Rektör’e eğip bükmeden…(2)


Mustafa BAĞ

Mustafa BAĞ

Okunma 31 Ocak 2015, 13:55

 Rektör’e eğip bükmeden…(2)


Ben Rektörü kutlamam gerekir. Kendisine bağlı birkaç kişi oluşturmuş. Yazdıklarıma gelen yorumları okuyor musun? Gerçekler yanına aldıklarından çok daha fazla.
Unutma ki batan gemiyi önce fareler terk eder çünkü senin gemi su almaya başladı. Tayfalarında, ikinci kaptanında tüyme telaşında. Birisi diyor ki; rektör yeniden seçilecek ve atanacak. Sen özür dileyecek misin? İlk cevabım ‘sen müneccimisin be adam.’ İkinci cevabım… Rektör yeniden seçilse. Siyaseten atansa, Ağzıyla kuş tutsa ondan asla özür dilemem. Benim bu adama karşı ne gebeliğim, nede borcum var. Göreceksiniz ben bu adamın bileğini bükeceğim. Bükemezsem bile ettiğim her lakırdının da arakasındayım. Ben bu kişiye iftira etmiyorum. Uygulama ve çalışmalardaki bana yansıyan olayları kamuyla paylaşıyorum. Ben kahve köşelerinde pineklemiyor topluma hizmet için karşılık gözetmeksizin hizmet ediyorum. Ben ediyorsam. O kişide işi gereği aldığı paranın karşılığı bu kente bu şehrin insanına hizmet etme borcu var. Bunun içindir ki; ben asla kimseden özür dilemem.
Bir başka sorusu da eski rektörü aradığım ile ilgili. Buna cevabım ‘saçmalığın daniskası.’ Ben onursuz değilim. Kimseye kuyruk sallamam. Hiç kimsenin de çanağından beslenmem. Eski Rektör Salman’ı asla aramam. Hak ihlali yapmış birçok suçtan mahkûm olmuş bir kişinin benim için asla bir artısı olamaz. Yapmışsa görevini yapmıştır. Aksini söyleyerek tükürdüğümü asla yalamam. Bana hakaret ve iftira etmiş. Yalancı tanıklarla beni, mahkûm ettirmeye çalışmış bir adam bugün o yalan ve iftiranın hesabını yargı önünde kendi veriyor. Benim düzenbaz ve düzenbazlarla asla işim olmaz.
Akademik personelde kadrolaşma süreci seçim gününe kadar dayanacak. Kanatlılar, Koyuncular ve Solucan bilimcileri dayanışması tamamlanmış. Çatlak sesler, lehimlenerek ya da tehditlerle, mutsuzlar mutlu edilmek için promosyonlu hediyelerle yumuşatılarak sadakat ölçekleri deneniyormuş. Birde büyük abinin nasihatlerini dinleyenler grubu? Vay anasına be! Bilim adamlığının geldiği noktaya bir bakın. Üniversite değil sanki bir siyaset arenası. Oysa Dünya’da “Bilim Adamlığı” en saygın meslek. Sizler bu saygınlığın içine bu basiretsizliğinizle ettiniz. Bizdeki saygınlık çıkar odaklı ortaklı dayanışma. Kişisel çıkar ve yiyin efendiler. Yiyin, yiyin. Nasılsa devletin malını yiyorsunuz. Yani benim, yani diğerlerinin, yani vasılın, yoksulun malı.
Oy verecek olan akademisyenler iyi biliyorum ki bir kısmınızın sadakat borcu var. Zira sadakatiniz göbeğinizden bağlılığınız. Bir kısmınızın lütuf diğer bir kısmınızın yiyen ağız utanır babından beslenme borcu var. Bu adama eliniz mecbur oy vereceksiniz. Ne vicdan ölçeği yapacaksınız. Nede ahlak. Liyakat zaten ayaklar altında. Sizler için kriterin önemi yok. Yükselmenin yolu kuyruk sapıtması.
Ben mevcut adamın kriterlerini yazıyorum. Sizler benden iyi tanıyorsunuz. Kriterlerine bakıp kritiğinizi öyle yapın. Size bir oy için sunulan rüşveti mutlaka geri çevirmeyin alın. Nasılsa beleş. Nasılsa alın teri yok. Nasılsa bu milletin kesesinden sizlerin kesesine akacak. Sizden öncekilerde sizler gibiydiler. Sanki hiç gitmeyecek gibiydiler. Tası tarağı toplayıp gittiler. İzleri bile kalmadı. Sadece adları kaldı. “Yolsuzluğun efendileri.”
