Yalakalık bir sanat mı?


Zafer Çam

Zafer Çam

Okunma 12 Şubat 2015, 20:45

 Yalakalık bir sanat mı?  


Bugünkü yazımda sizlere yalakalık üzerine bir derleme yapmak istedim. 
Bilin bakalım sizlere kimleri tarif edeceğim? 
Aslında etrafımızda o kadar çok yalaka var ki, bu şablon tüm yalakalık yapanlara uyacak sanırım.
Bazen bakıyorum etrafıma soruyorum dostlarıma ne yalaka millet olduk diye.
Bu yalakalığın okulu mektebi falan yok sanırım diyorum dostlara, okulu da mektebi de insanın kendi karakteri olmalı diyorum.
Herkesin yapabileceği öğrenebileceği bir şey de değil sanırım bu yalakalık. 
Çünkü yalakalığın medresesi de yok mektebi de, öğretmeni de yoktur, öğreteni de.
Bu yalakalık sanatının sahiplerinin ar damarları çatlak, karakterleri de bozuk olmalı. 
İnsanoğlu Allah’a olan kulluk karakterini yitirince ortaya yalakalık karakteri çıkıyor demek ki.
Yalakalık insanın şahsiyetini karakterini eline alıyor sanırım. 
Yalaklarda onur, İzzet, şeref, karakter yok, omurga hiç yok, şahsiyet, güven hiç arama.
Yüzüne tükürene yağmur yağıyor diye şemsiyesini tutarlar.
Bunlar güneşin döndüğü her yöne döne bilecek karakterle kuşatmışlar kendilerini.
Yalakalık yapacağı birinin yanında yürürken şunları derler, farkında mısın, herkes sana bakıyor?  
Bu kentte senden baba adam yok.
Sen seçilmiş en büyük başkansın, atanmış en akılı müdürsün.  
Dün belediyede ve dairede seni övüyorlardı. 
Başkanım sen bu halk için bir umutsun, halk seninle çok mutlu.
Dün yüz kişiye yakın insanla yapılan ankette “En iyi insan kimdir?” diye söz açıldığında, senin adın yüzlerce defa geçti.
Yalaka yaranmak istediği kişi konuşurken, başkalarını susturur. Dinleyeni över ve sözlerin en önemli yerlerinde “Bravo!” der ve ortaya çıkar.
Konuşmanın sonunda da bakınız en çok alkışlayan odur.
Dostlarından birine giderken önden koşarak; “Sana geliyor” diye haber verir. 
Sonra geri dönüp; “Haber verdim” der. 
Yemek yerlerken yemeği ilk o över ve “Sen ağzının tadını bilirsin” başkanım, vekilim, amirim demeyi de unutmazlar.
Gelip size bir başkasını kötüleyen kişi de yalakadır… 
Çünkü eğer bir başkasını kötülüyorsa, o zaman senin de arkandan laflar ediyordur kesinlikle.
Kendilerinden üst birilerini gördüklerinde gerek amirler yahut devletin üst kademesinde görevli kişiler karşısında ceket düğmesini ilikleyip, eğilerek iki büklüm oluyorlarsa, yani görünüşte herkesle dostsalar bu kişiler de yalakalar sınıfındandırlar.
Seçilmiş kişilere, çıkarı olan herkese, yaranmak için yalaka onların adına çelenk gönderip, mesaj çekip, hediyeler yollar. 
Günümüzde en çok da Ak parti yalakaları revaçta, bunların dini imanı, mezhebi, ırkı, rengi, partisi yok aslında. 
Güçlü kim, iktidar kimde yana, hemen erkende o partinin yanındalar, başkanların kolundalar.
Seçimler zamanında güçlü adayı tespit ederler, seçilince hemen yanında yer ederler.
Geçen gün ilimizde Ak parti il başkanlığı seçimi oldu, Mustafa Kendirli arkadaşımız aday gösterildi ve tek listeden seçildi, hayırlı olsun demek düşer bizlere.
Sonra yalaklar kuyruğa girdi, en büyük başkan, eee nede olsa şimdi rağbet Mustafa’ya.
Gün oluyor devran dönüyor, liderler, siyasiler, atanmışlar değişiyor fakat yalakalar hiç değişmiyor. 
Yalakalık günümüzde menfaatlere bel bağlayan insanların mesleği haline dönüşmüş durumda. 
Eğer cebiniz dolu, mevkiinizde iyiyse yalakaların çeşitlerini, etrafınıza görüp yakinen tanıyabilirsiniz. 
Yalakalık çeşidi bol bir menü.
