10 Şubat 2012 Cuma 23:36 Haber Arşivi | Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Sitene Ekle | Künye
   
Anasayfa
Güncel
Politika
Eğitim
Ekonomi
KırşehirSpor
Kültür
Sağlık
Yaşam
Boztepe
Mucur
Akçakent
Kaman
Çiçekdağı
Akpınar
Karakter Boyutu   
A A A A

Erdoğan: El kadırıp indiriyorlar, hüküm veriyorlar

13 Mart 2010 Cumartesi 12:07

Erdoğan, geçtiğimiz hafta ABD, bu hafta da İsveç'te Ermeni iddialarının kabul edilmesi konusundaki isyanını, "Parlamentolar toplanacak, işi gücü bırakacak, el kaldıracak, el indirecek...
13 Mart 2010 Cumartesi Gündemi
 
1- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bingöl'de Valilik, Belediye Başkanlığı ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret edecek, ''Türkiye Buluşmaları'' konferansına katılacak. (Saat: 09.45/14.00) Bakan Yılmaz ayrıca çeşitli ziyaretler yapacak, basın mensupları ile akşam yemeği yiyecek, lise öğrencileriyle voleybol oynayacak. (Saat: 15.30/18.30/19.30)
2- Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İzmir'de, Ege Sağlık Gönüllüleri Derneğinin Tıp Bayramı kokteyline katılacak. (Saat: 13.00)
3- Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde ''Sağlık Çalışanlarının Sorunları'' sempozyumuna katılıyor. Akdağ, sergi açılışı da yapacak. Bakan Akdağ, Trabzon'da da Kaşüstü Hastanesi inşaatında incelemelerde bulunacak, Trabzonspor tesislerinde ''Sigara Öldürür, Spor Yaşatır'' toplantısına katılacak. (Saat: 12.15/13.30) Akdağ, Ahi Evran Dede Kalp ve Damar Cerrahisi İhtisas Hastanesi Kardiyovasküler Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi'nin açılışını yaptıktan sonra Akdağ, Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kongre Merkezi'nde ''Yılın Doktorları Ödül Töreni''ne katılacak. (Saat: 17.15/18.30) Bakan Akdağ ayrıca, ABD'nin New York kentindeki Türkevi'nde 1-14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinliğe telekonferansla katılacak. Etkinlikte, ABD'de üstün başarı gösteren ve kıdemli Türk doktorlara Sağlık Bakanlığı tarafından plaket ve takdir belgeleri
verilecek.
4- Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, İzmir Genç İşadamları Derneğinin düzenlediği ''Hedefleri, Beklentileriyle Ege'de Tarım ve Hayvancılık'' konulu toplantıya katılacak. (Saat: 19.30)
5- Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Samsun'da, Samsun Raylı Sistem Projesinin test sürüşlerinin başlatılması etkinliğine katılacak. (Saat: 13.00)  Bakan Demir, Bafra ilçesinde de ziyaret ve temaslarda bulunacak. (Saat: 15.00)
6- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Kayseri'de AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katılacak, Büyükşehir Belediyesi ile bakanlığına bağlı kurumları ziyaret edecek. (Saat: 11.00/14.00)
7- Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Çanakkale Valiliğinde koordinasyon toplantısına katılacak, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret edecek, Eceabat'ta halk toplantısına katılacak, Gelibolu Tarihi Milli Parkı'nda inceleme yapacak. (Saat: 11.30-16.30)
 Siyasi Partilerden.
- AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Nükhet Hotar ile Bülent Gedikli, İzmir'de Kadın Meclisleri 1. İstişare Toplantısı'na katılacak, Hotar daha sonra da ''Yönetim ve Liderlik Okulu''nun sertifika töreninde bulunacak. (Saat:13.00/18.00)
- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Denizli'de, ''Türkiye Buluşmaları'' etkinliği kapsamında konferans verecek. (Saat: 11.00)
- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, İzmir'de ''Demokratikleşme ve Yakın Tarihimizin Siyasi Krizleri'' konulu toplantıya katılacak. (Saat: 19.30)
- AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, partisinin ''Türkiye Buluşmaları'' etkinliği kapsamında Pendik'te demokratik açılımı anlatacak. (Saat: 14.00)
 
 
 
13 MART 2010 CUMARTESİ GÜNDEM ÖZETİ
 
GÜNDEM

İSVEÇ BÜYÜKELÇİSİ YURDA DÖNDÜ

Türkiye'ye dönen İsveç Büyükelçisi Korutürk, tasarının kabul edilmesinden yarım saat sonra Ankara'dan 'dön' mesajını aldığını belirterek "İsveç hükümeti şok içinde, ilişkiler çok ciddi etkilenecek" dedi.

ERDOĞAN: "EL KALDIRIP İNDİRİP HÜKÜM VERİYORLAR"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta ABD, bu hafta da İsveç'te Ermeni iddialarının kabul edilmesi konusundaki isyanını, "Parlamentolar toplanacak, işi gücü bırakacak, el kaldıracak, el indirecek ve 95 yıl öncesinin olayları hakkında hüküm verecek" sözleriyle dile getirdi.

GÜNAY: YAĞMA 12 EYLÜL'LE BAŞLADI

Ertuğrul Günay, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'ndeki hırsızlıkla ilgili yaptığı konuşmada 12 Eylül döneminde bazı orijinal eserler, çeşitli kurumlara, üst düzey yöneticilere, makamlarını renklendirmek, süslemek için gönderilmiş'' dedi.

AKDAĞ'DAN "TIP BAYRAMI" MESAJI
 
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Hekimliğin direkt olarak, insan yaşamını konu alan bir meslek olduğunu ifade ederek, "Yaşatma ve iyileştirme sorumluluğu, bu mesleğin temelinde, özünde yer alır. Bu yönü, hekimliği, belki de en zor ve sorumluluğu en ağır mesleklerden birisi haline getirir" dedi.

MÜHİMMAT KAMYONUNA TAKİPSİZLİK KARARI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, cephane yüklü kamyonla ilgili soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Başsavcılık, "Delil yok. İddiaya konu olan mühimmat TSK'ya ait" açıklaması yaptı.
 
EKONOMİ

NAMET'İ BAŞBAKAN ERDOĞAN AÇTI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Namet'in Kocaeli Çayırova'daki tesislerinin açılışını gerçekleştirdi. 700 kişinin istihdam edildiği tesis 100 milyon liralık yatırımla 2 yılda hayata geçirildi.

"IMF İLE PROJEKSİYONLARDA BAKIŞIMIZ FARKLILAŞTI"

IMF ile ilişkiler konusunda basında yer alan haberlerin çoğunun yanlış olduğunu kaydeden Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan, projeksiyonlar konusunda IMF ile bakışlarının farklılaştığını söyledi.
 
POLİTİKA

İSVEÇ'E TEPKİ BÜYÜYOR

İsveç Parlamentosunun, 1915 olaylarına ilişkin Türkiye aleyhine aldığı kararına iktidar ve muhalefet partilerinden tepki geldi. AKP, kararı, "iftira" olarak değerlendirirken, CHP, "Tasarıya destek veren ülkelere can yakıcı ceza verilsin" derken, MHP ise, "Türkiye'ye yapılmış bir hakarettir" dedi.

CHP'Lİ ERSİN'DEN İDDİALARA CEVAP

CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Erzincan'daki Ergenekon yapılanmasını ortaya çıkaran gizli tanıkla, 'ifadeni değiştir' pazarlığı yaptığı haberlerini yalanladı. "Beni tanıyan herkes karanlık işlerin içinde olmayacağımı bilir" diye konuşan Ersin, gizli tanığın kendisine ailevi problemlerinden bahsettiğini ve iş bulması için yardım istediğini söyledi.
 
DÜNYA

DAVUTOĞLU "SOYKIRIM" İÇİN SERT KONUŞTU

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsveç parlamentosunda kabul edilen Ermeni tasarısını kabul etmenin mümkün olmadığını söyleyerek, "ABD'de alınan kararda sürecin kendisi çok gayriciddiydi, İsveç parlamentosunun kararında ise muhteva, kararın kendisi çok gayriciddi" dedi. Davutoğlu, Avrupa'da başka ülkelerin de bu tür kararlar alması durumunda tepkilerinin çok sert olacağını söyledi.
 
YAZILI BASIN ÖZETLERİ

GİZLİ TANIKLARLA AŞK-I MEMNU

Ergenekon soruşturmasının gizli tanıklarına CHP'nin kanca atma girişimleri dizi filmleri aratmıyor. Ahmet Ersin’in Munzur’la oteldeki randevusunu kanıtlayan görüntülerden sonra parti avukatlarının başka bir gizli tanık ‘Zeytindalı’ ile görüşme girişiminde bulunduğu ortaya çıktı. Yeni Şafak'a konuşan 'Zeytindalı' gizli tanık olduktan sonra baskı gördüğünü ve silahlı saldırıya uğradığını belirterek "15 gün önce İstanbul'daki akrabalarımın evine gelip beni sormuşlar. Akrabalarım kim olduklarını sorduğunda 'CHP'nin avukatıyız' demişler. Kemal Kılıçdaroğlu'nun adamları olduklarını öğrendim" dedi. Ergenekon davasında sanıklar ve avukatlarının gizli tanıklar aleyhine açıklamalar yapıp, kimliklerini deşifre etmeye çalıştığını söyleyen 'Zeytindalı', "Davayı sulandırmaya çalışıyorlar. Gizli tanıklık, öyle sadece ifade vermekle olmuyor. Verdiğiniz ifadenin başka delillerle de uyuşması gerekiyor. Mesela benim anlattıklarım, telefon ve adli kayıtlarla örtüşüp örtüşmediğini savcılar araştırdı" şeklinde konuştu.
 
Art niyetlilere taviz vermeyiz

İsveç'e tepkiler çığ gibi büyürken Başbakan, kararın Türkiye-İsveç ilişkilerine gölge düşürdüğünü belirtti. Erdoğan, "Biz bu girişimlere pabuç bırakmayız. Tarihi tarihçilere bırakmayanlara, ayak oyunlarıyla Türkiye'yi rencide etmek isteyenlere prim vermeyeceğiz" diye konuştu. İsveç Dışişleri Bakanı ile görüşerek karara tepki gösteren Dışişleri Bakanı Davutoğlu da Türkiye'nin önlem alabileceği uyarısında bulundu. Davutoğlu, "Bazıları için 1915 Ermeni meselesi yılı olarak görülebilir, ama bizim için Çanakkale demek" dedi. İstişareler için Türkiye'ye çağrılan İsveç Büyükelçimiz Zergun Korutürk, "Karar iki ülke ilişkilerle zarar vermiştir" dedi.