O gün gelecek ve 1460 günlük aşk 2 saat içinde aşk son bulacak… Belki de bu adamla birlikte koro halinde yenildik ama ayaktayız diye birkaç gün züğürt tesellisiyle tası tarağı toplama hazırlığına başlayacaksınız ve buralardan gideceksiniz.
Akademik personele yönelik kıyım yaptığınızı sağır sultan biliyor. Ya idari personele yönelik neler yaptığını bilmiyor musunuz? Rektör, Rektör olmadan en yakınında olan ve kendilerinin Rektör seçilmesi için çırpınan kişiyi Rektör olunca şüpheli gözüyle görüp uzaklaştırdı. Unutulmamalı ki; Şüpheyle yaşayan, şüpheyle ölür.
Neler kimlere özel olarak hangi kadrolarla ihsas edilerek kıyak hale getirilmiş. Neyin karşılığı olarak ödüllendirilmiş? Okudukça hayrete düşeceksiniz. Canım devletim seni kimler yönetiyor? Kimlerin elinde kaldın. Sürüye kurt dadanmış çobanın haberi yok. Bunları bu yazıda okuyacaksınız ancak Rektör’ün faaliyetlerinden benim kanıma dokunan bir icraatına yönelik birkaç soruyu sorup yorumlarıma devam edeceğim.
Rektör efendi sana açık seçik adam gibi birkaç soru.
Bir: Sen Fakülte binalarının girişlerinde takılı levhalarındaki T.C. harflerini levhaları yenileme bahanesiyle niçin kaldırttın? İki: Ekmeğini yiyip, suyunu içip, beslendiğin bu ülkenin adı ne? Senin kimliğinde hangi ülkenin vatandaşlığı yazıyor? Üç: T.C. (Türkiye Cumhuriyeti) Seni neden rahatsız ediyor? Dört: Sen hangi ülke üniversitesinin Rektörüsün? Son soru Sana T.C harflerini kaldırmak için bu emri kim verdi? Yoksa kendi kafana göre mi kaldırdın?
Bana; bu sorularımı daha da ağırlaştırmadan anlaşılır, açıklayıcı ve inandırıcı gerekçeleriyle lütfen bilgi verir misiniz? Sizin olumsuzluklardan haberiniz olmadığı gibi bir direnişiniz var. Bu levhalardan haberim yok derseniz? O zaman size… Sizin orada işiniz ne diye soracağım. Bu aymazlığın hesabını sen o koltuktan kalkmadan bu halka verdirtmezsem namerdim. Bu ülkenin adı “Türkiye Cumhuriyeti.” Bu kelamı silmeye kimsenin. Hele, hele senin gücün asla yetmez. Bu soruyu be şehrin milletvekilleri de sana soracaktır. Niçin ve Nedenlerini evelemeden, gevelemeden açıklayabilirsin.
Rektör bey: Sayıştay raporlarını rafa kaldırıp kamuya herhangi bir açıklama yapmadın. Bu suçun faillerine veya ihmalkârlarına ya da dalgınlarına. Velhasıl kılıfçılara nasıl bir ceza verdiniz. Ya da hesap sordunuz?
Zatıâlinize AEÜ tarafından tahsis edilmiş Lojmanın kirası ne kadar? Bu para hangi fasıldan ödeniyor. Yıllık bütçe yaparken bu binanın, Kira, Onarım, Yakıt, Elektrik, Su, Mefruşat, Güvenlikçi, Aşçı, Hizmetli; ayrıca Eşinize ve Çocuğunuza Promosyon yoluyla bir banka tarafından kiralandığı iddia edilen otomobillerin yakıt ve sürücü giderlerini nasıl hangi kalem üzerinden belirliyor ve ödüyorsunuz?
Böyle fahiş fiyata kiraladığınız lojman için YÖK izin verdimi. Yasal mı? Bugüne kadar ödediğiniz kira ile yerleşke içine pek âlâ bir lojman yaptırabilirdiniz. Hem de en lüksünden doğrumu?
