İhbarcı aranıyor
Ankara'da önceki akşam hareketli saatler yaşanmasına neden ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) ait olduğu belirlenen el bombası yüklü kamyonun alıkonulmasına yol açan ilişkin ihbarın, 155 polis imdat hattı üzerinden değil, e-mail yoluyla yapıldığı ortaya çıktı. İhbarın, Ankara Emniyeti Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'ne önceki gün saat 15.57'de "
mehmetali01168@hotmail. com" e-posta adresinden "çok önemli lütfen bakınız" başlığı ile atıldığı belirlendi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ihbarcıyı ortaya çıkarmak için soruşturma başlattı. Emniyet'e e-posta gönderen meçhul ihbarcı, mektubunda, Ankara Seferberlik Tetkik Kurulu ve kozmik odada yapılan aramalar sonrasında seferberlik üyelerinin telaşa düştüğünü, kirli silahların toplanarak Ankara'ya getirildiğini iddia etti. İhbarcı mektubunda, "Silahlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya dağıtılarak Nevruz kana bulanacak. Muş Bulanık'taki olay tüm Türkiye'ye yayılacak" dedi.
Bombaların sırrı çözüldü
Başkent’te önceki akşam heyecanlı saatler yaşanmasına neden olan araçtaki 950 el bombasının, 'yeni seri numaraları verilmek üzere başlatılan çalışma kapsamında' Ankara'ya getirildiği ortaya çıktı. Bodrum Güllük'teki Genelkurmay Özel Kuvvetler Destek Grup Özel Eğitim Merkez Takım Komutanlığı'nın envanterine ait olduğu belirlenen bombaların, Özel Kuvvetler Komutanı Korg. Servet Yörük'ün emriyle, Ankara'ya getirildiği öğrenildi. Bombalar buradan Makine Kimya Endüstrisi'nin Kırıkkale'deki tesislerine gönderilecek ve her birine yeni ve silinmeyen özel seri numaraları verilecek. TSK, bu uygulamayla başta Ergenekon Soruşturması kapsamında ele geçirilen mühimmatın kendisine ait olup olmadığına yönelik iddiaların önüne geçmeyi hedefliyor. Öte yandan bomba yüklü kamyonun Muğla'dan hareket etmeden önce, güzergâhındaki Denizli, Afyon ve Eskişehir'deki güvenlik birimlerinin uyarıldığı belirtildi. Genelkurmay kaynakları, "Güzergâh üzerindeki gerekli güvenlik birimlerine bilgi verildi ve emniyetin sağlanması için yazışmalar yapıldı. Rutin uygulama olduğu için açıklama yapma gereği duyulmadı" diye konuştu.
815 askerin 'intiharı' araştırılsın
BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, Türkiye'nin dünyada en çok asker intiharlarıyla gündeme gelen ülkeler arasında yer aldığını belirterek, 1991-2001 arası intihar ettiği ileri sürülen 815 askerin ve 2009 yılı içinde intihar ettiği ileri sürülen 12 asker ile 8 subayın ölümlerinin araştırılması amacıyla TBMM'ye araştırma önergesi verdi. Meclis'e araştırma önergesi veren Özçelik, 1991 ve 2001 yılları arasında TSK içinde bin 248 intihar olayının yaşandığını, bu intiharlardan 815'nin ölümle sonuçlandığını kaydetti. Önergenin gerekçesinde, intihar girişiminde bulunan askerlerin çoğunluğunun Kürt kökenli olmasına dikkat çeken Özçelik, 'İntihar ettiği bildirilen asker ailelerinin, TSK'ce yapılan açıklamaları inandırıcı bulmadıklarına dair kimi açıklamaları, orduda etnik kökene bağlı bir ayrımcılığın yapıldığı, hatta infazlara intihar süsü verildiği şüphesi uyandırmaktadır' dedi.
