Laf ebelerine!


Mustafa BAĞ

Mustafa BAĞ

Okunma 04 Temmuz 2014, 14:34

Laf ebelerine!
Yahu siz kimin salıncağını sallıyorsunuz?


Ahi Üniversitesi Rektör ve yönetimine yönelik yazdığım yazılardan bazılarının çıkardığı tek sonuç şu. Yoksul hastaların sırtından alınan ve havuzda biriken katılım payının döner sermaye olarak bu birimde kadrolu olan kişilere verilmesi. Doğruya niçin itiraz edilir? Bu şehrin varsılları pılısını, pırtısını toplayıp göç ettiği doğrumu? Doğru. Kalan kesim varsıl mı? Değil. İtirazınız yoksul kelimesine ise düzeltilmiş şeklini siz ortaya sürün.
Kırşehir’in varlıklı olan bir kesimi tedavi için Kırşehir hastanelerine değil. Ankara, İstanbul hat da yurtdışına tedavi için gidiyor. Doğruları iyi analiz yapmak yerine birilerine kiralanmış laf ebeliği yapmayın.
Kırşehir’de Ahi Evran Üniversitesinin öne çıkmış nasıl bir çalışması var?
Akademik, sosyal ve kültürel alanda toplumsal tabanlı nasıl bir çalışması vardır? Yoktur. Bu üniversite halkın tedavi merkezi olarak kullandığı kür merkezini alarak kendisine dinlence merkezi yapmıştır. Tepkilerin artması üzerine Fizik Tedavi Merkezi işlevselliği kazandırılmış, ancak diğer bir kısmı efendilerin dinlence alanları olma halini sürdürmektedir.
Davulağıl eğitim merkezinde ne yapılmaktadır? Ne maksatla kullanılmaktadır. Bu merkezde otel odası, yemek salonları kaç tanedir. Kaç tanesi süittir? Bu tesisten kim veya kimler istifa etmektedir? Örneğin ben bu tesiste konaklamak istesem kalmam mümkün müdür?
Üniversitenin Kırşehir kültürüne, Arkeolojisine yönelik bilimsel katkısı nedir?
Üniversitenin Bölgeye yönelik biyolojik çalışması yoktur.
Üniversitenin bu bölgeye ait endemik türlere yönelik bir çalışması yoktur. Kırşehir’i Türkiye ve Dünya gündeminde öne çıkartacak veri yapılandırması yoktur.
Üniversitenin fiziki gelişime yönelik bir tane çalışmasını gösteremezler.
Bu üniversitede lisans eğitimleri alan öğrencilere yönelik iyileştirme çaba ve gayretleri yoktur. Projeleri yoktur. Yıllarca kapınızda paslı tenekeyle yazılmış levhanız olacak. Üç bin fidanı çöpe atacaksınız. AB projelerindeki şaibeler hala tazeliğini koruyacak. Sizler laf ebeliğine soyunacak bu adama arka çıkacaksınız.
Sağlık birimine ait devasa bir yapıyı çürümeye terk edilmesine seyirci olacaksınız? Sağlık biriminden pay alacaksınız. Bu çürüyen ve yok edilen bina, çöpe atılan milli servet değilse nedir? Laf ebeliğini yapan kimlikler bu yazdıklarım daha devede kulak. Sizler için “devletin malı deniz, benim için milli servet” olarak değerlendirdiğim bu yapı ve diğerleri bu kişinin kendi malı olsa hangi gözle bakardı. Yıpranmasına, çöpe atılmasına, erozyona uğramasına göz yumar mı?
Sağlık biriminden pay alacaksınız. Ardından bizim hastaneye yönelik bir yaptırımımız yok diyeceksiniz. Hastane adının başına Ahi Evran Üniversitesi yaftasını koyacak. Tıp fakültesine yönelik bir arpa boy yol almayacaksınız. Hastanenin zemin katına baz istasyonları yerleştirecekler. Üst katında hasta tedavi edecekler. Bu ilkellikten bir haber olacaksın öylemi? Ondan sonra ortaya çıkıp beni eleştireceksin.
Kazancın bir bedeli vardır. Çalışırsınız. Üretirsiniz. Katkı sağlarsınız. Hak edersiniz. Rektörün bu payı almaya yönelik bu hastaneye yönelik katkısı nedir? Ortada tıp fakültesi yok. Öğrenci yok. Akademisyenler yok. Dekanı ve yardımcısı var. Allahtan bunlar poliklinik yapıyorlarmış ta! Bu anlayış sadece bu ülkeye mahsus. Beğenmediğiniz Rusya’da yok. Rusya’dan kopmuş diğer ülkelerde de yok. Bizde var. Bu ülkenin refah payı yönetiyorum diyenler tarafından öncelikli olarak hiç ediliyor.
