Kaygı-1


Ömer Faruk AKBULUT

Ömer Faruk AKBULUT

Okunma 09 Ağustos 2016, 21:10

Kaygı-1

Bireylerin başarılarını etkileyen psikolojik, sosyal ve biyolojik birçok faktör vardır. Bireyi başarıya götüren; bu faktörlerin bir uyum içerisinde pozitif yönde çalışmasıdır. 
    Sınav döneminde bireylerin karşılaştıkları psikolojik faktörlerden birisi de sınav kaygısıdır.
    Günlük hayatta kaygı terimini çoğu zaman korku, endişe ve huzursuzluk gibi kavramlarla ifade ediyoruz. Aslında kaygı nedeni açıkça tanımlanamayan tedirgin edici bir duygu veya mantıksız korku olarak tanımlanabilir. (Cüceloğlu, 2010)
    Sınav kaygısı; formal bir sınav veya değerlendirme durumunda yaşanan, bireyin gerçek performansını ortaya koymasını engelleyen bilişsel, duyuşsal, davranışsal özellikleri olan, bireyde gerginlik yaratan hoş olmayan bir duygu durumudur. (Spielberg (1972). Akt. Baltaş, A. (2009). )
    Sınav kaygısı kısacası; sınav öncesinde öğrenilen bilginin sınav esnasında etkili ve verimli bir şekilde kullanılamamasıdır. Sınav kaygısının nedenlerinden söz etmeden önce sürekli karıştırılan olan kaygı ve korku terimleri arasındaki ilişkiden söz etmek istiyorum.
    Korkular, fiziksel varlığımızı tehdit eden unsurlardan oluşur. Kaygıda ise böyle bir tehdit yoktur.
    Kaygıların kaynağı çoğu zaman belirsizdir. Korkuda belli bir kaygı vardır.
    Korku, kaygıdan daha kısa süreli ve şiddeti daha yüksektir.
 
    Sınav kaygısını meydana getiren bazı nedenler vardır. 
    Uyku düzeninde bozukluk,
    Yetersiz dinlenme,
    Dengesiz beslenme,
    Fiziksel aktivitelerin yetersizliği,
    Sosyal aktivitelere zaman ayıramama: Sınav döneminde bireyin sosyal faaliyetlere zaman ayırmaması bireyin kaygı düzeyini artırıcı faktördür. Bu dönemde birey ‘’arkadaşlarımla dışarıda dolaşırsam sınavı kazanamam’’ gibi bir düşünce içerisinde olmamalıdır. Bu zorlu dönemde bireyin yapacağı kontrollü bir şekilde sosyal aktivitelerle iç içe olması gerekir.
    Zamanı iyi kullanamama,
    Sınavın ve öğrenciliğin getirdiği sorumluluklara başlangıçta önem vermeme,
    Sınav başarısında etkili olacak; sınav içeriği/sınav anı yapılacaklar/teknikler hakkında bilgi sahibi olmama,
    Verimli çalışma becerisini kazanmamak: Ahmet ve Mustafa üniversite sınavına hazırlanan iki birey olsun. Ahmet günde 5, Mustafa ise günde 3 saat ders çalışıyor olsun. Kime sorsanız Ahmet’in Mustafa’dan daha başarılı olduğunu söylerler. Fakat zaman olarak çok çalışmak sınav başarısını getirmemektedir. Sınav başarısı, zamanın verimli kullanarak geldiği bilinmelidir.
    Dikkati toplamanın zor olduğu ortamlarda çalışmak,
    Sınavda başarılı olmanın kendi kontrolünüzde olmadığını düşünmek,
    Sınava hazırlık döneminde gerçekçi olmayan, felaket, olumsuz düşünceler: Düşüncelerimizin davranışlarımıza dönüştüğü yapıda zihnimizi olumsuz düşüncelerle doldurmak, kaygıyı meydana getiren en büyük faktörlerden bir tanesidir. Bu dönemde ‘’kesin hedefime ulaşamayacağım, boşuna çalışıyorum, bu deneme sonucuyla başarı mı gelir?’’ gibi olumsuz ifadelerden uzak durmalı ve bizi motive edecek cümleler kurmalıyız.
    Gerçekçi olmayan hedefler: Bireyin hedefini belirlerken ilgi, yetenek, başarı gibi faktörleri göz ardı ederek yaptığı seçimler onu kaygıya sürükler. Örneğin; hukuk fakültesini hedef gösteren bir bireyin verimli ve etkili bir çalışmayla dahi denemelerde aldığı puanın hukuk fakültesine yetecek olmaması onu kaygıya sürükler. Bu yüzden hedeflerimizi belirlerken kendimizi tanımalı ve gerçekçi olmalıyız.
‘’Bu konuda yapılan bir araştırmada üniversite giriş sınavına hazırlanan öğrencilerin kaygı düzeyi, genel cerrahi bölümünde ameliyata alınacak hastaların kaygı düzeyinden çok daha yüksek bulunmuştur.’’ (Baltaş, 1998)
‘’Görüldüğü gibi sınav, genç için ‘’bir ölüm kalım meselesi’’ olarak algılanmaktadır. Aynı araştırma bulguları, kız öğrencilerin erkeklerden daha yüksek kaygılı olduklarını göstermiştir.’’ (Yeşilyaprak, 2013)
Sınav kaygısı; sınava hazırlık döneminde bireylerde ve ailelerde görülmektedir. Bu tamamen olağan bir durumdur. Fakat bu kaygının yüksek veya düşük yaşanması bireyin başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. 
‘’Aşırı kaygının, öğrenmeyi olumsuz yönde etkilediği, çok düşük düzeydeki kaygının öğrenmeyi güçleştirdiği, orta düzeyde kaygının ise öğrenmeyi olumlu yönde etkilediği konusunda araştırma bulguları bulunmaktadır.’’ (Gençdoğan, 2006)
Kaygının bireyler için olumsuz anlam içermesi; bireylerin kaygıyı düşük veya yüksek seviyede duymasındandır. Orta düzeydeki bir kaygı birey için pozitiftir ve bireyi sınava hazırlık döneminde güdüler. 