Gül bahçesinde Gül
Güllerle karşılandığı Isparta'da "Gül bahçesinde soyadı Gül olan birisi olarak aranızdayım" diyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclis'ten bir irade çıkarsa anayasa değişikliğinin yapılabileceğini söylerken, Ankara'daki mühimmat yüklü kamyon olayının büyütülmemesini istedi. Isparta Valisi Ali Haydar Öner, Gül'e, 16 adet gül fidanı hediye etti ve "Gül kokuları Köşk'e de yayılsın istiyoruz" dedi. Gül de, "Köşk'te gül bahçemiz var ama zannediyorum yeteri kadar gül yok" yanıtını verdi. Daha sonra yürüyerek Isparta Belediyesi'ne geçen Gül'e yol kenarında bekleyen vatandaşlar sevgi gösterilerinde bulundu, yoluna gül yaprakları döktü. Belediyeye geçen Gül, gazetecilerin anayasa değişikliği ile ilgili, "Bu yasama döneminde böyle bir değişiklik yapılacağına dair ümitli misiniz?" sorusuna ise "Meclis her zaman gündemine hakim olur. Eğer böyle bir irade ortaya çıkarsa, niye çıkmasın" yanıtını verdi.
Gelsin belediyeyi Danıştay işletsin
Başbakan Tayyip Erdoğan, Ankara'da yapımı tamamlanan sağlık tesislerinin toplu açılış töreninde Ankara'da toplu taşıma ücretlerinin altı yıl öncesine dönmesine yol açan Danıştay'a çattı. "Ankara Büyükşehir Belediyesi kapıya kilidi vurur ondan sonra da gelsin Danıştay burayı işletsin" diyen Erdoğan, “Danıştay karar alıyor toplu taşıma ücretlerini altı yıl öncesine döndürüyor. 'Nasıl olsa bu Ankara Büyükşehir Belediyesi, bunun başında AK Parti'li bir belediye başkanı var batsın da ne olursa olsun' mantığıyla yaklaşırsanız, bu Ankaralı'ya zulüm olur. Altı yıl öncesinin rakamıyla şu an bu uygulanırsa ayda 41 trilyon zarar olacak. Bu, yılda 480-500 trilyona varıyor, bunun altından bu belediye kalkar mı? Kapıya kilidi vurur ondan sonra da gelsin Danıştay burayı işletsin, yürütsün. Kararı verirken 'millet adına' diyor ama hesabı verirken bir merci var mı? Yok. Ama biz kararı alırken de hesabı verirken de milletin karşısındayız. Farkımız bu. Biz atanmış bir memur değiliz. Biz seçilmişiz. Memurlara saygısızlık yapmıyorum ama memur olduğun zaman zaten yaş haddiyle sen 65 yaşına kadar oradasın, sana kimse dokunamaz” dedi.
Ruhban Okulu mesajı
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç, dün Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde verdiği kahvaltıda Fener Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Hahambaşı İsak Haleva, Ermeni Ortodoks Cemaati Ruhani Meclis Başkanı Başepiskopos Aram Ateşyan, Süryani Kadim Ortodoks Cemaati Ruhani Reisi Metropolit Yusuf Çetin'in de aralarında bulunduğu 21 dini lider ve cemaat vakfı temsilcisi ile bir araya geldi. Azınlık vakıflarından taşınmazların teslimi konusunda bin 410 başvuru geldiğini, 96 taşınmazın tescil edilerek teslim edildiğini açıklayan Arınç, Heybeliada Ruhban Okulu'nun durumuyla ilgili olarak "Engelleri hukuk içinde aşacağız" dedi. Öte yandan, Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren Venedik Komisyonu, Fener Rum Patriği'nin statüsü konusunda, bugün ve yarın yapacağı toplantıların ardından görüşünü bildirecek. Komisyondan bir heyet 2009 Kasım ayında Türkiye'yi ziyaret ederek Fener Rum Patriği de olmak üzere dini azınlık temsilcileriyle görüşmüştü. Komisyon üyesi ülkelerde anayasa ve yasaların Konsey yasalarına uygun olup olmadığını izliyor.
