Siyasetçi, koltuk desteğini bu adamdan çek!


Mustafa BAĞ

Mustafa BAĞ

Okunma 18 Haziran 2014, 10:29

Biz bu filmi çok değil 4 yıl öncede izlemiştik. Düştüğü zor durumu kaleme döken zamanın Mucur Meslek Yüksek Okul Müdürü Profesör Dr. Sebatı Kudret Saylam o günlerde mağdurları oynuyor. Kırşehirlilikten dem vuruyor. Sahipsizlikten yalnızlıktan ötelenmekten dert yanıyor. “Ben Kırşehirliyim. Kırşehirli olduğum için benimle uğraşıyorlar.” Diyerek feryat ettiği süreçte MYO Müdürlüğünden istifa ediyordu. Onlarca yoruma açık olan bu dilekçe basına düştü. Köşe yazılarıyla yaygınlaştı taraftar topladı. Siyasi kimliklerin dikkatini çekti. Oysa bu dilekçe yoruma açık. Kıyas yapmaya uygun. Öncelikle ben kendilerine inandığım için dilekçeye bakmak istediğim pencereden bakarak yorum ürettim. Anladım ki; yanlışa bir köşe yazarı olarak alet olmuşum. Benimle görüşmek için araya koyduğu aracılara inanmışım.

Bu şehri bilim kenti yapıp farkındalık yaratacağım, koşulsuz hizmet edeceğim  diyen bu adama siyasiler destek verdi. Çalışma arkadaşları destek verdi. Yerel basın destek verdi. Köşe yazarı olarak yanında oldum. Başladığı günün arifesinde Üniversite açılış dönemiyle başlayan skandallar ve ardından ortaya dökülen o kadar çok şaibe ve olumsuzluklar… Kırşehir bilim kenti olma yolunda ikinci kez tökezledi. Ben Kırşehirliyim diyerek yola çıkan bir kişi bu şehri de, kimliğini de bizleri de kullandı. Hem perhiz yaptı. Hem de turşu tüketti.

Önce Kırşehirli bilim adamlarını tasfiye etti. AEÜ öncelikle nitelikli Bilim adamı kıyımı yapıldı. Profesörlerin durumu bir doçentin iki dudağına teslim edildi.   Bu kıyım için kulp hazırlandı. Diğerinin yaptığını bu adamda aynısıyla uygulamaya soktu. O Abbas’tan, bu Abbas’ın farklı olmadığını ikinci yılda anladık. Kaybeden yine Kırşehir oldu. Yalan beyanlara gebe olan Üniversite, bu beyanlarla Kırşehir kamuoyunu oyaladı. Hat da kandırdı.

Sizin işiniz bilim. Sizin işiniz bu kentin içine edip parasını toplayıp gidecek müteahhitlere kapı aralamak değil. Bir kentli olarak bu kentin içine eden, bu kente faydası olmayan bir Üniversiteye karşıyım. Bu kentin işi üniversitenin kanalizasyon atığını taşımak olmamalı. Bu kente. Bu kentin esnafına. Bu kentin bütüncül kalkınmasına desteği olmayan üniversitenin bu şehre bir lise kadar katkısı yok diyorsam doğru. Liseler Kırşehir’i Eğitimde marka şehir yaptı. Ya Üniversite! Şaibeleriyle kendisini Türkiye gündeminde bir numaraya oturttu.  Bir yılda üniversitenin giriş kapısını üç yıl levhasını takamayan basiretsizler ortaya çıkıp neyi savunabilir? Yaptıkları bir icraatları var. Döner sermayeden aylık olarak aldıkları 22 asgari ücrete eşit pay. 2013 yılında Tıp Fakültesi tamamlanıyordu? Ne oldu? Adı var Dekanı var. Yeri yok. Öğrencisi yok. Döner sermayeden pay var. Lüks şatafat, limitsiz harcama var. 200 bin lira ederi olan bir binaya ayda 2 bin TL üzerinde kira. Her yıl yenilenen mefruşat. Bakıcılar, aşçılar. Kapı önünde koruma. Önünde üç renkli fırıldağı olan makam araçları. Promosyonlar, eş ve çocukları taşıyan saltanat kayıkları. Sizler bu milleti aptal yerine koydunuz. Bu şehri kanalizasyon gibi kullanan hizmet üretmeyen sizler necisiniz?

