Kargaları güldürmeden...


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 31 Mayıs 2013, 12:58

İnsanoğlu kuşlar içinde kargaları sevimsiz, çirkin ve itici bulur. Sebebi; Düz gagalı, pençeli, tüyleri çoğunlukla siyah, yüksek ve rahatsız edici sesli hayvan oluşundan olsa gerek.

Kargaların ömürlerinin 100 yıl kadar olduğu söylense de, doğada yaklaşık 13 yıl ,doğada yaşamayanların ömrü ise 20 yıl olarak bilinmektedir. ABD’ de bir aile 2006 yılında 59 yaşında dünyanın en yaşlı evcil bir kargasının öldüğüne inanmaktadır.

Kargalar Yeni Zelanda ve Büyük Okyanus hariç dünyanın yer tarafında bulunurlar. Tohum, ceviz, böcek, avladıkları kuşların etleri ve çöplüklerde bulduklarıyla beslenirler.

Yediklerinin yanında saçtıkları ve döktükleriyle de tabiatta ekolojik dengeye katkı sağlarlar. 200’e yakın türü mevcut olup ekin kargası, ala karga, kara karga, leş kargası, köknar kargası, dağ kargası, kızılca karga, gökçe karga bilinen ünlülerdir.

 İnsanoğlu genelleme yaparak tüm kuşlar için aşağılayıcı bir tamlama olarak “ kuş beyinli ” der. Kargalar genelde akılsız olarak tasvir edilse de, bazı araştırmalarda karganın en zeki kuş olabileceğini göstermekte, köpekgillerden kurt, köpek  vb. hayvanlarla  belki de eşit zekaya sahip olduğu belirtilmektedir.
 Ses taklidi konusunda oldukça yetenekli olup, yaklaşık 100 kelimeyi ve 50 tam cümleyi ezberleyen kargalar görülmüştür. Bazı kargaların sahiplerinin seslerini taklit ederek köpek ve atları kızdırdıkları görülür.

 Oldukça meraklı olan kargaların mektup, çamaşır mandalı, araba anahtarı gibi nesneleri de çaldıkları sıklıkla görülür. ( Karga – Vikipedi )

 Bazı insanlar vardır, beynini çıkarıp kuşa taksan, kuş bir daha uçamaz. Hiç havada yolunu şaşırıp birbirine çarparak kaza yapan kuş gördünüz mü?
 Bir başka kuş leyleklerin ilk baharda yurdumuza kafilelerle Hatay üzerinden girip, sonbaharda kafilelerle çıktığını biliriz. Peki Afrika’dan gelirken rotası nedir, bilmem hangi köyde, beldede veya şehirde bulunan yurdunu ve bir ağaç üstündeki veya bir evin çatısındaki yuvasını nasıl bulur.

Biz insanlar yaşadığımız şehirdeki bir adresi elimizde adres veya navigasyon cihazı ile bulabilirken “ kuş beyinli ” leylek, nasıl bulur.!. Göç yolları haritasına mı bakıyor. Bilgisayar programı mı var? Yuvanın yapıldığı ağaç kesildiğinde veya evin çatısı yıkılığında adresi güncelliyor mu? 

 Yuvayı dişi kuş yapar derler ya, leyleklerde yuvayı erkek yapar, dişisi  yuva yapıldıktan sonra gelir, erkek leylek dişisine sahiptir, bırakmaz.
 Hürriyet Gazetesinden Serdar Devrim, ( 26.5.2013, Hürriyet İK.Sayı : 920 ) “ Kargalar kadar olamadık “  makalesinde, Seyrettiği bir belgeselde Amerikan Savunma Bakanlığı’nın finanse ettiği bir proje ile ilgili belgeselde kargaların, kötülük eden insanların yüzünü tanıma yeteneğini ölçüyorlardı. Anladığım kadarıyla suçluların, hatta potansiyel suçluların teşhisinde kullanmayı düşünüyorlarmış.

Araştırdıkları konulardan biri de, kargaların  bilgi ve tecrübelerini yavrularına aktarma becerisiydi. Bir bilim adamı, “ Kargalar eğer bu konuda başarılıysa, o zaman evrim denilen süreçte çok şanslılar demektedir.” Diyordu.

Kargalar hakkında bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar ve tecrübeler kargaların biz insanların haksız yere aşağılandıklarını göstermektedir.
Çocukluk yıllarımda kargalardan korkardım. Kargalar hırsız ve yaramaz olur, tavuk civcivlerini kaçırdıkları, serilen sergiye dadandıklarından bekçilik yapardık. Bir gün bizim bahçede, yaramaz bir arkadaşımın genelde onların yaramazlığına kızarak, karganın yavrusunu öldürdüğünü, karganın da bizim yüzümüzü gagaladığını hatırlar, ama karganın konduğu iğde ağacına bakarak üzüldüğümü “ Karakargasız İğde” başlıklı bir hikayeme bu acıklı olayı konu  yaptığımı unutamam.

Hele toplumsal gelişme denilen süreçte  bilgi, birikim tecrübelerimizi sonraki nesillere aktarabiliyor muyuz? Yoksa bilgi, tecrübeye saygı göstermeyen bir toplum haline mi geldik. Her şeyi ben bilirimci mi olduk acaba?  Karga denilen kuştan örnek almıyoruz.

Ama nedense kendi halimize  bakmadan kargalar hakkında söylediklerimize bakar mısınız :

- Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulamaz.
- İlmiyle amel etmeyen hoca, bülbül gibi ötse de kargayla bir tut.
- Besle kargayı oysun gözünü.
- Alacağına şahin, vereceğine karga.
- Karga adını değiştirse bile sesinden tanınır.
- Kargalar bile güler.

  Yabancılar kargalardaki bu sırrı incelerken, bizim bilenlerimizin, ak saçlılarımızın, aksakallılarımızın yüzüne bakan var mı? Tecrübesinden faydalanan? Saydığımız tecrübeliler edindikleri bilgileri mezara götürmemeli.

Ailelerde ve kurumlarda olduğu gibi devletlerin de birikimlerini kaydedip gelecek kuşaklara aktarmaları, yeri ve zamanı geldiğinde bir olay karşısında ‘ bizden önce ne yapmışlar ’ diyerek  arşivlere inmeleri devamlılık açısından şarttır. Devletten hafızayı silmemek gerekir.
Tarihi kayıtlara bakıldığında Türkler, kendine özgü savaş teknikleri olarak bilinen Kurt Kapanı, Hilal Taktiği, Kıskaç Muharebesi ve Turan Taktikleriyle giriştikleri her mücadelede galip gelmişlerdir. ( Malazgirt Meydan Savaşı,  Mohaç Meydan Savaşı, İstanbul’un Fethi, Kurtuluş Savaşındaki bazı çarpışmalar…)
Düşmanları da bunu bildiği halde, her seferinde tuzağa düşmekten kurtulamamışlardır. ( Laszlo Rasonyi, Tarihte Türklük,s.63 Ankara, 1971 )

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.