Çelik, Tek tek arıyor
Başbakanın sanatçılarla gerçekleştirdiği demokratik açılım toplantısının ikincisi için telefon başına geçen genel başkan yardımcısı Hüseyin Çelik, tek tek aradığı 70 sanatçının 60’ından olumlu yanıt aldı. 20 Mart’ta İstanbul’da yapılacak toplantıya katılacak sinema, tiyatro ve dizi oyuncuları ile ödüllü yönetmenlerin isimleri belirlendi. Çelik, yaptığı telefon görüşmelerinden ilginç anekdotlar da aktardı. Çelik, Tarık Akan, Müjdat Gezen, Beyazıt Öztürk, Filiz Akın, Fatma Girik ve Hülya Koçyiğit’in katılamayacağını belirtti. Sanatçılarla tek tek konuştuğunu belirten Çelik, şunları söyledi: “Tarık Akan,‘Aradığınız için teşekkür ederim ancak gelebileceğimi sanmıyorum’ dedi. Müjdat Gezen’le de konuştum, ’Ben magazin basında çıkan haberlere inanmıyorum. Bizzat görüşmek istedim’ dedim. Kendisi belirlenmiş programlarını olduğunu bu nedenle katılamayacağını söyledi.
Baykal: İnce hesap varsa ortaya çıkarılsın
CHP lideri Deniz Baykal, önceki akşam Ankara’da hareketli saatler yaşanmasına yol açan mühimmat yüklü kamyonla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Baykal, şöyle konuştu: “Bu tip konularda ihbarcıların üzerine gidilmesi çok önemli. Umarım sadece bu konuda değil diğer konular da ihbarcıların üzerine gidilir. İhbarı yapanın bir defa bu sevkıyatı ayrıntılarıyla bildiği anlaşılıyor, ne zaman hangi plakalı kamyonla nereden yola çıkıyor, nereye gidiyor bunu biliyor. Ama bu kadar çok şey bilen insanın bunun rutin bir uygulama olduğunu, aynı gün belki 20 tane böyle kamyonun hareket ettiğini de bilmesi gerekir. Ya bunu bir gündem belirlemek üzere, TSK’ya karşı kampanyanın bir parçası olarak kullanmayı amaçlıyor. Ya da başka bir ince hesap varsa o nedir bunun ortaya çıkması lazım. Birbiri ardına pek çok ihbar yapıldı” dedi.
Kılıçdaroğlu: Görev tevdi edilirse kaçmam
CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, mayısta yapılacak CHP kurultayında CHP Genel Başkan Yardımcılığı için özel bir beklentisi ve çabası olmadığını ancak görevin tevdi edilmesi durumunda bundan kaçmayacağını belirterek, “Siyasette görevin üstte veya aşağıda olması hiç önemli değil. Parti yönetiminde asıl karar sürecinin temel aktörü Sayın Genel Başkanımız. Dolayısıyla bu değişimi hangi koşullarda gerçekleştirecek, iradesini nasıl ortaya koyacak göreceğiz” dedi. Kılıçdaroğlu, “Tüzük değişikliğinin uygulanması sanırım bu kurultayda gerçekleşecek. Partinin yönetiminde olmadığım için, ben de arkadaşlarla sohbet ederek öğrenmeye çalışıyorum. Değişimin yapılması, gençleşme önemli. Ülkenin yüzde 53’ü gençse, bunun diğer alanlara da yansıması lazım. Gençliği olmayan bir partinin geleceği olmaz. Partinin gençliğinin olması lazım. O gençlik dinamizm, idealizm katacaktır” dedi.
MHP’li Adana Belediye’sinde rüşvet kavgası
Aytaç Durak Meclis'te rüşvet görüşmelerinin ses kaydını dinletti ortalık karıştı. CHP'li üyeler kaset karşılığı menfaat vaat edildi derken MHP'li meclis üyesi Mustafa Tuncel, Aytaç Durak'ın yolsuzluk yaptığını iddia etti. Adana rüşvet iddialarıyla çalkalanıyor. Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın bazı meclis üyelerini 260 bin dolarlık rüşvet işine bulaştıkları yönündeki iddiaları dün yapılan oturuma da damgasını vurdu. Aytaç iddialarının arkasında dururken MHP'li meclis Üyesi Mustafa Tuncel de Durak'ın rant elde ederek 2 milyar dolarlık servet edindiğini iddia etti. Tehdit, şantaj ve küfürlerin havada uçuştuğu meclis toplantılarında Tuncel, Durak'ın üzerine yürüdü. Adana'nın MHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın bazı meclis üyelerinin adlarının da geçtiği 47 dakikalık rüşvet alışverişine ilişkin konuşma kaydını dinletmesi üzerine karışan meclis, kavgası dün de devam etti.
