Naim Süleymanoğlu , Aysel  Özgür ve Kurtdereli


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 27 Kasım 2017, 20:52

Naim Süleymanoğlu , Aysel  Özgür ve Kurtdereli

 Türk’ün kadim  yurdu Bulgaristan’da (1980-1985 ) yılları arasında Türklere öyle zulümler yapıldı ki tarifi mümkün değil.Bin kadar Türk katledildi.Binlercesi Belene kamplarına sürüldü.

Peki Evlad-ı Fatihanlar neden perişan,neden zulüm görür ? Bulgar Hükümeti Türkçe konuşan Türklere, “ Siz Türk değilsiniz.Müslümanlığa geçmiş Bulgarsınız !” Diyerek Türklükten ayırmaya çalışıyordu.

Türkçe konuşmak yasaklanmış,Türk okulları ve camiler kapatılmış,Türkçe basın yasak,sünnet yasak,Türk ismi vermek yasak,mezarlardaki yazılar tahrif edilmişti.

Halterci Naim’in  ( 23.1.1967-18.11.2017 ) adı Naum Shalamanov olarak değiştirilmişti.Bu isimle 1984,1985 ve 1986 yıllarında  Bulgaristan adına yarışarak dünyada yılın haltercisi seçilmişti.

Lakin Naim,Türk olduğunu biliyor ve “ Her şeyi göze alıp,ölmek var,dönmek yok” diyerek 1986 yılının 7 Aralık  yarışmaların bittiği gün takımı terk ederek Melbourn Türk Büyükelçiliğine sığınıyordu.

    Türk Büyükelçiliği Bulgar Ajanlarınca sarılmışsa da Türk istihbaratı Naim’i  Başbakanlık Uçağı ile Ankara’ya getirmişti. Başbakanlık örtlülü ödeneğinden Bulgaristan’a bir milyon dolar ödendiği daha sonra açıklanmıştı.

    Bulgar hükümeti, böyle yetenekli bir sporcunun Türkiye tarafından heder edileceğini açıklanmışsa da Türkiye’ye  geldikten sonra da,Türkiye adına Türk vatandaşı olarak katıldığı  1988 Seul Olimpiyatlarında 6 Dünya ve 9  Olimpiyat rekoru kırarak Türkiye’nin ve dünyanın en başarılı haltercisi seçilerek Bulgaristan’ın hayallerini boşa çıkarmıştı.O küçük dev adam,cep herkülü idi.

    Mahşeri kalabalıkla devlet töreni ile kıldırılan cenaze namazını İstabul Müftüsü kıldırdı.Müftü,” Onun bir millet sevdalısı olduğuna ve onun bir kahraman olarak bu millete madalyalar kazandırdığına şahitlik eder misiniz ? Allah şahitliğiniz kabul etsin.”şeklinde alışılmışın dışında helallik istedi.

En büyük rakibi  Yunan halterci Valerios Leonidis’in onun tabutunu  öperek vedalaşması  hafızalalarda yerini aldı.
    Türklere yönelik Bulgar zulmü Naimlerle sınırlı değildi.1989 yılında artık dayanılmaz bir hal alınca,onların” Müslüman Bulgar “ olarak vasıflandırdığı   soydaşlarına kucak açtı.Bulgar Hükümetinin  sınırdışı ettiği 300 bin Türk’ü  bağrına bastı. Dönemin Başbakanı Özal,Bulgar Başbakanına “ Şivkof sen de gel “ diye  çağrı yapmıştı.

    O kadar ki aileler bölünmüş,ana-baba Türkiye’de,çocuk Bulgaristan’da veya çocuklar bir şekilde Türkiye’ye ulaşmış,ana-baba Bulgaristan’da idi.İşte böyle bir ortamda Bulgaristan’da kalan on yaşlarındaki Aysel’le Türk Başbakanı Özal,  Naim’le olduğu gibi özellikle ilgilenmiş  ve Türkiye’deki ana-babasına kavuşturmuştu.(1986)

    Bulgaristan’da yaşayan Türklerin sembolü olan Aysel’in masumiyeti ve hasreti karşısında o yıl  duygularım şiire dönüşmüştü. Uzun şiirin dört dörtlüğünü bu vesileyle  paylaşayım ki Ayseller duysun,görsün içimizdeki sevgiyi.

     “Düşünme Aysel’im ,üzülme kızım !
    Devlet kuran düzen kuran,yurdun var.
    Bir sen değilsin ki,ben ölem bacım
    İki milyon kardeş hasretliğim var.

Bir gün dolu dizgin şahlanırız biz
Namus,şeref uğruna vermeyiz taviz.
Türkçe konuşarak deriz :Biz varız !.
Er meydanı,düğün günü bizde var.

Türk’ün son kalesi büyük Türkiye
Soydaşı ölürken durur mu öyle !
Gazi Osman Paşa,bizm Plevne
Bugün Bulgar olmuş,büyük gamım var.

YıldırımBeyazıt bize bakıyor
Tuna nazlı,Meriç dertli akıyor
Yıkılmış camiler imar bekliyor
Eski vatan Anadolum, geliyor.

    Aysel ve Naimlerin  çektiği zulüm ve hasret filmlere konu olmuş ,Belene ve Yeniden Doğmak adlı filmlerle toplum bu yolla da aydınlatılmıştı.

    Türkiye’ye gurur yaşatan,bayrağımızı defalarca göndere çektiren ,vatan sevdalısı,güzel insan,güleç ve aydınlık yüzlü eşşiz ve centilmen sporcu Naim Süleynanoğlu’na Allah’tan rahmet diliyorum,Türk Milletinin başı sağolsun.

    Ülkesine gurur yaşatan  “ Son yenilmez Osmanlı Pehlivanı “ unvanını taşıyan,1931 yılında Atatürk’le tanışan  Naim’in hemşehrisi dünya şampiyonu Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ı (1864-1931) anmamak olmazdı.

    Mehmet pehivanı diğer pehlivanlardan ayıran ve kendisine Atatürk tarafından binlira ödül verilmesine sebep olan,onun “ Güreşirken bütün Türk Milletini arkamda hisseder  ve onun şerefini korumak için herşeyi yapardım.Ve sanki bütün Türk Milletinin kuvvetini arkamdan dayandığını hissederdim” sözleridir.

Gazi de bu söz karşısında dünya şampiyonu için,” Senin bu değerli sözünü Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak kaydediyorum.” Diyerek Mehmet pehlivanının yüzüne  karşı vatansever  söz ve davranışları için duygularını ve takdir hislerini  ifade etmiştir. Ruhları şadolsun.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.