Ne Şam’ın şekeri, ne Arap’ın yüzü !.


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 02 Ekim 2013, 12:14

Atasözümüz böyle diyor.Ne Şam’ın şekeri,ne Arap’ın yüzü !.Bilindiği üzere Şam’ın şekeri ve tatlıları meşhurdur.Buna rağmen  bu tat ve lezzetlerden mahrum kalmayı kabullenerek,Arap’ın yüzünü görmemek tercih edilmiştir.

Yüz yıldır ayrıyız Araplardan. Ayrılmamız kendi rızamızla olmamıştır. Sömürgeci güçler,ekonomik ve siyasi hedeflerine ulaşmak için planlı bir operasyonla  topraklarımızdan kopartılarak Arap coğrafyasının sınırlarını  yeniden çizdi.

Türklere, “Araplar sizi arkadan vurdu “,Araplara ise, “Türkler sizi yüzyıllarca sömürdü” dendi. Oysa gerçeğin böyle olmadığı artık biliniyor. İngilizlerin Arapları Türklere karşı kışkırtmak için Lawrence görevlendirilir .Lawrence, Haşimî Araplarını Osmanlı aleyhine ayaklanmaları için yapılan plan tarihi belgelerle sabittir:
”1916 Haziran’ında, Haşimî Araplarının önderi Mekke Emiri Şerif Hüseyin İbn-i Ali, kendisine Arapların bağımsızlığını sağlayacağını iddia eden İngilizlerin sözüne kapılarak ayaklanıyor. İngiliz yazarı Robert  Lacey’in deyimine göre,Hüseyin’in akımı,bir Arap ayaklanmasından çok bir İngiliz –Haşimî komplosu idi ve bir milyon Sterline yaklaşan İngiliz altınlarıyla finanse edilmiştir.”

İşte Şerif Hüseyin ve adamlarının  Osmanlı’ya karşı ayaklanmalarıyla olanlar oldu.Arkadan hançerlendi Osmanlı.
Şimdi soruyorum hangi Arap Devleti bağımsız ? Hangi Arap Devleti,Batı’nın kültürel ve ekonomik sömürgesi değil !

Suudi Arabistan’da  günümüzde o topraklara medeniyet götüren ve Peygamber hatırasına saygıdan inşa edilen Osmanlı eserleri bir  bir yok ediliyor.
Irak’ın dün ve bugün Türkiye’ye karşı    hasmâne  tutumu ortada.

 Biz Türkler belki M.Ö.ve sonra topraklarımızda  inşa edilen bizim kültürümüzle bağdaşamayan eserleri-insanlık mirası görerek- muhafaza  ediyoruz.
 Yapılan bu hainliklere ve bunun komplo olduğunun farkına varıp özür dilemeyen Araplara karşı haliyle Türk toplumunda olumsuz bir yargı ve ayrımcılık oluştu   Meselâ;

-Anladıysam  Arap olayım,
-Arap   eli öpmekle dudak kirlenmez,
-Arap  gibi olmak,
-Arap   olayım,
-Arap saçına dönmek gibi .

Biz Türkler, yetmiş iki millete bir nazarla bakarız.Pakistanlı yazar,şair ve düşünür Muhammed İkbal,Türkiye’ye gelirken,bindiği uçağın   Türk hava sahasına girmesi üzerine,hemen ayağa kalkmış,bir müddet saygı duruşunda bulunmuş,bunun sebebi sorulunca da şu cevabı vermiştir :  “..bu topraklar,Hazreti Mevlana’nın kabrinin mübarek topraklardır ve  bu mukaddes mekanda yaşayan millet de öyle bir milletir ki,yıllarca İslam’ın muhafızlığını yapmıştır.Eğer Türk Milleti olmasaydı,İslâm Arap Yarımadasına hapsolunurdu.”Diyerek Türk dostu olduğunu ve Türk Milletine saygısını samimiyetle ifade etmiştir.
Suriye’nin 23.6.2012 cumartesi günü askeri ama silahsız iki keşif uçağımızı düşürmesi iki pilotumuzun şehit oluşu hâlâ hafızalarımızda. 11.5.2013 cumartesi günü Reyhanlı saldırısı sonucu ölen 53 kişi unutulur gibi değil.

Sınırlarımız uzun ve iç içe İç savaş  yüzünden.her gün birkaç silah veya mermi topraklarımıza düşmekte,can kaybımızı onları geçti.
Ağız tadı dünyanın en büyük zenginliğidir. Halkımız,”Allah kimsenin ağzının tadını bozmasın !” Der. Ağız tadını bozacak olanlardan uzak durmak gerekir.

