Mutluluk, yaşamaktır


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 05 Eylül 2014, 14:45

Mutluluk, yaşamaktır

Mutluluk, herkese göre tanımlanan göreceli bir kavramdır. Ama şu kesindir ki ,mutluluk tabii bir ilaçtır. İnsanın fiziken ve ruhen yaşamak  adına canlılar içinde istisnai olarak aklı eriyor, gözü görüyor, dili dönüyor ve diğer organları sağlamsa en büyük mutluluk ve paha biçilmez bir servete sahiptir.
İşte bu nedenle mutsuz olmak için zihninizi yorup huzursuz olmayın. En büyük servetiniz olmayabilir, verilenle yetinmeye çalışın. Mevcut halinize şükretmeyi bilin lütfen.Yaratılan her şeyde bir güzellik bulun. Kızmayın, küsmeyin, kırmayın.
Para veya servetle her şeyin satın alınmayacağını anlayın. Charles Spurgeon’un “ Mutluluk, nelere sahip olduğumuzu değil, ne kadar keyif alabildiğimizdir.” Sözü bunu güzel özetliyor.
Benjamin Fraklin, “ Mutlu olmanın iki yolu vardır: Ya arzularımızı azaltmak, ya da imkanlarımızı çoğaltmak.” Demek ki mutsuz olmak için sebep yoktur.
Mutluluk  uğruna harcanan bir emek, dökülmesi gereken ter, zamanın getireceği bir tecrübe olmadan anı yaşamak geçicidir. Tıpkı lüks konutlarda oturmak, pahalı araçlara sahip olmak, hoş bir tatile çıkmak, ünlü lokantalarda yemek yemek, kişisel bakım yaptırmak, pahalı giysiler giymek, takılar  takmak gibi.
Montaıgne, “ Mutluluk, uykuya benzer. Eğer kendiliğinden  gelmezse zorla getirilmesi imkansızdır.” Sözü bize iç dünyamızı keşfetmemiz gerektiğini anlatıyor.
Mutluluk kalpte ve gözlerde başlar, tüm vücuda ve buradan çevreye yayılır. Bunun için pozitif olmak gerek. Ulaşılamayacak şeyleri hayal edip mutsuz olmaktansa elimizdeki değerlerin kıymetini bilmek gerekir. Mutluluk evde, parkta, dağda, ovada, iş yerinde ve aranırsa her yerde bulunur.
Aslında anlamak, anlaşılmak, anlaşmak, paylaşmak, paylaşılmak mutluluktur. İnsan olarak yaratılmak tek başına mutluluktur. İnsanın sevdiklerine, hastanın sağlığına, susuz kalanın bir yudum suya, aç olanın bir dilim ekmeğe kavuşması mutluluktur.
Mutluluk bazen aşkı uğruna her şeyden vazgeçip, Arap oğlu Mustafa’nın deyişiyle  ,“Eğer anan seni bana verirse, nemize yetmiyor el kadar hasırdır.”
Mutluluk bazen yazı yazmak, resim yapmak, kitap okumak, bazen yalnız kalmak, seyahate çıkmak, yaratılan güzellikleri seyretmek, ikisi de böcekgiller cinsinden olan arılardan birinin ( balarısı ) bal yapmasındaki sırra akıl yürütmek veya her canlının kendi halince yaptığı  ibadetin  hazzına ortak olmaktır.
Sessizliğe dalıp içini dinleyerek mutluluk bazen şırıl şırıl akan suyun sesi, bülbülün şen şakrak ötüşü, dağlarda açan mor sümbüller ve genizlere kadar sinen burcu burcu  kekik kokusudur.
Mutluluk bazen vatanın bağımsızlık  simgesi al bayrağın göklerde dalgalanması, bazen Arif Nihat Asya’nın şu dizesinde saklıdır: “ Ezanından alışıp tekbire / Buldunuz mutluluk imanımla / Vatan ettim sizi topraklar / Beş vakit damgalayıp alnımla.”
Damgalamak sahiplenmektir. Köy çocuğu olanlar bilir. Küçükbaş hayvanları olan her ailenin kendine has damgası / eni olurdu. Henüz doğduğunda hayvanın kulaklardan keserek / delerek belli edilirdi. Artık o hayvan çalınsa, kaybolsa eninden / damgasından hangi aileye ait olduğu kolayca bilinirdi.
Mutluluk, belki  hasretinde olduğun saba makamında okunan sabah ezanının uykudan uyandırmasıdır. Bazen aç ve susuz kalan yaralı  bir hayvanın yedirilip içirilmesinden aldığın hazdır. Sevmek, sevilmektir mutluluk.
Bugünün işini yarına bırakmadan, elden geldikçe  iyilik yapmalı, kendimize küçük mutluluklar bulmalıyız.
Özetle,  “ Mutlu olmak istiyorsak, cisimde değil, ruhta olduğuna inanmalıyız. "

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.