Eftal Avşar, müracaatını yaptı, MHP’ye güç kattı

MHP Kaman İlçe Eski Belediye Başkan Yardımcısı Eftal Avşar, davul zurnayla milletvekilliği aday adaylık başvurusu yaptı.

Eftal Avşar, müracaatını yaptı, MHP’ye güç kattı

Eftal Avşar, müracaatını yaptı, MHP’ye güç kattı



MHP Kaman İlçe Eski Belediye Başkan Yardımcısı Eftal Avşar, davul zurnayla milletvekilliği aday adaylık başvurusu yaptı.
Kırşehir’de parti il binasına kalabalık bir gurupla gelen eski başkan yardımcısı Eftal Avşar, neden milletvekili aday adayı olduğunu açıkladı. Kırşehir’de partililerin ve Kaman İlçe Teşkilatının yoğun katılımıyla aday adaylığı başvurusunu yapan eski Belediye Başkan Yardımcısı Avşar, "Türk Milliyetçiliğinin lideri Başbuğ Alparslan Türkeş ve şehitlerimizi saygı ile anıyorum" dedi.
Niçin aday adayı olduğunu anlatan Avşar, "Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Türk Milliyetçiliğinin Lideri Başbuğ Alpaslan Türkeş’i, vatan ve millet uğruna şehadet mertebesine erişen tüm şehitlerimizi minnetle, şükranla, saygıyla anıyorum. Ruhları şad, Mekânları cennet olsun.  1966 Kaman doğumluyum. Sarıömerli Köyü İlkokulu, Kaman Ortaokulu, Kaman Endüstri Meslek Lisesi, Ankara Ulus Endüstri Meslek Lisesi ve Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Kırşehir Eğitim Yüksekokulunda okudum. Anadolu Üniversitesinde Sosyal Bilimler alanında Lisans öğrenimini tamamladım.1987 yılında Mardin İlinde öğretmenliğe başladım, 1992 yılından itibaren Kırşehir’de görev yapmaktayım.1994 yılından beri Kaman İlçemizde çeşitli okullarda öğretmenlik ve idarecilik görevlerinde bulundum. 2012 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’ndan kurumlar arası nakil ile Kaman Belediye Başkanlığına atandım ve Başkan Yardımcısı olarak çalışmaktaydım. 31 Ağustos 2015 Pazartesi günü 26.Dönem Milletvekilliği Aday Adayı olmak için devlet memurluğu görevimden istifa ettim.2 Eylül 2015 Çarşamba günü Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezine Aday Adaylığı başvurusunda bulundum. Yaşantım boyunca, mensubu olmaktan gurur duyduğum Ülkücü Hareket içerisinde bir nefer olarak mücadele ettim. 1996 yılı Ekim ayından 2005 yılı Nisan ayına kadar Kaman Ülkü Ocağı Başkanlığı, 2005 yılı Şubat ayından 2012 yılı Şubat ayına kadar Türk Eğitim-Sen Kaman İlçe Temsilciliği, 2010-2014 yıllarında Kaman Kızılay Şubesi Başkan Vekilliği görevlerinde bulundum.2009 yılı Mahalli İdareler Seçiminde Milliyetçi Hareket Partisi Kaman Belediye Başkanlığı Aday Adayı oldum “ dedi. 
‘ TECRÜBE VE BİRİKİMİMİ KIRŞEHİR’E VE ÜLKEME HİZMET İÇİN KULLANACAĞIM ‘

Evli ve iki çocuk babası Avşar, aday adayı olma sebebini ise şu şekilde açıkladı: 

