valilik görevine getirilen ilk kadın oldu. Bu atamayla, Batı Şeria'daki Ramallah kentinde görev yapan tüm silahlı güçlerin komutanı konumuna gelen Gannam, "Hamas'ın herhangi bir ayaklanma teşebbüsü, herhangi bir kanunsuz eylem, demir yumrukla bastırılacaktır" dedi.
Yasak geldi sigara tüketimi azaldı
Kapalı alanlardaki sigara yasağı uygulaması bazı tiryakilere sigarayı bıraktırdı, bazılarına ise azalttırdı. Ülkemizde de 9 Şubat, 'Sigarayı Bırakma Günü' olarak ilan edilirken; Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) rakamları, 19 Mayıs 2008 tarihinde devreye giren yasağın, sigarayı bırakma konusunda olumlu sonuçlar verdiğini ortaya koydu. 2008 yılının Temmuz ayında 509 milyon 12 bin 550 paket olan aylık sigara satışı, yasağın geldiği 2009 Temmuz ayında 481 milyon 400 bin 516 pakete geriledi.
RTÜK, Bihter'in Behlül ile eşine ihanet etmesini ahlaka aykırı buldu
RTÜK, Aşk-ı Memnu'nun yayınlandığı kanala uyarı verdi! Kurul, Behlül'ün amcası ve sevgilisine ihanet edip, Bihter'in eşini aldatmasını "Toplumun milli ve manevi değerleri ile Türk aile yapısına aykırı" buldu. Beren Saat ile Kıvanç Tatlıtuğ gibi sevilen isimlerin ihaneti toplum tarafından onaylanır hale getirdiği yer aldı. Dizi, daha önce de birçok kez uyarı almıştı.
Yataktan 50 milyon TL kazandı şimdi ev tekstilinde büyüyecek
Dört yıl önce girdiği yatak sektöründe 50 milyon TL ciroya ulaşan İşbir, tüketiciden gelen talep üzerine 'İşbir Home' markasıyla ev tekstiline de girdi. Bir ay önce fonksiyonel ve konvansiyonel olmak üzere toplam 15 çeşit ürünü piyasaya sunduklarını belirten İşbir Sünger Sanayi Genel Müdür Yardımcısı İlham Öz, 'Geçtiğimiz yıl 50 milyon TL olan ciromuzu, 2010'da ev tekstiliyle beraber 75 milyon TL'ye çıkarmayı hedefliyoruz. toplam 14 mağaza ile faaliyet gösterdiklerini dile getiren İlham Öz, 2010 yılı içinde bayiler aracılığıyla 26 mağaza açacaklarını ifade etti.
Milli maçlar ntv'de
M illi Takım'ın Euro 2012 ve 2014 Dünya Kupası elemelerinde oynayacağı maçların yurt içi ve yurt dışına satışını içeren TV yayın hakları ihalesini KDV dahil 33 milyon 217 bin dolar veren NTV kazandı. ATV ve NTV'nin katıldığı, açık arttırma usulü yapılan ihale 22 milyon dolarla açıldı. ATV, NTV'nin 25 milyon 150 bin ve 27 milyon 600 bin dolarlık tekliflerinden sonra mola istedi. ATV yetkilileri, NTV'nin 28 milyon 150 bin dolarlık teklifinin ardından 'Hayırlı olsun' diyerek ihaleden çekildi.
Basın Takip Merkezi – Kırşehir Haber24