Geçmişten günümüze bir deyim gibi gelip yerleşen “Fransız Kalmak” Türkçede “bir konuyu gerektiği gibi bilmemek; özellikle de konunun kurumsal yanını bilmemek” anlamına gelmektedir. Son günlerde buna birde “körü körüne birine inanmak’ı” da ekleyebiliriz! Zira son yıllarda yaşadıklarımız “Fransız Kalmak” deyimine “Körü körüne inanmak” deyimini de eklememiz gerektiğini göstermiştir. Fakat bizdeki “Körü körüne inanmak” durumu zamanla körü körüne inandığı kişinin veya akımın esiri olma durumuna gelmiştir.
Bunları neden gündeme getirdim diye soranlarınız olabilir? Bunları dile getirmemin nedeni ülkemizde son zamanlarda yaşanan olumsuzluklar ve vatandaşın bu olumsuzlukları görmezden gelerek vurdumduymazlığı sergilemesidir.
Fransa da son günlerde “Soykırım Yasası” tartışması yaşanmakta ve buna tepki olarak vatandaş Fransız malı almayarak kendince boykot ediyor! Ancak bu yasanın çıkmaması için tepki göstermesi gereken hükümet tepki gösteriyormuş gibi önce Büyükelçisini Ankara’ya çağırıyor ve 15 gün sonra tatile gelmiş gibi Büyükelçi görevi yerine geri dönüyor! Gerekçe Senatoda yapılacak oylamayı önlemek! Senatoda değişen bir şey yok ve “Soykırım Yasası” aynen kabul ediliyor. Şimdide umudumuz 70 Fransız milletvekilinin Anayasa Mahkemesine yaptığı müracaat sonunda yasanın iptal edilmesini beklemek! Bizler içerde son üç aydır gündemde bunu konuşurken Fransa kamuoyunda bunun gündeme hiç gelmemesi sizce garip değil mi? Fransa sokaklarında parlamentoda geçen kararı protesto eden 40 bin civarında vatandaşımızın sokak gösterilerini Fransız halkı, akşam televizyonlarda ve ertesi gün gazetelerde görememesi sizce garip değil mi?
Acaba iç politikada ki başarısızlıklar sümen altı edilmek için dikkatler oraya mı çekildi dersiniz! Öyle ye 300 gram ekmek 250 grama indi vatandaş ekmeğe zam gelmediğine seviniyor! Ancak kendilerinden çalınan 50 gram ekmeğe duyarsız bırakılıyor! Büyük bir çoğunluğu Güneydoğuda gerçekleşen Kaçak kullanılan elektrik bedeli tüm ülke vatandaşına “Kaçak Kullanım Bedeli” olarak faturalara yansıtılıyor! Vatandaş buna da sessiz kalıyor!
Vatandaşın sessizlikleri elbette ki bunlarla sınırlı değil! Yine genelde Güneydoğuda yaşanan ve teröristlerle çatışmada şehit düşen asker ve emniyet mensuplarının ailelerine verilen 68 bin TL tazminat ödeyen Devlet, Sınırlarda kaçakçılık yaparken kaza ile öldürüldüğü söylenen sözde vatandaşlarımız ancak özde PKK militanı olduğu söylenen kişilere 123 bin TL tazminat ödenmesine de vatandaş sessiz kalmaktadır!
Vatandaş Fransa’nın parlamentosunda onaylanan “Soykırım Yasası” nedeni ile Fransız mallarını boykot ederken! İktidarın yabancı ihalelerde göstermelik iptallerin arkasında Fransız şirketlerle alımını gerçekleştirdiği işlere de vatandaş sessiz kalmaktadır. Pasaport ihalesinde olduğu gibi!
Pasaport ihale süreci 22 Aralık 2011 de başladı ve 12 Ocak 2012 de Fransız Ulusal Meclisi ve Cumhurbaşkanlığının da ana hissedar olduğu GEMALTO firmasına verilmiştir. İşin ilginç olan bir diğer hususu ise GEMALTO şirketinin e-posta çipleri için geliştirdiği sistemin güvenilir olmadığı ABD’de yapılan uluslar arası bir konferansta ispatlanmış olmasıdır.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi AKP tavşanın şapkasında çıkarır gibi her gün bir konu atıyor ortalığa ki millet hayat pahalılığını unutsun! Neler mi var gündem de! Nüfus cüzdanlarından “DİN” hanesi kaldırılıyor! Okullarda söylenen “ANDIMIZ” yakın bir gelecekte kaldırılacak! Sıra “İSTİKLAL MARŞINA”’da gelirse şaşırmayın! Kilise açmak serbest, Serbest olması yetmez birde yetmezmiş gibi birde devlet kendi eliyle yapıyor!
Yazımızın başında belirttiğim “Körü körüne inanmak” deyiminde olduğu gibi vatandaş bunlara da sessiz kalacaktır! Ancak vatandaş sessiz kalmaya devam etse de vatandaşlık görevi olarak bizler burada yazmaya devam edeceğiz! Anlayana sivrisinek saz! Anlamayana bizim Kaman davul zurnası az!
Son olarak da Siyaset Dergisinin Anketinden bilgi aktaralı! 22 Ocak tarihinde sıralamada 4.sırada yer alan Antalya Valisi Sayın Ahmet Altıparmak hemşerilerimizin duyarlı çabaları sonucunda 5 Şubat 2012 saat 13.14 itibari ile 4437 oy alarak birinci sıradaki yerini muhafaza etmektedir. Hemşerilerimiz anket bitene kadar Sayın Valimizi destekleyerek “YILIN VALİSİ” unvanını kazandırarak Valimize yılın hediyesi olarak takdim etmiş olalım. Sayın Valimiz gerek önceki görev yaptığı yer olan Muğla’da gerekse şimdiki görev yaptığı yer olan Antalya’da gönülleri kazanmış durumdadır. Siyaset Dergisinin Anketinde Yılın Valisi olmayı çoktan hak etmiştir. Ama bu bir yarıştır düşüncesiyle sonuçlanana kadar hemşerilerimizi
www.siyasetdergisi.com.tr adresinde oy vermeye davet ediyorum. Bu arada “YILIN EMNİYET MÜDÜRÜ” sıralamasında da Antalya Emniyet Müdürü hemşerimiz Ali Yılmaz 2. sırasını korumaktadır. Sayın Valimize oy veren hemşerilerimizden Sayın Emniyet Müdürümüze de oy vermelerini istiyor elbette!
Her zaman ifade ettiğim gibi bana ulaşmanız bir e-mail ve telefon kadar yakın olduğunu belirterek hoş ve esen kalın diyor, görüş ve önerilerinizi aşağıda verdiğim e-mail ve telefon numarasına bekliyorum.