IMF ile anlaşamadık ve işi bitirdik

Erdoğan, "Biz sıradan bir ülke değiliz. Krizin başladığı zamandan itibaren bir IMF'dir diye tutturdular. 'Türkiye IMF ile anlaşma imzalamazsa iflas eder' dediler. 'İşimize gelirse, şartlar uygun olursa, anlaşırsak, IMF ile stand by anlaşmasını yaparız' dedik. 'Anlaşamaz isek, hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam ederiz' dedik. 2 yıldır biz bu süreci başarı ile yürüttük. Türkiye artık böyle yürüyecek. Bizden önceki iktidarı da gördük. Gitti IMF kapısına, el pençe divan durdu. 30 milyar borç aldı. Biz onların borcunu ödüyoruz. Utanmadan, sıkılmadan konuşuyorlar. Dün hazine 1 milyar dolar için ihale açtı, 5 milyar dolar talep oldu. 'Bulamaz' diyorlardı. Mesele nedir? Mesele şudur: Güven, güven. Artık Türkiye güçlü bir ülke, güvenilir bir hazinemiz var" diye konuştu.

Yargı bağımsız ancak tarafsız değil

Yargının bağımsız olduğunu ancak tarafsız olmadığını belirten Erdoğan, "Biz gücümüzü milletimizden alıyoruz, sadece 72 milyon için çalışıyoruz. Yargı, yürütme, yasama. 'Yargı, bağımsızlığını istiyor, yargı bağımlı.' Nereye bağlı acaba? Yargı bağımsız da maalesef tarafsız değil. Sıkıntı burada. Yargının hesap vereceği bir makam var mı? Soruyorum var mı? Yok. Yargı kararı alırken, en sonunda 'millet adına' der. Hangi millet adına? Milletin aldığı karardan haberi var mı? Milletin kararından haberi var mı? Millet adına icraat yapan biziz. Biz millet adına icraat yaparız, millete gider hesabını veririz. Bizi millet getirir, millet götürür. Biz millete karşı asla saygısızlık yapamayız. Yaptığınız zaman geldiğiniz gibi gidersiniz" ifadelerini kullandı.

Başarılı öğrencilere otomobil

Başbakan Erdoğan, ayrıca Kocaeli genelinde ÖSS'de 2009 yılında ilk yüze giren 8 öğrenciye Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen Hyundai marka otomobilleri dağıttı. Erdoğan, "29 Aralık 2009'da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ilkokul öğrencilerine 26 bin diz üstü bilgisayar dağıttı. 5 yıl içinde 130 bin öğrenciye bilgisayar dağıtılmış olacak. SBS'de ilk ona girenler ve OKS'de ilk yüze girenlere bilgisayar, ÖSS'de ilk yüze girenler otomobille ödüllendiriliyor. Ben başkanımıza söyledim, artık otomobil vermeyeceğiz, parasını vereceğiz. Üstüne biraz koyup parası ile ev alırlar. 8 tane de Safahat veriyorum. Bugünün anısına, otomobilin yanında vermiş olacağız" dedi.
 
Dokunulmazlar

AK Partili Bekir Bozdağ, CHP genel başkanı ve milletvekillerinin kimi yüksek yargı görevlileri nezdinde dokunulmazlığa haiz olduklarını söyledi. Bozdağ, "Gördüğüm kadarıyla CHP'nin Sayın Genel Başkanı, milletvekilleri ve partilileri, kimi yüksek yargı görevlileri nezdinde bir dokunulmazlığa haiz. Bu dokunulmazlık nere den kaynaklanıyor, onu da merak ediyorum" dedi. Haberlerin doğru, görüntülerin gerçek olması halinde, bu tür bir davranışın Türk Ceza Kanununa göre tartışmasız bir suç olduğunu belirten Bozdağ, bunun, resen takibi gerekli bir suç olduğunu kaydetti. Bekir Bozdağ, şöyle devam etti: "Tabii ki CHP'ye, sadece Ahmet Ersin'in bu davranışıyla bakmamak lazım. Ben hiç de yadırgamadım. Neden, çünkü Genel Başkan adeta her salı grup konuşmasını veya partinin başka yerlerdeki konuşmalarında, toplantılarında, her yeri bir duruşma salonuna döndürüyor. Bunların olmaması lazım; Meclis çatısı altında da başka yerlerde de. Devam eden davalar ve soruşturmalarla ilgili siyasiler dahil hiç kimsenin yargılamayı, soruşturmayı etkileyecek eylem veya söylemlerde bulunmaması lazım. Devam eden davalar ve soruşturmaların esasım etkilemek ve yargı görevini yapanları etkilemek adli soruşturmayı etkilemek için kim ne beyanda bulunuyorsa bulunsun bunlar resen takibi gerekli suçlardır. Savcılar bunlarla ilgili soruşturmaları başlatmak zorundadırlar. Burada bir tercih hakları yoktur."
 
Kamyona jet takipsizlik

Ankara'yı ayağa kaldıran bomba yüklü kamyonla ilgili soruşturmaya bakan savcılık, birçok soru cevapsız kalmasına rağmen takipsizlik karan verdi Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili takipsizlik gerekçesini iki nedene dayandırdı: 958 el  bombasının TSK'ya ait olduğu tespit edildi. Olayın ihbardaki gibi Arınç'a yönelik suikast girişimi iddialarıyla bağlantısı bulunamadı. Genelkurmay Başkanlığı ise sevkıyatla ilgili sessizi iğini korurken, Karargah'ta bilgilerin nasıl dışarıya sızdığı ve ihbarcının bu kadar ayrıntılı bilgilere nasıl ulaştığı konusunda hummalı bir çalışma yürütüldüğü öğrenildi. ihbarın Ankara Seferberlik Daire Başkanlığındaki Kozmik Oda ile ilgili bir kısım subay ve astsubaylar hakkındaki soruşturma dosyası ile alakalı olabileceği düşüncesine varılarak Terörle Mücadele Şubesi'nin harekete geçirildiği ve mahkemeden arama kararı çıkartıldığı belirtildi. Kamyonun görevlendirme yazısında sivil aracın plakası, markası ve kullanıcısı, el bombalarının sayı, miktar ve cinsinin belirtilmemesi, seri numarasız oldukları belirtildiği halde el bombalarının seri numaralı olması, araca hiçbir aracın eşlik etmemesi, güvenliğinin sağlanmaması, sebebiyle araçta Cumhuriyet Savcısı'nca bizzat arama yapılmasına karar verildiğine dikkat çekildi. 20 yıl görev yaptığı TSK'dan 10 yıl önce emekli olduğunu belirten Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Ankara Şube Başkanı emekli Kurmay Binbaşı Kemal Şahin şöyle konuştu "Askeri mühimmat sandıkları vardır bir kere... Ne demek el bombalarının karton kutular içinde sevkıyatı. Devlet trilyonlarca lira para verip mühimmat sandığı alır sevkıyat için. Bu durumda neyi nerden kaçırıyorsunuz sorusu gelir akla." Emekli Askeri Hakim Ahmet Cengiz Tangören de Türk Silahlı Kuvvetleri'nde sevkıyat işlemleri ile ilgili ikmal ve ulaştırma komutanlıklarının bulunduğunu hatırlatarak şunları söyledi: "Mühimmat taşınması çok hassas bir iştir. Dolayısıyla TSK'da mühimmatın taşınmasının elbette ki belirli prosedürleri vardır. Korumasız, güvenlik tedbirleri alınmadan sevkıyatı gerçekleştirilen mühimmata saldırı olabilirdi. Bu durum TSK prosedürüne çok da uygun gibi görünmüyor."
 
Kısa filmler yarışacak

Ak Parti Genel Merkez Tanıtım ve Medya Başkanlığı, sinema sektörüne ilgi duyanlara kendi filmlerini çekme fırsatı sunuyor. Bu yıl ilk kez düzenlencek olan "Kısa Film Yarışması 2010" ile yarışmacılar, belirlenen temalar çerçevesinde kendi filmlerine imza atacaklar ekonomi, Avrupa Birliği, tarım, turizm, insan hakları ve demokrasi, kadın ve aile, sosyal yardım, özürlüler, adalet, çevre ve orman, enerji, TRT, toplu konut, Köydeş ve Beldes, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi, vakıflar ve genel olmak üzere 21 konu başlığı altında toplanacak. 1. olan filme 50.000 TL, 2. olan filme 35.000 TL, 3. olan filme 25.000 TL'lik para ödülü verilecek. Yarışma sonucunda belirlenecek üç film ise 10.000 TL'lik mansiyon alacak. Bu yıl ilk kez düzenlenecek olan "Kısa Film Yarışması", yapımcıları ve sinema severleri bir araya getirerek gelişen ve büyüyen Türkiye'yi gözler önüne sermeyi hedefliyor. Yarışma kapsamında hazırlanacak filmlerle Türkiye'nin yaşadığı değişim anlatılarak sinema severlerin bakış açısıyla büyüme ve gelişimi dile getirilecek. Yarışmanın jüri üyeleri; AK Parti Genel Merkez Tanıtım ve Medya Başkanı Hüseyin Çelik, Ak Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Fatma Şahin, Ak Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Fatih Şahin, Belgesel Yapımcısı Coşkun Aral, Gazeteci Nedim Hazar, Ali Murat Güven, Alin Taşcıyan ve akademisyen Naci Bostancı'nın yanı sıra yönetmen Osman Sınav, Hülya Avşar ve Ali Sürmeli'den oluşuyor.

