Şair


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 09 Aralık 2014, 13:46

Şair

Şair, gerek Yaradan’a,gerek insana,gerek tabiata ve olaylara daha farklı ,duyarlı,sezinleyerek,hissederek  ve derinlikli bir açıdan resmedendir.Kelimeleri ve kütükten kafaları yontup,nesrin kalabalığından sıyrılıp ses ve ritme dönüştürüp kurulan yapıda şiir oluşturandır.

Şair,hayatı ifade eden sanat kolunun mimarı, hayal ile gerçek arasında ince bir yerde duran Anka Kuşudur.
Bu müstesna özelliğin sonucu olarak şair ,en etkili ve dolaysız ifade biçimi olarak,ahenkli ve anlam yüklü mısralarla duygu ve düşünceleri dile getiren kişi diye  nitelendirilir.

Şair şiiri,arı balı üretir.Saf olursa ikisinin de tadına doyum olmaz.Şiir sanatı,eksiklikleri güzelliklere çeviren ve düz yazıya çevrilmeyen tılsımlı ve estetik özelliği  taşıyan kısa, soylu-coşkun  sözlerin armonisidir.
Şiire her bakan farklı göz numaralarından görür ve kendine göre yorumlar. Şiir olmayan yerde insan ve tabiat sevgisi eksik olur kanımca.

Şairler olmasa,Yaradan’a ulaşmak için diller yetersiz, sevgili hissiz,kanlarımız ve canlarımızla yurt yaptığımız toprak vatanlaşmamış,yürekler kıpırdayıp çarpıyor olmazdı belki.Ne kara tren,ne telgrafın teli,ne mektup,ne turnalar,ne bülbüller,ne güller ve çimenler bize bu kadar yakın olur,halimizden anlardı.
Şairlik doğuştandır.Ancak bu olgu  irsi de olsa şair,kimseye benzemez.Türk Milleti,şair ruhludur.Roman ve hikâyemizden çok şiirlerimizle tanınırız.Tarihimizde Dede Korkut Destanı şiir,Göktürklerin Orhun Kitabelerindeki dili,şiirseldir.

Şairlikte babadan evlada geçiş çok azdır.Türk Dünyasının ünlülerinden Ahmet Yesevi’nin , Yunus Emre’nin,Mevlana’nın ,Aşık Paşa’nın,Karacaoğlan’ın,Dadaloğlu’nun -yolunda olanlar var -ama evlatlarının  şair olduğuna dair bilgi yok elimizde.

Başka İslam ülkelerinde olmadığını bildiğimiz Mevlit geleneği,Süleyman Çelebi’nin şiiriyle ülkemizde şiirin,inancımıza nasıl dua gibi tesir ettiğini ve gelenekleştiğini görmekteyiz.Şiirsiz ve onunla birlikte duasız ölmüşlerimizi nasıl anarız !.

Sevinç ve hüznümüzü yansıtan şarkıda,türküde,ağıtta ve ilahide   şairlerin şiirleri güftedir.
Dünya edebiyatında Dante,Thomas More,Goethe,Hugo,Whitman,İmru’l Kays,Firdevsi,İkbal gibi ünlü şairler sayılabilir.

Son dönemin en ünlü şairlerinden şiiri,  Anayasa’mıza  giren  Mehmet Akif’in ve Tevfik Fikret’in,Necip Fazıl’ın,Aşık Veysel’in  evlatları şair değildir.Daha çok eğitimci olarak tanıdığımız şair Hasan Ali Yücel’in oğlu Can Yücel,babasını gölgede bırakmıştır.Vatan Şairi Namık Kemal’in oğlu Ekrem Bolayır da babasının gölgesinde kalmıştır.