”Yargı Türkiye'de inanılmaz baskı altında”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, yargının Türkiye'de inanılmaz baskı altında olduğunu öne sürerek, "Şu anda uluslararası istatistiklere göre, Türkiye yargı bağımsızlığında dünya ülkeleri arasında 64. sırada" dedi. Gerçekten suç işleyenlerle hükümeti eleştirenlerin aynı davanın sanıkları olarak gözaltına alındığını ve tutuklandığını belirten Öymen, suç işleyenlerin yargılanıp cezalandırılması gerektiğini ama suçla ilgisi olmayan, sadece hükümeti eleştirenlerin de aynı kategoride değerlendirilmesinin kamuoyu vicdanını rahatsız edeceğini savundu. Öymen, "Tarihimizde ilk defa 7 rektör birden tutuklanmıştır. Bunun örneğini hatırlayan var mı? Askeri rejim zamanlarında bile bu olmadı. Bunların bir kısmı hala tutukludur, bir kısmı tahliye edilmiştir. Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın söylediği gibi gözaltına almalar, tutuklamalar bir tedbir olmaktan çıkıp bir ceza haline dönüşmüştür" dedi.
Haberal'dan 10 hâkime 'Tahliye etmedin' davası
Ergenekon davasında 11 aydır tutuklu olan ancak kalp rahatsızlığı nedeniyle bu süreyi hastanede geçiren Prof. Dr. Mehmet Haberal, kendisini kasten tahliye etmediklerini öne sürdüğü ikisi ağır ceza mahkemesi başkanı 10 hâkim hakkında 20'şer bin liralık tazminat davası açtı. Haberal, özel yetkili mahkemeler 9. Ağır Ceza'nın Başkanı Nurettin Ak ve 2 üyesi, 12. Ağır Ceza'nın Başkanı Vedat Yılmaz Abdurrahmanoğlu ve 2 üyesi ile 10. Ağır Ceza'nın 2 üyesinden davacı oldu. Haberal, tutuklama kararını veren 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2 üyesinden davacı olurken tahliyesi yönünde oy kullanan Başkan Erkan Canak ile 10. Ağır Ceza Başkanı Zafer Başkurt'tan davacı olmadı. Hâkimlerin 1. sınıf olması nedeniyle dava Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nde görülecek. Haberal, İstanbul Özel Yetkili Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı ile Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet savcılarını da HSYK'ya şikâyet etti.
Sayıştay teklifine Sayıştay’dan itiraz
Sayıştay Genel Kurulu bile Sayıştay teklifine itiraz etti. Sayıştay Genel Kurulu, TBMM’ye teklifle ilgili olarak sunduğu görüşte, Sayıştay’ın “genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri” yerine sadece, “Sayıştay denetimine tabi kurumları” denetlemesini önererek mevcut sistemin korunmasını istedi. Böylece Sayıştay Genel Kurulu TSK, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurumların denetim dışında kalma isteğine destek vermiş oldu. Plan ve Bütçe Alt Komisyonu’nda görüşülen yasa teklifine Genelkurmay’ın yaptığı “performansımızı denetleyemezsiniz, mali denetim için gizlilik yönetmeliği çıkarın” itirazına BDP’nin de destek verdiği öğrenildi. Öte yandan, Sayıştay yasa teklifi üzerindeki çalışmalarını dün de sürdüren alt komisyon, Genelkurmay’ın yasa teklifine ilişkin itirazlarının görüşmelerini tamamlayamadı. Komisyon, TSK’nın mallarının denetimiyle ilgili gizliliğin sağlanması konusunda Genelkurmay’ın talebini değerlendirmek üzere maddenin görüşmelerinin sonraya bırakıldığını ifade etti. Alt komisyon, Sayıştay ve diğer kurum temsilcilerinden AB ve ABD’de bu denetimin nasıl yapıldığının incelenerek gelecek haftaki toplantıya getirilmesini istedi.
