Türk'e uygulanan tehcir ve soykırım


Ahmet Dulkadiroğlu

Ahmet Dulkadiroğlu

Okunma 21 Ocak 2013, 17:41

Koca Osmanlı İmparatorluğu, muhtelif milletlerin ve dinlerin  yaşadığı bir ülke olmasına rağmen 8 Ekim 1912 tarihinde patlak veren Birinci Balkan Savaşı  sırasında göçe zorlanan ve katledilen sadece Müslüman Türklerdi.
ABD’nin Kentucky eyaletinin Lousville Üniversitesi’nde tarih profesörü olan Justin McCarthy ‘in “Ölüm ve Sürgün “ adlı eseri ve hazırlanan haritada 1.5 milyon   Müslüman’ın göçe zorlandığı ve katledildiği belirtilerek tarihe ışık tutmaktadır. ( Türkiye Gazetesi,08.10.2012,Asıl Tehcir Bizeydi)
Haritada; Edirne’de 25 bin asker, Trakya’da 200 bin kişi, Dedeağaç’da 3 bin kişi Kavala’da 7 bin kişi,Serez’de 2 bin kişi,Üsküp’te 5 bin kişi,Priştine’de 5 bin kişi öldürüldüğü Drama’da da esir alınan askerlerin tamamının öldürüldüğü görülmektedir.
Balkan Bozgununda tarafsız kaynaklarca da 1.200.000 sürgün ve 980 bin ölüm olduğu belirtilmektedir.
 Osmanlı’nın hezimetiyle sonuçlanan II.Viyana Bozgunu (1683) sonucu Avrupa artık Osmanlı’nın da yenileceğine inanıp sevinmeye başladı. Budin-Belgrad soykırımı ile 100 bin kişi sürgün edilerek ,150 bin kişi öldürüldü.
Ruslar tarafından işgal edilen  Kars,Sarıkamış,Ardahan ve Artvin’in geri alınması için Harbiye Nazırı Enver Paşa ile Saray’ın damadı Hafız Hakkı Paşa’nın tedbirsiz başlattığı Sarıkamış Harekatı’nda –hiç silah atılmadan- resmi kayıtlara göre 23 bin (Tevatürle 90 bin) şehit verildi.
Bu savaşta Ermeni Gönüllü Tugayları Ruslarla bir oldu. Esir alınan 7 bin 200  asker ile 10 bin sivil Kırım’a sürülüp domuz çiftliğinde aç susuz çalıştırılarak ölüme mahkum edildi.
Sonra sadece Hıristiyan Avrupa’nın değil denizaşırı ülkelerden de katılımlarla –kimi Hindu ,kimi bilmem ne bela-üzerimize Çanakkale’de saldırdılar.Bu defa adeta sığındığımız  Anadolu ve Trakya’dan atmak –güya geldiğimiz yerlere- göndermekti  amaçları .Lakin Çanakkale’yi geçemediler.Yaradan kötü amaçlarına ulaştırmadı onları.Ama neredeyse çoğu okumuş 250 bin şehit verdik
Vazgeçmiyorlardı  öldürmekten. Balkan savaşlarından başlarsak son 10 yılda 500 yıldır yurt bildiğimiz yerleri  yalın ayak, baş açık,aç-susuz,soykırıma uğrayarak malımızı,canımızı,mülkümüzü ve her şeyimizi  onlara terk ederek ayrıldık,kopardılar bizi..
Bu yara içimizde kanıyor. Neler yoktu ki kaderimizde..Bazı yörelerimizden  1 milyon insanı aşan sürgün ve ölüler de vardı .
-Daha önceleri 1876-1878 Tuna-Edirne-Selanik-Bosna Soykırımlarında 1.200.000 sürgün,700 bin şehit vardı.
-1913-1991 Bulgaristan Türkleri Soykırımında 500 bin sürgün ve 250 bin ölüm vardı.
-1922- 2012 Batı Trakya Soykırımında 500 bin sürgün ve 250 bin ölüm .
Daha gerilere gidersek son üç asrı geçen  sürede  8 milyon insanın yerinden  yurdundan edilerek Anadolu’ya sürgün edildiği,2.5 milyon insanın öldürüldüğü ortaya çıkmaktadır.
Daha 1988 yılından başlayan Azerbaycan-Ermenistan savaşında Azerbaycan topraklarının yüzde yirmisinden fazlası işgal edilmiş, binlerce şehit verilmiş  ve 1 milyondan fazla insan göçmen durumunda  yaşamak mecburiyetinde bırakılmıştır.Azerbaycan Türkleri tehcir ve soykırıma uğramış , ekonomik kaybı 60 milyar doları geçmektedir.
