İlimizin derdi çok, seçilmişlerde derman yok


Zafer Çam

Zafer Çam

Okunma 07 Mayıs 2015, 20:12

İlimizin derdi çok, seçilmişlerde derman yok
Haziran genel seçimleri geldi kapıya.
Kıran kırana geçen adaylık müsabakası sonunda ilimizin siyasi parti adayları netleşti.
Yine sürpriz olmadı, beklenen adaylar finale kaldı.
Siyasi partilerin aday adaylarının heyecanı dindi, yarı kaybedenler çantasını alan evine döndü.
Genel merkezlerin seçtiği adaylar, kolları sıvadı, meydanlara indiler. 
Siyasi partilerin beklenen il başkanları birinci sırada finale kaldı, olan MHP il başkanına oldu, sıra dışı kaldı. 
Kolay değil üç ay çalışmanın ve gayretin sonunda finale kalmak.
İlimizde siyasi final çok zorlu geçecek, adaylar çok terleyecek gibi gözükmekte.
Final Ak partiyle MHP arasında geçecek desende, bence CHP’yi de küçük görmemek gerekiyor.
Seçilmişler zorlu bir finalin ardında, Ankara’ya gidecekler ilimizin sorunları bitecek mi desiniz.
Bence bitmeyecek.
İlimiz neden göç veriyor, üç vekilken neden ikiye düştü, bunun sorumlusu Kırşehir halkımı, yoksa seçilmiş vekiller mi dersiniz?
Bunun yorumunu siz değerli okurlar daha iyi biliyor. 
İlimize otel yapılmış çevre yolu yok, organize sanayi yapılmış yolu köstebek yuvasına dönmüş.
Üretici köylü göç vermiş, ilimizde tarım ve hayvancılık bitmiş.
Kalkınmış iller arasına girmiş, yatırımcısı gelmemiş.
İlimizin seçilmişleri Ankara’da el kaldırıp el indirmişler.
Kırşehir’de köyler boşalmış, mezraya dönmüş, evler yıkılmış harabeye dönmüş, köylerde hayat belirtileri azalmış. 
Eskisine göre yaşanır durumda olan yolları, elektriği, suyu, telefonu düzenli hale gelmesine rağmen gideni, geleni kalmamış. 
Bir köye girdiğinizde ıssızlığı hemen hissediyor, konuşacak ve herhangi bir sorunuza cevap alacağınız birini bulmakta güçlük çekiyorsunuz. 
Arada bir köylere yolunuz düştüğünde hocasız, cemaatsiz caminin önündeki büyükçe bir taşa oturarak elindeki bastona dayanıp güneşleyen bir yaşlıya rastladığınızda çok mutlu oluyorsunuz.
Selam verip yanına vardığınızda konuşabilecek birini bulmuş olmaktan dolayı o andaki mutluluğu da görebiliyorsunuz çünkü geçim derdi düşürmüş köyün gençlerini metropol köleliğine. 
Köyün genci iş, aş derdine düşmüş, terk eylemiş ana vatanını, baba yurdunu.
Tek derdi yaşanabilir bir yuva kurmak, bunun içinde almış çantasını elline düşmüş metropol yollarına.
Yaşlı Ana baba kalmış köy denilen mezralarda ölürsek gömersiniz bu topraklara demişler. 
Köylere vardığınız karşınıza çıkan manzara bu yaşlı nineler ve dedeler, beklerler bir umut eski hayallerini düşünerek.
Söz hemen dönüp dolaşıp köyün ıssızlığına geldiğinde derin bir nefes alıp da anlatmaya başlıyorlar, “çocuklar okudu, büyük şehirlere göçtüler, yuva kurup, çocuk sahibi oldular, köyde yaşam zorlaştı tarım hayvancılık, bitme durumunda, ister istemez köylüyü göçe zorladı”.
Yaşlılar dertli dertlerini sizlerle paylaştıkça sözlerin gerçeği yüreğinizi yakıyor.
Köyler yaşanır duruma getirilse, hayvancılık ve tarıma daha çok destekler sağlansa bir nebze olsa göçlerin durdurulacağına inanıyorum. 
Siyasilerimiz, seçilmişlerimiz, atanmışlarımız ilimizin olmazlarından olmazı tarım ve hayvancılığı öncelikli sorunlarımıza almalılar.
Bunan göre politikalar geliştirilmeli ve ilimize katkı sağlanmalı, yoksa daha çok göçler veririz.
Koca, koca köylerde ancak bir, iki hane kalmış, onlarda ise yaşları çoktan yetmişi geçmiş bir karı, koca yaşamakta olduğunu görüyorsunuz. 
Eşleri ölen ister kadın, ister erkek istemeye,  istemeye yurdunu, yuvasını terk edip oğlunun ya da kızının yanına gitmek durumunda kalmış. 
Köylerimiz ıssızlaşmış, haneler boşalmış, ocaklar sönmüş ve bacaları tütmez olmuş. 
Sahipleri terk etmiş evler ise viraneye dönmüş, çatıları çökmüş, duvarları yıkılacak duruma gelmiş, üzerine baykuşlar tünemiş.
İlimizin köylerinin hali budur, göç vermeyen köylerimiz kalmamış.
Köylerimiz göç verdikçe, vekil sayımızda üçten ikiye düşmüş.
Bu gerçeği görmeyen, tarımı bitmiş, hayvancılığı çökmüş köylerimiz yaşanmaz olmuş.
İnsanımızı doğduğu yerden kopararak, doyacak yer arar hale getiren sistemlere, yönetimlere, yöneticilere yazıklar olsun demek gerekir. 
Bu gerçeği görmeyen gözlere de yazıklar olsun. 
Buna rağmen seçimden seçime halkımızı aldatanlara da, yalan vaatler verenlere de yazıklar olsun. 
Geçim derdine düşüp iş, eş, aş arayan insanımızın elinden tutmayan ve onları seçimden seçime arayarak oylarını almak için ellerini öpenlere de yazıklar olsun. 
Bankada mevduatlarını dondurarak hemşerilerinin iş hayatına yatırım yaparak katkı vermeyen, fazici, tefeci zenginlerimizde yazıklar olsun.
Aday adayı olup, ilimize gelip, seçilemeyip eline çantasını alıp ilini unutanlara da yazıklar olsun.
Bunları çoğalta bilirsiniz.
İlimiz göç vermeyen göç alan il olması için seçim öncesi seçilecek iki vekile çok iş düşecek.
Seçileceklerin derdi, ilimizde göçe dur deyip, göç alan il durumuna getirmek.
Yoksa ilimiz bu günlere kadar ne seçilmişler gördü, kimileri ilimiz için durmaksızın çalıştılar, ilimize yatırımlar getirdiler, kimileri de maaşlarını aldılar, protokolde oldular, ceplerini doldurdular, bir daha görünmez oldular.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.