Ferda Paksüt’ün 2 yıl hapsi istendi
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt hakkında kendilerini takip ettiğinden kuşkulandığı polislere hakaret etmek suçundan, 3 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca açılan davanın iddianamesinde, Paksüt’ün 13 Mayıs 2008’de eşiyle öğle yemeği için gittiği Kavaklıdere Tenis Kulübü önünde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ne ait 06 MNM 96 plakalı aracın kendilerini takip ettiğinden şüphelendiği hatırlatıldı. Aynı zamanda Ergenekon soruşturmasında “terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan da yargılanan Paksüt’le ilgili hazırlanan iddianamede, Kavaklıdere Tenis Kulübü önündeki polis memurlarından A.T. ile tartıştığı sırada “Bunlar Ercüment’in i...leri” diyerek, hakaret suçunu işlediği öne sürüldü.
Elektronik ortamda sorgu geliyor
Hükümetin, kamuda elektronik imza kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla dün akşam Meclis’e gönderdiği “elektronik ortamda sorgu” sürprizi çıktı. “Yeni Habur’ların yaşanmasını önleyeceği” iddia edilen Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değişiklik içeren tasarının, gerekçesi şöyle: “Tasarruf Bu yolla sorgusu ve savunmalarda, hem ‘yüzyüze’ ilkesi yerine getirilmiş olacak, hem de değişik kalemlerden oluşan yüklü miktardaki harcamalardan tasarruf sağlanacak. Ancak hakim ya da mahkeme gerekli görürse, sanığı huzuruna getirtebilecek. “Islak imza” tartışmasına son Tasarı yasalaştığında dava açılması dahil her türlü yargılama, icra ve iflas, tapu sicil ve kadastro işlemleri ile vize ve pasaport başvuruları, harç tahsilatları, araç plaka, ehliyet ile şirket işlemleri, sağlık kayıtları elektronik ortamda yapılabilecek. İhaleler de elektronik ortamda İhalelere katılmak isteyenler, kurumlarda oluşturulacak.
Şafii ve Caferi ilmihali baskıda
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun hazırladığı Şafii ve Caferi İlmihali dün matbaaya gönderilerek, basımına başlandı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, diyanet bünyesinde ilk kez basılan ilmihalin dağıtımına bir hafta içinde başlanacağını söyledi. İlk olarak, Şafii ve Caferiler’in çok olduğu bölgelerdeki imamlara dağıtılacak Türkçe ilmihalin satışı da yapılacak. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Bir devlet projesi olan milli birlik ve kardeşlik sürecinde aktif rol almanızı rica ediyorum” sözleri sonrasında sessizliğini bozan Bardakoğlu, din hizmetlerinde Kürtçenin kullanımıyla ilgili olarak “Görevlilerimizin kullandığı iletişim dilini bilemeyiz” dedi. Böylece dinde üstü kapalı Kürtçe vizesi veren Bardakoğlu, “Şu anda, Kürtçe hutbe okunması söz konusu değil. Ama mahalli görevlilerimizin iletişim kurarken hangi dili, hangi lehçeyi kullandığını bilemeyiz. Biz bütün görevlilerimizin Türkçe hutbe okuduğu ve Türkçe vaaz verdiğini biliyoruz. Halkın dini sorularını cevaplandırırken, halkla ilişki kurarken mahalli dilin devreye girip girmediğine yönelik bir araştırma yapma yükümlülüğü de kendimizde görmüyoruz” dedi.