Bu şehirde Üniversite için hâlâ gayri ahlaki ilişkilerden dem vuruluyorsa siz bu üniversiteye hala boy abdesti aldıramamışsınız. Siz Salmanın Üniversitenin parasını ülife gibi dağıttığı kara kaplı defteri bulup savcılığa teslim ettiniz mi? Hurda demircilerin. Kâğıt satıcılarının akıbeti nedir? Siz bu kente namuslu müteahhitler ayarlama yerine. Önce namussuzları bu üniversiteden niçin temizlemediniz? Sayıştay raporlarına yönelik neden bir tek kelime açıklamanız yok. Mahkemeniz olduğu gün niçin o salona gidip Bağımsız Türk yargıcının karşısına dikilemediniz istirahat alıp mazeret beyan ettiniz. Rahatsızlığınız neydi? Mahkemeye gitmeyişinizin tek engeli onurunuz mu? Mübaşirin mahkeme salonundan koridora çıkıp “Sebati Kudret Saylam” diye bağırması mı zatıâlinizi rahatsız ederdi. Oysa sizi rahatsız etmesi gerekenler olaylar var ki. Onlardan rahatsız olmadınız. Mübaşirin o gür sesimi sizi korkuttu? O gün mü çiğ köfte partisi verdiniz? İstirahatlı ve mahkemenizin olduğu gün sizin açılışlarda kameralara poz verdiğinizi biliyorum. Ben değil bu millet biliyor.

Sana bir tavsiyem var. Daha fazla yıpranma. Dile dolanma ve çek git. Bu üniversiteden giden öğrenciler bir daha geri gelmiyor. Masal anlatmayın. Döner sermayeden pay aldınız. Boşaltılmış doğum hastanesini alıp öğrenci yurdu yapmadınız. Yapamadınız. Kentten uzak içine dönük bir Üniversite yarattınız. AEÜ ile aynı zamanda kurulan BOZOK ve Aksaray Üniversitelerine bir Bakın. AEÜ bir yıl sonra kurulan Nevşehir Üniversitesine bir bakın. Bakın bakalım yüzünüz ne kadar kızaracaktır. Bu şehirden. AEÜ uzaklaştırılan onlarca bilim adamlarından hangisini geri döndürebildiniz. Sizinde mi geçmişlinizde gizli duygular vardı? Bu kini anlamak mümkün değil.

Geçmişte mağdurları oynayan, geçmişin Mucur MYO Müdürü, bugünün rektörü Prof. Dr. Kudret Sebatı Saylam’ın İstifa dilekçesi.

‘Ahi Evran Üniversitesi Mucur Meslek Yüksekokulu’nda17 Eylül 2007 tarihinde göreve başladım ve bugüne kadar Yüksekokulumuzun gelişmesi için tüm gayretimle çalıştım. Görevim süresince, Mucur Meslek Yüksekokulu’nda önemli ilerlemeler gerçekleştirilmiştir. Bölüm sayısı, İkinci Öğretim dâhil, 2’den 10’a, Öğrenci sayısı 320’den 1000’e, Öğretim Elemanı sayısı 0’dan 16’ya, Bilgisayar Labaratuvarı 2’den 5’e çıkmıştır. Yüksekokulumuzda çok sayıda Seminer, Konferans, Panel ve Bilimsel etkinlik gerçekleştirilmiş, Şehirle ve halkla bütünleşme adına sosyal etkinlikler düzenlenmiş, fiziki anlamda da önemli değişiklikler yapılmıştır. Mahalli ve Mülki Yöneticilerle kurulan iyi ilişkiler neticesinde Yüksekokulumuza olumlu katkılar sağlanmıştır.

Mevcut Üniversite yönetimi ile uzun zamandır Yönetim anlayışı noktasında farklı düşünmemize rağmen, Üniversitemizin ve Kırşehir’in zarar görmemesi için şimdiye kadar görevime devam ettim. Fakat son zamanlarda verilen Akademik kadro ilanları ve yapılan atamaların Üniversitemizin gelişmesine katkı sağlamayacağı, aksine gerilemesine neden olacağı düşüncesi oluşmuştur. Çünkü, bu ilan ve atamalarda Üniversitemize bilimsel anlamda katkısı olmayacak (emekli olmuş, bir yıl sonra tekrar yaş haddinden emekli olacak) kişilerin yeniden atanmaları planlanmaktadır. Ayrıca, bu ilanlar verilirken Üniversitelerdeki en önemli Akademik Birim olan Bölüm’lerin görüşleri ve talepleri alınmamıştır. Üniversitemizde Doçentliği ve Profesörlüğü hak etmiş genç, çalışkan ve üretken Öğretim Üyeleri varken, Üniversite yönetiminin bu tür bir uygulama ve önceki uygulamaları ile Üniversitemizi “Emekliler Cenneti”ne dönüştürmeye çalışması kabul edilemez. Bu nedenlerle, şahsım açısından Yüksekokul Müdürü olarak Üniversitemizdeki mevcut yönetimle birlikte çalışma şartlarının ortadan kalktığını düşünmekteyim. 