Deşifre olmuş, hırsızları arsızları, üçkâğıtçıları koruyacak, emekliliğine üç ayı kalmış insanları kapı önüne koyacak. Ardından bu kıyıma şirket politikası diyerek işin içinden sıyrılacaksınız. Promosyonlarla kendinize saltanat kayıkları edineceksiniz. O kayıklara binince önünde üçlü fırıldak lambaları yakacaksınız. Lojman kirası olarak ayda 2 bin lira üstünde para ödeyecek. Bu binanın yapı ederi kadarın fazlasını iç dekorasyon veya mefruşatına ödeyeceksiniz. Kırşehir’de kira bedeli 2 bin lira olan bir başka konut var m sorusuna susacaksınız. Tüm gerçeklere rağmen kadrolu laf ebelerine söz düşecek.
O adam ortaya çıkacak ve diyecek ki; ben rektörlüğüm süresince AEÜAH döner sermayesinden bana verilen payın tamamını yoksul öğrencilerin okumasına harcadım. Ben o parayla Üniversite önünde çirkinliğin, bedbinliğin tescili olan paslı saç levhanın sökülmesi için harcadım. Ankara’ya, Samsun’a giderken Audi’nin benzinini aldım. Şoförün maaşını, bu ay lojman kirası olarak ben ödedim. Dadının, hizmetçinin. Kapıda bekleyen korumanın maaşını bu parayla ben verdim diyebilir mi?   Desin ben daha farklı yazı yazayım. Çünkü bu paranın kaynağında emek yok.  Onlar için önemli değil. Hak edilmeden alınan kazancı hak ettiğini düşünenler açlık ve yoksulluk sınırında yaşatılan bu ülke insanlarının refah paylarını hiç düşünmeden istiflerken. Ya da yerken. Ya da çocukları için yatırım olarak düşünürken. Niçin hiç utanmazlar?
Bu paranın yoksulun sırtından alınmış bir pay olmasının. Ülkenin refah payının hak etmediği bir parayla bir kuruş yükselmesine bunların bu anlayışlarında katkı sağlamayacağını ben biliyorum.
Akademisyen kıyımı yapacak seçimlere yakın kadro açacak birilerine yer aralayarak plebisiter ilan etmek için kendinizi sağlama alacaksınız! Üniversiteyi siyaset üstü kurum yapma yerine siyasetin üssü haline getireceksiniz.
Laf ebesi seninle polemik yapmak istemiyorum. Ben devletin çalışana ne kadar adil olduğunu senden çok daha iyi biliyorum. Terörle mücadele için gönderdiği subay astsubayına üç kuruş maaş verirken ilkokul mezunu olan, görevi sadece müdürüne çay yapmak olan hizmetliye vatan bekçilerinden çok daha fazla maaş verdiğini biliyorum. Bana devletin adaleti diye hiç kimse ahkâm kesemez. Hak edene hakkını vermeyen bir sistemin savunulacak bir tarafı yoktur. Bunun içindir ki döner sermayeden pay alan bir doktorla rektörün mesaisini aynı kefede tartamam.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
aeülü - 7 yıl önce
helal olsun mustafa abi.
Avatar
alim Güneş - 7 yıl önce
çok doğru. azına salık. ellerinden öperim. alim.
Avatar
ahmet mehmet - 7 yıl önce
ağzına sağlık az bile söylüyorsun, bu adam 60 dan fazla öğretim elemanını bu üniversiteden kaçırdı. onların yerine kurumlardan doktoralı ona biat edecek elemanlar aldı.
Avatar
BASIN - 7 yıl önce
iç anadolu basin temsi̇lci̇leri̇ne i̇ftar yemeği̇ vermi̇ş, bi̇ yerlere mesaj veri̇yordur, gerçi̇ yemeyi̇ i̇çmeyi̇ de sever ama hemde çook sever...
Avatar
yuh be - 7 yıl önce
bu yazıya ancak yuh denir
Avatar
siyah inci - 7 yıl önce
sabır sabır sabır az kaldı hocam rektör olacak zulum bitecek herkes yerine gelecek