Siyasi yalakaları, ihale yalakaları, makam yalakaları, koltuk yalakaları, terfi yalakaları, patron yalakaları, zengin yalakaları bunları çoğalta biliriz.
Yalakalık yapan insanlar yaptığı yalakalığın karşılığında daima bir beklenti içerisinde olurlar. 
Örnek olarak dün Ak partiye tu kaka diyenler, Erbakancı diye Müslümanları alaya alan yalakalar, bugün en önde mücahit saflarındalar eski mücahitleri sildiler.
Bu ilde seçim zamanı elinde çantalı yalakaları görmeye alıştık.
İktidarın yalakaları ise diz boyu dün namaz kılmaktan korkanlar, hac, umre demekten tırsanlar, oruç tutmayıp amirlerine hoş görünenler, içki masasında kalkmayan yalakalar.
Bugün bu yalakalar en ön safta namazdalar, her yıl umre, hac turlarındalar, ceplerinde takke, elerinde tespih, ağızlarında zikir.
Bugün bunlar bu fakat yârin Yunanistan gibi başkaları yönetime talip olursa bunlar hemen dönüverirler. 
Dün dündü bugün bugün derler, hemen araziye uyarlar.
Dünyada ve ilimizde yalakaların sırtı hiçbir zaman yere gelmemiştir. 
İnsanlığın var oluşundan bu güne kadar müşterisi hep var olan bir meslek yalakalık. 
Altın gibidir, lüks ambalajlı hediye paketi gibidir, alıcısını sevindirir. 
Ama yinede Allah kimseyi bu sanat erbabının yanına düşürmesin derim. 
İnsanlarımızın çok az bir bölümü ne kadar dürüst ve doğal olursa olsun toplumumuzda oldukça rağbet gören ve pirim yapan insan tipleri ne yazık ki yine bu yalaka insanlardır. 
Bakın etrafınıza, devlet dairelerine, özel sektörlere, işini en iyi yürüten onlar.
Köşe başlarını tutmasalar bile tutanlara en yakın olanlar onlar, her dönemde rüzgârın estiği, güneşin açtığı yönden hiç taviz vermeden ayrılmayan ve yıldızları hiç sönmeyenler onlardır. 
Kısaca işlerini bilip yürütenler hep onlardır. 
Tıkamışlar bu yalaka takımı dürüst, işi bilen, çalışkan ve hak eden insanların önünü.
Öyle bir dönemden geçiyoruz ki, ahlak ve karakter olarak düzgün olan insanların hiç değeri yok bu sistemlerde ve düzenlerde. 
İşini dürüst yapan, Müslümanca duran, kimseye eyvallah etmeyen, ona buna yağ çekmeyen, haysiyetinden, şerefinden, ilkelerinden, prensiplerinden taviz vermeyen onurlu ve gururlu insanların, ağızlarında kuş tutsalar bile bu sistemlerde esameleri dahi okunmuyor. 
Siyasetin içinde öyle, iş dünyasında öyle, bürokraside öyle, basınımızda öyle. 
İlla birilerine yağ çekip yalakalık yapacaksınız. 
El, etek öpeceksiniz, en erdemli Müslümanlık yaşam tarzlarınızdan taviz vereceksiniz ve makam sahibi olacaksınız, işinizi yürüteceksiniz. 
Peki nerede Müslümanlık, onurlu, erdemli yaşam, nerede haysiyet, şeref ve ahlak. 
Maalesef Müslümanlık kalmadı hepsi isteğinin yerine gelmesi uğruna, makam uğruna uçtu veya yandı bitti kül oldu. 
Gözünüzü açıp çevrenize dikkatlice baktığınızda dünün mücahitleri, aşırı derecede ülkücüleri, Kürtleri, solcuları günümüzde Ak parti iktidarıyla değiştiklerini yalakalıklaştıklarını görüsüsünüz.
Ne yalan söyleyeyim bu tip insanlar yürüyüşünden, giyiminden, konuşmasından ve hareketlerinden kendilerini tanırsınız.
İnsanın doğasında mıdır nedir, acaba gerçekten yalan olduğunu bile, bile yağ çekilmesinden hoşlanıyorlar? 
Onlar hoşlana dursun yalakalıkları kendilerinin olsun
Aman efendim. 
O yalakalar bizden uzak dursun. 
Her ne kadar bulaşıcı olmasa da, bizi de yanlarında görenler “yalaka” sanabilir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kartal - 7 yıl önce
doğru söze ne denir kısaca özetlemiş durumu zafer hoca teşekkürler.