Aras: NBG, Türkiye yatırımından memnun
Finansbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Grup Üst Yöneticisi Ömer Aras, bankanın büyük ortağı olan National Bank of Greece'in (NBG) kendi ülkesinde kalıcı olduğunu belirtti. NBG'nin Türkiye'de yapmış olduğu yatırımdan da mutlu olduğunu kaydeden Aras Türkiye'de birtakım fırsatlar çıkarsa belki alıcı tarafta dahi olabiliriz'' dedi. NBG'nin Yunanistan'ın en büyük bankası olduğuna işaret eden Aras, ''NBG, orada güvenli bir liman şeklinde. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman yerel yatırımcılar NBG'yi tercih ediyor. Finansbank'ın NBG'nin toplam karlılığına katkısı 2006'da yüzde 22 iken, bugünlerde yüzde 33'e kadar yükselmiş durumda. Yani karın üçte birini Finansbank sağlıyor. Bu, yapılan yatırımın doğru ve başarılı bir yatırım olduğunu gösteriyor. Finansbank'ın son 3.5 senedeki performansını da katmamız lazım. NBG'nin Finansbank'a olan desteği ve Türkiye'de yaptığı yatırıma olan güveni artarak devam etmekte''şeklinde konuştu.
Borsada kötü gidişat
Piyasa yurtiçinde IMF ile anlaşma yapılmayacağının açıklanmasının ardından yurtdışı gelişmelere odaklandı. IMF konusundaki gelişmelerin sınırlı etkisi sonrası bugünkü açılışını yükselişle yapan borsa gün içerisinde yatay seyir izledi. ABD'de açıklanan işsizlik başvuruları verilerinin ardından yurtdışı piyasalarla birlikte İMKB'deki satışların bir miktar arttığı gözlendi. Güne yükseliş eğilimi ile başlayan borsa gün sonuna doğru yurtdışı satış baskısı ile 376 puan düşüşle 52.376 puandan kapandı. Serbest piyasada dolar 1.5360 TL’den alıcı bulurken, euro ise 2.0974 TL’den alıcı buldu.
Akfen Holding’ten halka arz kararı
Akfen Holding AŞ Yönetim Kurulu, ortaklarından Akfen İnşaat Turizm ve Ticaret AŞ‘nin portföyünde bulunan 4 milyon 124 bin 903 adet ve yine şirket ortaklarından Hamdi Akın’ın portföyünde bulunan 6 milyon 230 bin 987 adet payın halka arz edilmesi talebinin uygun görülmesini kararlaştırdı. Açıklamada, Akfen Holding A.Ş.’nin dünkü yönetim kurulu kararı ile ortaklarından Akfen İnşaat Turizm ve Ticaret A.Ş.’nin portföyünde bulunan 4 milyon 124 bin 903 adet ve yine şirketin ortaklarından Hamdi Akın’ın portföyünde bulunan 6 milyon 230 bin 987 adet payın halka arz edilmesi talebinin uygun görüldüğü belirtildi.
Anadolu Hayat’ın kârı % 49,7 arttı
Anadolu Hayat Emeklilik’in 2009 yılında net kârı yüzde 49,7 oranında artışla 79,2 milyon TL’ye yükseldi. 2009 yılı mali sonuçlarını açıklayan Anadolu Hayat Emeklilik’in brüt kârı da yüzde 45,5 oranında artışla 97,9 milyon TL’ye ulaştı. 2009’da toplam 18.8 milyon TL teknik kâr elde eden Anadolu Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü 4 milyar 438 milyon TL’ye, öz sermayesi ise 430 milyon TL’ye yükseldi. Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) tarafından açıklanan verilere göre, 4 Ocak 2010 itibariyle toplam 438 bin 960 katılımcıya ulaşan Anadolu Hayat Emeklilik, bu alanda yüzde 22’lik pay ile sektör lideri. Anılan dönem itibariyle katılımcıların toplam fon tutarı da 1 milyar 961 milyon TL’ye yükselirken, Anadolu Hayat’ın 2009 sonu itibariyle hizmet vermekte olduğu hayat sigortası müşteri sayısı da 944.840 olarak gerçekleşti.