Atalay'dan BDP'ye: Meclis'teki muhatabı önemsiyoruz

Hükümetin başlattığı 'demokratik açılım' sürecindeki tıkanma sürerken İçişleri Bakanı Beşir Atalay'dan dün önemli bir mesaj geldi. BDP'nin TBMM'deki varlığına göndermede bulunan Atalay, "Meclis içi meşru muhatabı çok önemli görüyoruz" dedi. Abant Platformu'nun 'Yeni Bir Toplumsal Mutabakat İçin Demokratikleşme' konulu toplantısının dünkü açılışında konuşan Atalay dar kapsamlı anayasa çalışmalarının devam ettiğini ve gelecek günlerde yapılan çalışmaların Mecliste gündeme getirileceğini söyledi. Hükümet çalışmalarının muhalefet tarafından 'yıkım, kıyım ve bölünme projesi' olarak gösterilmesinin çok büyük bir yanlış olduğunu savunan Atalay, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın muhalefet liderleriyle görüşmek istediğini ancak muhalefet partilerinin tutumu nedeniyle görüşmelerin gerçekleştirilemediğini dile getirdi. Atalay, "Böyle siyaset, böyle muhalefet olur mu?" dedi. Atalay, demokratik açılım sürecinin de kararlı bir şekilde devam ettirildiğini savunarak, duygusal tepkilerin azaldığını, yurtiçi ve yurtdışı görüşmelerin de sürdüğünü söyledi. Açılım süreci kapsamında yapılan yasal düzenlemeleri anlatan Atalay, sözlerini özetle şöyle sürdürdü: "Bu çalışmalarımız büyük titizlikle sürüyor, terörle ilgili boyut hassasiyetle yürütülüyor. Terör bitecek. Türkiye eski Türkiye değil, hiçbir komşumuz Türkiye'ye dönük teröre destek veremez, bigane kalamaz. Bütün sorunların demokrasi ve insan hakları boyutunda çözülmesini istiyoruz. Bu konudaki görüşmeler bütün yönleriyle devam ediyor. Meclis altındaki muhatabı önemli görüyoruz. Daha önce de önemli gördük. Başbakanımız, o zaman bu konuda muhatap olarak gördüğümüz kapatılan DTP Genel Başkanı ile bunun için görüştü, ama istiyoruz ki karşımızda 'muhatap benim, gerçekten muhatap benim, başkası değil' diyecek, bizi başka yere havale etmeyecek muhatap istiyoruz. Meclis içi meşru muhatabı biz çok önemli görüyoruz.
 
Babacan: Türkiye'nin gelecekle ilgili projeksiyonları IMF ile bağları kopardı

Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Ali Babacan, "IMF ile ayrılık gelecekle ilgili projeksiyonlar konusunda bakış açımızdaki farklılıktan kaynaklandı" diye konuştu. Ali Babacan, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) tarafından düzenlenen Orta Doğu ve Doğu Akdeniz Ülkeleri Ekonomi Basını Forumunda yaptığı konuşmada, IMF ile ilişkilere ilişkin bir soru üzerine, Türkiye'nin daha önce IMF'deki kotasının arttığını, bundan sonra da bir hisse artışı olacağını kaydetti. IMF ile ilişkiler konusunda net bir açıklamadan kaçınan Ali Babacan, "Türkiye'nin ekonomik başarısının tek bir reçetesinin bulunduğunun altını çizerek "Bu reçete güvendir" diye konuştu. Babacan, IMF ile stand-by anlaşmasının gerçekleştirilememesi konusunda, IMF ile bazı küçük noktalarda bazı ayrılıkların olduğunu, ancak ileri sürüldüğü gibi Mali Kural'da veya Orta Vadeli Program'da bir görüş ayrılığının bulunmadığını, aksine tam bir mutabakat olduğunu vurguladı. Ali Babacan, "Bizim uygulamalarımızla alakalı IMF ile yüzde 100 mutabakat olsaydı zaten stand-by anlaşması konusunda farklı bir noktada olurduk. Demek ki bazı küçük noktalarda farklılıklarımız oldu. Bu noktaların ne olduğunu ben açıklamayacağım, ama gazetelerde yazılıp çizilenler doğru değil" dedi. Ancak Babacan, IMF ile mali kural konusunda uzlaşmazlık olduğu haberlerini yalanlayarak, bunun kesinlikle doğru olmadığını, Orta Vadeli Program, mali kural, hedefler konularında IMF ile yüzde yüz mutabakat bulunduğunu vurguladı.
 
Gerçeker: Eleştiri yargıyı zedelemesin

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Ankara'da toplu taşıma ücretlerine yapılan zammın yargı kararıyla iptal edilmesine eleştirirken "Gelsin o zaman belediyeyi Danıştay yönetsin" diyen Başbakan Tayyip Erdoğan'a 'yargı bağımsızlığı' uyarısı yaptı. Gerçeker, "Elbetteki yargı kararlan eleştirilebilir, hâkim ve savcı kararlan eleştirilebilir ancak bu kurumların saygınlığının zedelenmesi, yargı bağımsızlığının zedelenmesi için kullanılmamalıdır" diye konuştu. Ankara Barosu'nun düzenlediği ve '2. Uluslararası Spor Hukuku Kurultayının açılış töreninde konuşan Yargıtay Başkam Hasan Gerçeker, devlet işleyişinde yasama, yürütme ve yargı arasında bir üstünlük sıralaması olmadığını söyledi. Gerçeker şöyle devam etti: "Bizim bütün çabamız, yargı bağımsızlığının zedelenmemesidir. Türk yargısı bugün birçok sorunlarla uğraşmaktadır. Hâkim, savcı sayısı yetersizdir. İşgücü korkunç boyutlara ulaşmıştır. Personel sayımız yetersizdir. Birçok yerde adliyeler açıldı ama bunlar yeterli değildir. Elbette ki yargı kararları eleştirilebilir, hâkim ve savcılar eleştirilebilir. Ancak bunlar kurumların saygınlığının zedelenmesi, yargı bağımsızlığının zedelenmesi için kullanılmamalıdır. Kavgadan, çatışmadan uzak, hoşgörüsüz ve sevgisiz bir toplum olmaktan mutlaka kurtulmamız gerekiyor. Başka türlü çağdaşlığı yakalamamız mümkün olmayacaktır. Biz böyle olması gerektiğine inanıyoruz."

MÜZEYİ CUNTA YAĞMALADI

Kültür Bakanı Günay, Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde kaybolan çoğu Hoca Ali Rıza’ya ait yüzlerce tablonun ‘makamlarını süslesin’ diye12 Eylül Cunta liderlerine gönderildiğini söyledi. Müzenin Nisan 1980’de açıldığını söyleyen Günay “12 Eylül’de de darbe olmuş. O dönemin üst makamlarına tablolar hediye edilmiş. Bunlar 1996 tarihli başmüfettiş raporuyla sabit. Ancak ilgililer hakkında soruşturmalar sonuçlandırılmamış ve zaman aşımına uğratılmış” diye konuştu. Açıklamadan sonra bakanlığa ihbar yağdı. Bunlar arasında dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren, konsey üyeleri ve Turgut Özal’ın eşi Semra Özal’a tablolardan hediye edildiği bilgisi yer aldı. İddialar üzerine 9 kişilik ekip çalışmalara başladı. Uşak Müzesi’nden Karun hazinelerinin çalınmasının ardından Bakanlığın müzeleri denetime aldığını anımsatan Günay, 2000’den itibaren 6 yıllığına kapalı duran Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin de 2006-2007 sürecinde incelendiğini kaydetti. 2009 yılı başında müzeden çalındığı öne sürülen 3 tabloyla ilgili de soruşturma başlatıldığını açıklayan Günay, kuşkulanılan bir müze elemanının işine son verildiğini ifade etti. Bakan Günay müzelerde geçmişten bu yana yaşanan sorunların bugünlerde yaşanıyormuş gibi bir izlenim oluşturulmaya çalışıldığına dikkat çekti. Son yıllarda yaptıkları çalışmalarla 120 tabloyu geri topladıklarını söyleyen Günay “Şimdi kamu kurumlarına artık reprodüksiyon veriyoruz, asıllarını vermiyoruz. Ben kendi bakanlık binamızdan bile sanıyorum 8 kadar tabloyu buraya iade ettirdim’’ dedi.
 
İktidarı hedefleyen Balyoz darbeyi muhalefete vurdu

Metropoll Araştırma Merkezi’nin son anketinde yüzde 23 civarında kararsızlar dağıtılmadan AK Parti’ye yüzde 35,3, CHP’ye yüzde 15,5,  MHP’ye yüzde 11,6 oy çıktı. “Balyoz Operasyonu ve Katsayı Sorunu” başlıklı siyasal durum araştırmasında 26-27 Şubat’ta 31 ilde 1346 kişiye anket yapıldı. Araştırma, Ocak anketine göre, AK Parti oylarında 3 puanlık artış, MHP oylarında 3, CHP oylarında da 1 puan düşüş ortaya çıkardı. Ankete katılanlar “Mevcut siyasi parti liderleri arasında en çok güvendiğiniz lider hangisidir?” sorusuna da sırasıyla Recep Tayyip Erdoğan (yüzde 38), Deniz Baykal (yüzde 9.3), Devlet Bahçeli (yüzde 7.5), Mustafa Sarıgül (yüzde 3.5), Numan Kurtulmuş (yüzde 1.0) cevabını verdi. Ankete katılanlardan Sarıgül’e oy vereceklerin oranı yüzde 4,7 olurken, CHP’ye oy verenlerin yüzde 7,4’ünden Sarıgül’e oy kayması olacağı ortaya çıktı. Araştırmaya katılanların yüzde 50,1’i yargı krizi ve balyoz operasyonu ile ilgili olarak Erdoğan’ın söylemini doğru buldu. Yüzde 70,4’ü son yargı krizi ve balyoz operasyonu ile ilgili olarak Baykal’ın yüzde 61,6’sı da Bahçeli’nin söylem ve tavırlarını yanlış bulduğunu açıkladı. ”Türkiye’de bir yargı reformuna ihtiyaç var mıdır” şeklindeki soruya katılımcıların yüzde 78,7’si “Evet” dedi. 29 Mart seçimlerine göre BDP seçmenin yüzde 89,3’ü, MHP seçmenin yüzde 82.8’i, AK Parti seçmeninin yüzde 78.7’si, CHP seçmeninin yüzde 74,4’ü Türkiye’de yargı reformuna ihtiyaç olduğunu belirtti. ”Yargı reformu için referandum yapılsa onaylar mısınız onaylamaz mısınız” şeklindeki soruya katılımcıların yüzde 66’sı reform paketini onaylayacağını, yüzde 27’si ise bu paketi onaylamayacağını belirterek yanıt verdi. Yargı reformu halkoyuna sunulacak olursa BDP’lilerin yüzde 85,7’si, CHP’lilerin yüzde 53,5’i ve MHP’li seçmenlerin de yüzde 63,6’sı yargı reformunu içeren anayasa değişikliğine onay vereceğini ifade etti.
 