Osmanlı Türk yönetimi fethettiği yerlerde halkların kendi  inançlarını yaşadığı,burnu bile kanamağı halde neden  Avrupa devletleri rahatsızdı.Neden Türkleri Balkanlardan,Kafkasya’dan ve Ortadoğu’dan sürdüler ? Bitmek bilmedi Haçlı Seferleri..
Neden Türkler çekildikten sonra Balkanlar ve Ortadoğu ve Kafkaslar kan gölü. Tevekkeli çekilirken akıtılan  Türk’ün kanıydı.Ancak İlahi adalet diyebiliyoruz.
            Dünya seyrederken 1990’lı yıllarda Körfez Krizi’nde Irak’ta Saddam zulmünden kaçan 200 bin mülteciye, şimdilerde Suriye’de Beşşar  Esad zulmünden kaçan ( ve devam ) 150 bin mülteciye Türkiye sahip çıkarken, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği görmüyor mu  ? Onların gözleri ve kulakları da var.Ama kalp gözleri ve vicdanları yok.
  Bosna-Hersek’te 1 Mart 1992 tarihinde başlayıp üç yıldan fazla  süren savaşta da Sırpların zulmünden 310 bin kişi hayatını kaybetmiş,2 milyon kadar insan da yerini yurdunu terk etmek zorunda kalmıştı. Bu kayıpların 200 bini Müslüman  Boşnak halkına ait olup,dünyanın göz önünde sistematik bir soykırıma tabi tutulmuştur.
Batılı diye adlandırılan  insanlardan ve kuruluşlarından soylu bir davranış beklenemez mi ?Görüyor,ama  mülteciler Müslüman,Türkiye’de Müslüman  gelişmekte olan bir ülke.Ekonomisi batsın.
  Türkiye ve önceki Türk Devletleri de sadece Müslüman’a değil İspanyoluna da,Fransızına da ,Yahudisine de –insan- diye kucak açmıştır.
  Ne yazı ki Ortadoğu’yu emperyalist güçler eline geçirdi. Atatürk,1937’de Meclis’te yaptığı bir konuşmada , “ Şimdi kendimize kâfi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyet’in mukaddes yerlerinin,Musevi’lerin ve Hıristiyan’ların nüfuzu altına girmesine mani olacağız.Buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz.” Demişti.
Maalesef  Atam,senden sonra mukaddes yerler Hıristiyanların mali ve  kültürel istilasından sonra Musevi’lerin de fiilen eline geçti.Ha bire de üzerimize  geliyorlar .
 Sakarya Meydan Muharebesine kadar Hıristiyan Kutsal İttifak sürekli üzerimize gelmiş ve 10 milyon metrekareyi bulan Osmanlı Türk toprağı, parçalana parçalana  780 bin metrekareye inmiştir.
Suriyeli mültecilerin Türkiye’ye giriş yaptıkları tarihin üzerinden 1.5 yıl geçti.Bugüne kadar Türkiye’nin yaptığı  harcama 400 milyon doları buldu.BM.’in 5 daimi üyesi ve dünyanın en zengin 20 ülkesi neredeler.Maddi yardım konusunda sesleri çıkmıyor.
Birkaç gün önceki habere göre BM,488 milyon dolar eylem planına sadece üçte bir oranında finansman sağlamayı kabul ediyor. Görevleri belli.Şimdilerde de zulüm gören  açları,sürgünleri ve çaresizleri Türkiye’nin üzerine salıyorlar.Türkiye bakar,besler diye seyrediyorlar.Çünkü onların paraları ve canları kıymetlidir.
Türkler,tarihin her döneminde mazlum bir millet olup,alnında soykırım olacak bir leke bulunmamaktadır.
Türkler büyük, unutkan ve barışsever bir millet olduğundan düşmanlarını her zaman affetmiştir.Onların bayrakları turizm adına da olsa, albayrağımızla  yan yana dalgalanmaktadır.Basın ve televizyonda tek tük görülen eski-yeni düşmanın hoşgörülü davranışları genelleme yapılarak anlatılmaktadır.O ülkelerde Türk bayrağını değil dalgalandırmak,adının anılmasına müsamaha edilmemektedir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.