Lütfen! Üniversitemizi yıpratmayalım!
Kıymetli okurlar,
Son dönemde özellikle Ahi Evran Üniversitesi ile ilgili yazılar yazılıp çizilmekte, yorumlar yapılmakta ve üniversitemiz kuruluşunun 4. yılında rahatsız edilmekte…
Değerli hemşerilerim,
Üniversitemiz 17 Mart 2006’da kurulmuştur. Bu 4 yıllık kısa süre içerisinde açtığı fakülte, yüksekokul ve yeni bölümlerle büyük bir gelişme kaydetmiştir. Üniversitedeki öğrenci sayısı bu süreç içerisinde 7 binlerden 12 binlere yükselmiştir.
Üniversitenin akademik personel sayısındaki artışa paralel olarak bilimsel yayınlarda inanılmaz bir artış sağlanmıştır. Bunu yakinen biliyor ve üniversite yönetimini tebrik ediyoruz…
Bağbaşı yerleşkesinde üniversitemiz binaları neredeyse tamamlanmak üzere ve yapılan yeni ve modern binalar Ak Bayır sırtlarında adeta güneş gibi parlıyor…
Üniversitemizin kısa sürede yakaladığı bu başarı, şirin şehrimiz Kırşehir’e de büyük katkı sağlamaktadır. Bu gelişmelerin bu süreçte üniversitemize gelen Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlarımız tarafından dile getirilerek takdir edilmesi bizlere büyük bir gurur vermektedir.
Üniversiteler bulundukları şehrin sosyal ve kültürel çehresinin gelişmesine büyük katkı sağlamaktadırlar.
Üniversitemizde bu konuda şehrimize büyük katkı sağlamaktadır. Bunun en önem göstergeleri Fizik Tedavi Rehabilitasyon Merkezi ile kaplıca turizmi açısından şehrimizin tanıtımına büyük bir katkı yapması ve özellikle Kale’de arkeolojik kazıların başlatılmış olmasıdır.
Ayrıca, artan öğretim elemanı ve öğrenci sayısına paralel olarak üniversitemiz, şehrimizin ticari hayatına büyük katkı sağlamaktadır. Üniversitemizin bu gelişimi halkımız üzerinde olumlu bir etki yaratmaktadır. Kırşehir halkı büyümeye ve gelişmeye motive olmuştur ve halkımızın Kırşehir’in üniversitesi ile birlikte kısa zamanda daha da büyüyeceğine yönelik inancı artmıştır.
Üniversitemiz her ne kadar da çok büyük ve güzel işler yapıyorsa da bunlardan daha da iyisini yapması anlamında yapıcı eleştirilerde bulunulmak görevimizdir. Bunun da üniversite yönetiminin büyük bir hoşgörü ile karşılanacağından eminim.
Ancak son zamanlarda bir yerel gazetemizde yazılar yazan meslektaşımızın üniversite üzerine gerçek ya da gerçek dışı yazdıkları, her şeyden önce bu şehirde yaşayan birisi olarak bizleri oldukça rahatsız etmektedir.
Meslektaşımızın yazdığı yazılarla daha yeni kurulan ve 4. yılını mütevazı bir şekilde kutlayan üniversitemizi ve şehrimizi son derece üzmektedir.
Kamuoyunu oldukça rahatsız eden söylemlerin yer aldığı yazıların, yapıcı eleştirilen aksine kişiselleşmesi inanın ne bu yazıları yazan kişiye ne de kurumuna hiç katkı sağlamayacağı gibi Kırşehir için büyük öneme sahip ve şehrin geleceğine dönük olmazsa olmazımız üniversitemizi yıpratmaktan öteye gitmemektedir.