Hazineden sürpriz Tahvil ihracı
Hazine Müsteşarlığı dün sürpriz bir kararla 11 yıl vadeli dolar cinsi tahvil ihracı için yetki verdi. Karar, hem yatırımcılar hem de piyasa uzmanları tarafından sürpriz oldu. Hazine’den dün yapılan açıklamada, dolar cinsinden 2021 vadeli tahvil ihracı gerçekleştirmek için Bank of America-Merrill Lynch, Barclays Capital ve RBS’ye ortak lider bankalar olarak yetki verildiği belirtildi. Uzmanlar, Hazine’nin zamanlamasının iyi olduğunu ancak ihracın, IMF ile yeni bir stand-by’ın yapılmayacağının kesinleşmesinden önce yapılması halinde talebin daha fazla olabileceğini belirtiyor. 2010, yıllık dolar cinsinden borçlanma ile IMF anlaşması olmamasının yabancının Türkiye’ye bakışını değiştirip değiştirmediğini göstermesi açısından da büyük önem taşıyor.
Irak’ta Maliki Şia bölgesinde önde
Irak Yüksek Seçim Kurulu, Necef, Babil, Selahhadin ve Diyala illerinde oyların yüzde 30’nun sayıldığını ve buna göre, Şiilerin çoğunlukta olduğu Necef’te oyların büyük bir bölümünü, Irak Başbakanı Maliki’nin Hukuk Devleti Koalisyonu’nun aldığını açıkladı. Açıklamada, yine çoğunluğunu Şiilerin oluşturduğu Babil ilinde Hukuk Devleti Koalisyonu birinci çıkarken, Necef ve Babil’de sayılan oylara göre, ikinci partinin Irak İslam Yüksek Konseyi olduğu belirtildi. Sünnilerin çoğunlukta olduğu Selahhadin ve Diyala illerinde ise eski Başbakan İyad Allavi’nin Irakiye Koalisyonu seçimi önde götürüyor. Kuzey Irak’ın Erbil vilayetinde ise, Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği ve Irak Kürdistan Demokratik Partisi’nin ortak listesinin önde olduğu bildirildi. Irak parlamentosunda 325 sandalye için 6200 aday, 167 partiden oluşan 12 koalisyon ve 74 partiden yarıştı.
İsrail’den ABD’ye yerleşim darbesi
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın, Ortadoğu barış görüşmelerini canlandırma umuduyla düzenlediği İsrail gezisi olaylı başladı. İsrail İçişleri Bakanlığı, Biden’ın gezisinden saatler önce, İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs’te 1600 yerleşim inşa edileceğini açıkladı. ABD, İsrail’i uzun süredir ilk kez kınadı. Biden, “İsrail’in son kararı müzakerelere başlamak için gereken güveni zedeledi. Taraflar işleri karmaşıklaştırmak yerine müzakerelere destek ortamı yaratmalı” dedi. Tel Aviv Üniversitesi’nde dün yaptığı konuşmanın içeriğini de bu gelişme üzerine değiştiren Biden, normalde kullanmayı düşünmediği İsrail’i eleştiren ifadeleri de metne soktu. İsrail’i kınayanlar arasında Türkiye de var. 22 üyeli Arap Birliği ise ABD arabuluculu İsrail-Filistin barış görüşmelerine verilen desteğin çekilmesini önerdi. Kriz, İsrail hükümetini de sarstı. Sağ ağırlıklı koalisyonun tek sol üyesi olan İşçi Partisi, bakana tepki gösterdi. İşçi Partili Tarım Bakanı Şalom Simhon, “Parti üyelerimiz bu koalisyon hükümetinde kalmak konusunda giderek daha çok zorlanıyor. Bu koalisyona katılmamızın tek amacı barış sürecini yeniden başlatmaktı” dedi.