Türkiye'den 'Avrokrat' atağı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği ve özel sektörü bir araya getirerek Avrupa Koleji'nde master yapmak üzere öğrenci göndermek amacıyla 2010-2011 öğretim yılı için 7 adet burs sağlanmasına zemin hazırladı. Burs programının amacı Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde, gerek kamuda gerek özel sektörde, iyi donanımlı AB uzmanları, yöneticileri ve geleceğin Türk Avrokratlarını yetiştirmek olarak belirtildi. Belçika'nın Brugge ve Polonya'nın Natolin şehirlerinde iki kampusu bulunan Avrupa Koleji, Avrupa'nın en saygın eğitim kuruluşlarından biri olarak gösteriliyor.
 
Aynalı e-posta profesyonelce

Ankara’daki bomba yüklü kamyon soruşturmasında savcının takipsizlik kararında geçen bilgisayarın IP numarası, ABD’nin California Eyaleti’nde Placentia’yı gösteriyor. Uzmanlar “ihbarcı belli ki profesyonel. E-posta aynalı posta sistemi ile yön şaşırtmak için California-Florida-New York hattı üzerinden Ankara’ya gelmiş” diyor. 

YÜKSEK YARGI NEDEN SUSUYOR?

Erzincan Davası’nın gizli tanıklarından Munzur ile görüşmesi belgelenen Ahmet Ersin hakkında soruşturma başlatılmaması hukukçuların tepkisini çekti. Emekli Başsavcı Reşat Petek, Ersin’in “Adil yargılamaya müdahale” suçu işlediğini söyledi. AK Parti Grup Başkanvekili Bekiz Bozdağ ise söz konusu CHP olduğu için Yüksek Yargı’dan ses çıkmadığını ifade etti.
 
‘Devlet yıkacaklar paranoyasından  kurtulmalı’

Türkiye'nin fikir dünyasına yön veren Abant Hafformu'nun 20. toplantısında 'toplumsal mutabakat ve demokratikleşme' tartışılıyor. Dün Ankara'da başlayan toplantının açılısında konuşan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Türkiye'nin değiştiğini ve normalleşme sürecini yaşadığını söyledi. Bütün sorunların demokrasi ve insan haklan boyutunda çözülmesi gerektiğini belirten Atalay, "Devlet her gün 'beni yıkacaklar' paranoyasından kurtulmalı.'' dedi. Ek oturumda konuşan Demokrat Yargı Demeği Eşbaşkanı Osman Can ise, HSYK'nın demokratik olarak meşrulaşmasını, bunun için kurulun yetkilerini Meclisten alması gerektiğini vurguladı.
 
Avrupa ülkeleri sıkıntı içindeyken Türkiye'de çarklar işliyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün gelişmiş ülkeler ve ekonomiler zorluk içindeyken, hatta Avrupa'da kimi ülkeler adeta iflasın eşiğine gelmişken Türkiye'nin ekonomik krizi kendi imkânları ve politikalarıyla aşma iradesini gösterdiğini söyledi. Kocaeli'nin Çayırova ilçesinde yapılan Namet Entegre Et ve Et Ürünleri Tesisi'nin açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, küresel kriz sürecinde 37 ülkenin kredi notunun 97 kez düşürüldüğünü, Türkiye'nin notunun ise iki ayda 4 kez artırıldığını aktardı. Erdoğan, bunda hükümetin sağlam ve tedbirli duruşu ile özel sektörün krize aldırmayıp yatırımlara devam etmesinin etkili olduğunu belirtti. IMF ile sonlandırılan stand-by görüşmelerine de değinen Başbakan, "IMF ile anlaşmazsak tükenir, biter, iflas ederiz dediler. Bu arada da yoğun bir gaz verme süreci başlattılar. Ben ne dedim? Bize kimse gaz vermesin. Biz nerede gaza basacağımızı, nerede frene basacağımızı iyi biliriz." dedi. Hazine'nin 1 milyar dolarlık ihalesine 5 milyar dolarlık müracaat olduğunu dile getiren Erdoğan, " Artik Türkiye güçlü bir ülke, güçlü ve güvenilir bir hazinemiz var. Dolayısıyla bu noktada bir sıkıntı yok. Şu anda Türkiye küresel bir krizi, dikkat ediniz, kendisinin üretmediği, kendisinin dahli olmadığı bir krizi kendi imkânlarıyla, öz değerleriyle kendi politikalarıyla aşma iradesini gösterdi ve gösteriyor." diye konuştu.

ORTAK TAVIR

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın, sözde soykırım tasarısının ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde kabul edilmesinden önce gezisini ertelediği yönünde resmi bir açıklama yapılmasa da, devlet ve sivil toplum kuruluşlarının programları değişmeye başladı. Ermeniler tarafından "soykırım günü" ilan edilen 24 Nisan öncesinde ABD'ye gitmeyi planlayan Erdoğan'ın programı bu aşamada bilinmezken, bakanlara ve AK Parti yöneticilerine "ABD seyahatlerinizi iptal edin" talimatı gittiği öğrenildi. Hükümetin bu konudaki tavrı, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'ni de (TÜSİAD) etkiledi. TÜSİAD yönetiminin, önümüzdeki hafta yapmayı planladığı ABD gezisi, mevcut şartlar altında yararlı olmayacağı düşüncesiyle erteledi. Her yıl özellikle sözde Ermeni soykırımı konusu gündemdeyken ABD'yi ziyaret eden ve orada pek çok üst düzey görüşme yapan TÜSİAD'ın, bu yılki programının neden aksadığı yönündeki sorumuza Ümit Boyner, "Yapmayı planladığımız gezi bugüne kadar ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'tan randevu beklediğimiz için gecikti. Bizim gezimiz sırasında kendisiyle görüşmek gibi bir talebimiz vardı, ancak programı çok dolu olduğu için şu ana kadar bize yanıt veremedi" dedi. Gelinen noktada da Amerika ve Türkiye Dışişleri arasında bir diyalog kopukluğu yaşandığını, Türkiye'nin büyükelçisini geri çağırdığını hatırlatan Boyner, sözlerine şöyle devam etti: "Devletler arası ilişkilerde zaman zaman kopukluklar olabilir. Sivil toplum örgütlerine de bu kopukluğun giderilmesinde önemli roller düşer. Ancak bugün biz TÜSİAD olarak bir takım temaslarda bulunsak, bir takım önerilerle dönsek bile Ankara'da öyle bir haberi verebileceğimiz, mesajları iletebileceğimiz bir ortam yok. Şu aşamada diyalog kapıları kapanmış durumda ve şu anda bir ABD gezisinin verimli sonuçları olacağını düşünmüyoruz.' Ankara'dan kendilerine ABD gezisini iptal etmeleri yönünde bir tavsiye gelip gelmediği konusunda ise "Hayır, öyle bir şey kesinlikle gelmedi" diyen Boyner, "Ama biz bir diyalog ortamının olmadığının farkındayız. Diyalog kapılarının kapatıldığı bir ortamda, biz ABD'ye gitsek bile bunun verimli olmayacağını biliyoruz" yanıtını verdi. Şu anda aldıkları karara 'iptal' yerine 'erteleme' demeyi tercih eden Boyner, şunları söyledi: "Bir sivil toplum örgütü olarak, daha önce de bu tür durumlar yaşadık. Ancak bugüne kadar bu kadar bu kadar ciddi bir tavır görmemiştik. Ancak bunun geçici olduğunu düşünüyorum. Mutlaka bir diyalog ortamı oluşacaktır. Bir sivil toplum örgütü olarak bizim iyi ilişkilerimiz var ve bu diyalog ortamının oluşması için biz de üzerimize düşeni yapacağız." Bu çerçevede Türk tarafını Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Zafer Çağlayan, ABD tarafını ise ABD Ticaret Temsilcisi Ron Kirk ile ABD Ticaret Bakanı Gary Locke'un temsil edecekti. Çağlayan, mart ayının ilk haftasında bu ülkeye bir ziyaret planlamıştı. Ancak sözde Ermeni tasarıyla ilgili gelişmelerin ardından, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği ve Dışişleri Bakanlığı'nın telkinleriyle bu gezinin de henüz belli olmayan bir tarihe kadar ertelendiği öğrenildi.
 
Tüm hastanelere yeni başhekim

TBMM Sağlık ve Sosyal İşler Komisyonu bünyesinde kurulan Alt Komisyon’da kabul edilen Kamu Hastane Birlikleri Tasarısı’nın yasalaşmasıyla, Sağlık Bakanlığı’na bağlı devlet hastanelerinde görevli 10 binin üzerinde başhekim, başhekim yardımcısı, hastane müdürü, müdür yardımcısı ve başhemşirenin değiştirilmesi gündeme gelebilecek. Yasanın yürürlüğü girdiği tarihte, mevcut yöneticilerin görevleri sona erecek. Hastane Birliği Yönetim Kurulu mevcut yöneticilere isterse görev verecek, istemezse yeni yöneticiler atayacak. Tasarıya göre, hastaneler Hastane Birlikleri’ne dönüştürülünce, hastaneleri başhekimler değil, “Hastane Yöneticileri” yönetecek. Hastane yöneticisine bağlı olarak başhekimlik, idari ve mali işler ile Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlükleri kurulacak. Büyük hastanelerde müdürlük sayısı 4’e çıkarılabilecek. Başhekim yardımcısı ve müdür yardımcısı sayısı da, hastane büyüklüklerine göre belirlenen normlara göre tespit edilecek.
 
Erdoğan İngiltere'ye gidiyor

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere Başbakanı Gordon Brown'ın davetlisi olarak temaslarda bulunmak ve Türkiye-İngiltere İş Forumu'na katılmak üzere 15 Mart Pazartesi Günü Londra'ya gidecek. Erdoğan ayrıca, Türkiye-İngiltere İş Forumu'nda iki ülkenin önde gelen işadamlarına hitap edecek.
 