Ben sizin önünde yanıp sönen fırıldaklı lambaya çok takıyorum. Bu aracın aylık yakıt gideri. Şoförün maaşı ve zatıâlinizin koruması. Allah aşkına sen bu şehre kaça mal oluyorsun? Senin bu şehre bu kadar maliyetin var ama bir parmak katkın neden yok sorusuna verebilecek cevabın var mı?
AEÜ Araştırma Hastanesince “Bilimsel Araştırma” gerekçesiyle Üniversiteye verilen 5 milyon Türk Lirasını (5 Trilyon… İyi Para beeeee. Bozdur, bozdur bitmez.) hangi araştırmalarda kullandınız. Bilimsel araştırmalarda ilk elliye girememiş üniversitenin rektörü bana ne anlatacak ki? Taş kırma ünitesinin firmasını dahi yazmadınız. İhale ettiğiniz firmayı niçin bir sır gibi saklıyorsunuz? Kaç liracığa aldınız? Kullandığınız para bu milletin parası. Ben sizin cebinizden çıkanı tartışmıyorum.
Bay Rektör Cumhurbaşkanının arkasında poz vermeyle yeniden Rektörlük olurum hayalleri kurma. Hüsrana uğrarsın. Şirinlik sana pek yakışmamış. Fotoğrafta çakma gibi duruyorsun be… Unutma ki; onca şaibe seni çokta şirin göstermeyecektir. Seni Cumhurbaşkanı hatırlamayacak bile. Önüne konan dosyalar ve sana siyaseten kefil olacak olan vekillerin referansı. Kimse aklını peynir ekmekle yemedi!
Terfi ettirdiğiniz. Maaşı 500 TL’cik zamlanmış idari personelinizle aranızda sıkı bir bağdan bahsediyorlar. Devlet bizlerin maaşına %3 zam yapsın. 45 lira alalım. Ulan ne ballı üniversiteymiş zatı muhteremin maaşına 500 Liracık zam. Vay anasına beeeeeeeeeeeeeeeeeee. Ben üç adet yüksek okulu boşuna bitirmişim. Kendime çok kızıyorum. Keşke hiç okumasaydım. Sivas’ın Kangal ilçesine gidip deve çobanlığı yapsaydım. Arada bir deveyi de ben götürürdüm. En azından Kangal’da deveyi hamutuyla götürmüş lakırdısıyla meşhur olurdum.
Bundan sonra o terfi eden memurun maceraları ve aranızdaki ilişkiler gelecek bu beyaz cama… Salmanın kara kaplı defteri vardı. Çalıştırdığı eş dost ve ahbaplara dağıttığı paralar yazılıydı. Bu defterde sadece senin adın var. Oku, oku bitmez.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
acaba - 7 yıl önce
bunlardan yök ve kırşehir milletvekillerinin haberi yokmu yoksa ortaklarmı???????????
Avatar
cüneyt - 7 yıl önce
helal sana mustafa abi. memleketin yiğit kalemi, kalemin ve ellerin dert görmesin.bu memleket yıllardır sahipsiz, diğer yerlerde olanlarıda yaz.
Avatar
cüneyt - 7 yıl önce @acaba
haberleri yok çünkü uykudalar.
Avatar
cüneyt - 7 yıl önce
yazarımızın yazılarını fırsat buldukça okumaya çalışıyorum ve bakıyorum şirin kırşehir halkı sadece bakıyor bu memleketin hiç mi sahipleri yok, bu kadarmı duygusuz ve duyarsız olabliiyorlar. inanın insanın memleketi terk edeceği geliyor.mustafa abi sizi yolda görürsem tebriklerimi sunacağım.
Avatar
şirin kırşehir - 7 yıl önce
vah vaaaah benim memleketim ne hallerde. yıllardır sahipsiz. sanıyorum memleketin yöneticileri yazılanları hiç okumuyorlar yada memleketten bi haber. böyle gelmiş böyle gidiyor dostlara selam olsun. mustafa bey elerin dertt görmesin .
Avatar
aşıkpaşalı - 7 yıl önce
kırşehir halkı hiç okumuyor sadece bakıyor. su akar kırşehir bakar.selamlar.
Avatar
baskanim - 7 yıl önce
Benim tek umudum yasar baskanim ama ondan da hic ses yok emin olun üniversite deki basarisizliklar belediyenin calismalarinida etkiliyor çünkü kurumlar bir bütündür