İsveç’te iktidar: Soykırım tasarını görüştü
İsveç Parlamentosu, Türkiye’deki Ermenilerin, Süryanilerin, Asurilerin, Keldanilerin ve Pontuslu Rumların 1915 yılında soykırıma uğradığını kabul eden bir karar tasarısını dün görüştü. 349 sandalyeli mecliste sadece 10-15 milletvekili sözde soykırım tartışmasını dinledi. Genel Kurul salonunun izleyici bölümünde yan yana oturan Ermeni ve Süryaniler ile Türklerin sayısı, milletvekillerinden çok daha fazlaydı. Koalisyonun büyük ortağı olan Muhafazakar Parti’nin milletvekilleri, parlamentolarda soykırım konusunda alınacak siyasi kararların sorunun çözümünü daha zorlaştıracağını savunarak yasaya karşı çıktılar. Türkiye ile Ermenistan arasındaki yakınlaşma sürecine de vurgu yapıldı. Muhalefetteki sol blok partileri ise tasarı lehine konuşmalar yaptılar. İsveç, tüm partilerin Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediği tek Avrupa ülkesi. Başbakan Tayyip Erdoğan 17 Mart’ta İsveç’i ziyaret edecek. Avrupa tarafından kıskaca alınan Türkiye için zor günler bekliyor.
Kutuplarda AB diplomasisi
AB’nin anayasası kabul edilen Lizbon Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinin ardından, Türk dış politikasının birlik içindeki önemi artıyor. Finlandiya’nın kutuplara yakın bölgesi Japonya’da, AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımı ile bugün başlayacak Lapland AB Zirvesi’ne, birlik dışından tek davet Türkiye’ye geldi. İkili ziyaret için gittiği İrlanda’dan Finlandiya’ya geçen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AB’li muhatabıyla bugün masaya oturup birliğin geleceğini konuşacak, Türkiye’nin AB kararlılığını ve dış politika vizyonunu anlatacak. Finlandiya Dışişleri Bakanı Alexander Stubb’un ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve 14 Mart Pazar gününe kadar devam edecek. Gayriresmi Lapland Dışişleri Bakanları Zirvesi’ne, Davutoğlu’nun yanı sıra İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos, Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton katılacak.
Şili’de 7,2’lik artçı deprem
İki hafta önce meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki depremin yaralarını sarmaya çalışan Şili, dün de 7.2 büyüklüğündeki bir artçı depremle sarsıldı. Merkez üssü Valparaiso kentinin 114 kilometre güneyi olan deprem, yeni devlet başkanı Sebastian Pinera'nın yemin töreninden kısa süre önce meydana geldi. Yerel saatle 11.39'da (TSİ 16.39) meydana gelen ve başkent Santiago'da da yoğun biçimde hissedilen deprem nedeniyle büyük panik yaşandı. Ölü ya da yaralı sayısı hakkında henüz açıklama yapılmazken başkent Santiago'nun kıyı bölgesinde çok sayıda binanın yıkıldığı bildirildi. Şili Donanması, dört saat boyunca tsunami alarmı verdi. Kıyı kenti Valparaiso'daki parlamentoda yemin törenine katılan, aralarında yedi Latin Amerika ülkesinin devlet başkanlarının da bulunduğu davetliler arasında büyük panik yaşandı. Tsunami alarmı üzerine parlamento, törenden hemen sonra boşaltıldı. Yeni Devlet Başkanı Pinera, kıyı şeridinde yaşayanlara yüksek yerlere çıkmaları çağrısında bulundu.
Ateşli müzikal Türkiye'de
BROADWAY'de en çok ilgi gören müzikallerden seçmelerden oluşan Red Hot Broadway (Ateşli Broadway) ekibi dün Türkiye'de gerçekleştirecekleri gösterinin provasını yaptı. Avrupa turnesi kapsamında Türkiye'ye gelen grubun, Maslak TİM Center'da yapılan provası bile gösterinin aslını aratmadı. 2002 yılında kurulan, uluslararası şarkıcılar ve New York'un en hareketli koro kızlarından oluşan kastı ile dikkat çeken Red Hot Broadway, Tim Maslak Show Center'da 14 Mart'a kadar altı gösteriyle seyircisiyle buluşacak.
Basın Takip Merkezi – Kırşehir Haber 24