Üniversitemizle ilgili yıllardır ‘mikro milliyetçilik’ tezi dillendirilip durmaktadır… Sürekli olarak kimliğinde Kırşehirli yazmadığı için üniversite yönetiminde ya da gerek idari gerekse öğretim kadrosunda bulunan kişiler eleştirilmektedir…
Lütfen şehrimizi ve bu ülkeyi hep geriye götüren bu anlayıştan vazgeçelim…
Kimliğinde ‘Kırşehirli’ yazmaması insanların Kırşehir’de görev yapamaması, Kırşehir’e hizmet edememesi anlamına geliyor? Böyle bir zihniyeti asla ve asla kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz…
Kimliğinde ‘Kırşehirli’ yazıp bugün Türkiye coğrafyasında hatta Dünya’nın ileri gelen ülkelerinde Kırşehirli hemşerilerimiz söz sahibidir… Konya’da, İstanbul’da, Ankara’da, Antepte, Maraş’ta, Nevşehir’de velhasılı ülkemizin birçok ilinde bulunan üniversitelerde ve kamu kuruluşlarında, sivil toplum kuruluşlarında kimliğinde ‘Kırşehir’ yazan hemşerimiz üst düzeyde söz sahibi yöneticidir…
Neden oralarda ‘ Bu kişi Kırşehirlidir. Vurun abalıya… Biz kendi hemşerimizi çalıştıracağız ‘ demiyorlar…
Kırşehir’e kim iyi hizmet ediyorsa o benim en has hemşerimdir… İşte bu düşünce hâkim olmalıdır…
Yıllarca biriktirdiğini Kırşehir’e yatıran Erzurumlu, Gümüşhaneli, Karslı, Kayserili, Konyalı, Nevşehirli, Çorumlu, Çankırılı, Artvinli, Maraşlı, Trabzonlu’ya vefasızlık yapıyoruz… Bunlar bizim değerlerimiz…
Kardeşçe yaşamaktan haz aldığımız ülkemizin tüm bireylerini ‘ Şucu bucu, şuralı, buralı ‘ diye ayırmak kimseye fayda getirmez…
Kırşehir, hep bu kısır çekişmelerden çekti…’ Sağ-sol, şehirli-köylü, şuralı-buralı ‘ her ne illetse… Lütfen bırakalım bu mikro milliyetçi anlayışı da kardeşçe çalışıp, insanları Kırşehir’de yaşayıp, burada paraları harcadıklarına, çocuklarını burada okuttuklarına, burada görev yaptıklarına ve en önemlisi bizimle aynı kültürü ve nefesi paylaştıklarına pişman etmeyelim…
Meslektaşımıza buradan sesleniyorum;
Lütfen! Üniversitemize sahip çıkalım. Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir’in üniversitesidir ve her ne sebeple olursa olsun siz, ben, diğer gazeteciler ya da bu şehrin her bireyi kendi üniversitemize sahip çıkmazsak isek inan bu şehre ihanet etmiş oluruz…
Eğer herkes rahatlayacaksa, eğer bu şehrin bir kazanımı olacaksa hep birlikte üniversitemiz ile ilgili yalan, yanlış, gerçek, gerçek dışı her şeyi yazalım…
Meselelerin kişiselleşmesi insanların dolayısıyla bu şehrin bireylerinin canını acıtmaktadır…
Lütfen! Kişiselleşmeden uzak, yapıcı eleştiri ve yorumlarla üniversitemizi daha da iyi yerlere getirmenin çabası içinde olalım…
Bu şehrin kişilerin kendi egolarıyla uğraşacak zamanı yok… Böyle bir lüksümüz de yok… Kendimize gelelim ve orta yolu bulalım…
Kırşehir; Yunus Ermesiyle, Aşık paşasıyla, Ahi Evranıyla hoşgörü kültürü üzerine kurulmuş bir şehirdir. İftira ve mikro milliyetçi söylemler, bu kültüre yakışmamakta ve bu durum Kırşehir kamuoyunu rahatsız etmektedir.
Tutum ve davranışlar üniversiteye değil Kırşehir’imize zarar vermektedir. Kırşehir üniversitesi ile birlikte geleceğe doğru büyük bir ümitle yürümektedir.
Bugün şehrimiz için hep birlikte el ele çalışmamız gerekirken, çıkarları uğruna bunu engellemeye çalışan, geleceğimizi karartmaya çalışan bu gibi kişileri Kırşehir asla unutmayacaktır.
Muhabbetle…
Kırşehir Haber24 - Alparslan DEMİRBAŞ