PKK'nın finansmanını önleme yasası geliyor

Avrupa'da, PKK'ya yönelik operasyonların hızlanmasının ardından Türkiye de, terörizmin finansmanının önlenmesi için etkin düzenleme konusunda harekete geçti. Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, 18 Ocak tarihli "olur"u ile "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Tasarısı" hazırlamak üzere komisyon kuruldu. Komisyon, terörizmin finansmanı suçunun uluslararası belgelere uyumlu hale getirilmesi ve konuyla ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının Ülkemizde uygulanması bakımından yasal bir mekanizma kurulmasına ilişkin çalışıyor. Terörle Mücadele Yasası'nın8'inci maddesinde 18 Temmuz 2006'da yapılan değişiklikle "Terörün finansmanı" suçu düzenlenmiş durumda. Bu maddeye göre terörizmi finanse edenler "terör örgütü" üyesi gibi 5 yıldan on yıla kadar hapisle cezalandırılıyor. Bu suçun daha ağır ve etkin yaptırıma bağlanması üzerinde çalışılıyor. Yeni Türk Ceza Kanunu'nun "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" başlıklı 282. maddesi, "terörün finansmanı suçundan kaynaklanan mal varlığı değerlerini yurt dışına çıkarmak veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek" suçunu kapsıyor. Komisyon, mevcut ceza ve mekanizmaların Türkiye'nin 10 Ocak 2002'de kabul ettiği "Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmeye" ve diğer uluslararası belgelere uyumlu hale getirilip terörün finansmanın engellenmesinde etkin bir işbirliği sağlanmasına ilişkin düzenlemeyi de hedefliyor.

Taraf    ’ın bazı haber başlıkları:
 
Kafes iddianamesi hazır

Üçü Amiral 41 subayın ifade verdiği azınlıkları hedef alan planla ilgili iddianame Başsavcı Vekili Çolakkadı’ya sunuldu. Koç Müzesi’ndeki denizaltının öğrenciler içerisindeyken havaya uçurulması gibi kanlı ve sansasyonel eylemlerin öngörüldüğü Kafes Eylem Planı’yla ilgili iddianamenin yazımı Ergenekon savcıları tarafından bitirildi. Yedi askeri personelin tutuklandığı plan kapsamında Güney Deniz Saha Komutanı Kormairal Kadir Sağdıç, emekli Koramiral Ali feyyaz Öğütçü ve İzmir Foça’da görevli Tuğamiral Mehmet Ilgar ifade vermişti.
 
Erdoğan’ın dünyası küçülüyor

Başbakan, soykırım tasarısını onaylaması nedeniyle İsveç'e yapacağı geziyi iptal etti. Oysa aralarında Rusya, Fransa ve Almanya'nın da bulunduğu 20 ülke bu tasarıyı çoktan benimsedi. Başbakan Erdoğan, İsveç'e yaptığı gibi, soykırım tasarısını kabul eden bütün ülkelere ambargo koyarsa Afrika dışında beş kıtaya bir daha adım atamayacak. İsveç’le birlikte sayıları 21'e çıkan yasaklı ülkeler arasında Erdoğan'a en yakın siyasi liderlerden olan Silvio Berlusconi'nin başbakanlığını yaptığı İtalya da var.
 
Çiçek'e parmak izi

Jandarma Kriminal Laboratuvan, AKP ve Gülen'i Bitirme Planı üzerinde parmak izi ile kağıt ve mürekkep incelemesi yapacak. Jandarma Kriminal Laboratuvarı, belgenin yazımında ve imza üzerinde eskitme yapılıp yapılmadığım, belgenin yazımında kullanılan kağıdın, yazıcı ve mürekkeplerin Genelkurmay Başkanlığı birimlerinde kullanılan ürünlerle uyumlu olup olmadığını inceleyecek. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubu, zarfı ve ıslak imzalı belge üzerinde de parmak izleri ile diğer organik izler incelenecek. Albay Dursun Çiçek'in avukatı İrem Çiçek, yaptığı açıklamada, "İnsanlık onuruna, akıl ve mantığa, demokrasi ve insan haklarına, hukuk devleti ve adalet ilkelerine, hiçbir yasal delile dayanmayan iftira ve karalama kampanyaları ile bir kısım medyayı yargısız infaz aracı olarak kullanarak, yazılmayan planı yazılmış, imzalanmayan belgeyi imzalanmış, işlenmeyen suçları işlenmiş olarak göstermede çok mahir olan bazı odakların milletin gözü önünde ortaya koydukları bu oyunların sona ereceği günlere az kaldı" dedi.

SOKIRIMA 4 OY ‘BİZDEN’

İsveç meclisinden bir oy farkla geçen "soykırım tasarısı"ndan çok, bu karara destek veren Türkiyeli vekiller üzdü. Çekimser kalan Kaplan SABAH'a, "Tasarının kabulü içimi acıttı, mücadeleyi sürdüreceğim" dedi. ABD'den sonra İsveç'te "soykırım" tasarısının kabul edilmesi büyük tepkilere neden olurken, gözler olumlu oy kullanan Türkiye kökenli milletvekillerine çevrildi. İsveç Parlamentosu'ndaki 4 Türkiye kökenli milletvekilinden 3'ü kabul oyu verirken Çevre Partisi'nden milletvekili olan Mehmet Kaplan ise tepki amacıyla oylamaya katılmadığını söyledi. Sosyal Demokrat Parti'nin Genel Sekreteri İbrahim Baylan ile aynı partiden Yılmaz Kerimo ve Halk Parti'den Vanlı Gülan Avcı "soykırım tasarısı"na "evet" dedi. Çevre Partisi'nden çekimser kalan Kaplan, Süryani kökenli Yılmaz Kerimo ve İbrahim Baylan ile Kürt kökenli Gülan Avcı'nın önergeyi desteklediğini ve tanınması yönünde oy kullandığını kaydetti. Kendisinin ise karşı çıktığını belirten Kaplan, sonucun "içini acıttığını" söyledi.
 
Komutan köylere mescit yaptıracak

Elazığ'a giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, depremzedelere yardımlarından ötürü sarılarak teşekkür ettiği 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Mustafa Korkut Özaslan, sarılma anı için "Bu bizim görevimiz. Sarıldığı için tabii ki mutlu oldum" dedi. Özaslan, muhtarlarını isteği üzerine görevlilere, Kayalık ve Yukarı Demirci köylerine mescit yapılması için talimat verdi. Okçular ve Yukarı Demirciler köyünde, depremden somaki ilk cuma namazı çadırlarda kılındı. Megafonla ezan okundu. Namazda verilen vaaz ve hutbede, depreme hazırlıklı olunması ve uygun zeminlere uygun binalar yapılması gerektiği anlatıldı. Depremzede çocuklara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği pamuk şekerler dağıtıldı. Çocuklar ilk defa pamuk şekeri yediklerini söyledi. Kayalık köyünde oturan depremzedeler dün prefabrik evlerine kavuştu. Kızılay tarafından 5 dakikada kurulan ve içinde 4 kişi barınabilen evler imza karşılığı depremzedelere teslim edildi. Elazığ Sağlık Müdürlüğü ekipleri alman su örneklerinde bakteriye rastlanması üzerine çeşmelere 'içilmez ve kullanılamaz' tabelası astı.

Arınç: Çukurambar'da hedef bendim, yoksa ne arıyorlardı?

Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç, Ankara'nın Çukurambar bölgesinde, 18 Aralık Cumartesi günü ortaya çıkan operasyonda hedefin kendisi olduğunu söyledi. Habertürk TV'de yayımlanan "Basın Kulübü" programında sorulan yanıtlayan Arınç, Çukurambar'da bulunan evinin yakınlarında Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri tarafından iki subayın gözaltına alındığı sırada Manisa'da olduğunu kaydetti. Emniyetten olayla ilgili bilgilendirildiğini kaydeden Arınç, ailesinin ve komşularının rahatsız olduğunu dile getirdi. Suikast bilgisini kendisinin vermediğini, emniyetin verip vermediğini de bilmediğini belirten Arınç, "Hedef bendim, Yoksa 7 gün boyunca orada ne arıyorlardı? Aynı firmadan 35 otomobili niye kiralamışlar? Ceplerinden çıkan kağıtta benim adresim çıktı" dedi. Arınç, "MİT ile temasa geçtiniz mi? Daha fazla bilgi var mı?" soruna ise "Hayır, MİT bana bağlı değil. Hedefin ben olduğumu anlamak için de MİT'le görüşmeye ihtiyaç yok" diye konuştu.
 
CHP’DE ÇANTA PİŞKİNLİĞİ

Gizli tanık Munzur’la bir otel odasında görüştüğüne dair fotoğrafları medyaya yansıyan CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin “suçüstü” olduktan sonra işi pişkinliğe vurdu…Ersin “içi para dolu” olduğu ileri sürülen bond tipi çantada, para değil pijama olduğunu iddia etti… Oysa Ersin’in içinde pijama(!) bulunan çantası, görüşmeyi organize eden Erdal Erdoğan tarafından alınıp götürülüyor. İddialara göre o çantada 80 bin TL vardı.
 
Lojistik sektörünü rekabet edebi hale getireceğiz

Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım, "Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, ekonomik gelişme ve yaşam kalitesinin artırılması için, lojistik politikaların oluşturulması ve geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır" dedi, Maltepe Üniversitesi Marmara Eğitim Köyü Yerleşkesi'nde düzenlenen "Lojistik ve Ticaret Buluşması" konulu panele katılan Yıldırım, yaptığı konuşmada, küresel rekabetin hızla geliştiği dünyada, ülke olarak bazı sektörlerin geliştirilerek, küresel rekabet avantajının, yarıştan düşmemek için korunması gerektiğini söyledi. Bu tür arayışlara gidildikçe, lojistik kavramının gündeme geldiğini ve giderek de bu kavramın klasik taşımacılığın önüne geçtiğini vurgulayan Yıldırım, Türkiye'nin bu konuda çok ileri sıralarda olmadığını fark ettiklerini ama Türkiye'nin bu konuda atılım yapmaya başladığını anlattı.  

A TAKIMI HAREKATI

Baykal’ın değişim sinyali verdiği Mayıs kurultayında CHP vitrin yenileyecek.Son dönemde iktidara karşı çıkışlarıyla ses getiren isimler parti yönetimine taşınacak. CHP Mayıs ayında yapılacak Olağan Büyük Kurultay’da yeni isimlerle değişerek 2011 seçimlerine start verecek. Sosyal olaylarda faal, seçim bölgelerinde güçlü vekiller etkin görevlere getirilecek. Yerel seçimlerde yıldızı parlayan Grup Başkanvekili İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu Genel Merkez kurmayı oluyor.
 