Kırşehir’li bir Öğretim Üyesi olmam nedeniyle; İlçemize, İlimize ve Üniversitemize hizmet etmek amacıyla kabul etmiş olduğum ve şimdiye kadar onurlu bir şekilde yürüttüğüm Ahi Evran Üniversitesi Mucur Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü görevinden istifa etmiş bulunmaktayım. Bununla birlikte, Üniversitemize ve Şehrimize AEÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkanı olarak hizmet etmeye devam edeceğim. Kırşehirli olmam nedeniyle; şu anda ve ileride Üniversitemize her kademede hizmet etmek benim için onurlu bir görev olacaktır.
Bu vesile ile, Ahi Evran Üniversitesi Mucur Meslek Yüksekokulu Müdürü olarak görev yaptığım süre içerisinde şahsıma ve yönetim kadromuza göstermiş oldukları sonsuz destek, ilgi ve yardımlarından dolayı Mucur Kaymakamına, Belediye Başkanına ve tüm daire müdürlerine, kadirşinas Mucur halkına, birlikte güzel işler yaptığımız Öğretim Elemanlarımıza, idari ve destek personelimize sonsuz teşekkürler eder, varlık nedenimiz olan sevgili öğrencilerimize başarı dileklerimi sunarım. Prof. Dr. Kudret Sebati Saylam.’

Daha birkaç önce görevden alınmaya yönelik açıklama.

"Ekim 2011 yılında atandığım Biyoloji Bölüm Başkanlığı görevimden 10.06.2014 tarihi itibariyle alınmış bulunmaktayım. Görev yaptığım süre zarfında sizlere faydalı olmak için elimden gelen her şeyi yapmaya çalıştım. Amacım sadece bölüm başkanlığı yapmak değil; bölümüm ve öğrencilerim içir her koşulda, her kademede katkı vermeye devam etmekti. Lakin bunun zamanlamasının mezuniyet törenine denk gelmesi haleti ruhiyemi olumsuz yönde etkilemiştir. Beni anlayışla karşılayacağınızı ümit ediyor; bu vesileyle hepinize sevgilerimi sunuyorum. Bu arada idrak edeceğimiz Berat Kandilinizi kutluyor, Allah yar ve yardımcınız olsun; bahtınız açık olsun " Mustafa Özkan

Bu kıyımları paylaşmaya devam edeceğim. Bunun hesabını bu halka vereceksiniz.

Hepinizi öptüm. Nasılsa sizler bizi her gün öpüyorsunuz. İzin verinde bir kez de ben siz öpeyim. 2009 yılından 2010 yılları arasında Üniversiteye yönelik yazdığım yazılarımdan ötürü hakkımda 116 kez suç duyurusunda bulunuldu. İki kez dava açıldı. Birinde 8 ay diğerinde 10 ay mahkeme oldum beraat ettim. Şimdi ben onların hakkında yalan ve iftiradan dava açtım. Şimdi onlar yargı karşısına çıkıyorlar. Onları sizlerin karargâhına gelip kurulan. Makissos’ta Üniversitenin temsil ağırlama giderlerinden ağırlanan YÖK’ün büyük, büyük müfettişleri de kurtaramayacak. Salman’ı uyarmıştım. “Sen benim üzerime iki değil. Elli avukatla gel. Ben seni geldiğin yere göndereceğim” demiştim. Ben hâlâ Kırşehir’deyim. Ya o nerelerde? Kulağınıza belki küpe olur diye yazdım. Hani anlayana!

Bunun içindir ki Kırşehir milletvekilleri uyarım sizlere. Desteğinizi bu adamın üzerinden çekin… Payandası olmayan ağacın dalı tez kırılır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa yerebasmaz - 7 yıl önce
bu gün yenen hurmalar yarın seni tırmalar...........
Avatar
cüneyt - 7 yıl önce
helal sana şirin kırşehirin yiğit kalemi. yolun ve bahtın açık olsun.