İnsanları efsaneleştirenler


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 18 Kasım 2013, 12:31

İnsanları efsaneleştirenlerNedendir bilinmez, ülkemizde ve hatta bu büyük coğrafyanın uzantısı Afrika’ya kadar  yaşayan insanların ortak paydası ,sevdiği veya  yakın ilgi duyduğu insanları efsaneleştirir.

Efsaneleştirdiği kişiyi savunur, ona kesinlikle laf söyletmez.Onun adına hikâyeler,efsaneler anlatarak yüceltir.Onu bütün ihtiyaç sahiplerinin,kimsesizlerin ve dertlilerin hamisi olarak görür.Ona adeta taparcasına bağlıdır,kutsiyet atfeder,bazen şeyhi olur,bazen üstadı,bazen önderi..olur.
Ancak bilmez ki, kutsal Kitabımızın başlangıcı ve özeti Fatiha’da, “Rabbim yalnız  sana kulluk eder ve yalnız senden yardım isteriz.” Kula kulluk etmek ve kuldan yardım istemek inancımıza aykırıdır.

Sıra dışı insanlara (isterse sıra dışı olmasın ), ‘mihrabım diye yüz sürenler’ , onun akıttığı teri ‘zemzem diye içenler’,bastığı yeri mübarek sanıp onun seccadesi bilip çiğnemeyenler Allah’tan korkmazlar mı ?

Neden bilmez, görmez ?Allah’ın var ettiği herhangi bir uzvunun hastalanması,zarar görmesi  halinde efsaneleştirdiği insan çare olabiliyor mu ? Yücelttiği o kişi kendi derdine derman olabiliyor mu ki, başkasına çare bulabilsin.

Seçilen veya efsaneleştiren insanı sorgulamıyoruz bile.Sorgulasak da hata yapabileceğine inanmıyoruz.Onun her yaptığı doğrudur.Onun bir melek yüzünün,bir de şeytan yüzünün olabileceğine ihtimal dahi vermiyoruz.

Bu husus seçtiğimiz fikir ve düşünceler için de geçerlidir. Her zaman bizim fikir ve düşüncelerimiz ve bu fikir ve düşünceleri temsil edenler doğrudur,aksini düşünenler hep yanlıştır,zararlıdır.

Tabii olarak efsaneleştirilmenin ikinci aşaması tartışma oluyor. Yaratılan efsaneleri savunup,karşı efsane ve düşünceleri yerme gayreti içinde olunuyor çoğu zaman.Doğru bildiğimiz düşünceler  karşısında,karşımızdakinin tüm söylediklerini ya duymuyoruz ya da unutuyoruz.

Önyargılarla dolu bu duygu dünyasında   iki zıt görüşlü insan çoğu zaman oturup tartışamaz. Tartışsalar da birbirlerinin efsanelerine dokundurma yapmadan –suya sabuna dokunmadan- konuşurlar.Çünkü tartışma ilmi ve fikri olmayıp, yaratılan efsanelerin yarıştırılmasından ibarettir.Netice ne olursa,mağlup olsa da bu yolda galiptir.Ona göre denizler mavi,bulutlar beyaz değil,topraklar kara değildir.

Yine Kitabımızın bizleri  hep  uyaran,uyandıran , “ ….Hiç düşünmüyor musunuz,Hâlâ akıl etmez misiniz ? Yâsin,62) bu hatırlatması küpe olmalı kulaklarımıza.Akıl edilip  ibret alınmıyorsa herkesin   inandıkları kendinedir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.