Bakan'dan Bakan'a vergi sıfırlama talebi

DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan yüzlerce kişiden oluşan bir kalabalığın önünde Maliye Bakanı Mehmet Şimşekten vergilerin sıfırlanmasını istedi. Ekonomi Muhabirleri Derneği'nin 23. kuruluş yıldönümü kapsamında düzenlenen Altın Kalem Ödül Töreni, Ankara Rixos Otel'de gerçekleştirildi. Haberleri ile ödül almaya hak kazanan ekonomi gazetecilerine ödülleri verilirken ilginç diyaloglar yaşandı. ödül vermek üzere sahneye gelen Devlet Bakam Zafer Çağlayan karşısındaki protokol masasında birlikte oturduğu Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e bir çağrıda bulundu. Çağlayan, "Sayın Bakan sizden rica ediyorum sanayi bölgelerindeki KOBİ'lerimizin emlak vergilerini sıfırlayın. Eğer istiyorsanız bunun için gerekli fonu biz yaratırız" diye seslendi. Bakan Çağlayan'ın bu sözleri salonda kahkaha kopmasına yol açarken Bakan Şimşek'in de güldüğü görüldü. 

BDP Diyarbakır’da en kalabalık Nevruz kutlamasına hazırlanıyor

BDP Diyarbakır İl Başkanı Cafer Kan, bu yılki Nevruz kutlamalarına Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan, Kürt liderler Celal Talabani, Mesut Barzani ile CHP lideri Baykal ve MHP lideri Bahçeli yi de davet edeceklerini söyledi. BDP lideri Selahattin Demirtaş, kutlamalara Türkiye başta olmak üzere İran, Suriye ve Kuzey Irak'tan çok sayıda konuğun katılacağını dile getirdi. Demirtaş, ayın 20sinde Avrupa'dan 20 uçak dolusu insanın şimdiden rezervasyonunu yapağını da kaydetti. Demirtaş, Nevruzu yüzlerce ilçede de kutlayacaklarını ve yasakların yaşanmaması için içişleri Bakanlığı ile görüşeceklerini açıkladı. Diyarbakır'da gerçekleşecek olan kutlamanın dünyada gerçekleşecek kutlamaların en büyüğü olmasını hedeflediklerini de ifade eden Demirtaş, şöyle konuştu: "Bu yılki Nevruz sadece Diyarbakır'daki Kürtler'in değil tüm bölge halklarının kendi taleplerini bir meydanda bir alanda referandum şeklinde dile getirecekleri bir kutlama olacak. Bu nedenle bu yılki Nevruz bizler açısından bir çözüm Nevruzudur'.
 
Teknopark İstanbul'da ikinci imzalar atıldı

Kuruluşuna ilişkin ilk adım, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, ÎTO ve İstanbul Ticaret Üniversitesi arasında niyet mektubunun imzalanmasıyla atılan Teknopark İstanbul'da ikinci aşama dün gerçekleşti. Dün imzalanan sözleşmeyle 5 ortaklı Teknopark İstanbul Yönetici Şirketi kuruldu. KOBİ'lerle uluslararası firmaları aynı çatı altında buluşturacak olan teknoparkta faaliyet gelecek yıl başlayacak. İmza töreninde konuşan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül Teknopark İstanbul'dan 25 yılda 300 milyar doların üstünde bir gelir elde edilmesinin hedeflendiğini söyledi. İTO Başkanı Murat Yalçıntaş da projeye bugüne kadar 80 firmanın başvurduğunu bildirdi.
 
Başbakan radyocularla buluşacak

Başbakan Erdoğan 20 Mart Cumartesi günü sinemacılarla demokratik acılım kahvaltısı yaptıktan soma radyocularla da buluşacak. Erdoğan sinemacılarla yapacağı kahvaltının ardından saat 15.00'te de Ak Parti Sütlüce İl Başkanlığında radyo dünyasının ünlü isimleriyle bir araya gelecek. Ancak Erdoğan radyocularla açılım sohbeti yerine hükümetle iletişim üzerine konuşacak. Toplantıya aralarında 'Hop Dedik Ayhan' lakaplı Ayhan Güngör, 'Gönül Dostu' lakaplı Füsun Alkan, Michael Kuyucu, Ceyhun Yılmaz ve Cem Arslan gibi ulusal radyoların ünlü DJ'lerinin yanı sıra genel müdür, yönetim kurulu üyelerinin de yer aldığı 85 kişinin çağrıldığı öğrenildi. Radyocular bir Başbakan'dan ilk kez böyle bir davet aldıkları için şaşırdıklarını söylediler. Radyocularla iletişim konuşulacak AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Hüseyin Çelik imzasıyla faksla iletilen davetiyede: "AK Parti, radyolarımızla önümüzdeki süreçte kurulacak iletişimi, radyolarımızın bu yöndeki talep ve beklentilerini müzakere etmek üzere radyocular buluşması düzenliyor "denildi.
 
İsveç telafi adımı atmalı

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi ve ispanya'nın Katalunya özerk Bölgesi Parlamentosu'nun ardından 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının tanınmasını öngören tasarının İsveç Parlamentosu'nda da kabul edilmesi iki ülke ilişkilerinde gerginliğe yol açtı. İsveç'in Ankara Büyükelçisi Chrisrer Asp, dün Dışişleri Bakanlığı'na çağırıldı. Ankara'nın "Telafi edici adım bekliyoruz" dediği Asp, İsveç hükümetinin bu karara uymayacağını söyledi. Asp, dün Bakanlık Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile bir görüşme yaptı. Asp'a, Türkiye'nin karan şiddetle kınadığı ve İsveç'ten telafi edilmesi yönünde ciddi adımlar atmasını beklediği aktarıldı. Kararın 1915 olaylarına ilişkin ortak tarih komisyonu kurulmasına katkı sağlamayacağını kaydeden Asp da, kararın bağlayıcı olmadığım söyledi.

Taş atan çocuklar 2 hafta sonra Adalet Komisyonunda

ADALET Bakanı Sadullah Ergin'in gerçekleştirdiği ziyaret turlarında, muhalefet ile uzlaşma zemini oluşan kamuoyunda "taş atan çocuklar" olarak bilinen düzenlemenin, 2 hafta içinde "askıya alındığı" TBMM Adalet Komisyonu'nun gündemine gelmesi bekleniyor Tasan muhalefet ile prensipte varılan anlaşma çerçevesinde, Öcalan'a yeniden yargılama yolunu açacak maddelerinin metinden çıkartılması yönünde değişiklik yapılabilmesi için alt komisyona sevk edilecek TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, VATAN'ın konuya ilişkin sorularını yanıtlarken, komisyon üyeleriyle Salı günü tasarıya ilişkin bir öngörüşme yapacağını belirterek, "Muhtemelen bir sonraki hafta da düzenlemeyi komisyonda görüşürüz" dedi. Muhalefetten gelen önerilerin değerlendirilmesi ve düzenlemenin bir uzlaşmayla yasalaştırılması için tasarıyla ilgili alt komisyon çalışması yapılmasının yararlı olacağını belirten İyimaya, "Tüm önerileri değerlendirerek düzenlemenin süratle yasalaşmasını arzu ediyoruz" diye konuştu.
 
Mutluluğu tattılar

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Elazığ'ı ziyaret etmişti. Depremzede çocukların Başbakan'dan isteği ise pamuk şeker olmuştu. Çocuklar dün pamuk şekerlerine kavuştu. Okçular Köyü'ne götürülen şekerler, deprem mağduru miniklere dağıtıldı. Hayatında ilk kez pamuk şeker gören ve yiyen 11 yaşındaki Gamze Atlı, mutluluktan havalara uçtu. Gamze, "Tadı çok güzelmiş. Başbakanımıza teşekkür ederim" dedi.
 
Gül: En gelişmiş ülke yarışındayız

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Türkiye ilimde, bilimde, ekonomide, demokraside, hukukta, tüm bu alanlarda dünyanın en gelişmiş ülkesi olma yarışındadır. Bu yarışta da sanıyorum ki çok kısa süre içerisinde dünyanın en seçkin ülkelerinden birisi olacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Burdur'da Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "istiklal Marşı'nın Kabulünün Yıldönümü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Etkinliği"ne katıldı. Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı'nda verdiği mücadeleyi bugün başka alanlarda da verdiğine dikkati çeken Gül, şöyle konuştu: "Türkiye ilimde, bilimde, ekonomide, demokraside, hukukta, tüm bu alanlarda dünyanın en gelişmiş ülkesi olma yarışındadır. Bu yarışta da sanıyorum ki çok kısa süre içerisinde dünyanın en seçkin ülkelerinden birisi olacaktır. Bugün zaten Türkiye, gerçekte o noktadadır. Uluslararası bütün kuruluşlarda Türkiye'ye olan ilgi bunu göstermektedir. Bilim adamlarımız büyük başarılar elde etmektedir." Burdur Müzesini de gezen Gül, il yakınlarında yapılan kazılarda bulunan Hadrian ile Marcus Aurelius'un 6'şar metre büyüklüğündeki heykellerine ait parçaları ve büstleri inceledi.
 
Bağış: Karar barışa hizmet etmeyecek

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 1915 olaylarına ilişkin alınan kararın İsveç Parlamentosu'na yakışmadığını söyledi. Bağış, "Türkiye'nin AB üyeliğine destek veren İsveç, bu kararla ne yazık ki çarpıtılan tarih tezlerinin esiri olmuştur. Parlamentoların tarih yazmaya kalkması çok yanlış. Siyasetçiler geçmişe değil geleceğe bakmalı. Diaspora, Türkiye ile Ermenistan'ın yakınlaşmasını baltalamak için dünya çapında dört koldan ateşe benzin döküyor. İsveç de diasporanın oyununa gelmiştir. Bu kararın barışa hizmet etmeyeceği ortadadır" dedi.
 
KÖŞE YAZARLARI
 
TAHA KIVANÇ
Erken seçim var mı, sonucu ne olur?

