Yükselen ülke Türkiye…

Kırşehir Milletvekili ve Genel Başkan Danışmanı Abdullah Çalışkan, yaptığı yazılı açıklama ile Türkiye ekonomisinin geldiği son durum hakkında bilgi verdi.

Yükselen ülke Türkiye…

Kırşehir Milletvekili ve Genel Başkan Danışmanı Abdullah Çalışkan, yaptığı yazılı açıklama ile Türkiye ekonomisinin geldiği son durum hakkında bilgi verdi.

 Kırşehir Milletvekili ve Genel Başkan Danışmanı Abdullah Çalışkan, dünya ekonomisiyle ilgili en önemli sorunun kamu borç stokunun yükselmeye devam etmesi olduğunu söyledi. Çoğu ülkelerin mali politikalar konusunda çalışmalar yapmasına ve önlemler almasına rağmen ülkelerdeki borç oranlarının durmadığı hala yükselmeye devam ettiğinden bahseden Çalışkan, öyle ki kamu borç stokunun gelişmiş ülkelerde GSYH’ye oranının yüzde olarak 2. Dünya Savaşı seviyelerine ulaştığını vurguladı.

Krizin en önemli sonucunun işsizlik oranın hızla artması olduğunu hele de gençlerdeki işsizliğin tüm ülkelerde çok vahim seviyelere ulaştığını aktaran Çalışkan, genç nüfusta işsizlik oranı verilerine göre Avrupa ortalaması yüzde 24 iken Türkiye’de bu oranın yüzde 16,9 olduğunu bildirdi. Bu oransal düşüşün büyümeyle sağlandığını ve bu büyümenin de temelinde güven ve istikrar ortamının olduğunu kaydetti.

' 8.5 YILDA HER ALANDA BÜYÜME İLERLEME OLDU '

Çalışkan, açıklamasında Türkiye’nin nerden nereye geldiğini, son 8,5 yılda her alanda büyük ilerlemeler kaydettiğini, dış politikadaki duruşuyla çok itibarlı bir ülke olduğunu, temel hak ve özgürlükler konusunda yaptığı düzenlemeler ve ekonomisindeki hızlı büyümeyle dünyada başarıyla anılan herkesin imrendiği dikkat çeken bir ülke haline geldiğini belirtti.

Geçmişte batan bankaların Türkiye’nin geleceğinden çaldığını söyleyen Çalışkan, 2001 krizi nedeniyle ihraç edilen senetler için yapılan anapara ve faiz ödemelerinin tutarının 146,8 milyar TL olduğu, net bugünkü değerinin ise 458,6 milyar TL’ye ulaştığını bildirdi.

AK Parti iktidarından önceki 3 buçuk yıllık MHP iktidarı dönemine de değinen Çalışkan, verilere göre Mayıs 1999’da 28,9 milyar TL olan merkezi yönetim toplam borcunun Ekim 2002’de 235,8 milyar TL’ye çıktığını, bu sürede iç borcun 16 milyar TL’den 144,2 milyar TL’ye, dış borcun da 12,9 milyar TL’den 91,6 milyar TL’ye yükseldiğini açıkladı.

' AK PARTİ HÜKÜMETİ, EKONOMİNİN TEMELLERİNİ SAĞLAMLAŞTIRDI '

Çalışkan, küresel kriz öncesinde alınan tedbirler ve ekonominin temellerini güçlendirmeye yönelik hayata geçirilen uygulamaların son derece önemli olduğu vurgularken AK Parti Hükümeti olarak tek haneli enflasyon, mali disiplin, bankacılık, sağlık ve sosyal güvenlik alanlarında reformlar yaptıklarını, bunların sonucunda da ekonominin temellerinin sağlamlaştığını belirtti.

Çalışkan, 2009 krizinin Türkiye üzerindeki etkilerinin sınırlı kaldığını ifade ederken, bu başarıyı hem güçlü kamu maliyesi hem de güçlü bankacılık sistemiyle krize girmelerine bağladı. Ayrıca Türkiye’nin krizden başarıyla çıkmasında hükümet olarak; tutulamayacak sözlerin verilmediğini, verilen sözün arkasında durulduğunu, programlar açıklanıp, açıklanan programların uygulandığını, zor da olsa doğru olanı savunarak gerçekleştirildiğini ifade etti.

