Ya sözünde duracaksın, ya da konuşmayacaksın!


Zafer Çam

Zafer Çam

Okunma 12 Temmuz 2016, 06:38

Ya sözünde duracaksın, ya da konuşmayacaksın!


İsrail devletiyle Türkiye arasında gerginlik sonar erdi.
Karşılıklı anlaşmalar imzalandı.
Alan memnun, satan memnun oldu…
Müslümanlara soran hiç olmadı.
Mavi Marmara katliamı Kırşehir’de bizleri de derinde üzmüştü.
Gönüllü kardeşlerimiz hunharca İsrail Yahudi kurşunuyla şehit olmuştu.
O günlerde Türkiye geneline de ve Kırşehir’de İsrail Yahudi devletine karşı bir eylem başlamıştı. 
Şeytanın yeryüzü temsilcisine karşı iktidarın sesi, muhalefetin desteği, halkın nefreti vardı. 
İsrail devletiyle Türkiye arasında siyasi, ticari tüm ilişkiler gerilmişti.
Mavi Marmara katliamından sonra Türkiye ile İsrail devleti arasında devam eden sözlü sataşmalara son noktayı cumhurbaşkanı koydu. 
Van miniden ve mavi Marmara sonrası İsrail Yahudi devletiyle iktidar tekrar dost oldu. 
İHH, Mavi Marmara saldırısının ardından bozulan ilişkilerin normalleşmesi için Türkiye ile İsrail arasında mutabakat imzalanmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada…
“Umarız ki İsrailli katillerin affedileceği anlamına gelecek olan böyle bir mutabakat TBMM tarafından onaylanmaz. 
Mavi Marmara İslam dünyasında ve ezilen tüm halklara umut olmuştur. 
İnsanlığın ortak vicdanı haline gelmiş olan bu umudu canlı tutmak mesuliyetimizdir. 
Sözümüzü bir Filistin deyişiyle bitiriyoruz; ‘İsrail’le örtünen çıplak kalır'” ifadesine yer vermişti.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, vakfın bu açıklamasına tepki göstermişti. 
İsrail’le dost olmayı kabullenemeyen bazı çevreler bu açıklaması cumhurbaşkanı rahatsız etmişti. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, konuyla ilgili cevabı hemen geldi “Türkiye’den böyle bir insani yardımı götürmek için günün başbakanına mı sordunuz? 
Biz zaten yardımı yaptık, yapıyoruz. 
Bunları da yaparken, gövde gösterisi olsun diye mi yapıyoruz? Edebi adabı içinde yaptık yapıyoruz” demişti.
Sen kim oluyorsun ki cumhurbaşkanının sözünün üzerine söz söylüyorsun.
Değil mi?
İktidarın gölgesinde geçinip hükümetin dış politikasına karışıyorsun.
Hani bizde bir atasözü vardır “it kanının gölgesinde yatarmış kendi gölgesi sanarmış”.
Ne yapsın kendini bir şey sandı, birden farkında olmadan gaza geldi, hükümetin aldığı kararı eleştirdi.
Sonra söylediğine de, söyleyeceğine de bin pişman oldu.
Özür dilese de özrü kabahatinde büyük oldu.
Mızrak çuvala sığmadı.
Sen kim oluyorsun da devletin işlerine burnu sokarsın.
Sen kim oldun da hükümetin politikalarına karışırsın.
Sen ne oldun da cumhurbaşkanın İsrail ile ilişkilerine müdahale edersin.
Aklın başına geldi ayda yılda bir cesurluğun tutu ‘İsrail’le örtünen çıplak kalır'”dedin bari sözünün arkasın dur.
Dedim desene.
Bunu demeye gücün yoktu, cesaretin kıttı ne diye boyunda büyük lafı edersin.
Sen bir derneğin, vakfın ya da, sivil toplum kuruluşunun başkanısın.
Olduğun yeri bileceksin.
Cumhurbaşkanında gelen tepki üzerine malum şahıs özür diledi. 
Vakfın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada,
 “Bu söz asla Sayın Cumhurbaşkanımız kastedilerek söylenmemiştir. 
Bunu kasten öyle imiş gibi göstermek kötü niyet izharıdır, bundan beriyiz. 
Bu sözden dolayı oluşan algı ve yanlış anlaşılmadan dolayı kamuoyundan özür diliyoruz” dedi. 
Dese de söz ağızdan çıkmaya görsün, çıktımı geri gelmiyor.
Ya sözüyüz arkasında duracaksın, koçlar gibi savunacaksın, ya da söylediğin lafı yutacaksın.
Arkasında duramadı ve söylediğine bin pişman oldu. 
Herkes yerini, yurdunu, konumu, koşulunu bilecek!
Malum şahıs şimdi tekrar cumhurbaşkanının yanında nasıl duracağım diye kara kara düşünüyordur.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.