“ Niçin milletvekili aday adayı olduğuma gelince, yukarıda açıkladığım özgeçmişime bakıldığında görüleceği üzere, Kırşehir’de doğup büyüyen ve 23 senedir hayatımı ve siyasi mücadelemi doğduğum topraklarda sürdüren, buranın ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, havasını teneffüs etmiş ve bunlarla hayat bulmuş, bölgemizin insanlarını yakından tanıyan, tanınan ve yıllarca iletişim ve diyalog içerisinde olmuş bir kişi olarak bütün birikimlerim ile ilimize ve partimize faydalı olabilirim düşüncesi ile milletvekili aday adaylığına talip oluyorum. Bugün içinde bulunduğumuz durum.1980 öncesinden çok daha vahim ve tehlikelidir. Özellikle 2002 yılında tek başına iktidar olmuş AKP hükümeti bölücü ve yıkıcı PKK terörüne Kürt sorunu diyerek siyasal ortam hazırlamış, PKK ile müzakereye oturmuş ve bunun adına da barış süreci demiştir. Buna karşı çıkan partimize de barış istemiyorlar, kandan besleniyorlar diyerek ağır ithamda bulunmuşlardır. Tabi ki; barış kelimesi kulağa hoş gelen ve kimsenin karşı çıkamayacağı bir kelimedir. Ama işin aslı barış falan değildir. Barış süreci adı altında Bölücü PKK unsurları ile bölücü başı İmralı canisi ile pazarlığa oturulmuş, ülke İmralı canisinden medet umar duruma düşürülmüştür. Dünyada terörist listesine alınan bir örgütün başı ile pazarlığa oturmak ne hazin bir durumdur “ 