TÜİK verilerine dayanarak Türkiye’de istihdamın sürekli artış gösterdiğini aktaran Çalışkan, 2009-2013 tarihleri arasında 4,7 milyon istihdam artışının olduğunu, bu istihdamda ilk defa kadınların sayısının yüzde 49,5 oranla neredeyse erkeklerin sayısına eşit olduğunu belirtti. Kadınların artan bu istihdam oranında, büyümenin ve daha yüksek gelir düzeyine ulaşmış bir ülke olmanın etkisinin olduğu ancak kadın istihdamıyla ilgili alınan tedbirlerinde kuşkusuz etkili olduğunu aktardı.

' TÜRKİYE'NİN İHRACAAT RAKAMLARI ARTTI '

Çalışkan, TÜİK verilerine göre Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında gelir dağılımı en hızlı düzelen ülke olduğuna dikkat çekerek, yoksullukla mücadelede güzel sonuçlar alındığını kaydetti. 2002’de yoksullukla mücadelede toplam nüfusa oran yüzde 30,3 iken 2011’de bu yüzde 2,79’a indiğini açıklayan Çalışkan, cari açık ise 2011’de milli gelirimize oranı yüzde 9,7 gibi tarihi yüksek bir seviyedeyken 2012’de uygulanan yeniden dengeleme politikasıyla geçen yılı yüzde 6 ile kapattığını ifade etti.

Çalışkan, Türkiye ihracatına dair veriler 2002’de 36,1 milyar dolar iken sürekli bir artış göstererek 2012 yılında 152,6 milyar dolara, merkez bankası döviz rezervleri ise 2002 Ocak ayında 19,2 milyar dolar iken 2013 Ocak ayında 135,2 milyar dolara yükseldiği açıkladı.

Enflasyon oranlarından da bahsedilen açıklamada 1993-2002 yılları arasında ortalama enflasyonun yüzde 70,4 seviyelerinden tarihi bir düşüş yaşayarak 6,16 seviyelerine kadar indiği aktarıldı. Ayrıca enflasyon için gerçekçi görünen 2013 sonu tahmini yüzde 5,3’ün tutturulması durumunda son 45 yılın en düşük rakamı olacağı bildirildi.

' BORÇ AZALDI '

AB tanımlı kamu borç stokunun 3 yıllık kriz döneminde 10 puan düştüğü, bu gelişmeyle kamu borç stokunun 2012 yılı itibariyle yüzde 36,1’e indiği, bu rakamın da Avrupa’nın en düşük oranlarından biri olduğu belirtildi.

2002’ye bakıldığında Türkiye’nin net borcunun 3’te 2’sinin dış borç olduğunu belirten Çalışkan, ancak 2012 sonuna bakıldığında Türkiye’nin tarihinde ilk defa artık kamunun net dış borcunun olmadığı üstelik net dış varlığının olduğu, bu varlığında 25,9 milyar dolar olduğunu bildirdi.

IMF ile ilişkilere de değinen Çalışkan, ilk stand by’ı 1961’de yapılarak hayatımıza giren IMF’nin 14 Mayıs itibariyle en son taksitin de ödendiğini ve böylece borcumuzun sıfırlandığını aktardı. Artık Türkiye’nin IMF’den borç alan değil, borç veren ülke konumuna geldiği belirten Çalışkan, ayrıca IMF’ye 5 milyar dolarlık bir taahhütte bulunulduğu da hatırlattı.

Merkez Bankası politika faizinin, gelişmekte olan G20 ülkeleri içerisinde en düşük oranlardan birine karşılık geldiğinden bahseden Çalışkan, Türk kâğıtlarına ilgi gösterilmesi sonucunda gösterge tahvil faizinin yüzde 5,09’a düştüğünü bunun da Hazine tarihindeki en düşük oranlar olduğunu aktardı. Borsa İstanbul’un ise her gün bir rekor kırdığına da değinen Çalışkan, borsa arttıkça Türkiye’ye güvenin ve Türkiye’nin değerinin de artacağını ifade etti.

Açıklamasının sonlarında 2013-2015 Dönemi Orta Vadeli Program’ın temel öncelikleri hakkında da bilgi veren Çalışkan, söz konusu programla “ekonomik büyümeyi potansiyel seviyesine çıkartmanın, istihdamı artırmanın, enflasyonla mücadeleye devam etmenin, cari işlemler açığındaki düşüş eğilimini sürdürmenin ve yurtiçi tasarrufları artırmanın” hedeflendiğini belirtti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer TAPANOĞLU - 6 yıl önce
bu yüzden mi mucura bağlı köylerin sokak lambalarını tasaarruf amacıyla söküp karanlıkta bıraktınız... dalakçılılar