Dün bir gazetenin manşetinde "Ak Parti ve CHP inişte, MHP çıkışta" haberini okuyunca çok şaşırdım. Bir ay önce yapılmış bir anket olsaydı hadi neyse, ancak Ak Parti oylarında bir ayda üç puanlık düşüş hiç makul gelmedi bana.O bir ay içerisinde 'ıslak imza' ve 'Balyoz Darbe Planı' konularında askeri makamların belgeleri doğrulayan açıklamaları oldu; ben bu işten bir parça anlıyorsam, AKP oylarını olumlu etkilemiş olmalı bu gelişme... Oysa manşete göre, Ocak'ta yüzde 42.4 olan AKP oyları, Şubat ayında 39.6'ya düşmüş görünüyor."Doğru olabilir mi?" diye danıştığım MetroPoll şirketinin yöneticisi Prof. Özer Sencar, "Kararını kendiniz verin" diyerek yeni fırından çıkmış son çalışmalarını gönderdi: Şubatta AKP oyları yükselmiş, CHP ile MHP oyları ise bir önceki aya göre düşmüş...MetroPoll anketi incelendiğinde bu hareketlenmenin sebebinin tam da benim tahmin ettiğim gelişme olduğu anlaşılıyor: 'Balyoz' ve 'ıslak imza' onayı...Kararsızlar, protesto oyları ve cevapsızlar bayağı yüksek, neredeyse her dört kişiden biri (yüzde 23) kendisini bu kategoride görüyor. Geri kalanlar oylarını partilere şu biçimde paylaştırıyor (yüzde olarak): AKP 35.3, CHP 15.5, MHP 11.6... Son seçimde oyunu Ak Parti'ye verenlerin yüzde 78.3'ü parti tercihini sürdürüyor; bu oran CHP'de 63.3, MHP'de 64.1...Bir aylık oy değişimini şöyle özetliyor MetroPoll raporu: "Ocak 2010 araştırması ile karşılaştırıldığında, Ak Parti oylarında 3 puanlık bir artış, MHP oylarında 3 puanlık bir düşüş ve CHP oylarında da 1 puandan daha az bir düşüş gözlenmiştir."'Erken seçim' konusunu her fırsatta dile getiren partiler son zamanlarda seslerini kıstılarsa sebebi araştırmada: MHP 2002 yılında erken seçimi zorlamak için hükümetten çekilmişti, o seçimde barajda boğuldu; şimdi seçime en iyi şartlar dışında gitmek istemez MHP. Oysa çok kıpırdak bir siyasi zemin var ve durumu en az emin olan parti de o...Solda kıpırdanmalar ise partileşme boyutuna çıkıyor. Bir kısım sol aydın ile bazı Alevi örgütlerinin desteklediği Eşitlik ve Demokrasi Partisi kuruldu. Henüz kendisini 'Hareket' olarak tanımlayan Mustafa Sarıgül oluşumu da partileşme yolunda. MetroPoll anketi Sarıgül'ün durduğu yerde oy aldığına işaret ediyor. Çoğunluğu son seçimde DP'ye oy verenler olmak üzere hemen her partiden oy çalıyor Sarıgül; bugün seçim olsa yüzde 5'e yakın oy alabileceği anlaşılıyor.Kendisini 'solcu' olarak tanımlayan seçmeni CHP'nin fazlaca tatmin edemediğini de ortaya koyuyor araştırma; CHP'ye oy vermişlerin yüzde 61.3'ü "Sol kesimde yeni bir partiye ihtiyaç var mı?" sorusuna, "Evet, var" cevabını veriyor çünkü... CHP'li seçmenin ancak yüzde 58.6'sinin "CHP solda bir parti midir?" sorusuna "Evet, solda bir partidir" cevabını vermesi de ilginç.Ayrıntılı sonuçlar çıkarmaya yarayan MetroPoll'ün raporunu sıcağı sıcağına gözden geçirirken bir nokta olağanüstü dikkatimi çekti: Ergenekon'la başlayan ve birbiri ardına patlayan yeni ifşaatlarla her geçen gün genişleyen yargısal süreci kamuoyu anketlerinden izliyor ise, iktidar partisi yöneticilerinin yürekleri pır pır ediyor olmalı; buna karşılık CHP bu süreci anketlerden izleyip tavır alıyor gibi...Hiç de ihmal edilmeyecek oranda insan (yüzde 38) 'Balyoz Darbe Planı' ve ardından üst düzey komutanların ve subayların gözaltına alınmalarını doğru bulmuyor. Balyoz operasyonu sonrasında Genelkurmay'a güveninin azaldığını söyleyenlerin oranı yüzde 32.5... Peki kime veya kimlere güveniyor insanlar?MetroPoll'ün anket soruları arasında bu soru da var ve sonuç tahmin edileceği gibi: Halkın en çok güvendiği lider Tayyip Erdoğan (yüzde 38); onu Deniz Baykal (9.3) ve Devlet Bahçeli (7.5) takip ediyor. Deneklere "Yaşayan Türk siyaset ve devlet adamları arasında en beğendikleriniz?" diye sorulduğunda alınan cevapların oranı şöyle: Tayyip Erdoğan 21, Abdullah Gül 9.1, Süleyman Demirel 5.2, Deniz Baykal 4.8, Devlet Bahçeli 3.6, Mustafa Sarıgül 3.2, Ahmet Necdet Sezer 2.2...Her şey güllük-gülistanlık mı iktidar açısından? Hayır, ülkenin gidişatı konusunda insanlara giderek kötümserlik hakim oluyor. Deneklerin yüzde 51.5'i "Kişisel olarak halim iyi" dese de, "Ülkenin geleceğini nasıl görüyorsun?" sorusuna "Kötümserim" cevabını verenlerin oranı yüzde 56.5...Partilerin yönetimleri raporu dikkatle okurlar herhalde...”
 
AHMET TAŞGETİREN
Başbuğ'un zorluğu

“İçinden geçtiğimiz dönemde, Türkiye'de bir Genelkurmay Başkanı'nın yaşadığı zorluğu dikkate almak gerekiyor. Bu, askeri müdahaleyi tabii misyon gibi gören bir silahlı kuvvetleri, bu misyondan uzaklaştırıp, savunma gücü haline getirme işidir, ki kolay olmadığı açıktır. Önce bunu bizzat kendi duygu-düşünce dünyanızda gerçekleştireceksiniz. Öyle yetişmişsiniz ama o hal, tabii, normal, demokratik, hukuki değil ve en önemlisi, dünya gerçekleri artık öyle değil. Önce siz değişeceksiniz. Sonra, sorumluluğunuz altındaki kadrolar değişecek. Onların değişmesi de kolay değil. Onlar da öyle yetiştirilmişler. Sadece kendileri değil, sivil odaklar da, onlara öyle bir misyon yükleyip, zaman zaman "Ne duruyorsunuz, gelsenize..." gibi çağrılar yöneltmiş. Bir şey daha: Tüm askeri kadroların, böyle bir misyonu bulunduğuna dair, kağıt üzerinde düzenlemeler yapılmış. Bir şey daha: Sivil kadroların, ülke sevgisi ve sorumluluk duygusu üzerinde kuşkulara yöneltilmişsiniz. Ve bir şey daha: Uluslararası odaklar, zaman zaman "arkanızdayız" gibi mesajlar yollamışlar.  Bütün bunların sonucu olarak, "askeri vesayet", hep Türkiye'nin sıcak iklimi olmuş.  TSK bünyesinde, bir damar hep "Biz çağrılabiliriz, hazır olmalıyız" tarzında atmış.  27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan... "Memleket tehlikede, biz hazırız, geliyoruz, birileri alan açsın!" Alan açılarak gelinmiş bu günlere... Ama şimdi, tarihin döndüğü bir süreci yaşıyoruz. Askerin siyasi hareketliliğin suç sayıldığı bir dönemin içine girdi Türkiye. Askerin komuta kademesi de, tarihin döndüğünü gördü.  Belli ki, yaptığı "kuvvet değerlendirmesi"nde "vesayet"i sürdürmek için yeterli güç göremiyor. Belki buna, bütün varlığını koymak gibi bir iradeyi de kuşanamıyor.  O zaman izzetini koruyarak geri çekilmek gerekiyor.İşte orada, eli kirlenmiş olanların yargıya teslimi gibi bir kritik durum ortaya çıkıyor.Bunu yapmak da kolay değil. Çünkü bunu yaparken, hem bir misyonu terk etmiş gibi algılanmak hem de arkadaşlarına vefa göstermiyor gibi algılanma riski var. "Ordu yenildi-Meğer TSK kağıttan kaplanmış" gibi iç-dış medyaya yansıyan yorumları, askeri cenahtan gelen "silah arkadaşlarını kurban veriyorlar" tarzındaki "yaralı aslan" çığlıklarını göğüslemek kolay değil. Bunlar gene de bireysel serzenişler ve bunları göğüslemek daha mümkün olabilir.Ama bunun yanında bir de sürecin, "İç-dış odakların işbirliği ile Türkiye'yi zayıflatmak için TSK'nın bilinçli olarak zayıflatıldığı" tarzında yorumlanma boyutu var ki bu Başbuğ'u, çok daha çetin bir hesaplaşma duygusuna yöneltebilir. Bir başka zorluk, CHP lideri Baykal'ın kaşıdığı, "Cumhurbaşkanı ve Başbakan'la al-ver hesabı" suçlaması ile oluşuyor. Yani Başbuğ, o buluşmada bir şeyleri almak için bir şeyleri kurban vermek ithamına maruz kalıyor. İşte bütün bunları göğüsleyerek, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni sahil-i selamete çekmek...Bir Genelkurmay Başkanı'nın bugünkü sancısı bu kadar derindir.”
 
DERYA SAZAK
İsveç golü

“…Türkiye ise, 2005’ten bu yana AB ilişkilerinde en iyi dönemini yaşıyor. Ermenistan ile 2009’da imzalanan protokollerin henüz imzası kurumadı. Böyle bir ortamda bile ABD Temsilciler Meclisi’nden ve İsveç parlamentosundan “1 oy farkla” soykırım kararları çıkabiliyor. Ankara, büyükelçileri çekip, Başbakan düzeyinde ziyaret iptaline gitse de, diplomasiden siyasete Türkiye’nin tezleri açısından sıkıntılı bir durum olduğunu artık kabul etmek gerekiyor. ABD Temsilciler Meclisi’ndeki kararda Demokratlar etkili olmuştu. İsveç’te de “sol” kanat. AKP, Türkiye’de muhafazakâr bir parti olmasına karşın, dışarıda “reformist” kimliğiyle destek buluyordu. Oysa AB Parlamentosu’nda bu dengenin gerçek yerine oturması, CHP gibi halen Sosyalist Enternasyonal üyesi olan “sosyal demokrat” partilerin de devreye girmesi ihtiyacı “soykırım” kararlarından sonra kaçınılmaz gözüküyor. Kürt meselesinde de aynı ihtiyaç vardır.Tarihi tezkere ancak güçlü bir siyaset ve diplomasiyle hayata geçirilebilir.0020Aksi halde “Şerefli yenilgiler” serisi devam eder.”
 
