Karamsar olmamak gerekir!


Avşar Cihan

Avşar Cihan

Okunma 05 Şubat 2013, 13:56

Hep söylerim, karamsar olmamak gerekir diye.

Hangi işimizde olursa olsun, bardağın dolu tarafından bakmak bizi hem moralmen rahatlatır, hem de geleceğe daha farklı bakmamızı sağlar.
Kırşehir’de yerel anlamda havalar iyi!

Yatırımlar büyük boyutta.

Kırşehir Belediyesi, önemli projelerinin temellerini bir bir atıyor.
Yıl sonunda önemli bir kısmının biteceğini öğreniyoruz.

Diğerleri ise gelecek yıl bitecek gibi.

Özetle tablo iyi!

İl genelinde hizmet sektöründe iyi bir ivme kazandık.

Devlet Hastanesi, PMYO, Adliye, Valilik ve Vali Konağı, çok sayıda okul, duble yollar daha iyi hizmet almamızı sağlıyor.
Elbette, il olarak ekonomik anlamda iyi yerde değiliz.

Yılların birikimini 3-5 senede silip süpürmek de kolay olmasa gerek.

Geçmişte ilimiz üzerinde siyaset yapanların kısır çekişmeleri ve Menderes döneminden başlamak üzere ilimizdeki demokrasi mücadelesinin cezalandırılması ve de izlerinin bir çırpıda silinip atılamaması bizi bu günlerde getirdi.

Vatandaşlarımızın evlerine götürdükleri ekmeğin küçülmesinde geçmiş yılların izleri var.

Global krizin yarattığı etki de işin cabası.

Kırşehirliler olarak girişimcilik ruhumuz da bir türlü öne çıkmayınca ve güçlerimizi birleştiremeyince, maalesef gelişemedik.
Her şeyi devletten bekleyince de, ister istemez çevremizdeki illere göre daha az büyüdük ve daha az geliştik.
PETLAS ve Şeker Fabrikası da olmasaydı, çoktan kasaba görünümüne bürünürdük.

Öncelikle girişimciliğimizi ve güçlerimizi birleştirmek gerekir.

Ondan sonra paylaşmaya bakmalıyız.

Hani güzel bir söz var: “Pasta pişmeden dilimlenmez ve paylaşılmaz” diye.
Pastayı pişireceğiz, dilimleyeceğiz, paylaşacağız ve de tüketeceğiz.
Hiçbirini yapmadan tüketmeyi düşünmemeliyiz.

Özetle, geçmişten gelen sorunların nedenleri yanında bugünkü sorunların nedenlerini de bir araya getirerek değerlendirirsek, birilerini veya bir yerleri günah keçisi yapmaktan kurtuluruz.

Aksi halde, havanda su döveriz, kendimiz anlatır; kendimiz dinleriz.

Okul sütü

Geçen yıl okullarda bedava süt dağıtıldı.
Çocuklarımız, haftanın üç günü, 200 ml’lik süt içti.

Bu yıl da okullarda çocuklarımıza süt dağıtılacak.

Geçen yıl basına yansıyan olumsuz manzaraları unutmadık.

Bir kısmı fazla abartılsa da, elbette sıkıntılar vardı.

Ancak, çocukların sütten zehirlendiği duygusunu yaratarak bir yerlere vurmaya çalışmak ve çocuklarımızı sütten mahrum bırakmak, bana göre vicdansızlıktır.
Topluma ve çocuklara sütün faydası anlatılacağı yerde, işi bir yerlere çekiştirerek sütün zehirlenmelerde neden olduğunu öne çıkarmak, çocuklarımıza ihanet etmekten başka bir şey değildir.

Önümüzdeki hafta çocuklarımız ders başı yapacak.
Süt dağıtımı da başlayacak.

Sütün sorunsuz dağıtılması en büyük dileğim.
Burada iş uygulayıcılara düşüyor.
İhaleyi Dimes-Pınar Ortak Girişimi, Aynes Gıda, Güney Süt, Gülsan Gıda, Ak Gıda, Yörükoğlu Süt ve Süt Ürünleri ve Oğuz Gıda almış.
Bu firmalar, 7 bölgeye farklı sütler dağıtacaklar.

İnşallah dağıtım sorunsuz başlar ve biter de, çocuklarımız süt içme alışkanlığı kazanırlar.

Çocuklarımıza süt tüketme alışkanlığı kazandırmak için bir yerlerden başlamak gerektiğine inanıyorum.

Hele çocuğuna süt alamayacak durumda olanları da düşünürsek, “okul sütü” uygulamasının ne kadar faydalı olduğu ortada.
Elbette, süte karşı çocukların hassasiyetleri olacak.

“Laktoz intoleransı” denilen bu tepkiyi, farklı niyetlerle farklı yerlere çekmek, dengeli beslenmeye ihtiyaç olan çocuklarımıza yapılacak bir ihanettir.
Sözümü, “Okul sütü, dengeli beslenme için kaçınılmazdır” diyerek noktalamak istiyorum.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.