Anlatılır; Günümüzde atasözü olarak bildiğimiz başlıktaki bu deyişin kaynağının ünlü şair Ziya Paşa gibi Şam’da idarecilik yapıp da İstanbul’a  dönenler,bir toplantıda hatıralarını anlatırken Şam’ın baklava ve şekerlerinden söz açılır.İçlerinde bulunan ve Şam’da yöneticilik yapan biri, “ Aman istemem,ne Şam’ın şekeri,ne Arap’ın yüzü” Der..
Bu söylem  günümüze kadar gelir. Bu söz Arapları aşağılamak ve sevmemek olarak tercüme edilir çoğu kez.

Mehmet Akif merhum  inandığı gibi yaşayan bir şahsiyetti. Gazeteci Hakkı Tarık Us, hastanede Akif’i ziyaret ettikten sonra  kaleme aldığı yazıda, “ Ben yemin etmem.Fakat işte yemin ediyorum.Milli Mücadelede Atatürk’ün yanında bulundum,kendisini yakından tanıdım.Vallahül’azim eğer Atatürk olmasaydı,bu zafer kazanılmazdı.” Dediğini aktarır.
Akif,ömrünün son döneminde arkadaşı Mithat Cemal Kuntay’a yazdığı mektupta  :
“..Mısır’da 11 yıl kaldım fakat 11 saat daha kalsaydım artık çıldırırdım.Sana halisane bir fikrimi söyleyeyim mi ?
İnsanlık da Türkiye’de, milliyetçilik de Türkiye’de, Müslümanlık da Türkiye’de,hürriyetçilikte Türkiye’de.
Eğer varsa, Allah benim ömrümden alıp Mustafa Kemal’e   versin.”

Sevgili peygamberimiz (s.a.v), “Ben Arap’ım, fakat Arap benden değildir.” Diye buyurmuşlar. Yani , “ Ey Araplar,ben Arap’ım,fakat sizler iman etmedikçe benden olamazsızınız,fakat Arap olmasa da iman eden her kavim,bendendir.”

Arap kavminden olduğu halde, Müslüman olmayan kimse,(Ben Arap’ım,peygamberdenim,onun ümmetindenim ) diye bir iddiada bulunamaz.
Kaldı ki İslâmiyet’te  üstünlüğün ölçüsü kavim,kabile veya makam değil,takva olup ilim ve ihlasla dine sarılmaktır. Müslüman Türk de olur, Fransız da olur,İngiliz de olur.

Başlıktaki  atasözü, sanki  zamanımız Araplarını  teyit ediyor.Bakınız işte.Benim tespitlerim:

-Hangi Arap Devleti Kıbrıs davasında yanımızda yer  aldı ?

-Müslüman Azerbaycan’ın Karabağ’ın da Müslümanlar katledilirken hangisinin sesi çıktı ?

-Kerkük’te Müslüman Türkmenler katliama uğratılırken hangisinin sesini duydunuz ?

-Doğu Türkistan’da Müslüman   Türkler yok edilirken yanınızda olmak değil,açıklama,protesto gibi cılız sesler var mı ? Yok yok .
Ama  Osmanlı ,oralara medeniyet götürmüş,kültürlerini yaşamaları için ortam hazırlamış…Kötülük mü etti,sömürdü mü oraları ?
Dünya nüfusunun beşte birine (1,5 milyar) sahip Müslüman ülkelerden (İslam Kalkınma Örgütüne üye 57 ülke var ) Arap Milleti dışında yarım ağız Pakistan ile yeni Türk Cumhuriyetleri dışında Müslüman Türkiye’nin  yanında kim   var ?

Bizim  Suriye için,Mısır için,Filistin için ..daha başka Müslüman ülkeler için yaptığımız fedakârlıklar, genlerimizden  gelen bir asalet göstergesidir.
Ancak ecnebi ülkelerde bulunan cami ve mescitlerde dahi Türkler ve Arapların ayrı ayrı mekanlarda ibadet ettiklerini görünce Türk’ün Müslümanlığı ile Arap’ın Müslümanlığı farklı mı acaba ? sorusunun  cevabını bulmakta zorlanıyoruz.Onların sırtları bize, yüzleri    elan sömürgesi oldukları başka ülkelere dönük.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Erdal DULKADİROĞLU - 8 yıl önce
namık kemal zeybek e göre; 'hallacı mansur ve ahmet yesevi den gelen müslümanlık türk müslümanlığı ' dır.ve t
rk tipi müslümanlık diğerlerinden çok farklıdır.