CAN DÜNDAR
Tüm elçilerimizi çekecek miyiz?

“…Her oylama öncesi Dışişleri elde iki prototip açıklamayla bekleyecek mi:“Müttefikimizin bu art niyetli tuzağa düşmeyeceğinden emindik. Bu ret kararı, ilişkilerimizi daha da geliştirecektir.”Veya... “Kabul kararını şiddetle kınıyor ve ilişkilerimize büyük zarar vereceğini hatırlatmak istiyoruz”.“- Ne çıktı sonuç?”“- Kabul ettiler efendim.”“- İkinci açıklamayı verin. Bizim elçiyi geri çekin. Onların elçiye söyleyin gelsin.”Ne kadar gidebiliriz ki böyle?Tüm Avrupa’daki elçileri geri çekene kadar mı?Bu gidişle 1915’in 100. yıldönümüne kadar Batı’da Türkiye’yi soykırımla suçlamamış ülke kalmayacak. Tabii yalnız kalmaz Türkiye...“Cinayet”i kafasına kakmayan Suudi Arabistan, İran, Suriye, Azerbaycan gibi arkadaşlarla yakınlaşır.Yani “mahalle değiştirir.”Yıllardır “Türkiye’nin stratejik önemi” kozuyla püskürtülen tasarıların tam da Türkiye-Ermenistan yakınlaşması sürecinde kabul görmeye başlaması üzücü...O yakınlaşmanın ürünü olan protokoller kabul edilse bu tasarıları durdurabilirdi.Oysa şimdi bu tasarıların kabulü, protokolleri durduracak gibi görünüyor.Üstelik Türkiye, uğruna Ermeni açılımını yaktığı Azerbaycan’ı da kaybetmişe benziyor.Batı’daki bütün büyükelçilerimizi çekme noktasına giderken, 87 yıl önce babalıktan reddettiğimiz adamın, 95 yıl önce karıştığı kirli işi samimiyetle tartışıp “Nerede hata yaptık?” diye düşünmenin vakti gelmedi mi?”
 
MAHMUT ÖVÜR
CHP Dersim'den sonra Munzur'a takıldı

“…Yargıtay Başsavcısı harekete geçti mi bilmiyorum ama gizli tanıklarla görüşüp haber yapmak bile suç...NPeki, CHP gibi bir partinin milletvekili neden bir gizli tanıkla görüşür?.. Önceki gün ortaya çıkan kamera görüntüleri bu sözleri de yalanlıyor. Milletvekili Ersin, elinde çanta pastaneye gidiyor ve gizli tanıkla el sıkışarak masasına oturuyor. Aynı masada tutuklanan başsavcı Cihaner'in avukatı, yine Cihaner'in yakın arkadaşı pastane sahibi Erdal Erdoğan da var. Çantanın içinde ne olup olmadığı dava dosyasında yer alıyor ve kokusu daha sonra çıkacak ama burada hukuk açısından çok net suç olan bir şey var: Bir CHP milletvekillinin gizli tanıkla görüşmesi... Görüntünün ortaya çıkmasından sonra Ersin kendini şöyle savunuyor:  "Bana gizli tanık demediler. Bir vatandaş sizinle görüşmek istiyor dediler. Gizli tanık olduğu alnında yazmıyor ki. Dolayısıyla gizli tanık olduğunu bilmiyordum." İnanılır gibi değil. Bir siyasi partinin milletvekili bu kadar pervasız olabilir mi? Siz oraya neden gittiniz Ahmet Ersin? Cihaner davasına destek olmak için gitmediniz mi? Konuştuğunuz isimler de tam bu davayla ilgili... Cihaner'in avukatı, arkadaşı ve Cihaner'i yaktığı iddia edilen gizli tanık... Ergenekon avukatlığına soyunan bir siyaset anlayışının varacağı nokta bu işte... Kendine sosyal demokrat diyen bir parti, siyaset üretmeyip, toplumsal muhalefet yerine statükoya sarılırsa iktidar olabilir mi?”
 
NAZLI ILICAK
Ahmet Ersin'in siyah çantası

“…CHP milletvekili Ahmet Ersin zor durumda. Siyah çantanın hesabını vermek mecburiyetinde. "Çantayı unuttum; getirdiler" diyor ama bu görüşmenin hemen ardından, 3 gizli tanığın Erzincan'daki mahkemede neden ifade değiştirdiğini açıklamıyor. Ayrıca, gizli tanıklarla ilişkiyi kuran ve sütun dibinde "unutulan" çantayı alan kişinin, Erzincan Savcısı İlhan Cihaner'in yakın arkadaşı Erdal Erdoğan olması, sadece bir tesadüf mü?
Boşuna "Siyaset, adalete müdahale etmesin" demiyoruz. Edildiği takdirde, Ahmet Ersin durumuna düşmek ihtimali var. Yalnız, kamuoyunda mahcup olmak söz konusu değil. Sanırız olay, yargıya intikal edecektir.”
 

OKAN MÜDERRİSOĞLU
Genelkurmay'ın sessizliği

“…145. madde. Yani, "askeri yargı" konusu. Anayasal teminat altındaki askeri yargı sistemini gözden geçirme arzusu. Askere, -özellikli suçlarla bağlantılı olarak- sivil yargı yolunun açılması hususu. Bir süre öncesine kadar AK Parti kurmayları bu maddenin değiştirilmesini olmazsa olmaz kategorisinde görüyordu. Oysa durum giderek farklılaşıyor. Sanki hükümet, asker ve yargıyı aynı anda karşısına alıp çift cephe açmak istemiyor. Muhalefetin, henüz paketin içeriğini bile görmeden milli müdafaa boyutuna taşıdığı duruşu da bu tabloya eşlik ediyor. Askeri yargının kendine çeki düzen vermesine fırsat yaratılırken sivil yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı etrafındaki arayış sürüyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da Anayasa'nın 145. maddesine dayalı gerilim senaryosu istemediği kulislerde konuşuluyor. Neticede, askere sivil yargı yolunu açan yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi, kritik soruşturmaların sivil yargıda davaya dönüşmesini engellemedi… Hafta başında gözler yine askerde olacak. Genelkurmay 2. Başkanı Org. Aslan Güner'in ev sahipliğinde, "Küresel Terörizm ve Uluslararası İşbirliği Sempozyumu-3" icra edilecek. Açılış konuşmasını Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ yapacak. 23 Şubat'ta, orgeneral ve oramirallerle toplantı düzenlendiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında gelişen "ciddi durumun" değerlendirildiğini duyuran, Albay Dursun Çiçek imzalı dokümanın kâğıt parçasından, hukuki belge düzeyine taşındığını açıklayan Genelkurmay, o günden itibaren adeta kabuğuna çekildi. Kuşkusuz bu dışa kapalı pozi
6044 defa okundu...
İlgili başlıklar
 KIRŞEHİRHABER YAZARLARI Tüm yazarlar   Said Sargın
Ahmet Dulkadiroğlu
Mehmet Altıparmak
Zafer Çam
Tahsin Sağlam
Mahmut Sami Doğancı

Hasan Oğlan türküsünün doğuşu

08.02.2012

Hama ve Humus halkı katledilirken

08.02.2012

Fransız kalmak!

06.02.2012

Tren projesi

25.01.2012

Uluderenin istismarı

02.01.2012

Hürrem Sultan'ın hikayesi...

29.12.2011
Deneme
Deneme
Kırşehir Haber Ajansı öyle bir belediye başkanı hayal etti ki; Cenabı Hak düşmanımızın başına vermesin...Kırşehir Haber24 Yazı İşleri Müdürü Gazeteci Alparslan Demirbaş, Kırşehir Milletvekilleri Abdullah Çalışkan ve Muzaffer Aslan'ı makamlarında ziyaret etti. Kırşehir'de sağlık evlerine vekil ebe ataması yapılacağı bildirildi. Araştırmacı-Gazeteci Mustafa Bağ...Kırşehir’in Kaman ilçesinde düzenlenen operasyonda 25 ton kaçak akaryakıt ele geçirildi. Konuyla alakalı 3 kişi gözaltına alındı.Kırşehir Eski Belediye Başkanı Halim Çakır, YEAŞ Denetim Kurulu Üyeliğine atandı. Yapılan operasyon sonrasında Rektör Prof. Dr. Kudret Saylam tarafından, operasyonu gerçekleştiren hocalar aranarak tebrik edildi.Kırşehir’de elektrik dağıtım şirketinin deposuna giren şahısların yaklaşık 40 bin TL’lik bakır kabloları çaldığı ortaya çıktı.Kırşehir'de, evlerden tarihi bakır kazan hırsızlığı yaptığı iddia edilen 6 kişi, polis tarafından yakalandı.Kırşehir'de kapalı ve açık ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü ve tutuklular tarafından yapılan resim ve el işi ürünleri sergilenecek.Kırşehir Eski Belediye Başkanı Halim Çakır, YEAŞ Denetim Kurulu Üyeliğine atandı. Yapılan operasyon sonrasında Rektör Prof. Dr. Kudret Saylam tarafından, operasyonu gerçekleştiren hocalar aranarak tebrik edildi.Kırşehir heyeti, geçtiğimiz günlerde Sanayi, Bilim ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'ü ziyaret etti.Kırşehir Haber Ajansı öyle bir belediye başkanı hayal etti ki; Cenabı Hak düşmanımızın başına vermesin...Kırşehir Spastik ve Zihinsel Engelliler Derneği tarafından yürütülen “Kırşehir'in Engelleri' Projesi ekibi, Kırşehir24 ve radyo ses ile radyo cadde Türk'ü ziyaret etti. Kırşehir Belediyesi'nde yine ilkler gerçekleşiyor...Ulusal yayın yapan ve Kırşehir Temsilciliğini Sait Yanık'ın yaptığı Vatan TV'de, bugün akşam Kırşehir türküleri seslendirilecek.Araştırmacı-Gazeteci Mustafa Bağ...Kırşehir Milletvekilleri Abdullah Çalışkan ve Muzaffer Aslan’ın daveti ile Maliye Bakanlığı, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı...Kırşehirspor, Ahmet Keleş’in üç, Rıdvan ‘ın bir asisti ve Ege Can’ın iki, Yalçın ve Ozan’ın golleriyle 4-2 lik skorla yendi.


Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz
© 2008-2012 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Eposta: bilgi@kirsehirhaber24.com
REKLAM VER | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | KULLANIM ŞARTLARI