‘ AVŞAR, HÜKÜMETE TEPKİ GÖSTERDİ ‘





Avşar, açıklamasının devamında, “ AKP hükümetinin bu tutumu karşısında bölücü örgüt güç kazanmış ve kendini siyasi bir taraf kabul ettirmiştir. Doğu ve Güneydoğu illerinin bir kısmında yol kesmiş, hendek kazmış, kimlik kontrolü yapmış, kendi savcı ve hakimini atamaya başlamış, bazı il ve ilçelerde özerklik ilan etmeye kalkışılmıştır. Bütün bunlar olurken devletin güvenlik kuvvetlerine müdahale etmeyeceksin talimatı verilmiş ve bunun adına da barış süreci denilmiştir. Ne yazık ki daha iki gün önce şehit edilen polis memuru kardeşimizin cebinden çıkan vasiyeti sözün bittiğini, güvenlik güçlerinin devleti yönetenlere güvenmediğini, kahpe pusulara düşürüleceği günü beklediğini, cenaze töreninde devlet temsilcilerini istemediğini göstermektedir. Bunun tek sorumlusu 13 yıldır ülkeyi bu hale getiren AKP değil mi? Ülkemizin terör sorunundan başka bir yığın sorunu vardır. Adalet ve Kalkınma Partisi 12 yıl içerisinde adeta Aldatma ve Kandırma Partisi durumuna düşmüştür. Adalet yok edilmiş, hukuk çiğnenmiş, yolsuzluk hırsızlık ve rüşvet aleni işlenir olmuştur. 12 yıldır kurdukları “para yeme” düzenini “paralel yapı” safsataları ile örtmeye çalışmaktadırlar. Bugün adeta AKP hükümetine muhalefet eden eleştiren veya kendilerinin yolsuzluklarını ortaya çıkaranlar hain ilan edilmekte, çeşitli yollardan tehdit edilmekte ve çeşitli iftiralarla soruşturmalar açılmaktadır. Adalet, hukukun üstünlüğü rafa kaldırılmış ve vatandaşımızın yargıya, hukuka güveni kalmamıştır. Gelir dağılımı bozulmuş, orta ölçekli işletmeler fakirleşmiş, batmış veya küçük işletme durumuna düşmüş, küçük işletmeler yok olmaya yüz tutmuş, yoksullar açlık sınırının altına ezilmiştir. Zenginler gelir dağılımdan aslan payını alarak daha çok zenginleşmiştir. Tarım ve hayvancılık, köylümüz, esnafımız, sanatkarımız, işçimiz, memurumuz, emeklimiz, küçük ölçekli işletmelerimiz fakirleştikçe fakirleşmiş, borç batağında yok olmak durumundadır. Sosyal devlet ilkesi adeta unutturulmuş ve yok olmuştur. Milletimizin sahip olduğu güzel hasletler, dini ve milli değerler üzerinden siyaset yapılmış, suni gündemler oluşturularak gerçekler gizlenmiş ve sahip oldukları havuz medyası ile toplum üzerinde algı operasyonları, siyaset mühendisliği yapılmıştır. Her aklı başında ve sağduyulu insanımız ülkemizin kötü ve karanlık günlerden geçtiğini bariz olarak görmektedir. Türkiye nefes almakta zorlanmaktadır. Demokrasi tökezlerken, milli irade kundaklanmaktadır. Bölücü terör örgütünün hain ve alçak eylemleri ülkemizi kana bulamaktadır. Türk milleti yaslıdır ve şehitlerine ağlamaktadır. Anaların yüreği evlat acısıyla kavrulmaktadır. Al bayrağa sarılı şehit tabutları her gün omuzlarda son yolculuklarına uğurlanmaktadır. Türk milleti PKK’yla kurulan pazarlık masalarının acı verici sonuçlarına katlanmaktadır. Kırılan kardeşliğimizdir. Kanayan huzurumuzdur. Karartılan geleceğimizdir. Kurban seçilen varlığımız, birliğimiz ve esenliğimizdir. Güvenliğimiz budanırken, birlikte yaşama hissiyatımız hançerlenmektedir. Manzara iç açıcı değildir. Gelişmelerin seyir ve istikameti kaosa doğru mesafe almaktadır. Buraya kadar izah etmeye çalıştıklarım olumsuzlukların çok az bir kısmıdır. Şu talihsizliğe bakınız ki, böylesi bir dönemde ülkemiz yeniden bir seçim atmosferine girmiştir. İnşallah seçim sürecinde mahalle mahalle, köy köy gezerek milletimizi aydınlatacağız. Türk milleti çaresiz değildir, Çare Milliyetçi Hareket Partisinin iktidarıdır. Bütün bu olup bitenlerin şuurunda olan Milliyetçi Hareket Partisi ve onun ülkücü kadroları vardır. Milliyetçi hareket aslını ve neslini inkar etmeyen, sözünün eri kadroları ile Türkiye’yi şaha kaldıracaktır. Milliyetçi Hareket Partisi hakkı, hukuku, adaleti sağlayacak, sosyal devlet düzenini kuracak, milletin yüzünü güldürecektir. Açıkça bildirmek isterim ki meşru zeminde bu hükümete dur demek her vatansever Türk'ün birinci görevi olmalıdır. Nasıl ki; ANAP, AP ve DYP gibi partiler tarihin derinliklerine gömüldüyse AKP de tarihin derinliklerine gömülecektir. Ülkemizin ve Kırşehir’in bu kuşatılmışlığını kırmak için her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımız vardır. Bütün farklılıkları, küskünlükleri, şahsi hesapları bir kenara bırakarak kaderimize ve geleceğimize sahip çıkmalıyız. Güç birliği yapmalıyız. Kırşehir’imizin Bütün sorunlarını biliyorum ve bu sorunları elimden geldiği kadar çözmeye talibim. Kırşehir’in makus talihi, beyin ve sermaye göçünü tersine döndürmeye talibim. Milli kimliğimizi sahiplenmeye ve hizmete talibim. Kısır bir çekişmeye değil uzlaşmaya talibim. Ayrılıkçılığa değil bütünleşmeye talibim.

Vekillik görevini sadece temsil makamı olarak görmekten öte, proje üreten, sorun çözen, elini taşın altına koyan, cesaret ve vakarını halkın iradesinden yana ortaya koyan bir vekil anlayışı ile çalışmak düsturumuz olacaktır. Aday adaylığımın Büyük Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti için, sonra Partimiz, Kırşehir’imiz ve şahsımız için hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Bu zorlu süreçte Ahiler Diyarı KIRŞEHİRLİ kardeşlerimizin vatana ve millete hizmet için çıktığımız yolda bizi yalnız bırakmayacaklarına inanıyorum. Kırşehir’imizi ve Türkiye’yi daha ileriye taşımak için desteğinize ve dualarınıza talibim. Programımıza katıldığınız için hepinizi sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun. “SEFERİMİZ ZAFER OLSUN” 05 Eylül 2015" diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.