Kanunlar, yetersiz mi?


Zafer Çam

Zafer Çam

Okunma 09 Temmuz 2018, 09:09

Kanunlar, yetersiz mi?

Dünya da adaletin olmadığından bahsedilir, adalet yürüyüşleri yapılır, konferansla verilir.

İnsanlık yeryüzünde Allah’ın yaslarını, kanunlarını kaldırdığı günden beri adalet arıyor.

Kanunlar ve yasalar için kitapçıklar hazırlanıyor.

Yine de adaletin doğru işlemediğinden bahsediliyor.

İnsanların hazırladığı adalet bir noktaya kadar...

Ülkeler kendi yaşam standartlarına göre kanunlar yasalar hazırlıyor.

Bu kanunlar yasalar her ülkeye uymuyor.

Avrupa’nın yasaları kanunları bu coğrafyaya uymuyor.

Uymayan gömleği zorla vücudumuza giymeye çalışıyoruz.

Adalet olmayınca kanunlarda çok işe yaramıyor.

Öldüren hak etiği cezayı almıyor.

Sapıkların, katillerin ömrü ceza evlerinde çürümüyor, çürültülmüyor.

Devletin şefkatli kollarında, halkın vergisiyle konforlu ceza evi konutların da ağırlanıyorlar.

Gıdanın her türlüsünü yiyorlar, devletin eliyle besleniyorlar.

Hükümetler çıkarları uğruna af la bunları tekrar suç işlemeye salıyorlar.

Sonar tekrar aynı suçu işliyorlar.

Allah ne güzel söylüyor “sizler için kısasta hayat var”.

Niye uymuyoruz bırakın suçu işleyen cezasını canıyla ödesin.

Ödesin ki, bir daha bu suçu işlemeye kimse cesaret etmesin.

Bir aydır ülke genelinde kaçırılan, kaybolan yok olan çocukları konuşuyoruz.

Aramalar, taramalar bazen sonuç vermiyor, kaybolan ve kaçırılan çocuklar bulunamıyor.

Bulunan masum, melek yüzlü çocukların cesetleriyle karşılaşılıyor.

Katilleri televizyonlarda, basında, haberlerde gördüğümüzde lanet okuyoruz bu katiler asılmalı diyoruz.

Kanunlar buna müsaade etmiyormuş, neymiş idam cezası hükümlülükte kaldırılmış.

İdam cezası olmayınca bu sapıklar ve katilerde elini kolunu sallayarak sokaklarda geziyor.

Aileler çocuklarını parklara marketlere yollamaktan korkuyor.

Niye bu korku...

Gülünce yüzünde güller açan, şirinlikleriyle anne babasını güldürüp kalplerini sevinçle dolduran, çevresine yaşama sevinci saçan, melek yüzlü bir kız!

Zalim sapık katilin kollarında öldürülüyor.

Melek yüzlü kız hiçbir zaman anne, baba diyemeyecek, bisiklete binemeyecek, geleceği için okuyup diplomalı olamayacak

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki.

Yaşadığı dünya, açlık sınırının çok altına düşmüş, fakirliğin pençesinde kıvranıyor, ekmeyi taştan çıkarmayı gerektiren hayat şartları, güçlünün zayıfı acımasızca ezdiği, yetimin itilip kalkıldığı, fakirin horlandığı, korumasız insanların öldürüldüğü bir dünya.

İnsanların sudan sebeplerle öldürüldüğü, hırsızlar, soyguncular ve kan davaları, töre cinayetlerinin yaşadığı bir dünya.

Olmadık sebeplerle kavgaların çıktığı, sıradan kavgaların cinayetlerle sonuçlandığı, kavgaların kan davası ve savaşlarla bittiği bir dünya.

Kulların adalet sunduğu bir dünya, kız çocuklarına yer yoktu.

Kuran’da, cahiliye devrinde kız çocuklarının diri diri gömülme geleneğine atıfla, kıyamet gününde yaşanacaklardan bahsedilirken denir ki “diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günah sebebiyle gömüldüğü sorulduğunda…”

Cevabımız ne olacak hiç düşünüyor muyuz?

Kuran’ın dediği gibi, bizim de bir kıyamet günümüz, bir hesaplaşma saatimiz vardır.

Kanunlarda yasalarda korkmayan sapığın, ellerinde küreklerle kız çocuklarına mezarlar kazıyorsa.,

Sapıklar  kız çocuklarını, daha yaşarken gömüyorsa,.

O kız çocuklarına suçlarının ne olduğunu soracağı gün gelecektir.

Bunların bir sahibi var, hesap er ya da geç sorulacaktır.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.