Şair ve söz üstadı Süleyman Nazif,Mehmet Akif için, “Demek ki Allah’ın şehitleri olduğu gibi şairleri de var.” Demektedir.Ama Akif kendisi için, “ Sessiz yaşadım,kim beni nereden bilecektir ? “ derken, bir başka söyleyişinde toprak misali tevazu sahibidir. “Zaman geçer nice bin inkılâp olur zahir / Fakat bu şair-i pejmürde hep o Akif’tir.”

Yahya Kemal’in evladı şiirleridir. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” Beytinde olduğu  gibi Atasözü sanılan,  şiirlerin sahibi Ziya Paşa’nın,Bayrak Şairi Arif Nihat Asya’nın  da arkasında bıraktığı şair evladı yoktur.Saz ve söz üstadı Mahzuni Şerif’in saz çalan evladı varsa da babasından miras sözü, şiir olanı yok
Şairliği,peygamber mesleği olarak nitelendirenler de vardır.Şiir,sözün zekatıdır,darası alınmış,net manevi yüklemedir.

Tarih ve kültür şehri ilimizde tarihi şahsiyetler dışında âşık ve şair çoksa da, “Göl yerinde su eksik olmaz.” Derler;son bir asırda Aşık Said’in oğlu Seyfullah Değirmenci, tanıma fırsatı bulduğumuz Muharrem Ertaş’ın oğlu Neşet Ertaş geleneği devam ettirmişlerdir.

Memleket Hasreti şiirinde yad ettiğimiz Şemsi Yastıman’ın evlatlarından şiir yazanını göremedik.Aşık Boyacı olarak bilinen Hüseyin Canıtez’in ‘Vatan ve Türklük’ duygusu hep aklımızda ama,devam ettiren evlatlarına rastlamadık.

Şair ve şiirden söz edildiğinde iki zirve şahsiyeti geçmek olmazdı.Şiirlerindeki inanç ve sevgiyle alfabemizdeki “Elif gibi “ zarif yari gören Karacaoğlan ile ülkesinin yedi düvelin saldırısı karşısında  ercesine ‘sıra dağlar gibi ‘ duran Mehmetçiği, “Bedrin Aslanları ancak ,bu kadar şanlı idi.” Benzetişindeki ustalığın vatanlaştığı şiiri ,Mehmet Akif gibi şairler söyleyebilirdi ancak.

Şair,kelimesi Arapça olup,şiir yazan demektir.Doğa üstü güçlere sahip,meczup ve kahin gibi anlamlar da yüklenmiştir.Ozan ve aşık aynı manadadır.Ozan,dilimizde ‘şair’ anlamında kullanılan eski bir sözdür.Hece vezni ile şiir yazan ve söyleyen şairlere ‘aşık’ (ozan) denir.Saz ile söyleyen şairlere saz şairi,sazsız söyleyen şairlere de halk şairi denir.

Şair olmak zor iştir.Şair,şiir yazmadan önce kendisiyle konuşup,konuştuğunu- irmikten geçirip süzdükten sonra- serbestçe şiirleştirendir.Şairde sevgi sebil,nifak ve kin kıttır.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bilal ışıklı - 7 yıl önce
şairi çok güzel anlatmışsınız kaleminize sağlık.birde kırşehir yöresi yaşayan ve yaşamayan şairlere belediyemiz valiliğimiz kültür müdürümüz el atabilse.ahi üniversitemiz bu konuları tez olarak isleyebilse .saygılarımla.aşık bilali.
Avatar
bilal ışıklı - 7 yıl önce
şairi çok güzel anlatmışsınız kaleminize sağlık.birde kırşehir yöresi yaşayan ve yaşamayan şairlere belediyemiz valiliğimiz kültür müdürümüz el atabilse.ahi üniversitemiz bu konuları tez olarak isleyebilse .saygılarımla.aşık bilali.
Avatar
Ahmet DULKADİROĞLU - 7 yıl önce
bilal bey,teşekkür ederim.okuyan bilir,görür.yazmak ve tespit bizden belirttiğiniz gibi değerlendirmek kültüre gönül verenlere aittir.