    Sınav kaygısıyla baş etme sürecinde bireylere çeşitli önerilerde bulunulabilir.
    İlk olarak sınavla ilgili düşünceler gözden geçirilmeli ve akılcı olmayan inançlar akılcı inançlarla yer değiştirmelidir. (Şahin, 2016)
    Sınavlardaki başarı veya başarısızlığın ailesinin kendisine karşı tutumunu değiştireceği inancı taşımamalıdır. 
    Düzgün nefes alma, gevşeme egzersizleri yapmak.
    Sınav sürecince olumlu düşünceler üretmek sınav kaygısını normal bir düzeye getirir.
    Sosyal aktivitelere kontrollü bir şekilde katılmak.
    Zamanı iyi kullanma alışkanlarını kazanmak.
    Dengeli ve sağlıklı beslenmek.
Yine bu dönemde bireyler bir uzman ya da psikolojik danışman ile iletişim halinde olmalıdırlar. Onların bireyle yürüteceği kişisel ve eğitsel rehberlik çalışmaları büyük önem arz etmektedir. 
‘’Sınava hazırlık sürecinde sınav kaygısını dengeli bir şekilde duyan ve pozitif bir şekilde yararlanan bireyler olmanız dileğiyle’’
Kaynakça
Baltaş, A. (1998). Üstün Başarı. İstanbul: Remzi Kitabevi.
Cüceloğlu, D. (2010). İnsan ve Davranışı. Büyük Fikir Kitapları Dizisi.
Gençdoğan, B. (2006). Lise Öğrencilerinin Sınav Kaygıları ile Boyun Eğicilik Düzeyleri ve Sosyal Destekleri Arasındaki İlişkiler. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi , 153-164.
Şahin, C. (2016). Psikolojik Danışma ve Rehberlik. Ankara: Pegem Akademi.
Yeşilyaprak, P. (2013). Eğitimde Rehberlik Hizmetleri:Gelişimsel Yaklaşım. Ankara: Nobel Yayınları.


 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.